ADENOVİRAL VEKTÖR KOVİD-19 AŞISINDA İNSAN DENEYLERİ BAŞLADI
Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsünce geliştirilen ve TÜBİTAK Kovid-19 Platformu kapsamında desteklenen adenoviral vektör tabanlı Kovid-19 aşısının insanlar üzerinde deneneceği Faz-1 çalışmaları başladı.

27 Ocak 2022 Perşembe 16:43
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal: "Bu aşının bir özelliği de Faz-1 çalışmasını başarıyla tamamladığında ağızdan ve burundan da uygulanabilme potansiyeli"
Aşıyı geliştiren Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut: "Mevcut aşılardan yaklaşık 6-8 kat daha güçlü ve daha geniş kapsamlı olacak şekilde planlandı"
"Uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 3-4 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık"
Sağlık Bakanlığı tarafından Faz-1 klinik çalışma için onaylanan adenoviral vektör tabanlı Kovid-19 aşısına yönelik, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırma Merkezinde basın toplantısı düzenlendi.
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, burada yaptığı açıklamada, şu an TURKOVAC'ın acil kullanım onayı aldığını, VLP temelli aşının da Faz-2'yi tamamladığını ve şu an Faz-2B aşamasına ilişkin başvurusunun değerlendirildiğini anımsattı.
Mandal, "TÜBİTAK Kovid-19 Platformu'nda 7 aşı adayımız vardı, bunlardan 3'ü klinik aşamaya gelen aşılarımızdı. Bunlardan üçüncüsü olan adenoviral vektör tabanlı aşımızın Faz-1 çalışmasına başlanacak." ifadesini kullandı.
"Ağızdan ve burundan da uygulanabilme potansiyeli var"
Adenoviral vektör tabanlı aşının özelliğine değinen Mandal, geliştirilen antijenlerle Kovid-19'a karşı immün sistemi uyarıcı, kuvvetlendirici bir özellik taşıdığını anlattı.
"Bu aşının bir diğer özelliği de Faz-1 çalışmasını başarıyla tamamladığında ağızdan ve burundan da uygulanabilme potansiyeli var." diyen Mandal, 16 aydır aşı geliştirme çalışmalarının içerisinde yer alan Prof. Dr. Hakan Akbulut ve ekibine teşekkürlerini iletti.
Mandal, "Bu aşı çalışmaları sadece bugün için değil, ileriye yönelik Türkiye'nin artık aşıyı ithal eden değil, tasarlayan, geliştiren ve tüm insanlık için aşı üreten bir ülke haline gelmesine önemli katkılar sunacak." değerlendirmesini yaptı.
Faz-1 çalışmaları 36 gönüllü ile yürütülecek
Basın mensuplarının sorusu üzerine Mandal, "Adenoviral vektör tabanlı aşının Faz-1 çalışmalarına, diğer aşıların faz çalışmalarına benzer şekilde, 36 gönüllümüzle başlanacak." bilgisini paylaştı.
Mandal, ayrıca diğer aşılarla kıyaslandığında üretimi en kolay aşı tipinin de adenoviral vektör tabanlı aşı olduğunu belirtti.
"Yenilikçi, yüksek teknoloji ürünü bir aşı"
Aşıyı geliştiren Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut, TÜBİTAK Kovid-19 Platformu kapsamında Mart 2020'de başladıkları çalışmalar sonucunda aşının klinik safhaya geçtiğine işaret etti.
Akbulut, "Aşımız adenoviral vektör tabanlı bir aşı. Mevcut aşılardan farkı ne? Şu anda ülkemizde de dünyada da yaygın kullanılan mRNA ve inaktif aşılar var. Ayrıca benzer adenoviral vektör aşılar da var. Bizim aşımız tasarımı itibarıyla biraz daha yenilikçi bir aşı. Yüksek teknoloji ürünü adenoviral vektör aşısı. Böyle bir aşının ülkemizde yapılabilmesi, bu aşamaya getirilmesi bizler için önemli." diye konuştu.
Ortalama 2 yıl etkili olacak şekilde tasarlandı
Prof. Dr. Akbulut, aşının Omicron dahil tüm varyantlara etkili olmasını beklediklerini, kesin sonuçların klinik çalışmaların ardından görüleceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tasarım itibarıyla mevcut aşılardan yaklaşık 6-8 kat daha güçlü ve daha geniş kapsamlı olacak şekilde planlandı. Bir diğer özelliği de uzun süreli bir bağışıklık oluşturmasını bekliyoruz. Yani 3-4 ayda bir tekrar doz yapmak yerine aşılandıktan sonra ortalama 2 yıl kadar etkili olmasını tasarladık. Tabii bütün bunları tasarım olarak söyleyebiliyoruz, gerçek sonuçları klinik çalışmayı yaptıktan sonra hep birlikte göreceğiz."
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, TÜBİTAK MAM Araştırma Enstitüsü, TÜBİTAK Kovid-19 Platformu, Sağlık Bakanlığı ve TİTCK'ya teşekkürlerini ileten Akbulut, aşının Türkiye'ye hayırlı olması temennisinde bulundu.
"Ağız ve burundan uygulanabilecek aşılar pandemiyi bitirebilecek"
Aşının ağızdan ve burundan uygulanabilmesine ilişkin soruya karşılık Akbulut, Kovid-19'un ağız ve burun yoluyla vücuda girdiğini ve vücudun ilk savunma sisteminin de burada çalıştığını anlattı.
Akbulut, tükürükte, burun salgılarında bulunan "immünoglobulin A" antikorunun virüsün ağız ve buruna yerleşmesini ve hastalığı önlediğini belirterek, şunları kaydetti:
"Ağız ve burundan uygulanabilen aşının bir diğer avantajı da aşılandığınızda başkalarına virüsü bulaştırmıyorsunuz. Mevcut aşılar hastalığı belki hafif geçirmenizi sağlıyor ama aldığınız virüsü başkalarına rahatlıkla bulaştırabiliyorsunuz. Ağızdan ve burundan uygulamada böyle bir risk yok. Dolayısıyla gerçek anlamda pandemiyi bitirebilecek aşı tipi ağızdan ve burundan uygulanabilecek aşılar olacak.
Bizim aşımız da bunu sağlayacak ama Faz-1'de tabii ki öncelikle kas içine denenecek. Faz-2'den itibaren ağız ve burundan da uygulama başlayacak. Aşımız bu konuda, mukozal immüniteyi uyarma açısından çok başarılı. Benzer çabalar şu anda ABD'de de var, üç tane adenoviral aşı. Onların da klinik çalışmaları devam ediyor."
Ağızdan ve burundan uygulamanın sadece canlı aşılarda bulunduğunu, mRNA ve inaktif aşılarda bu özelliğin olmadığını dile getiren Akbulut, "Faz-1 aşamasını geçersek bizim de ülkemizde ağızdan kolaylıkla uygulayabileceğimiz bir aşımız olacak." dedi.
Çocuk felci aşısının da ağızdan uygulandığını anımsatan Akbulut, adenoviral vektör tabanlı yerli aşının da ağızdan, dil altına uygulanabileceğini söyledi.
Henüz aşılanmamış ve Kovid-19 geçirmemiş vatandaşlara çağrı
Prof. Dr. Akbulut, gönüllülerde hangi şartların aranacağına ilişkin soru üzerine, Kovid-19 geçirmemiş ve aşılanmamış olma şartının bulunduğunu ifade etti.
Türkiye'de şu an aşılanma oranının çok yüksek olduğuna ve birçok kişinin de Kovid-19 geçirdiğine işaret eden Akbulut, bu noktada gönüllü bulmak açısından zorluk olduğunu dile getirdi.
Akbulut, "Bütün halkımıza çağrıda bulunmak istiyorum, 18-59 yaş arasında henüz Kovid-19 geçirmemiş ve aşılanmamış olanlardan özellikle Ankara'da yaşayanları bu çalışmaya katılmaya çağırıyorum." şeklinde konuştu.
"Oluşabilecek varyantlara karşı da etkili olacak"
Aşının varyantlara karşı etkinliğine ilişkin soru üzerine Akbulut, şu yanıtı verdi:
"Spike dediğimiz hücreye tutunan ve bağışıklık oluşturan proteini kodlayan geni parçalara ayırdık. Yani biyoenformatik olarak olabilecek mutasyonları tasarladık ve ona göre parçalı bir yapı dizayn ettik. Bu özelliği nedeniyle varyantlara etkili olmasını bekliyoruz. Biz virüsün iki yıl içerisinde geçireceği 5-6 mutasyonu önceden bilgisayar yardımıyla tahmin edip ona göre tasarımını yaptık. Bu açıdan dünyada da bir ilk. Benzer başka bir aşı uygulaması yok."
Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz da toplantıda yerli aşı üretiminin Kovid-19 sürecinde ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü vurgulayarak, aşının orta vadede kullanıma girmesini ümit ettiklerini söyledi.
Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Serdar Öztürk ise "Çok ümitli olduğumuz, yeni teknolojiye sahip, ortaya çıkabilecek yeni varyantlara karşı da etkili olmasını beklediğimiz bir aşı. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum." dedi.
Basın toplantısında Ankara Şehir Hastanesi Genel Hastane Başhekimi Doç. Dr. İhsan Ateş, Tıbbi Mikrobiyoloji Kliniği Kovid-19 Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Bedia Dinç ile aşı çalışmasının sorumlu araştırmacısı Dr. Hürriyet Ekmel Olcay da yer aldı.
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










