"AKILLI İLAÇLAR NADİR TÜMÖRLERDE BAŞARILI SONUÇLAR VERDİ"
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal: "Kanserde yenilikçi yaklaşım, akıllı ilaçlarla hedefe yönelik tedavidir. Şu anda kanser tedavisinde akıllı ilaçlar dönemindeyiz. Çünkü sürekli kanseri oluşturan bir yol ve onu bloke eden bir ila

06 Nisan 2019 Cumartesi 11:38
ZEYNEP RAKİPOĞLU - Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal, kanserde yenilikçi yaklaşımın akıllı ilaçlarla hedefe yönelik tedavi olduğunu belirterek, "Şu anda kanser tedavisinde akıllı ilaçlar dönemindeyiz. Çünkü sürekli kanseri oluşturan bir yol bulunuyor ve onu bloke eden bir ilaç. Şu anda neredeyse bin civarında böyle ilacımız var. Akıllı ilaçların keşfedilmesi, bazı nadir tümörlerde çok başarılı sonuçlar verdi." dedi.
Kanser Haftası dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Turhal, vücutta oluşan hasarların hücreler tarafından kendiliğinden yenilendiğini, kanserin oluşumundaki ana sorunun, bu yenileme işleminin hiç durmaksızın devam etmesi ve oluşan hücrelerin vücudun normal çalışma fonksiyonlarına yardımcı hücreler olmamasından kaynaklandığını anlattı.
Kanser türlerinin akciğer, meme, kalın bağırsak, mide gibi organlar üzerinden sınıflandırıldığını aktaran Turhal, erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanserinin daha sık görüldüğü bilgisini verdi.
Türkiye'deki kanser verilerinin yaklaşık 5 senedir daha kabul edilebilir bir düzen içinde açıklandığını ifade eden Prof. Dr. Turhal, "Onlar da biraz geriden geliyor. En son birkaç hafta önce Dünya Kanser Günü'nde 2014 verileri açıklandı. Yıllar içinde kayıtlarımız olgunlaştıkça gördük ki, hakikaten Türkiye'de kanser, Batı Avrupa ve Amerika'yla kıyaslandığı zaman daha düşük. Erkeklerde kanser oranı dünya ortalamasının biraz üzerinde, kadınlarda ise ortalamanın dahi altında. Yıllar içinde baktığımız zaman da kanser aşağı yukarı aynı seyri izliyor. Belki hafif bir aşağıya doğru trend var." diye konuştu.
Bunun sigarayla olan çabaların sonucu olabileceğini söyleyen Turhal, "Bunu biraz tereddütle söylüyorum. Çünkü genellikle sigara çabalarıyla kanserin azalması, böyle 20-30 yılı alacak bir iş. 1-2 yıl içerisinde olacak bir şey değil. Yine de o da sigarayla olan mücadelemizde bize güç verir." dedi.
- "Obezite ve yağ fazlalığı kadın kanserlerini artırıyor"
Prof. Dr. Turhal, Türkiye'de yılda yaklaşık 175 bin civarında kanser vakasının görüldüğünü, 1 yıl içinde tanı konulan kanser hastalarının yaklaşık yüzde 40'ının hayatını kaybettiğinin altını çizdi.
Kanser hastalığında bir artış görülmediğini belirten Turhal, "Ancak şöyle bir şeyi biliyoruz ki, insanlar zatürre gibi başka basit sebeplerden ölmedikçe, daha uzun yaşadıkça, 3 tane hastalık öne çıkıyor. Bunlar kalp krizi, felç ve kanser. O anlamda belki kanser daha sık görülüyor. Eskiden kanser olup ölünürken, şimdi ameliyat oluyorsun ve yaşamaya devam ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Turhal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kanserin önlenmesi için en azından risk faktörlerini azaltabiliriz. Bunların en başında gelen sigara. Sigaranın dışında da öne çıkan şeylerden biri de obezite. Bu yağ fazlalığı, özellikle kadınlık hormonlarının üretilmesine yol açıyor ve over, endometrium ve rahim kanseri gibi bazı kadın kanserlerini artırıyor. Ayrıca güneş ışınlarının kansere yol açtığını biliyoruz. Özellikle 6 yaşından önce güneş yanıklı olan maruziyetlerin buna yol açtığını biliyoruz. Çalışma koşullarıyla ilgili maruziyetler var. Asbest maruziyeti, evlerin bodrum katında biriken radon gazına bağlı kanserler ya da marangozların devamlı talaşa maruz kalmaları gibi. Alkol de kansere yol açan bir sebep, kaçınmak gerekiyor. Özellikle kadınlar, az miktarda bile alkol alsalar dahi kanser riskini artırıyor."
- Kanserde "akıllı ilaçlarla" hedefe yönelik tedavi
İnsan genom projesinden sonra, kanser genom projesine başlandığını belirten Prof. Dr. Turhal, teknoloji geliştikçe kanseri çoğaltan mekanizmanın bulunduğunu, bunu engellemek için kanseri bloke eden akıllı ilaçların keşfedildiğini söyledi.
Prof. Dr. Turhal, kanser tedavisi konusunda Türkiye'de de, dünyada olan çalışmaların uygulandığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:
"Kanserde yenilikçi yaklaşım, akıllı ilaçlarla hedefe yönelik tedavidir. Şu anda kanser tedavisinde akıllı ilaçlar dönemindeyiz. Çünkü sürekli kanseri oluşturan bir yol ve onu bloke eden bir ilaç bulunuyor. Şu anda neredeyse bin civarında böyle ilacımız var. 690 civarında kanseri ilerleten yol bulunmuş durumda. Her 3-5 günde bir ilacın kanseri bloke etmesini başardığını öğreniyoruz. Akıllı ilaçların keşfedilmesi, bazı nadir tümörlerde çok başarılı sonuçlar verdi."
İmmunoterapinin de hedefe yönelik bir tedavi olduğuna değinen Turhal, "İmmunoterapi, moleküler genetik analizler yapılarak, kanserin çoğalma yolunu saptayıp, ondan sonra da onu bloke edecek ilaçlar vermektir." dedi.
Turhal, kemoterapi sürecinde yan etkileri azaltmak için uygulanan yenilikçi yöntemlerin olduğuna da dikkat çekerek, "Daha iyi bulantı ilaçları, kabızlığı ve saç dökülmesini önleyen yöntemlerimiz var. Akıllı ilaçlar, malum akıllı oldukları için kemoterapi gibi yan etkiler yapmıyorlar. Bazı alerjik reaksiyonlar yapabiliyorlar ama hastalar onu çoğunlukla hissetmiyor." diye konuştu.
Kanser tedavisinde kullanılan cihazlarda da yeni teknolojiler geliştirildiğine işaret eden Prof. Dr. Turhal, "Bunlardan biri de radyoterapi cihazları. Akıllı cihazlarla, insan vücudunun normal yerlerine zarar vermeden doğrudan tümörü hedefleyen, nefes alma, verme sırasındaki değişiklikleri dahi faktör ederek, tedavi uygulanıyor." bilgisini paylaştı.
- "Kanserin erken tanısında fiziki muayene işin yüzde 95'i"
Prof. Dr. Serdar Turhal, Türkiye'nin, kanser hastalığının tedavisi için sürdürülen endüstri destekli çalışmalarda oldukça iyi bir durumda olduğunu vurgulayarak, fakat 80 milyonluk bir ülkenin daha yüksek bir potansiyele sahip olduğunu, çalışmaların artması için gayret gösterdiklerini söyledi.
Kanserde erken tanı ve teşhisin önemine işaret eden Turhal, şöyle devam etti:
"Korkularımız nedeniyle bu tetkikleri yapmaktan kaçınıyoruz. Kansere erken tanı konduğunda şifa buluyorsunuz ama geç olduğu zaman tedavilerimiz daha çok hayatı uzatmak, ölümü geciktirmek için oluyor. Onun için bütün gayretlerimizi erken tanı üzerine yapıyoruz. Erken tanı için birtakım öneriler var. Senede bir doktora görünmek, gereken tetkiklerin yapılması gibi. Erken tanı demek, sürekli PET çektirelim anlamına gelmiyor. Doktorun, ne gibi riskler olduğuna ve bunun için hangi tetkiklerin yapılması gerektiğine karar vermesi lazım. Fiziki muayene ve hastanın dikkatli bir şekilde dinlenilmesi hala işin yüzde 95'i, o pahalı tetkikler ancak onlara yardımcı olabilecek şeyler. Bunun için doktorların söylediği yollardan gidilmesi en önemlisi."
- Vücuttaki mikropların kanser oluşumundaki rolü
Prof. Dr. Turhal, her insanın vücudunda yaklaşık 2,5 kilogram "mikrobiyata" adı verilen bakterilerin olduğunu ve mikrobiyatanın kanser hastalığının oluşumu ve tedaviye olan cevabı konusundaki rolüyle ilgili çalışmaların yapılmasının önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Bu bakterilerin insan vücudundaki işlevlerde ve çalışmalarda önemli rol oynadığının düşünüldüğünü aktaran Turhal, "Mikrobiyatanın, kanser gibi bu tür hastalıkların ön habercisi olduğu ya da bu hastalıklarla mücadelede etkili rolleri olabileceği düşünülüyor. Bununla ilgili araştırmalar yapılıyor. Henüz sonuçlanmış bir şey yok ama mikrobiyata, önümüzdeki yıllar için ilgi çeken araştırma yürüttüğümüz bir konu." dedi.
Kanserin tedavi sürecine de değinen Prof. Dr. Serdar Turhal, bu süreçte hastaların medikal onkoloji doktorlarıyla birlikte hareket etmesi ve bu konuda ihtisaslaşmış merkezlerde tedavi almaları gerektiğinin altını çizdi.
Hastalara kanser tedavisiyle ilgili çalışmalara katılmaları önerisinde bulunan Prof. Dr. Turhal, "Yani 'Biz denek miyiz, kobay mıyız?' diye düşünmemeleri lazım. Bu çalışmalar, hastalarımıza normal şartlarda verme imkanımız olmayacağı birtakım ilaçları verme imkanı tanıyor. Bir doktorun hastasına zarar verecek bir şey yapması mevzu bahis olamaz. Zaten bu çalışmalar, Sağlık Bakanlığının denetiminde yapılıyor." diye konuştu.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










