45 BİN ÖĞRETİM ELEMANINA İHTİYAÇ VAR
YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya: -"(Yükseköğretim sisteminde) Bir sıçramaya ihtiyaç var. Bu kaçınılmaz. Bu konuda da 30 yıl önce oluşturulmuş mevcut yapının değiştirilmesi yönünde de büyük bir beklenti var"

20 Ekim 2014 Pazartesi 13:40
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya,yükseköğretim sisteminde bir sıçramaya ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Bu kaçınılmaz. Bu konuda da 30 yıl önce oluşturulmuş mevcut yapının değiştirilmesi yönünde de büyük bir beklenti var" dedi.
Çetinsaya, YÖK Konferans Salonunda "Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi Tanıtım Toplantısı"nın açılışında yaptığı konuşmasına, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na toplantıya katılımı dolayısıyla teşekkür ederek başladı.
Yükseköğretim sistemi hakkında bilgiler içeren bir sunum yapan Çetinsaya, "Yükseköğretim sistemimiz son 30 yılda ama özelilikle son 10 yılda olağanüstü bir büyüme gerçekleştirdi" değerlendirmesini yaptı.
Bu büyümenin en anlamlı göstergelerden birinin yükseköğretimdeki brüt okullaşma oranları üzerinden yapılabileceğini belirten Çetinsaya, resmi istatistiklere göre yüzde 75 olduğunu ancak kendi istatistiklerinin bu rakamın yüzde 80-85 aralığında bulunduğunu aktardı.
OECD ülkeleriyle kıyaslandığında bu göstergenin geçmiş dönemlerde dörtte bir, üçte bir seviyelerinde olduğunu ve giderek yarısı haline gelindiğini dile getiren Çetinsaya, "Ancak 2005'den sonraki atılımımıza, yükselişimize bakıldığında onların seviyesine ulaşmış durumdayız. Ancak resmi istatistik olduğu için sayılar biraz geriden geliyor" bilgisini verdi.
Başka bir gösterge olan öğrenci sayısının son 10 yıllık dönemdeki artışına dikkati çeken Çetinsaya, Türkiye'nin dünyada bu kapasiteyi kullanabilen ülkeler arasında 6. sırada yer aldığını söyledi.
-"Artık elit eğitim üreten bir ortamda değiliz"
Yükseköğretim sisteminde 5,5 milyona yakın öğrencinin bulunduğunu ifade eden Çetinsaya, bu sayının detaylı istatistiklerini vererek, açık öğretimindeki rakamın yüzde 47 oranına ulaşmasına dikkati çekti. Çetinsaya, açık öğretim öğrenci sayısının bu kadar yüksek olmasının üzerinde durularak politikalar üretilmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye'nin demografik fırsat penceresinin, 2050 yılına kadar açık olduğunu, buna göre 2050 yılına kadar her yıl 1 milyon 250 bin gencin 18 yaşına gireceği anlamına geldiğini aktaran Çetinsaya, "Bu demektir ki bizler her yıl 1 milyon 250 bin gencimize yükseköğretim imkanı sağlamak durumundayız. Çünkü artık elit eğitim üreten bir ortamda değiliz. Küreselleşmenin nitelikleri gereği de nüfusumuzun mümkün olduğu kadar büyük kısmına yükseköğretim sağlamalıyız" diye konuştu.
Türkiye'de liseden mezun sayısının 12 yıllık eğitimle birlikte 2016-2017 döneminden itibaren 1 milyon 200 binlere çıkacağını dile getiren Çetinsaya, bu yaş dışındakilerin de üniversite taleplerinin olacağını, bu nedenle de Türkiye'de yükseköğretimdeki ciddi niteliksel büyümenin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
-"Akademik zamma" uzmanların da dahil edilmesi talebi
Çetinsaya, Türkiye'nin 140 bin öğretim elemanının bulunduğunu bildirdi.
Konuşmasında, akademisyenlere yapılan zamma da değinen Çetinsaya, şöyle konuştu:
"Tüm yükseköğretim camiası adına size en kalbi teşekkürlerimizi de sunmak isterim. Bizler uzun yıllar içinde mesleğimizin erozyona uğramaya başladığını görerek neredeyse ümitsizliğe kapılıyorduk. Ancak hükümetinizin ilk icraatlarından olarak akademik zammın gerçekleştirilmesi, akademisyenlerin özlük haklarının Türkiye'deki diğer muadilleriyle eşit hale getirilmesi bizleri son derece mutlu etmiştir ve tekrar mesleğimize ve yükseköğretim sisteminin geleceğine umutla bakmamıza vesile olmuştur. Bu bakımdan sadece bu salondaki kişiler için değil, yaklaşık 120 bin kişilik yükseköğretim ailesi olarak size şükranlarımızı arz ediyoruz. "
Çetinsaya, teşekkür konuşmasının ardından boynunda bir borç olduğunu, onu da belirtmesi gerektiğini belirterek, "Bütün bu yasa çalışmaları yapılırken yaklaşık 3 bin 500 kişilik bir uzman grubumuz var. Onların unutulduğunu görüyoruz Meclis'e sunulun çalışmada. Bu konuda da direktiflerinizi bekliyoruz" diye konuştu.
-45 bin öğretim elemanına ihtiyaç var
Üniversitelerdeki akademisyen sayısındaki büyümenin öğrenci sayısıyla kıyaslandığında geride kaldığına da dikkati çeken Çetinsaya, öğretim üyesi açığının ortaya çıktığını, bu sayıyı OECD ortalamalarına çekebilmek için yaklaşık 45 bin öğretim elemanının sisteme dahil edilmesi gerektiğini bildirdi.
Doktora mezun sayısının da arttırılmasının önemine değinen Çetinsaya, "Ülkenin küresel dünyada rekabet edebilmesi için mekanizma, teşvik ve politikalar oluşturulmalı. 2023'te bu açıklarımızı kapatmak istiyorsak, önümüzdeki yıllarda önümüzdeki beş yıl boyunca 18 bin öğretim elemanı kadrosunu sisteme dahil etmemiz gerekiyor" dedi.
-Üniversitelere araştırma kadrosu talebi
Çetinsaya, her yıl bütçe dönemlerinde 9 bin araştırma görevlisi kadrosu tahsis edildiğini, ancak geçen sene bunun 4 bine indirildiğini dile getirerek, "Türkiye'nin yarınları için bunun 9 bine, imkanlarımız geliştikçe daha üt sayılara çıkmasını temenni ediyoruz" ifadesini kullandı.
Konuşmasında, üniversitelerde üretilen bilimsel yayın, yabancı uyruklu öğretim elemanları ve uluslararası öğrenciler konularına da vurgu yapan Çetinsaya, şöyle devam etti:
"Sistemde genel manzaraya bakınca da önümüzde yapmamız gerekenler aşağı yukarı ortaya çıkıyor. Bir sıçramaya ihtiyaç var. Bu kaçınılmaz. Bu konuda da 30 yıl önce oluşturulmuş mevcut yapının değiştirilmesi yönünde de büyük bir beklenti var. Yani yükseköğretimin yeniden yapılanması ister yasal boyutuyla, ister kurumsal boyutuyla olsun. Kamuoyunda da bu konuda bir ittifak var. Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması şu anda yasama ve yürütme organımızda gündeme alınmayı bekleniyor. Neden önemli bu yeniden yapılandırma? 2547 sayılı düzenin en büyük açmazı aşağı yukarı herkese aynı elbiseyi giydirmesi, sistem içinde çeşitliliğe izin tanımaması. Hangi boy ve kiloda olursa olsun herkese aynı kıyafeti giydirmesi ya da herkese aynı hızda koşmasını emretmesi...Halbuki çeşitliliği yaratabilirsek sistem içinde eminim hızlı koşanlara 'daha hızlı koş', yeni yürümeye başlayanlara da 'aman dikkat et' diyebilme imkanımız olacak ve daha verim alacağımıza inanıyoruz."
Çetinsaya, yeniden yapılanma gerçekleştiğinde boşa gitmeyecek projeler yürüttüklerini bildirdi.
Üniversitelerde yeni yatay geçiş sistemini hayata geçirdiklerini, çift ana dal ve yan dal uygulaması getirdiklerini hatırlatan Çetinsaya, 4 yıllık programlara geçişlerdeki değişiklikleri de anlattı.
Çetinsaya, "Türkiye yükeköğretim sistemi bugün itibariyle Türkiye'nin yumuşak güç unsurlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bunu iyi bir şekilde kullanabilirsek çok daha büyük verileri toplayabiliriz" dedi.
Üniversitelerin çözüm sürecine nasıl katkıda bulunabileceği konusuna çözüm aradıklarını belirten Çetinsaya, "Bu kapsamda Doğu ve Güneydoğu'daki aşağı yukarı bütün üniversiteleri ziyaret ederek hocalarla, öğrencilerle, sivil toplumla biraraya gelip üniversitelerimizin çözüm sürecine nasıl katkıda bulunabilir? sorusuna cevap aradık' diye konuştu.
-Davutoğlu'nun doktora tezi
Çetinsaya, "Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi"nin amacının YÖK'ün tez bankasını genişleterek ulusal bir tez bankası haline getirmek olduğunu belirtti.
Türkiye'de üniversite tarihi boyunca yapılan tüm tez, kitap, dergi, makale ve bilimsel çalışmaların bu sistemde yer almasını istediklerini anlatan Çetinsaya, "Bu kaynaklar, ya kendi üniversitelerinde taranabilsin, bir de ulusal arama motorumuzda taranabilsin. Bugün tanıtımını yaptığımız projemiz böyle bir proje" dedi.
Bu bilgileri arama motorlarıyla tüm dünyayla paylaşacaklarını ifade eden Çetinsaya, bunun üniversitelerin uluslararasılaşması için çok önemli olduğunu vurguladı.
Çetinsaya, projeyi tanıtırken, Akademik Arşiv Projesi'nin arama motoruna "Türk Dış Politikası" yazarak bu konuda yazılan bilimsel yayınları aradı. Bu konuda yazılmış bin 571 kayıt oluştuğunu dile getiren Çetinsaya, sistem sayesinde makalelere çok kolay erişilebildiğini aktardı.
Çetinsaya, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun çalışmalarını da sistemde aradıklarını ve doktora tezine ulaştıklarını belirterek, "Müsaade ederseniz o tezi de sizlerle ve katılımcılarla paylaşmak isterim. 1990 yılında tamamladığınız doktora teziniz ve hatıra olması açısından da jüri üyeleriniz" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Akademik Arşiv Projesi tamamlandığında Türkiye yükseköğretim sisteminin başlangıçtan itibaren ürettiği bütün bilimsel ve kültürel hazinenin kayıt altına alınması, muhafaza edilerek geleceğe taşınması ve dünya bilim çevreleri ile paylaşılması sağlanmış olacak. Türk üniversitelerinin ve bilim insanlarının uluslararası tanınırlığını arttıracak, dolayısıyla Türkiye yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşmasına önemli katkılar sunacak.
Meme Kanserinde Erken Tanı Çok ÖnemliTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, erkeklerde görülen meme kanserinde kitlelerin sıklıkla yağ bezesiyle karıştırıldığını ve teşhisin geciktiğini vurguladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:12BASIN HABERLERİ
Gaziantep'te Tıp Literatürüne Girecek Olay: İki Kardeşin Kalbindeki Delik Aynı Gün Ameliyatsız KapatıldıGaziantep Şehir Hastanesinde 12 ve 6 yaşlarındaki iki kardeşin kalbinde aynı büyüklükte tespit edilen delikler (ASD), aynı gün gerçekleştirilen anjiyografik işlemle açık ameliyata gerek kalmadan kapatıldı.23 Ekim 2026 Cuma 16:10BASIN HABERLERİ
Uzmandan Dijital Detoks Uyarısı: "Geçici Aralar Değil, Sağlıklı Kullanım Alışkanlığı Önemli"Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sürdürülebilir ve dengeli kullanmanın zihinsel sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:07BASIN HABERLERİ
YÖK'ten Öğrenci Affıyla Gelip Yatay Geçiş Yapacaklara Ek DüzenlemeYükseköğretim Kurulu (YÖK), öğrenci affı kapsamında eğitimlerine dönen adayların, kayıt yıllarında açılmamış veya öğrenci almamış programlara yatay geçiş yapabilmelerine ilişkin yeni esasları açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 16:05BASIN HABERLERİ
ABD'de Hekimlerin Zamanının Yüzde 35'i İdari İşlere Gidiyor: Medscape Raporu Tükenmişliği Gözler Önüne SerdiMedscape'in 2026 yılı raporuna göre ABD'deki her 10 hekimden 7'si hastalarıyla geçirdiği zamandan memnun değil; mesai saatlerini aşan dokümantasyon ve sigorta işlemleri hekimlerde tükenmişliği tetikliyor.23 Ekim 2026 Cuma 16:04BASIN HABERLERİ
Selena Gomez'den Elektronik Sigara Uyarısı: "Sesimi Değiştirdi, Bırakmak Çok Zor"Dünyaca ünlü şarkıcı ve oyuncu Selena Gomez, uzun süre kullandığı nikotinli elektronik sigaranın sesini kalıcı olarak değiştirdiğini belirterek bağımlılıktan kurtulma mücadelesini hayranlarıyla paylaştı.23 Ekim 2026 Cuma 16:02BASIN HABERLERİ
Etlik Şehir Hastanesinden Anne Adaylarına Özel Destek: Gebe Sigara Bırakma Polikliniği AçıldıAnkara Etlik Şehir Hastanesinde hizmete giren Gebe Sigara Bırakma Polikliniği'nde, anne adaylarına ilaçsız, motivasyonel görüşmeler ve psikolojik destek odaklı özel hizmet veriliyor.23 Ekim 2026 Cuma 16:01BASIN HABERLERİ
Çapa Tıp Fakültesindeki "Gizli Kamera" Skandalında Şüpheli Tutuklandıİstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Acil Cerrahi Bölümünde kadın çalışanları tuvalette gizlice görüntülediği tespit edilen erkek personel, şikâyet üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi.23 Ekim 2026 Cuma 16:00BASIN HABERLERİ
DSÖ Dünyayı Uyardı: Shamonda Virüsü İlk Kez Bir İnsanda Tespit Edildi Ve Can AldıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Fransa'da hayvanlarda görülen Shamonda virüsünün dünyadaki ilk insan vakasının hayatını kaybettiğini açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 15:59BASIN HABERLERİ
Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'dan Beyin Kanseri Tedavisinde Heyecan Veren BuluşDicle Üniversitesinde öğrencilerle bir araya gelen Prof. Dr. Aziz Sancar, insan beyin kanseri hücreleri yerleştirilen farelerde "EdU" ve "TMZ" ilaç kombinasyonu ile tümörü tamamen iyileştiren yeni bir metot geliştirdiklerini açıkladı.23 Ekim 2026 Cuma 15:58BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










