• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • Ankara 35 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Bursa 35 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 35 °C

Sağlıkta hekime erişimi artırarak giderleri azaltmak mümkün müdür?

Prof.Dr. Paşa Göktaş

Kesinlikle mümkündür. Bu durumu gerekçeleriyle birlikte izah edelim.

Şu Andaki Hekime Erişim Durumu
         Şu anda yürüyen sistemde, hekime erişim oldukça kısıtlıdır. İsteyen, istediği hekimini seçemez. Ancak hastaneleri seçme hakkı vardır. Çünkü vatandaşlar kamu sağlık kuruluşlarından sağlık ocakları, devlet hastaneleri veya üniversite hastanelerine başvurabilmektedirler. Özel sağlık kuruluşlarından ise, özel hastaneler ve bazı tıp merkezlerine başvurabilirler.
            Bu kuruluşların esas niteliği, ağırlıklı olarak hastane olmalarıdır. Vatandaşların başvurabildiği sağlık kuruluşlarının çoğunluğunu 800 civarındaki devlet hastanesi, 50 civarındaki üniversite ve 400 civarındaki özel hastane oluşturmaktadır.
            Yani tüm sağlık kuruluşlarıyla sözleşme yapmak amacıyla kurulmuş olan Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi, gerçekte bir Hastaneler Sağlık Sigortası (HSS)’ ndan ibarettir. GSS değil, HSS’ dir.
            GSS, hedefinin çok uzağındadır. Hastanelerle kısıtlıdır.
            Poliklinikler, laboratuvarlar, görüntüleme merkezleri ve muayenehanelerle SGK sözleşme yapmamaktadır. Bu kuruluşlar, sözleşme kapsamı dışındadır.
            Neden böyle olduğu anlaşılamamıştır. Tatmin edici bir cevap da verilememektedir. Muhtemelen, bu kararda tahmin edilen bazı lobilerin etkisinin olduğu söylenmektedir.
            Önerimiz şudur: Muayenehaneler dahil, SGK standarda uyan tüm sağlık kuruluşlarıyla da sözleşme yapmalıdır. Muayenehaneler dışında laboratuvarlar, görüntüleme merkezleri ve polikliniklerle de sözleşme yapılmalıdır. Böylelikle halk, kendisine yakın yeni birçok alternatife kavuşacaktır. Sözleşmeli kuruluşlara, yeni binlerce alternatif katılacaktır. Çünkü muayenehaneler, poliklinikler ve laboratuvarlar, hastanelere göre çok daha yaygındır ve halkın yakınında, kolaylıkla erişebileceği noktalardadır. Hekime erişim, her yönüyle çok daha kolay hale gelecektir.
           
            Memnuniyet Ve Kalite Artacaktır
         Bu durum, halkın memnuniyetini ve hizmetin kalitesini de artıracaktır. Çünkü halk, kendilerine değer verilen, kendilerini özel olarak hissedebileceği butik hizmet istemektedir. Hastane kuyruklarında kaybolmak istememektedir. Bu nedenle, muayenehane ve laboratuvar hizmetlerinde işi çok daha kısa sürede görülecek, yüksek memnuniyet oluşacaktır.
 
            Maliyet Azalacaktır
         SGK’ nın bütçesinden çıkan maliyet de azalacaktır. Maliyeti artıran ve körükleyen, maalesef hastane sisteminin kendisidir. Hastanelerde tek bir yönetim bulunduğu ve üstteki yönetim muayene edenle, işlem gerçekleştireni kolayca kontrol ettiği için, giderler ve faturalar istenildiği gibi yükseltilmektedir. Hastaların bir masraf turnikesine takıldığı ve zincirleme işlemlere tabi tutulduğu sık sık basına da yansımaktadır.
            Devlet hastanelerinde yönetimler ve döner sermaye alan personel, daha fazla döner sermaye geliri elde edebilmek için, faturaları ve işlemleri şişirmektedir. Özel hastaneler için de, giderlerin abartıldığı örneklerden şikayetler oldukça yaygındır.
            Bu nedenle, her bir hastanın SGK’ ya maliyeti, hastanelere gittiği takdirde daha yüksektir. Maliyeti artıran diğer bir unsur ise,hastanelerin yatırımı daha yüksek olan ve giderleri de daha yüksek olan işletmeler olmalarıdır. Bu yüksek giderler, doğal olarak hasta maliyetine yansıyacaktır.
            Ayaktan tanı ve tedavi kuruluşlarının ise hem yatırım maliyetleri, hem de giderleri daha düşüktür. Bu nedenle, SGK’ ya oluşturacakları gider faturası daha ekonomik olacaktır.
 
            Diğer Ülkelerde Durum
         Dünyada genel olarak uygulanan Genel Sağlık Sigortası modellerinde, SGK hemen tüm sağlık kuruluşlarıyla sözleşme yapmaktadır. Sözleşmeli kuruluşların çoğunluğunu da, ayaktan tanı ve tedavi kuruluşları oluşturmaktadır. Çünkü, hastalıkların % 80’ den fazlasının tanı ve tedavisi, ayaktan kuruluşlarda yapılabilmektedir. Tüm ülkeler de, daha kolay ve ekonomik olan bu yolu tercih etmektedirler. Hastaların çoğunluğunu, pahalı bir hastane sisteminden geçirmek yerine, daha ekonomik bir yol olan ayaktan kuruluşlardan geçirmeyi tercih etmektedirler. Hatta, ayaktan tanı ve tedavi kuruluşlarının yayılmasını sağlayarak, teşvik etmektedirler.
            Böylesine akılcı bir yol varken, Türkiye’ de neden tersi ve pahalı bir yol izlenir, anlamak mümkün değildir.
           
            SGK’ nın Hiçbir Kaybı Olmayacaktır
         SGK yönünden değişen bir durum yoktur. SGK, muayene ve tedaviler için yine belirlediği aynı miktarları ödeyecektir. Görülecektir ki, SGK’ nın hem giderleri azalacak, hem de memnuniyet artacaktır.
           
            Bu Durumun Güçlüğü Var Mıdır ?
         Olduğunu sanmıyoruz. Çünkü SGK, şu anda 20.000 civarında eczaneyle sözleşmelidir ve bunları gayet güzel şekilde denetlemekte ve izleyebilmektedir. Mevcut Medula sistemi, birkaç bin yeni kuruluşu da sistemine almaya ve izlemeye elverişlidir.
            Zaten SGK’ nın yapması gereken, denetim kadrosunu genişletmek ve halen sözleşmeli olduğu kuruluşları da denetlemektir.
            SGK; daha iyi organize olarak, her kuruluşu, her hekimi ve hatta her hastayı izleyerek, abartılı ve kural dışı işlemleri tespit edebilir ve gerekli müdahaleleri yapabilir. Sistemi buna uygundur.
 
            Denemeye Değmez Mi ?
         Kesinlikle denemeye değer. SGK, ne yapsa giderlerin yükselmesini önleyemiyor. Çünkü mevcut sistemler, giderleri artırıcı sistemlerdir. Bizim önerdiğimiz sistem, giderleri azaltacaktır.
            Ayrıca, SGK’ nın görevi zaten gerçek ve adaletli bir GSS uygulamaktır. Güdük bir GSS’ den başka birşey olmayan HSS değil. Bu durum da, muayenehaneler, laboratuvarlar ve polikliniklerin de sisteme dahil edilmelerini gerektirmektedir.
            Prim ödeyen vatandaşların da en temel hakkı ve talebi bu yöndedir.
            Umarız bu konuda daha fazla geç kalınmaz.
 
 
 
 27/10/2009
Doç. Dr. Paşa Göktaş
 
Tel/Fax : 0216-348 26 12
GSM    : 532 243 84 74
e-mail   : tiplab@tiplab.org
web       : www.tiplab.org
Bu yazı toplam 1341 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim