3 BAKANLIKTAN ANTİMİKROBİYAL DİRENCE KARŞI ULUSAL EYLEM PLANI
TÜRKİYE'de antibiyotiklerin akılcı kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan 'Antimikrobiyal Direnç ile Mücadele Ulu

29 Ocak 2026 Perşembe 13:54
Türkiye'de antibiyotiklerin yanlış, gereksiz ve kontrolsüz kullanımına bağlı gelişen antimikrobiyal direnç tehdidine karşı yeni bir adım atıldı. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 'sessiz pandemi' olarak tanımladığı ve her yıl milyonlarca insanın yaşamını tehdit eden antimikrobiyal dirençle mücadele kapsamında, geçen hafta 2026-2030 yıllarını kapsayan 'Antimikrobiyal Direnç ile Mücadele Ulusal Eylem Planı' hayata geçirildi. Sağlık Bakanlığı'nın 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda hazırlanan eylem planıyla, antibiyotiklerin akılcı kullanımının yaygınlaştırılması, gereksiz kullanımın azaltılması ve dirençli mikropların neden olduğu enfeksiyonların önlenmesi amaçlanıyor. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın katkılarıyla hazırlanan eylem planı kapsamında, antimikrobiyal direnç ve antibiyotik tüketimine ilişkin sürveyans sistemlerinin güçlendirilmesi, enfeksiyonların önlenmesi, akılcı kullanımın yaygınlaştırılması ve çevresel yayılımın azaltılması hedefleniyor. 9 hedef ve 24 stratejiden oluşan planla birlikte Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi, toplum ve sağlık çalışanlarında farkındalığın artırılması ve antimikrobiyal dirençle mücadelede sürdürülebilir ve bütüncül bir ulusal politika çerçevesi oluşturulması amaçlanıyor. Türkiye’de tedavi hizmetlerinde önemli bir noktaya gelinmesine rağmen, direnç kazanmış mikroplar nedeniyle hasta kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla hazırlanan ulusal eylem planı; insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan 'tek sağlık' yaklaşımıyla şekillendirildi.
'ANTİBİYOTİKLER AŞIDAN SONRA EN ÖNEMLİ TIBBİ GELİŞMEDİR'
Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Atak, eylem planına ilişkin DHA'ya açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Atak, yaklaşık 100 yıl önce insanların en çok bulaşıcı hastalıklardan öldüğünü ve 1928'de penisilinin keşfiyle beraber antibiyotiklerin ortaya çıktığını söyleyerek, "Antimikrobiyal dediğimiz bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi etkenlerin insanlarda hastalık yaptığını biliyoruz. Antibiyotikler de bu mikropları, özellikle bakterileri öldüren ve baskılayan en önemli silahlarımızdan biridir. 1928'de keşfinden itibaren milyonlarca insanın hayatını ciddi anlamda kurtaran en önemli argümanlarımızdan biri olmuştur. Antibiyotikler olmadan önce özellikle enfeksiyon ve bulaşıcı hastalıklar çok ön plandaydı. İnsanlar basit enfeksiyonlardan hayatını kaybedebiliyordu. Cerrahi işlemlerin büyük bir kısmı antibiyotikler sayesinde yapılabilir hale geldi. Organ nakilleri antibiyotikler sayesinde mümkün oldu. Yoğun bakımlardaki tedaviler ve birçok çocukluk çağı hastalığı antibiyotikler sayesinde artık öldürücü olmaktan çıkarıldı. Dolayısıyla antibiyotikler, aşıdan sonra insan hayatına dokunan en önemli tıbbi gelişmelerden biridir" dedi.
'ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ ÇOK YAVAŞ VE SİNSİ GELİŞİYOR'
Antimikrobiyal direncin, mikroplara yönelik geliştirilen antibiyotiklerin bir süre sonra etkisiz hale gelmesi durumu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Atak, "Siz antibiyotiği veriyorsunuz ancak bir süre sonra mikrop ölmemeye başlıyor ve kullanılan antibiyotikler etkili olmamaya başlıyor. Bunun sebebi, mikropların yoğun antimikrobiyal tedaviye maruz kaldığında yapısını değiştirerek direnç geliştirmesidir. Aşırı, gereksiz ve kontrolsüz antibiyotik kullanımı mikropların kendini adapte etmesine neden oluyor. Antimikrobiyal direnç çok yavaş ve sinsi gelişiyor. Uygun kullanım ve gerekli tedbirler alınmazsa, fark edilmeden birçok enfeksiyonun sebebi haline gelebiliyor. En basit enfeksiyonlar bile direnç geliştirdiğinde yeniden ölüme ya da ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2019 yılında antimikrobiyal dirençle ilişkili yaklaşık 5 milyon kişi hayatını kaybetti ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde 2050 yılına kadar bu sayının yılda 10 milyonun üzerine çıkması bekleniyor. DSÖ bu tabloyu sessiz bir pandemi olarak değerlendiriyor ve en önemli halk sağlığı krizlerinden bir tanesi olarak önceliklendiriyor. Türkiye’de de özellikle son yıllarda antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı nedeniyle antimikrobiyal dirençle mücadelede yeni adımlar atılması gerektiği ortaya çıktı. DSÖ'nün önerileri doğrultusunda Antimikrobiyal Dirençle Mücadele Ulusal Eylem Planı hazırlandı" ifadelerini kullandı.
'HASTALARIMIZI, DİRENÇ KAZANMIŞ MİKROPLAR YÜZÜNDEN KAYBETMEK İSTEMİYORUZ'
Doç. Dr. Atak, toplumda gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilmesinin hedeflendiğini, antibiyotik kullanımının yalnızca insanda değil de hayvancılıkta ve bitkilerde de mevcut olduğunu ifade ederek, "Biz hastalarımızı, mücadele edemediğimiz direnç kazanmış mikroplar yüzünden kaybetmek istemiyoruz. Bu alanlardaki aşırı kullanım da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Antibiyotikler milyonlarca insanın hayatını kurtaran çok değerli bir tıbbi gelişmedir. Bu nedenle akıllıca ve sorumlu şekilde kullanılmaları büyük önem taşıyor. Eylem planı kapsamında araştırma ve geliştirme çalışmaları TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı) koordinasyonunda yürütülecek. Antimikrobiyal direnci azaltmaya yönelik bilimsel araştırmalar desteklenecek. Vatandaşlarımızdan beklentimiz, gerekli olmadıkça hekimlerinden antibiyotik talep etmemeleri, yazılan antibiyotikleri önerilen süre boyunca kullanmaları ve evde kalan antibiyotikleri başkalarıyla paylaşmamalarıdır. Antibiyotikler, yüzyıllardır bulaşıcı hastalıklarla mücadelede en önemli silahlarımızdan biridir ve bu mücadelede herkesin sorumluluk alması gerekiyor. Aile hekimleri ve diğer hekimler bu mücadelenin en önemli paydaşlarıdır. Son yıllarda antibiyotik kullanımında azalma sağlanmıştır ancak katedilmesi gereken bir mesafe hala bulunmaktadır. Bu süreçte hem hekimlere hem de vatandaşlara önemli sorumluluklar düşmektedir" diye konuştu.
"Süper Yaşlılar" Sadece Bilişsel Değil Fiziksel Olarak da Daha Sağlıklı YaşıyorAvustralya'da yürütülen 10 yıllık bir araştırma, hafızasını ve zihinsel becerilerini koruyan "süper yaşlıların" hastaneye daha az başvurduğunu ve ölüm risklerinin %46 daha düşük olduğunu ortaya koydu.05 Ağustos 2026 Çarşamba 15:34DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanı Memişoğlu: 2025 Yılında 300 Bini Aşkın Kişiye Emzirme Eğitimi VerildiDünya Emzirme Haftası dolayısıyla mesaj yayımlayan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, anne sütünün önemine vurgu yaparak koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında 300 binin üzerinde vatandaşa emzirme eğitimi sağlandığını açıkladı.05 Ağustos 2026 Çarşamba 15:28BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Dijital Adım: Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Uzaktan Sağlık Hizmeti BaşladıSağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerini dijital ortama taşıyarak Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi’ni (UHDS) 81 ildeki Sağlıklı Hayat Merkezlerinde kullanıma sundu.05 Ağustos 2026 Çarşamba 14:28BASIN HABERLERİ
Bursa’yı sarsan taciz iddiasında şok gelişme!Mudanya Devlet Hastanesi’nde görevli bir uzman hekimin, işe yeni başlayacak firma personeli genç kadını poliklinik odasında taciz ettiği iddiası üzerine adli ve idari soruşturma başlatıldı.05 Ağustos 2026 Çarşamba 14:16BASIN HABERLERİ
Yüksek Sıcaklık Sürüş Güvenliğini Düşürüyor: 40 Derecede Güvenli Sürüş Süresi 53 Dakikaya İniyorProf. Dr. Burcu Tokuç, yaz sıcaklarının sürücülerde dikkat kaybı ve refleks yavaşlamasına yol açtığını belirterek, 40 dereceye yaklaşan sıcaklıklarda güvenli sürüş süresinin 53 dakikaya kadar gerilediği konusunda uyardı.05 Ağustos 2026 Çarşamba 14:09BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığında Yeni Dönem: Akıllı Klozet Kapağı 30 Saniyede Ritim Bozukluğunu Tespit EdiyorAlmanya'da geliştirilen EKG sensörlü akıllı klozet kapağı, 30 saniyelik kullanımla atriyal fibrilasyonu yüksek doğrulukla saptayarak inme riskini erkenden önlemeyi hedefliyor.05 Ağustos 2026 Çarşamba 14:00BASIN HABERLERİ
Yüzdeki Kızarıklık ve Yanma Gül Hastalığı (Rozasea) Belirtisi OlabilirDermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, yaz aylarında artan yüz kızarıklığı ve hassasiyetin halk arasında "gül hastalığı" olarak bilinen rozaseanın habercisi olabileceğini belirterek uyarılarda bulundu.05 Ağustos 2026 Çarşamba 13:39BASIN HABERLERİ
Kocaeli Şehir Hastanesi'nin "Denizaltı" Görünümlü Ünitesi Hastalara Umut OluyorKocaeli Şehir Hastanesi'nde hizmet veren Hiperbarik Oksijen Tedavi Ünitesi, denizaltıyı andıran yapısı ve yüksek basınçlı oksijen tedavisiyle kronik yaralardan kemik çürümesine kadar pek çok hastalığa şifa dağıtıyor.05 Ağustos 2026 Çarşamba 13:29BASIN HABERLERİ
Yaz Aylarının Doğal Şifa Kaynağı: Kırmızı Meyveler Bağışıklığı ve Kalbi KoruyorDiyetisyen Hande Selin Ok; karpuz, çilek, kiraz ve nar gibi kırmızı meyvelerin yüksek antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendirdiğini ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olduğunu açıkladı.05 Ağustos 2026 Çarşamba 13:21BESLENME VE DİYET
Gülme Krizlerini Oyun Sanan Aile Şokta: 3,5 Yaşındaki Çocuk 8 Kez Felç Geçirdiİngiltere’de 3,5 yaşındaki oğlunun aniden başlayan gülmelerini ve denge kaybını oyun sanan aile, acı gerçekle hastanede yüzleşti. Yapılan tetkiklerde minik çocuğun üst üste 8 kez felç geçirdiği ortaya çıktı.04 Ağustos 2026 Salı 11:39BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










