2020 YILINDA HER 10 KİŞİDEN BİRİ DİYABETLE YAŞAYACAK!
İstatistiklerin gösterdiği öngörüler 2020 yılında her 10 kişiden birinin diyabetle yaşayacağına işaret ediyor.

14 Mayıs 2018 Pazartesi 15:02
Bununla birlikte kontrolsüz diyabet, kalp krizinden, inmeye görme kaybından son dönem böbrek yetmezliğine kadar birçok sorunun da nedenini oluşturuyor. Acıbadem Adana Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emre Bozkırlı, komplikasyonsuz bir yaşam ve diyabet tedavisinin başarılı olabilmesi için hastanın tedavi planına tam uyumunun gerektiğini söylüyor.
Metabolizmanın en önemli hastalıklarından olan diyabetin görülme oranı her geçen gün artmaya devam ediyor. Yanlış beslenme ve fazla kilo alımı bu tablonun oluşma zeminini oluşturuyor. Öyle ki, dünya genelinde 2015 yılında her on bir kişiden bir tanesinde diyabet izlenirken, yaklaşık on yıl sonra bu oranın her on kişiden biri düzeyine yükselmesi bekleniyor. Türkiye’de son derece hızlı ilerleyen diyabetin, erişkinlerde görülme sıklığının 2000-2010 yılları arasında iki kat arttığı görülüyor. Oranların bu denli hızlı ilerlemesinde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve teknoloji odaklı hareketsiz yaşam en önemli etken olarak gösteriliyor. Bozkırlı, kontrolsüz kan şekerinin vücudun neredeyse tüm sistemlerini etkileyerek yaşam kalitesini düşüren, hatta yaşam kaybıyla sonuçlanan komplikasyonlara neden olduğunu söylüyor. Dolayısıyla diyabet tüm dünya için bu denli önemli bir sorun haline geliyor.
Diyabetlilerin yaklaşık yarısı hastalığının farkında değil
Günümüzde Türkiye’de yaklaşık 7 milyon diyabet hastasının olduğu düşünülüyor. Ancak ne yazık ki bu hastaların sadece yüzde 55 kadarı hastalığından haberdarken, bunların da ancak yüzde 85’i tıbbi tedavi alıyor. Dolayısıyla hastalık hakkında istenilen düzeyde farkındalığın olmadığı da ortaya çıkıyor. Diyabetin en önemli özelliklerinden bir tanesinin de çok sinsi seyretmesi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Emre Bozkırlı, şöyle konuşuyor: “Kan şekerleri yüksek seyrettiğinde hasta hiçbir şey hissetmeden başta kalp-damar sistemi, böbrekler, göz ve sinir sistemi olmak üzere önemli organlarda kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Tüm dünyada kalp krizi, inme, görme kaybı ve son dönem böbrek yetmezliğinin en sık sebepleri incelendiğinde kontrolsüz diyabetin en sık sebeplerden olduğu görülüyor. Ayrıca, sinirleri etkileyerek duyu kayıplarına neden olabiliyor ve bağışıklık sisteminde zayıflama ile birlikte başta ayaklar olmak üzere vücutta uzuv kayıplarına kadar varabilecek ciddiyette yaraların gelişmesine neden olabiliyor.”
En önemli belirti ağız kuruluğu ve sık idrara çıkma
Daha önceden bilinen diyabet öyküsü olmayan kişilerde; ağız kuruluğu, çok su içme, çok idrara çıkma, anlamlı kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, görme bozuklukları, yara iyileşmesinde gecikme, ellerde, ayaklarda yanma, karıncalanma, keçeleşme ve ağrı gibi başlangıç şikayetleri olabiliyor. Ancak bununla birlikte bazı hastalarda hiçbir şikayeti olmadan sadece kontrol amaçlı yapılan tetkiklerinde kan şekeri yüksekliği saptanıyor ve diyabet tanısı konuyor. Dolayısıyla, bu belirtilere sahip olan kişiler, ailesinde diyabet hikayesi bulunanlar ve kilo fazlası olanların basit birkaç kan tetkiki ile glukoz metabolizmasını kontrol ettirmesi gerekiyor.
Kan şekeri kontrolü için hasta uyumu şart!
Tedavi alan hastalarda ise on tanesinden yedisinin istenilen hedeflere ulaşamadığına dikkat çeken Doç. Dr. Emre Bozkırlı, “Dünya genelinde de tedavi başarısı benzer rakamlarda olup, bu durum günümüzde hem dünyada hem Türkiye’de hastalığın tanı ve tedavisinde yetersiz kalındığını gösteriyor” diyor. Tedavi başarısızlığında en sık rastlanılan sebepler beslenme uyumsuzluğu, hareketsizlik ve ilaçların doğru kullanılmaması olarak gösteriliyor. Bununla birlikte eşlik eden stres, anksiyete, depresyon ve vücudun herhangi bir yerindeki enfeksiyon varlığı da tedavi başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Tedavinin temelinde tıbbi beslenme ve egzersiz yatıyor
Diyabetin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi ve doğru egzersiz alışkanlığının ömür boyu sürdürülmesinin tedavisinin temelini oluşturduğunu söyleyen Bozkırlı, genel tedavi yaklaşımı konusunda şunları anlatıyor: “Diyabetli kişinin doğru beslenme alışkanlığını öğrenek bunu hayat boyu sürdürmesi gerekiyor. Yine eşlik eden hastalıklarına ve vücut yapısına uygun egzersiz programları da kan şekeri kontrolü için çok büyük önem taşıyor. Diyet ve egzersizin yeterli olmadığı durumlarda hekim tarafından tedaviye şeker düşürücü ilaçlar ve son yıllarda kullanımları oldukça kolaylaşan insülin preparatları eklenebiliyor."
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










