28 ŞUBAT’TAN YILLAR SONRA AYNI SAHNELER, DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİSİNE BÜYÜK ŞOK
İstanbul'da düzenlenecek olan 2024 FDI Dünya Diş Hekimliği Kongresi'nde görev almak için başvuran diş hekimliği öğrencisi Dilara...

27 Ağustos 2024 Salı 18:08
İstanbul'da düzenlenecek olan 2024 FDI Dünya Diş Hekimliği Kongresi'nde görev almak için başvuran diş hekimliği öğrencisi Dilara Çiçek'in başörtülü olduğu için kabul edilmediği iddiası büyük tepki topladı. 28 Şubat'tan yıllar sonra aynı sahnelerin yaşanmasının üzüntü verici olduğunu söyleyen Çiçek, "Çalışan "FDI başörtülü çalışan istemiyor" cümlesini kurdu. İnanamadık, 2024 yılında bunun yaşanması çok şaşırtıcı, bu cümleyi nasıl yanlış anlayabilirim? 28 Şubat döneminde yaşananları biliyorum; ilk deneyimim olacaktı, ailem de çok heyecanlıydı, ailecek çok şaşırdık ve üzüldük. Allah bilir kaç kişinin başına geldi, onlar adına da konuşuyorum, kesinlikle susmamalılar" dedi.
İstanbul'da bir üniversitede İngilizce diş hekimliği bölümünde 3'üncü sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Dilara Çiçek, 12-15 Eylül tarihleri arasında İstanbul'da Türk Dişhekimleri Birliği iş birliğiyle düzenlenecek olan 2024 FDI Dünya Diş Hekimliği Kongresi'nde görev almak için form doldurdu. Ardından edinilen bilgiye göre 14 Ağustos'ta görev süreçlerini organize eden ANT İnsan Kaynakları isimli firmayla görüşmek üzere kurumun Kadıköy'deki ofisine gitti. Görüşmeye gittiği arkadaşı kongre için kabul edilirken kendisine dönüş olmayınca Çiçek, kurum ile görüştüğündeyse iddiaya göre Çiçek'e başörtülü olduğu için kongrede görev alamayacağı söylendi. 28 Şubat zihniyetiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen diş hekimliği öğrencisi Çiçek yaşadıklarını anlattı. 28 Şubat'tan yıllar sonra aynı sahnelerin yaşanmasının üzüntü verici olduğunu söyleyen Çiçek, yaşananlar sonrası firmanın kendisiyle iletişime geçtiğini de aktardı. Çiçek, toplumda bu tür durumları yaşayan kadınların sessiz kalmaması gerektiğini söylerken kongrenin işbirlikçilerinden Türk Dişhekimleri Birliği'nden de açıklama geldi. TDB Başkanı Tarık İşmen, durumun kabul edilemez olduğunu belirtirken konuyla ilgili gerekenlerin yapılacağını belirtti.
"Başörtülü çalışan istemiyor, cümlesinin neyini yanlış anlayabilirim"
Yaşananlar karşısında büyük şok yaşadığını ifade eden 21 yaşındaki Dilara Çiçek, "Bir arkadaşımla form doldurduk, geri dönüş yaptılar. Koordinatör görevinde Başak Hanım vardı, ne yapılması gerektiğini o anlattı. Ben de arkadaşımla Kadıköy'de yerlerine gittim. Aradan bir gün geçti, arkadaşıma ne yapacağı ne giymesi gerektiği, nerede çalışacağı gibisinden dönüş yaptılar. Ben de bir aradım, koordinatör Başak Hanım'ı bir sıkıntı mı var, geri dönüş yapmadınız, unuttunuz mu acaba çünkü arkadaşıma geri dönüş yapmışsınız dedim. Formdan baktı ve "FDI başörtülü çalışan istemiyor" cümlesini kurdu. Çok şaşırdım, ne tepki vereceğimi bilemedim. "İsterseniz o tarihte başka kongrelerimiz de var, oraya gidebilirsiniz, yönlendirebiliriz" dediler. Ben de yok dedim, bu diş hekimliğiyle alakalı, dünya çapında çok büyük bir kongre, deneyim için çalışmak istedim. Arkadaşıma yazdım, "Şaka yapıyorsun, böyle bir şey olmaz" dedi. İnanamadık, 2024 yılında hala bunun yaşanması çok şaşırtıcı ki yapacağım iş; girişte kayıt alacağım veya kongrede sunum değiştireceğim, delegelere yardım edeceğim. 3 sene sonra mezun olduğumda bu mesleği devam ettireceğim. Kurumun, FDA gibi büyük bir kurumu temsil ederek bu cümleyi kurması ayrı bir saçmalık, kendilerinin yanlışı. İnsan kaynaklarının başında olan kişi Onur Bey aradı, kendisi bu tatsız olayı kınadı. Başak hanım böyle bir şey söylemediğini iddia ediyor, "Yanlış anlaşılmıştır, anlamışsınızdır" gibi bir cümle kurdu. Başörtülü çalışan istemiyor, cümlesinin neyini, nasıl yanlış anlayabilirim? Kendileri sonra bana "Hala çalışmak isterseniz tabi ki biz çok açığız" dediler. Tabi ki bu saatten sonra çalışacak halim yok, çalışmak istemedim" şeklinde konuştu.
"İlk olduğumu düşünmüyorum, susmamaları gerekiyor "
"Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadım" diyerek sözlerini sürdüren Çiçek, "28 Şubat döneminde yaşananlar ki ben biliyorum; bizim ailemize de aynı şekilde doktor olan eşi kapalı kişiler vardı. Önlük giyme, mezuniyet törenleri olsun anneler giremiyordu. Başörtülü, başörtülü olanlar çok zor bir durum, genç kızlar üniversitede okuyamıyordu, yurtdışında okumak zorunda kalıyorlardı. Belki üniversite, lise okuyamıyorlardı, çok sıkıntılı bir durum çünkü ben mesela kimseye açık veya kapalı diye ayırt etmiyorum çünkü böyle bir ayrım olması saçmalık. Her insan kendi dinini, yaşam tarzını seçmekte özgür, kısıtlamamaları gerekiyor. Konusunun bile geçmemesi gerekiyor. Durumu, ilk annem ve babamla paylaştım, şaşırdılar, böyle bir şeyin hala devam ettiğine inanamadılar. Bu işi istediğimde ilk onlarla paylaşmıştım, ilk deneyimim olacaktı, kendileri de çok heyecanlıydı, ailecek çok şaşırdık ve üzüldük. Beni aradılar ANT İK'nın başındaki Onur Bey, özürlerini iletti ama bana bu cümleyi kuran kişiden bir özür gelmedi. Türk Diş Hekimleri Birliği'nden Tarık Hoca iletişim sağladı, bu işi kesinlikle çok kınadığını, böyle bir şeyi kabul etmediğini, diş hekimliğinde insanın çalışkan, düzgün, karakterli olmasına bakıldığını söyledi. Allah bilir kaç kişinin başına geldi bu durum ve ilgili kurumlara seslerini çıkaramadılar. Ben şu an aynı zamanda onlar adına da konuşuyorum, büyük ihtimal yaşadılar çünkü ben ilk olduğumu düşünmüyorum. Benimle birlikte başvuran başka kapalı başörtülü kızlar da vardı. Onlarla iletişime geçemedim, keşke geçebilsem çünkü belki aynı şeyleri onlar da yaşadı. Bu olay beni hiçbir şekilde kötü etkilemedi. Ne psikolojimi ne de bakış açımı ben hala her şeyi yapabileceğimi, devam edebileceğimi düşünüyorum. Kurumlar, dernekler böyle bir şey yapmaya kalkışırken 2-3 kere düşünecekler. Bu konu hakkında susmamaları gerekiyor, gerekiyorsa CİMER'e şikayet, gerekiyorsa dava açılmalı. Yurt dışına seyahat de ettim, orada da bulunduğum zamanlar oldu. Böyle bir şeyle karşılaşmadım. Bu olayın Türkiye'de olması ayrı bir saçmalık ki bu devirde" ifadelerini kullandı.
"Gerekli yaptırımı uygulayacağımızdan emin olabilirsiniz"
Öğrenciyle görüştüğünü ve durumun kabul edilemez olduğunu söyleyerek konuyla ilgili gerekenlerin yapılacağını ifade eden Türk Dişhekimleri Birliği Başkanı Tarık İşmen, "Bir firma ile çalışıyoruz, onlarca alt tedarikçisi var. Umuyorum ki bir yanlış anlaşılmadır bu çünkü hem TDB olarak hem de şahsen bugüne kadar ne insanları şekilleriyle ne cinsiyetleriyle ne de inançlarıyla ayırdık. Bizim için önemli olan insan olması, duruşunun olması, diş hekimi, diş hekimliği öğrencisi olması önemliydi ama bu talihsiz bir olay. Tabii ki sorumlusu birileri vardır, kızımız bunu yanlış da anlamış olsa bile bir sorumlusu vardır. Bu sorumlu mutlaka bizim tarafımızdan gerekli işleme tabi tutulacak. Ne yazık ki Türkiye hala 1970'lerden kalma bu arkaik düşünceyle birtakım uğraşların içindeyiz. Bunun ayrımının yapılmasının bizim gibi insanların ahlakına, düşünce yapısına aykırı olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili de gerekli yaptırımı uygulayacağımızdan emin olabilirsiniz. Konuştuğumuz kurumun bizden direkt talimat alma ihtimali yok zaten olmaz da. Onlarca insan bu konuda üniversite kapısından döndü, biz aslında geçtiğimiz dönemlerde bununla ilgili tavrımızı çok net koymuştuk. İnsanların nasıl yaşamlarında, seçimlerinde özgürlük varsa kendi kıyafetlerinde de özgürlükleri vardır. Yapan arkadaşımızın densizliği ya da hadsizliği diyelim" dedi.
Science'daki Değerlendirmeden Uzun Yaşam Uyarısı: Hücresel Etki Uzun Ömür Anlamına GelmiyorScience dergisinde yayımlanan güncel makaleyi Tıbbiye Bülteni için yorumlayan Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, uzun yaşam ve gençleşme vaadiyle sunulan ürünlerin hücresel etkilerinin, insan ömrünü uzattığına dair yeterli kanıt oluşturmadığını belirtti.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:37BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan İkaz: Fibromiyalji, Depresyonun Maskelenmiş Hali DeğildirKronik yaygın ağrı ve yorgunlukla seyreden fibromiyalji ile depresyonun sıklıkla karıştırıldığını belirten uzmanlar, iki hastalığın belirtilerinin örtüşebileceğini ancak fibromiyaljinin psikolojik bir hayal ürünü olmadığını vurguluyor.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:35BASIN HABERLERİ
Stanford’dan Mesane Kanseri Tanısında Çığır Açan Gelişme: RNA Temelli İdrar TestiStanford Medicine ve VA Palo Alto araştırmacıları tarafından geliştirilen "uRARE-seq" adlı idrar testi, mesane kanserini saptamada %95 duyarlılık göstererek tedaviye verilecek yanıtı önceden öngörme imkânı sundu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:34DÜNYADA SAĞLIK
Araştırma: Tirzepatid Tedavisinde Yağ Kütlesi %35 Azaldı, Kas Kütlesi KorunduYeni bir araştırma, tirzepatid tedavisiyle birlikte uygulanan diyet ve egzersiz programının 24 haftada yağ kütlesini %35 oranında azalttığını, iskelet kası kütlesinde ise belirgin bir kayıp yaşanmadığını ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:33BASIN HABERLERİ
Araştırma: Pet Şişedeki Mikroplastik Kanser Yapıyor Mu?Plastik su şişelerinde mikro ve nanoplastik parçacıkların varlığını doğrulayan bilim insanları, parçacık varlığı ile doğrudan kanser riski arasındaki farka dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:31BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Elektronik Sigara Uyarısı: "Zararsız Değil, Ajanlar İçeriyor"Son araştırmalar ve sağlık raporları, elektronik sigara aerosolünün sadece su buharı olmadığını, akciğer ve kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:30BASIN HABERLERİ
Araştırma: Haftada Bir Gün Kuvvet Egzersizi Yaşlılıkta Kas Kaybını EngelliyorYeni araştırmalar, yaşlanmaya bağlı kas kaybı ve sarkopeniye karşı haftada sadece bir seans kuvvet egzersizi yapmanın dahi kas kütlesi ile gücünü koruduğunu gösterdi.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:28BASIN HABERLERİ
Araştırma: Aynı Kalorideki İşlenmiş ve Doğal Yiyecekler Vücutta Farklı Tepkiler OluşturuyorYeni bir araştırma, besin içerikleri birebir aynı olsa dahi gıdanın işlenme düzeyinin metabolizma ve beyin aktivitesini doğrudan değiştirdiğini ortaya koydu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:27BESLENME VE DİYET
Yıllarca İçtikleri Sigarayı Sağlıklı Hayat Merkezi Desteğiyle BıraktılarEdirne'de yaşayan Ali Kuday ve Tekirdağlı Arda Arıcı, Sağlıklı Hayat Merkezlerinden aldıkları uzman desteğiyle uzun yıllardır sürdürdükleri sigara bağımlılığından kurtuldu.05 Ekim 2026 Pazartesi 15:26BASIN HABERLERİ
2026 Nobel Tıp Ödülü Optogenetik Alanındaki Keşifleriyle Üç Bilim İnsanına Verildi2026 Nobel Tıp Ödülü, ışıkla kontrol edilen iyon kanalları ve optogenetik alanındaki çığır açan keşiflerinden dolayı Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel'e verildi.05 Ekim 2026 Pazartesi 13:53BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










