30 BİN DOKTOR, YÜZBİNLERLE İFADE EDİLEN HEMŞİRE AÇIĞIMIZ VAR!
Bir dönem Türkiye'de doktor fazlası bulunduğuna dair eleştirilerin yapıldığını kaydeden Mehmet Müezzinoğlu, nüfusa düşen hekim oranını örnek vererek 20 bini uzman 30 bin doktor açığı olduğunu ve hemşire açığının yüzbinlerle ifade edildiğini kaydetti.

05 Nisan 2015 Pazar 17:45
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Tükettiğimiz sağlık ürünlerini üretebilen, ilaçsa ilaç üretebilen, marka değeri olabilecek ürünler ortaya koyan bir ülke olmamız gerekiyor" dedi.
Müezzinoğlu, SwissOtel Grand Efes'te Sağlık Bakanlığı'nın düzenlediği "Genç Hekimler Buluşuyor Sağlığın Geleceğini Konuşuyor" konulu toplantıya katıldı.
Genç hekimleri buluşturan 3. toplantıyı İzmir'de düzenlemekten mutluluk duyduklarını belirten Müezzinoğlu, ülkenin en büyük zenginliğinin gençler olduğunu ve gençlerin projelerini, fikirlerini öğrenmek istediklerini belirtti.
Sağlık Politikaları Kurulu ile 11 sivile görev vereceklerini kaydeden Mehmet Müezzinoğlu, "Bu kişiler, sağlık teknolojisinden, ilaç sanayisinden, bilim dünyasından olabilir. 663 sayılı yasa ile 11 kişilik kurul oluşturacağız ve toplantılarla tüm tıp fakültelerini tarayacağız" diye konuştu.
Gençliğin sağlık vizyonuna, hayata bakışına odaklanacaklarını söyleyen Müezzinoğlu, ülkenin de gençlerin de geleceğine katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi.
- Sağlık ürünleri üretebilme hedefi
Türkiye'nin sağlık hizmeti sunumunda çok iddialı noktaya geldiğini, 24 saat hizmet sunan ve yeni bilimsel gelişmelerin yaşandığı bir alanda başarıya ulaştığını söyleyen Bakan Müezzinoğlu, şöyle devam etti:
"Çok güçlü bir sağlık camiamız var. Son derece takdire şayan, 24 saat emeğini sunan son derece saygın bir meslektaş grubumuz var. Ama sağlıkta hizmet sunumunun çok iyi olması biz sağlık yöneticileri olarak yeterli olmamalı. Çok iyi sağlık hizmeti sunuyor olmamız çok iyi bir sağlık tüketicisi olduğumuzu gösterir. Teknolojiyi, laboratuvar imkanlarını, bilgiyi tüketiyoruz anlanıma gelir. Bununla övünüyor olmamamız gerekiyor. Tükettiğimiz sağlık ürünlerini üretebilen, ilaçsa ilaç üretebilen, marka değeri olabilecek ürünler ortaya koyan bir ülke olmamız gerekiyor. Türkiye'nin ve Türk bilim adamlarının Ar-Ge'siyle, tıbbi tedaviyle 'Türkiye'nin de şu ürüne katkısı var' diyebileceği ayakları oluşturmamız lazım."
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nı yasalaştırdıklarını ve kurumsal altyapısını oluşturmaya başladıklarını kaydeden Müezzinoğlu, "Bu ay içinde kanser enstitüsünü, biyoteknoljisi enstitüsünü ve akreditasyon merkezini kurmuş olacağız" dedi.
Kanser enstitüsü ile araştırmaların çok daha güçlü desteklenebileceğini kaydeden Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye'de "dünya şu ilacı üretmiş, bize ne zaman gelecek?" sorusu yerine, dünyada "Türkiye kanserde bu ilacı bulmuş" ifadelerinin kullanılmasını istediklerini dile getirdi.
Türkiye'nin 5-10 yıl içinde sağlık ürünleri tüketen değil, üreten bir ülke olmasını istediklerini vurgulayan Müezzinoğlu, sağlık turizmiyle yakın coğrafyadaki 1-1,5 milyarlık dünya nüfusuna hizmet verebilecek potansiyele de sahip olduklarını belirtti.
Bakan Müezzinoğlu, toplantıda söz alan gençlerin fikir ve projelerinden yararlanmayı hedeflediklerini söyledi.
Toplantıda konuşan DEÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Osman Salim ise hekimlerde performans sistemini eleştirerek, "Ayrıca hasta başına 20-30 öğrenci ile yapılan eğitim ile hekimlik becerilerinden yoksun şekilde mezun olmaktayız. Biz tıp öğrencileri nitelikli hekimler olmayı istiyoruz" diye konuştu.
Sağlık personeline yönelik şiddetin de son bulması için gereken önlemlerin alınması isteyen Salim, "Hastaların yaralarını sararken hekim kendi yaralanıyorsa bir problem var demektir. Hasta hekim ilişkisi yeterince sağlıklı kurulamıyor" dedi.
Nöbet ücretlerinin yükseltilmesi konusunda müteşekkir olduklarını da kaydeden Osman Salim, nöbet ertesi günü izin gibi düzenlemelerle konuyla ilgili diğer sıkıntıların giderilmesini istedi.
İzmir Valisi Mustafa Toprak'ın da izleyiciler arasında yer aldığı toplantıda, İzmir ve çevre kentlerdeki şehirlerin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri sağlık sistemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.
- DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Canda'nın görüşleri
DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda, toplantıda yaptığı konuşmada, bir öğretim üyesinin görev için her işe koştuğunu ifade ederek, "Bizi bu duruma getiren utansın, biz utanmıyoruz" ifadelerini kullandı.
Hekimliğin özveri istediğini söyleyen Prof. Dr. Canda, "Genç hekimlerin kaygıları var, insanlık dışı nöbetler var, 3 gün hastaneden çıkmayan asistan, hekim var. Ameliyat arasında kendisine serum takan hekim var. Bunu ne bakanlık ne hasta biliyor" dedi.
Performans sisteminden memnun olmadıklarını da ifade eden Tülay Canda, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eskiden hekime şiddet yoktu. Hekim kimsenin uşağı değil, hekime yöneticiler sahip çıkarsa halk da sahip çıkar. Ben mezun olan çocukların yüzüne bakarken düşünüyorum, sistem nasıl korur onu da bilmiyorum. Her şeyin sonu var bunlar da iyi niyetle çözülecek buna da inanıyorum. Mecburi hizmet konusuna gelince biz ne yaptık da bu kadar mecburi hizmeti yapıyoruz bilmiyorum. Onurlu, etik, ilkelere bağlı hekim olarak yaşamak, uygun çalışma koşulları için bir ortam için hem YÖK, hem Sağlık Bakanlığı'nın çözüm üretmesi gerekiyor."
Tıp fakültesinin ticarethane, hastanın da müşteri olmadığını vurgulayan Canda, "Ben umutluyum, sorun olduğunu biliyorsak çözümünü de buluruz" dedi.
- Bakan Müezzinoğlu'nun değerlendirmesi
Toplantının sonunda Mehmet Müezzinoğlu, yaptığı değerlendirmede tıpta bilimsel gelişmelerin devam ettiğini belirterek, "Bizim gibi siyaset yapanlar olduğunuz ve birkaç dönemlik ara verdiğiniz zaman 'benim hekimliğim artık öldü' diyecek ya da özgüveninizi kaybedeceksiniz. Umarım eksiklik olarak nitelendirdikleriniz ömrünüzün sonuna kadar devam eder ve iyi hekim olma şansını yakalarsınız" dedi.
Eğitim koşullarının 30 yıl öncesine göre çok daha iyi olduğunu vurgulayan Bakan Müezzinoğlu, bugünkü eksiklerin de hekimlerin moralinin bozulmasına neden olmamasını istedi.
Gelişen bilimle yeni eleştiri alanlarının oluşturulacağına dikkati çeken Müezzinoğlu, "Bilimde eleştiri gittiyse ve eksikler görülmezse orada zaten kaybetmeye başlamışız demektir. O nedenle sorunları ve sistemleri devamlı tartışmalıyız. Dünyadan kopmayan bir anlayışla çalımalıyız. Biz dünyadan zaman zaman koptuk. 1970'li yıllarda sınıflarda bırakın ders çalışmayı, hangi sıranın altından bir zincir sesi gelecek, hangi sıradan silah çekilecek diye düşünürdük" diye konuştu.
Gençlere dürüst, güvenilir ve çalışkan olma önerisinde bulunan Mehmet Müezzinoğlu, mecburi hizmetlerin eleştirildiğine dikkati çekerek, "Hakkari, Ardahan, Kars, Mardin bizlere imkan sunan bu memleketin köşeleri. Parası varsa dışarıda muayene olsun diyebilir miyiz" ifadesini kullandı.
- Doktor ve hemşire açığı
Bir dönem Türkiye'de doktor fazlası bulunduğuna dair eleştirilerin yapıldığını kaydeden Mehmet Müezzinoğlu, nüfusa düşen hekim oranını örnek vererek 20 bini uzman 30 bin doktor açığı olduğunu ve hemşire açığının yüzbinlerle ifade edildiğini kaydetti.
Hemşire açığının akşamdan sabaha kapatılamayacağına değinen Müezzinoğlu, şöyle konuştu:
"Yoğun bakımların çok noktasal olduğu bir ülkeden yaygın olduğu bir ülkeye dönüşürken tabi ki zorluklarımız olacak. Bilimsel verilerle örtüşmeyen ağır yüklerimiz de olacak. Geri kalmışlığın açık makasını kapatmak için fedakarlık gerekiyor. Bütün bunları sorunsuz aşmamız mümkün değil. Sorunsuz bir hayatı bekliyorsak sorunsuz bir hayat aslında anlamsız bir hayattır. Merdivenin basamaklarını birlikte çıkacağız, sorunları azaltacağız. Bir basamak yukarı çıktığımızda yine sorun konuşacağız."
- Sağlıkta şiddet ve hasta memnuniyeti
Sağlıkta şiddetin herkesi yaraladığını, ancak sağlık personelinin de toplumdan ayrı görülemeyeceğini ve şiddetin birçok yerde olduğunu belirten Müezzinoğlu, "Toplumu ayrıştırarak korunamayız. Fiziksel sağlığa verdiğimiz değeri ruh sağlığına vermediğimiz sürece kendisiyle barışık olmayan bireyleri yetiştiririz" diye konuştu.
Türkiye genelinde yaptıkları hasta ziyaretleri sırasında yüzde 47'lik bölümün sağlık hizmetlerinden çok memnun, yüzde 49'unun ise memnun olduğunu açıklayan Bakan Müezzinoğlu, "Şikayetçi olan yüzde 3-4. Hijyen ve iletişim alanında şikayetler var. Almamız gereken tedbirler var" dedi.
Toplantıdan önemli sonuçlar elde ettiklerini dile getiren Müezzinoğlu, bir bakandan çok hekimlere saygı duyulması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










