• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 18 °C

Güzellik Merkezleri ve Anayasanın 125 inci Maddesi !

Av.Bülent Özer

15 Şubat 2008 Tarihli ATT Yönetmeliği , Özel Sağlık Kuruluşları ile birlikte Güzellik Merkezlerini de çok yakından ilgilendirmektedir. Burada en dikkat çekici husus Güzellik Merkezlerine 01.01.2010 tarihine kadar süre verilmiş olması ve yönetmeliğin bu konuya ilişkin maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasına ilişkin Danıştay’a açılan davalarda , Yürütmeyi Durdurma talebine red cevabı verilmesidir.

Yönetmelik Güzellik Merkezlerine 01.01.2010 yılına kadar süre vermiş ve o tarihten sonra ise faaliyetleri bitecektir.Bu merkezlerden bir çoğu yüz binlerce dolar borç altındadır ve borç geri ödemeleri yıllar sürecektir.

Güzellik ve estetik veya bu amaçla açılan merkezlerin ve ünitelerin uyumu

GEÇİCİ MADDE 4 – (1) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresi, 1/1/2010 tarihinde sona erer.

(2) Sağlık kuruluşu statüsü sona eren ve işleteni tabip olan müstakil merkezler, güzellik salonuna veya ilgili mevzuat ile belirlenen şartlar ve standartlar sağlanarak muayenehane veya polikliniğe dönüştürülür.

(3) İkinci fıkra uyarınca muayenehane veya poliklinik olarak faaliyet göstermesine izin verilenler ile tıp merkezi ve özel hastaneler bünyesinde ünite şeklinde olanların tabela, basılı ve elektronik ortam materyallerinde ve ünite isimlendirilmesinde "güzellik ve/veya estetik" ifadesi kullanılamaz.

(4) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamı, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, "estetik" veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütülür.

(5) Birinci fıkrada sözü edilen ve müstakil açılan merkezlerin işleteni tabip değil ise bunlar, işletenin tercihine göre güzellik salonuna dönüştürülebilir.

 

            Danıştay’ın açılan davalarda Yürütmeyi Durdurma talebinin  rededilmesi’nin gerekçesinin , T.C.Anayasamız 125. madde  (5)  ve

 

İYUK 27.madde (2) fıkra ;  Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.

 

            Burada dikkat edilecek husus 15 Şubat 2008 tarihli yönetmelikte Güzellik Merkezlerine 01.01.2010 tarihine kadar faaliyetlerine devam edebilecekleri konusu ve fakat Danıştay’ın bu hususta “telafisi  güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının  şu an için doğmamış olduğunu düşünerek , yürütmeyi durdurma kararı vermemiş olmasıdır.”

 

 

“Telafisi güç veya imkansız zararlar ne zaman ortaya çıkmalıdır ? Hukuka açıkça aykırı durum var fakat telafisi güç veya imkansız zarar iki yıl sonra çok net bir şekilde ortaya çıkacaktır ! Bu kesindir ! ve artık geri dönüşü olmayacak bir zarar mevzubahis olacaktır.

 

Peki açılan bu davaların sonucunda Yürürtmeyi Durdurma kararının reddinin devamında , davalar esastan görüşülüp de rededilirse ne olacaktır ?

 

İç hukuk yollarının tüketilip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmesi beklenecek ve yıllar sonra bir karar çıkacaktır.

 

Fakat bu arada yönetmelik gereği yüzlerce güzellik merkezi yapmış olduğu yüz binlerce dolarlık yatırımı sineye çekerek kapılarına kilit vurmak zorunda kalmayacak mıdır ?

 

Telafisi güç veya imkansız zararın ortaya çıkma zamanı neye göre belirlenmiştir ? Şu an için mi ? veya ortaya çıkması kesin olması göz önünde bulundurularak mı ?

 

Şu an için olduğunu düşünerek karar vermek maddenin lafzına aykırıdır  , şu an ortaya çıkan telafisi güç veya imkansız zarar zaten ortadadır , ancak bundan birkaç ay yada yıl sonra ortaya çıkması kesin olan ve bu husus yürütme organı tarafından çıkarılan bir yönetmelikte açıkça ortaya konulmuş ise , bu idari işlemde de açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç veya  imkansız zarar  vardır.

 

İster şu an olsun isterse de 2 yıl sonra ortaya çıkacağı kesin olan bir işlem olsun , bu işlem açıkça hukuka aykırı ve teflisi güç veya imkansız zararları ortaya çıkarıyor mu ? buna bakmak gerekir.!

 

Kazanılmış hakları güvence altına alan ilkeleri açıkça çiğneyen bir uygulama ile bu hakları kazanmış yüzlerce kuruluşu bir anda yok etmeye yönelik bir işlemi kabul etmek mümkün değildir , Anayasanın 125 ve İyuk 27.maddeleri açıkça belirtmiştir, ancak  sayın yorumcularımız , bu maddeleri şu anda gerçekleşmemiş gibi yorumlar ise , bu konu tartışılmak zorundadır.

 

Tüm  ilgililere saygılarımla ;

 

Av.Bülent Özer

www.bulentozer.av.tr

Bu yazı toplam 1490 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim