4 AYDA NASIL 12 KİLO VERDİM?
Kilo vermenin yolu kesinlikle yeme alışkanlığımızı değiştirmekle ilgili bir şey...

27 Haziran 2014 Cuma 15:39
Çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi maalesef düzenli ve doğru beslenememektir. Buna bağlı olarak obezite dediğimiz şey giderek etrafımızı saran bir gerçeklik olduğu gibi daha da yakınlaşıp kapımızı da çalabiliyor.
Fazla kilo nedir, neye göre kilomuz fazladır?
Eskiden bir insanın kilolu olup olmadığına görüntüsüne göre karar verirdik. Oysa günümüzde bunu ölçme ve belli bir standarda oturtmak için vücut kitle endeksi (BMI) denilen bir formül üretilmiş.
Nedir bu?
Vücut kitle endeksi yetişkin bir insanın kilosunun boyuna göre normal olup olmadığını gösteren bir parametredir.
- Nasıl hesaplanıyor?
Vücut Kitle endeksi (BMI) = Kilo / Boy²
Kg cinsinden ölçtüğünüz ağırlığınızı boyunuzun karesine bölüyorsunuz.
· 18.5 altında - Az kilolu
· 18.5 - 24.9 - Normal Kilo
· 25.0 - 29.9 - Fazla Kilo
· 30.0 - 39.9 - Obez
· 40.5 'ın üzeri - Morbid (ciddî)
Teknik bilgiyi burada bırakıp biraz kişiselleştirelim mi?
Üniversiteden mezun olduğum 1991 yılında 62-64 kilo arası bir yerdeydim. Boyumun da 174 cm olduğunu gözönünde bulundurduğumda 21,13'lük endeksle normal sınırların içinde kalıyordum.
1994'de başladığım askerlik hizmetimin sonuna doğru 70'li kilolara doğru hızla ilerledim.
2000'li yılların hemen başlarında artık tartılar beni 73-74 kilo ölçüyordu.
Kitle endeksini o tarihte öğrenmiş ve elimde hesap makinasıyla kilolu olup olmadığımı kontrol ediyordum. 24,44'lük endeks artık alarm zillerinin benim için çalıyor olduğunu haber veriyordu.
Ancak bu kiloda kalacağıma dair kendimi kandırdığım bir inancım da vardı.
2001'de et yemeği bırakıp vejetaryen diyete geçtiğimde bir kaç kilo versem de kısa sürede geri aldım.
Ve günümüze kadar neredeyse üzerine her sene yarım, bir kilo eklenerek Eylül 2013'te 82 kiloya ularak; BMI 27,08 olan fazla kilolu sınıflandırmasının içinde kendime yer buldum.
Yemek kültürümüzü, yaşadığımız ortam, yaptığımız iş, çalıştığımız işyeri, gelir düzeyimiz, psikolojimiz, alışkanlıklarımız, geleneklerimiz, etrafımızı saran modern yaşamın yarattığı reklam ilüzyonları belirliyor.
Örnek vermek gerekirse; çikolata yemeyi hala çok seven biri olarak beni 82 kiloya ulaştıran şeylerin başında Nutella bağımlılığının büyük etikisi olduğunu hemen söyleyebilirim. Nutalla'yı tatlı kaşığı ile yiyen biriyim ve bir oturuşta 250-300 gram tüketebilirim soluksuz. Büyük boy bir kavanoz en fazla üç gün idare eder beni.
Tanıdık mı?
Fazla kilo insana yediklerimizle birlikte bir şeyler yapıyor.
Bu konuda uzman değilim ancak tecrübelerimi paylaşabilirim; yediklerimiz genel anlamda nasıl yaşıyor olduğumuzun, düşüncelerimizin, hayata duruşumuzun, davranışlarımızın, sağlımızın da belirleyicisi oluyor.
Bunu geriye dönerek geldiğim bu zaman dilimine bakarak rahatlıkla değerlendirebiliyorum.
Fazla kilolarımız sadece bedenimize ağırlık vermiyor, düşüncelerimizi de ağırlaştırıyor. En azından benim için böyle oldu.
Eylül 2013'ün sonuna geldiğimde psikolojimin de bundan etkilendiğini fark ettim. Moral bir çöküntü yaşıyordum. Mutlu hissetmiyordum. Her ne yersem yiyeyim bu beni tatmin etmiyordu. Yemek açlığı gidermenin ötesinde garip, tuhaf bir sürece dönüşmüştü.
Uyumakta, nefes almakta zorlanıyordum. Artık herkesin çok net olarak fark ettiği göbeğimin bedenimin üzerine ve altına yaptığı baskı sanki kalp sıkışması gibi zorluyordu.
İşyerinde toplantı yaptığımız masanın üzerine ilk göbeğim yerleşiyordu. Çok komik bir görüntüydü bu. Aynı zamanda rahatsız ediciydi.
Şantiyelerde çalışan bir makina mühendisi olarak iş yaşantmızdaki yeme alışkanlığımızın iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. İş ortamı, toplantılar bazen öğünlerin kaçırılmasına ve bunun dışarıdan söylenen, kebap, pide gibi hızlı tüketim besinleriyle giderilmesine neden oluyor. Zaten yemek zamanının kaçırılması, açlık çekilmesi de düzen bozulmasının başında gelen unsurlardandır. Maalesef bu gerçeği tek başına düzeltmemiz mümkün değildir.
Sonra şantiye yemekleri hiçbir zaman iyi olmuyor. Bana kalırsa ev dışında yapılan bu çeşit toplu yemeklerin sağlıklı oluşundan fazlasıyla şüphem var.
***
30 Eylül 2013 günü telefonu elime alıp eşimi aradım ve kilo vermem konusunda kendisinden yardım istedim. Uzun zamandır o da benim kilolu halimden şikayetçi olduğu için durumu büyük bir heyecanla karşıladı. En büyük destekçim, diyet uzmanım eşimdir, kendisine buradan teşekkür ederim.
Ve 1 Ekim 2013 gününden itibaren eşimin yaptığı listeye bağlı sıkı bir diyet programı yapmaya başladım.
Diyet listem:
- Sabah kahvaltısında; yağsız peynir ve kıvırcık salatalı tost ekmeği,
- Öğlen arası; içinde peynir, fasulye, nohut gibi protein katkısı olan karışık salata veya çok hafif zeytinyağlı yemekler, Brüksel lahanası gibi sebzeler, içine yulaf katılan yağı azaltılmış yoğurt,
- İkindi yine yağı azaltılmış yulaf katkılı yoğurt,
- Akşam; salata veya çok hafif zeytinyağlı bir yemek, sınırlı derecede meyve.
Bu diyeti sadece evde olduğum tatil günleri ve gittiğimiz arkadaş ziyaretleri bozuyordu; o zamanlarda bir anlamda herşeyi yiyordum.
Ocak 2014'e geldiğimde tartı 71 kiloyu gösteriyordu; son bir kaç gündür de sabahları 69'u görüyor olmak beni heyecanlandırıyor.
4 ay içinde yaklaşık 10 kilo verdim!
Kuşkusuz bu aritmetik bir ortalamayla her ay 2,5 kiloya karşılık gelmiyor. Örneğin daha ilk ay hemen 4-5 kilo fazlam gitti; bu zaman içinde yeni bir bilgi öğrendim bedenin de bir ağırlık hafızası varmış. Bu nedenle kilolarınıza dikkat emnenin çok önemi var, çünkü kaydediliyor. Uzun bir süre 74 ile 76 arasında gidip geldim.
Sonradan düşündüm bir türlü aşağı inemediğim bu kilolar benim son yirmi yılda en fazla kaldığım ağırlıktı.
74 kilo eşiğini aşında bu sefer 72 önüme bir engel olarak çıktı. Şimdi 69 kilonun altını zorluyorum.
Kilo vermenin yolu kesinlikle yeme alışkanlığımızı değiştirmekle ilgili bir şey.
Yemek bir amaç haline geldiğinde, bugün de ne yiyelim diye düşündüğümüzde, doymayı bilmediğimizde, tıka basa doyduğumuz halde masada kalan ve yiyemediğimiz yiyecekte aklımız kaldığında aslında açlığımızı gidermiyor, beslenmiyor, sadece oburluk yapıyoruz. Tiryakilik oluşuyor ve bu bir bağımlılığa dönüştüğünde de tehlike çanları çalmaya başlıyor.
30 Eylül 2013 tarihinden beri Nutella yemiyorum. Onun yerine %80 kakao yoğunluğuna sahip çikolata tercih ediyorum.
Akşam saat 20.00'den sonra yenilen her şeyin vücutta kalıyor olduğunu gördüm. Bu nedenle mümkün olduğunca meyve dışında bir şey yememeye dikkat ediyorum. Eğer yemek yememişsen ölçüsü sabit olmak kaydıyla karışık kuruyemiş yemeğe dikkat ediyorum.
Vejetaryen oluşum kuşkusuz bir avantaj, çünkü kişiyi en fazla yemeğe kışkırtan, tahrik eden kebap türü şeylerden uzak durabiliyorum.
Eskiden kahvaltıda bol ekmek, az zeytin penir yerken artık bu tam tersine dönüştü. Mümkün olduğunca az ekmek ve bolca çeşit.
Verdiğim kilolar bir yana bir şey başarmış olmanın verdiği güven duygusu da çok önemli. Bu sanki zihin açıklığı gibi bir şey yaratıyor; hafiflik duygusunu yaşamak gerçekten çok güzel.
Elbette hayatın bize sunduğu sorunlar var. Gerçekler, yaşam dramatik etkileriyle üzerimize geliyor. bütün bunlarla başedebilmek için her yönüyle güçlü olmak gerekiyor.
İniş çıkışlar öylesine yakıcı olabiliyor ki bunların karşısında sağlam durabilmek için sağlam bir beden, moralli bir ruh hali, açık ve berrak, muhakeme edebilen bir zihnin çok önemi var ve ben de hayatın içinde olan bir birey olarak kendi tragedyamı yaşıyorum.
Sağlıkla, doğru beslenerek, az kilo ile mutlu ve sevgiyle yaşamak dileğiyle..
Uzay GÖKERMAN
Bakan Memişoğlu: Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardıkSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “İlk Nefeste Siz, Her Umutta Siz” temasıyla düzenlenen programda ebe ve hemşirelerin sağlık sistemindeki rolüne dikkat çekerek, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için yeni adımlar atılacağını açıkladı.13 Mayıs 2026 Çarşamba 17:01BASIN HABERLERİ
Andes virüsü sonrası uzun vadeli etkiler araştırılıyorİki ana etken, gemi yolcuları arasındaki son vakalar da dahil olmak üzere hantavirüsle ilgili endişeleri artırıyor: Sekiz haftaya kadar uzayabilen kuluçka süresi ve ruhsatlı herhangi bir antiviral tedavi ya da aşının bulunmaması.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:52BASIN HABERLERİ
Antalya’da sağlık çalışanları Termessos’ta buluştuAntalya’da düzenlenen etkinlikte sağlık çalışanları ve aileleri, Termessos Antik Kenti’ni ziyaret ederek hem tarihi mirası yakından tanıdı hem de sosyal sorumluluk projesine destek verdi.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:50BASIN HABERLERİ
AFSÜ’de bir ilk: Nadir kan hastası Alperen, ablasından yapılan nakille sağlığına kavuştuAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesinde, nadir görülen “piruvat kinaz eksikliği” hastalığı nedeniyle Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen kemik iliği nakli başarıyla sonuçlandı.13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:43BASIN HABERLERİ
DSÖ’den MV Hondius açıklaması: “Bu, yeni bir pandemi değil”Dünya Sağlık Örgütü, MV Hondius gemisinde görülen hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada virüsün kolay yayılmadığını ve mevcut durumun COVID-19 benzeri yeni bir pandemi anlamına gelmediğini bildirdi.12 Mayıs 2026 Salı 16:18BASIN HABERLERİ
Sahra tozları Türkiye’ye ulaşıyor: Uzmanlardan alerji ve solunum hastalarına uyarıSahra Çölü’nden taşınan toz bulutlarının hafta boyunca Türkiye genelinde etkili olması bekleniyor. Uzmanlar, polen yoğunluğuyla birleşen çöl tozlarının özellikle alerji ve solunum hastaları için risk oluşturduğunu belirtiyor.12 Mayıs 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
Hollanda’da 12 sağlık çalışanı hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındıHollanda’daki Radboudumc Nijmegen Üniversite Hastanesinde görev yapan 12 sağlık çalışanı, MV Hondius gemisinden tahliye edilen hantavirüs hastasına yanlış prosedür uygulanmasının ardından tedbir amaçlı karantinaya alındı.12 Mayıs 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
B12 vitamini yaşlanmayı yavaşlatabilir: Yeni araştırmadan dikkat çeken bulgularCornell Üniversitesi araştırmacıları, B12 vitamininin metabolik stresle mücadele ederek hızlandırılmış yaşlanma ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini ortaya koydu.12 Mayıs 2026 Salı 16:11BESLENME VE DİYET
Bilim insanları ultrasonla virüsleri parçalamayı başardıAraştırmacılar, belirli ultrason frekanslarının virüslerin dış zarını parçalayabildiğini ortaya koydu. Çalışmada kullanılan yöntemin sağlıklı hücrelere zarar vermeden virüsleri hedef alabildiği belirtildi.12 Mayıs 2026 Salı 15:40BASIN HABERLERİ
Trump yıllık sağlık kontrolünden geçecek: Walter Reed’de muayene olacakABD Başkanı Donald Trump’ın 26 Mayıs’ta yıllık rutin sağlık ve diş kontrolleri kapsamında Walter Reed Askeri Sağlık Merkezi’nde kapsamlı muayeneden geçeceği açıklandı.12 Mayıs 2026 Salı 15:14DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










