• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Bursa 21 °C
  • Antalya 25 °C
  • İzmir 22 °C

Antik Çağ'dan tek tanrılı dinlere İzmir!

Av.Bülent Özer

Bir Pazar yazısı ; İzmirli gazeteci-yazar Yaşar Aksoy, kent - tarih gezilerini başlatan isimlerden ve son 30 yıldır binlerce İzmirli'ye gezerek kentini öğretiyor. Gezi güzergahları tarihsel dönemlere veya semtlere göre ayrılıyor.

Antik Çağ, Bizans, Selçuklu ve Beylikler Dönemi, Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal dönemi turlarının yanında Kemeraltı, Buca ve Bornova, Alsancak, Eski Türk Semtleri turları var. Aksoy bunca yılın deneyimine dayanarak tüm bu güzergahların içinden dinsel-mistik tabanlı olanların her zaman daha fazla ilgi çektiğini söylüyor. Onun rehberliğinde dolaşacağımız dört gezi güzergahımız var. Çok tanrılı Pagan döneminden başlayarak tek tanrılı dinlere kadar uzanıyor.

ANTİK ÇAĞ TURU (ÇOK TANRILI DİNLER)

Yürüyüşümüze Eski İzmir'den (Smyrna) başlıyoruz. Bayraklı'da bulunan Tepekule Höyüğü ilk durağımız. Burada görülen kent kalıntısı, bölgeyi 50 yıl boyunca kazmış olan dünyaca ünlü bilim adamı, rahmetli Ord. Prof. Ekrem Akurgal'a göre M.Ö. 900-700 yıllarındaki çok tanrılı Zeus kültüne inanan Hellen yerleşimine ait. Kentin alt tabakalarında bulunan ve M. Ö. 3000'e uzanan daha eski yerleşmeler ise çok tanrılı Anadolu Kibele kültüne inanan en eski Batı Anadolu halklarının (Luwi veya Lelej) yarattığı birikimler. Tepekule'de, ızgara planlı kent dokusu, Megaron tipi evler, dünyanın ilk ana caddesi, dünyanın en eski Athena tapınağı ve antik çağın en eski çeşme kalıntısı sizi bekliyor.

Bayraklı'dan Kadifekale'ye çıkıyoruz. Pagos Tepesi'nde Büyük İskender tarafından inşa edilen Hellenistik dönem sur kalıntıları, Kadifekale'nin toprağa en yakın bölümleri. Kent panaromasının en iyi izlenebildiği yerlerden biri bu surlar. Yeraltı sarnıçları ve Roma döneminde tek tanrılı Hıristiyanlık dinini yaydığı için burada törenle öldürülen Aziz Polikarp'in mezarının bir zamanlar surlar içinde olduğunun bir çok belgede belirtilmiş olması, Kadifekale'yi tarihselliğinin dışında dinsel bir mekan konumuna getiriyor.

Kentin içine doğru sokularak ulaşacağınız Agora, eski Türk-İslam mahallelerinin tam göbeğindeki ünlü Namazgah semtini taçlandırıyor. Bir Roma dönemi kalıntısı. M. S. 178 depremi sonrası inşa edilen bazilika, en eski çağlardan beri kesintisiz akan suyu, yer altı galerileri, Romalı İmparatoriçe Küçük Faustina'nın kemer üzerindeki maskı ve bahar aylarında papatyalarla dolan geniş alanı ile Agora, çok keyifli bir gezi mekanı. Bir köşesinde kazı yapılmadan önceki İslam mezarlığından arta kalan kabir taşları bulunuyor.

Antik Çağ hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için Konak'taki Arkeoloji Müzesi'ne uğramakta fayda var. Smyrna, Bergama, Efes, Kyme, Foça gibi yörelerden elde edilmiş eserler, bölgenin ihtişamlı geçmişini gözler önüne seriyor. Arkeoloji Müzesi pazartesi hariç haftanın her günü açık.

Bu güzergahta son durağımız İzmir Tarih ve Sanat Müzesi. Kültürpark içinde son dönemde kurulan bu yeni müze, açıklayıcı-öğretici formatı ile kent kültüründe önemli bir boşluğu dolduruyor. İzmir'in kadim kültürüne damgasını vuran Tanrı Poseidon ile Tanrıça Demeter'in yanyana bulunduğu platform ve kafası ile gövdesi 30 yıl arayla bulunarak yeniden birleştirilen İzmir'in simgesi Homeros heykeli bu mekanın en çarpıcı eserleri arasında. Burayı da pazartesi hariç her gün gezebilirsiniz.

MUSEVİ KÜLTÜRÜ TURU

Önce Havra Sokağı'na gitmek gerekiyor. Kemeraltı sinagoglarını gezip, Karataş Beth-İsrael Sinagogu'na doğru uzanın. Özellikle İkiçeşmelik Caddesi üzerindeki Bikur Holim Sinagogu, Havra Sokağı civarındaki Etz Hayım, Şalom, Hevra, Senora ve Algazi sinagogları önemli. Sinagoglara girebilmek için önce İzmir Musevi Cemaatinden izin almanız gerekiyor.

Karataş'taki Musevi Hastanesi, İzmir Musevileri'nin önemli isimlerinden, hayırsever Nesim Levi Bayraklıoğlu tarafından yaptırılmış. Yapısı, duvarlarındaki mermer ithaf yazıları görülmeye değer. Nesim Levi aynı zamanda Asansör'ü de yaptıran kişi.

Tipik bir Musevi sokağı olarak hálá ayakta duran Dario Moreno Sokağı, sizi bir anda geçmişe götürecektir. Hatta cumartesi günleri ateş yakmayan Musevi kadınlarına yardım için ‘ateş... ateş..' diye bağıran Türk çocuklarının sesleri kulaklarınızda yankılanacaktır.

Turunuzu varlıklı Musevilerin yoğun olarak yaşadığı Alsancak semtinin biricik sinagoğu Şaar Aşamayim ile noktalayabilirsiniz.

HIRİSTİYAN KÜLTÜRÜ TURU

Turumuz altı kiliseyi içeriyor. İlki Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerindeki St. Polycarpe Kilisesi. Yeni Asır gazetesinin tam karşısında bulunan bir Fransız Katolik Kilisesi. İzmir'in Efendisi diye kutsanan St. Polycarpe adına inşa edildiği için tarihi olduğu kadar dini özelliği de baskın biçimde öne çıkıyor. İçine mutlaka girin, adeta bir sanat harikası. Ancak randevu almayı unutmayın. Ayin salonu, duvar resimleri, aziz heykelleri ve havası ile büyüleyici ve sevimli bir tapınak.

Büyük Efes Oteli'ne doğru ilerliyoruz. Otel'in çok yakınında bulunan Santa Maria Kilisesi, İtalyan cemaati tarafından kullanılan bir Katolik ibadethanesi. Halit Ziya Bulvarı'nın hemen başında. Kilisede Fransisken rahipleri görev yapıyor. St. John Kilisesi'ne varmak için Büyük Efes Oteli yönünden Şehit Nevres Bulvarı'na girip ilerliyorsunuz. Türk-Amerikan Derneği'nin yanından geçip az ötede Amerikan kolonisine hizmet eden St. John Kilisesi'ni göreceksiniz. Bahçesi ve bahçe içindeki heykelleri ilginç. Santissimo Rosario Kilisesi'nde Domeniken rahipleri görev yapıyor. Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca ilerleyip, Ayvalık Berberi'nin köşesinden denize uzanan yola girdiğinizde rahatça bulabilirsiniz. İtalyanlara hizmet veren bir kilise.

Alsancak Garı karşısındaki Anglikan Kilisesi, İncil yazarı Sen Jan'a adanmış. Halk arasında İngiliz Kilisesi olarak ün yapmış. İzmir'in merkez bölgesindeki kiliseleri gezdikten sonra Karşıyaka'ya geçebilir ve Kilise Sokağı diye anılan sokak üzerindeki St. Helene Kilisesi'ne ulaşabilirsiniz.

İSLAM KÜLTÜRÜ TURU

İslam Kültürü turumuz elbette camileri, hanları ve İzmir'in eski Müslüman mahallelerini içeriyor. Konak Meydanı'ndan başlayarak tüm Kemeraltı camilerini (Konak, Kemeraltı, Salepçioğlu, Başdurak, Kestanepazarı, Şadırvanaltı ve Hisar), çarşı yolu yanı Anafartalar Caddesi boyunca gezmek şart. Tüm bu saydığımız camilerin şadırvanlarını, sebil çeşmelerini, kitabelerini incelemeyi unutmayın. Örneğin Kemeraltı Camii arkasındaki Ali Paşa Meydanı'ndaki büyük şadırvan nefis bir Osmanlı mirası. Kemeraltı'nı bitirdikten sonra Hisarönü'ne ve Kızlarağası Hanı'na uğruyoruz. Kızlarağası Hanı kentteki hanların en büyüğü. Hisarönü'ne giden yol üzerinde yer alan yapı, 1745'te Kızlarağası Hacı Beşir tarafından yaptırılmış. Kareye yakın dikdörtgen planlı, iki katlı, avlulu büyük bir yapı. Yedi kapısı var. Duvarları güzel bir taş işçiliği ile örülmüş.

Kemeraltı'ndan İkiçeşmelik yönünde çıkıp, Keçeciler Caddesi boyunca ilerlediğinizde, çok eski bir Osmanlı sebili olan Dönertaş Sebili'ne varıyorsunuz. Sebil adını, köşesindeki sütunun dönmesinden dolayı almış. 1814 yılında yapılan sebilin banisinin Osmanzade Seyyid İsmail Rahmi Efendi olduğu düşünülüyor.

Namazgah Hatuniye Camii ve ara sokakları tamamen Osmanlı döneminin Türk-Müslüman halkının oturduğu, eskiyi hálá yaşatan, eskimiş, ekabir bir semt. Sokak sokak gezmeyi ve incelemeyi ihmal etmeyin. Namazgah Emir Sultan Türbesi ise İzmir'in en önemli Müslüman türbelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Sadık Bey Oteli ve Oteller Sokağı, Osmanlı Türk evleri ile süslü. İzmir'deki İslam Kültürü turunuzu Basmane'deki Çorakkapı Camii'ni ziyaret ederek tamamlayabilirsiniz. Gar karşısında bulunan yapı 1747 yılında yaptırılmış.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

Arkeoloji Müzesi: (232) 489 07 96
Tarih ve Sanat Müzesi: (232) 489 75 86
Asansör: (232) 248 33 32246 08 35
Musevi Hastanesi: (232) 483 99 35
Musevi Cemaati: (232) 421 12 90
Polycarpe Kilisesi: (232) 484 84 36

Asansör'ü atlamayın

İzmir'in simge yapısı Asansör de bu güzergah için önemli. Dario Moreno Sokağı'nın sonundaki bilet gişesinden aldığınız biletle yukarı çıkıp, İzmir'in en güzel manzarası ile buluşabilirsiniz. Asansör'ün belediye tarafından işletilen kale, bar ve restoran bölümleri emrinize hazır. Yapı, 1907 yılında, Mithatpaşa'nın üst kısımlarına rahatça çıkılabilsin diye inşa edilmiş. Asansör'ün hemen yanında bulunan Yaşar Aksoy Parkı, biraz dinlenip soluklanmak ve nefis bir kent tablosuyla başbaşa kalmak için ideal.

Bu yazı toplam 1100 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim