ALERJİK REAKSİYONLARDAKİ BÜYÜK TEHLİKE
Halk arasında ''şok'' olarak bilinen anafilaksi, gıda, ilaç, kauçuk, böcek, çayır ya da farklı nedenlere bağlı ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar sonrasında,..

29 Eylül 2010 Çarşamba 10:33
Halk arasında ''şok'' olarak bilinen anafilaksi, gıda, ilaç, kauçuk, böcek, çayır ya da farklı nedenlere bağlı ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar sonrasında, nefes almada güçlük ve bilinç kaybıyla birlikte ölümle sonuçlanabilir.
Uzmanlar, fıstık, ceviz, fındık, deniz kabukluları, balık, süt, yumurta ile antibiyotiklerin ilk sırada gelen alerjenler olduğu ve ağır anafilaksiye neden olabildiği, astım atağı, yorgunluk, panik atak, yabancı cisim aspirasyonu, kardiyovasküler hastalıklar, nöbet ve inme gibi hastalıkların varlığının da anafilaksi riskini artırdığı uyarısında bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji Klinik Şefi Prof. Dr. İlknur Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anafilaksinin ani başlayan ağır alerjik bir reaksiyon olduğunu, nefes almada güçlük, bilinç kaybı ve ölümle sonuçlanabildiğini söyledi.
Anafilaksinin, hızlı tedavi gerektiren acil bir durum olduğuna ve takibinin alerjist tarafından yürütülmesi gerektiğine dikkati çeken Bostancı, anafilaksinin görülme sıklığının bölgesel olarak değiştiğini belirtti. Bostancı, ''Toplumda tüm tetikleyicilere bağlı gelişen anafilaksi sıklığı ile ilgili 1999-2008 yılları arasında yayınlanan 10 çalışmaya göre, yılda her 100 bin kişide 7 ila 70 arasında değişmektedir. 2008'deki çalışmada da 0-19 yaş arasındaki anafilaksi sıklığı her 100 binde 70 olarak gösterilmiştir'' diye konuştu.
Bostancı, alerjiye en çok gıda, ilaçlar, böcek sokmaları ve lateks (kauçuk) olduğunu belirterek, ''Toplumun yüzde 15'inin anafilaksi riski altında olduğu kabul edilmektedir'' dedi.
ANAFİLAKSİYE NEDEN OLABİLECEK GIDALAR
Bostancı'nın verdiği bilgiye göre, süt, yumurta, fıstık, ceviz, fındık, deniz kabukluları, balık gibi besinler ağır anafilaksiye neden olabiliyor.
Antibiyotikler ve geriatrik hastalarda en fazla kullanılan ilaçlar en sık anafilaksiye yol açan ilaçları içeriyor. Ameliyat sonrası kullanılan sıvılar, aşılar, kan ve kan ürünleri, röntgen filmi çekimi sırasında vücuda gönderilen X ışınlarını tutan, o bölgeden X ışınlarının geçişine izin vermeyen maddeler ve epilepsi ilaçları ile diğer ilaçlar anafilaksi ve/veya anafilaksi benzeri reaksiyonlara neden olabiliyor.
Yaban arıları, bal arısı, ateş karıncaları gibi ısırmaları ile zehir bırakan böcekler çoğu kişide rahatsızlık hissine neden olurken, duyarlı kişilerde ölüme kadar ilerleyebilen reaksiyonlara yol açabiliyor.
Halk arasında kauçuk olarak bilinen lateks de alerji etken maddeleri içinde yer alıyor. En şiddetli reaksiyonlar cerrahi sırasında iç organlara veya mukozalara lateksin teması ile oluyor. Riskli gruplarda (sağlık personeli, sık cerrahi operasyon geçirenlerde, spina bifidalı, AIDS'li ve katater kullanan hastalar) daha sık görülüyor.
Egzersiz de nadir olarak anafilaksiye neden olabiliyor. Erkeklerde ve ileri yaşta görülme sıklığı daha çok artıyor.
Bunların dışında da vücut sıvıları, hormonlar ve aşırı sıcakla temas sonrası anafilaksi görülebiliyor.
KAŞINTI, ÖKSÜRÜK, NEFES DARLIĞINA DİKKAT
Anaflaksi riski, alerjinin etkili olduğu bölgeye ve alerjinin seyrine göre değişiklik gösterebiliyor.
Deride reaksiyon olduğunda yüzde 70-80 tutulum görülüyor. Reaksiyon, kaşıntı, karıncalanma, sıcak basması, yüzde kızarma, kurdeşen, tüm vücutta ya da göz çevresinde şişme, şişlik, kırmızılık, dudak, dil, küçük dil ve yumuşak damakta kaşıntı ve şişlik, dış kulak yolu, avuç içi, ayak tabanı ve genital bölgede kaşıntı ile kendini gösteriyor.
Solunum sisteminde alerji sıklığı yüzde 70 oranında görülüyor. Burunda akıntı, kaşıntı, tıkanıklık ve hapşırık uyarıcı oluyor.
Gırtlakta da alerjik reaksiyon, kaşıntı, ses kısıklığı, boğulma hissi, öksürük, göğüste sıkışma hissi, ses kısıklığı, ses renginin değişmesi, yutma güçlüğü ile kendini gösteriyor.
Akciğerde alerjik reaksiyonda nefes darlığı, öksürük, hışıltı ve solunum yetmezliği belirtileri görülüyor.
Dolaşım sisteminde alerjik reaksiyon gelişme riski yüzde 45 oranında görülüyor. Hipotansiyon, taşikardi, şok, bayılma, göğüs ağrısı, kalbin az veya çok çarpması, kalp durması ile ortaya çıkabiliyor.
Mide ve bağırsakları içeren gastrointestnal sistemde de yüzde 45 oranında alerji gelişebiliyor. Bulantı, ağrı, kramp, kusma, ishal ile kendini gösteriyor.
Yüzde 15 oranında nörolojik bölgede alerji ortaya çıkabiliyor. Ölüm korkusu, huzursuzluk, bilinç değişiklikleri, baş ağrısı, sara nöbeti, bulanık görme, ani davranış değişiklikleri belirtileri ile ortaya çıkıyor.
Bunların dışında terleme, rahmin kasılması, idrar kaçırma ve ağızda metalik tat da alerji geliştiğinin belirtileri olarak dikkat çekiyor.
Anaflaksi, alerjen ile karşılaşmayı izleyen ilk 2 saatte, özellikle 5-30 dakikada ortaya çıkıyor.
Belirtiler, ne kadar kısa sürede ortaya çıkarsa, reaksiyon o kadar ciddi seyirli oluyor. Bazen bulgular kendiliğinden gerileyip birkaç saat içerisinde tekrarlayabiliyor. Anafilaksi bulguları nadiren 32 saate kadar devam edebiliyor. En ciddi reaksiyonlar, kan basıncı düşüklüğü, nefes almada zorluk, şok ve bilinç kaybı olup ölümle sonuçlanabiliyor.
Bir kişide ani gelişen kurdeşen, astım atağı, yorgunluk, panik atak, yabancı cisim aspirasyonu, kardiyovasküler hastalıklar, nöbet ve inme gibi nörolojik hastalıkların varlığı da anafilaksi riskine neden oluyor.
''ADRENALİN UYGULAMASINDA GEÇ KALINMAMALI''
Anafilaksi geliştiğinde acilen havayolu, solunum, dolaşım ve bilinç durumu değerlendirilmesi yapılarak, hastanın yatar duruma getirilerek ayaklarının yükseltilmesi gerekiyor.
Hekim kontrolü ile birlikte ilaç uygulamasına geçilmesi ve geç kalınmadan adrenalin uygulanması gerekiyor. Anafilaksinin seyrine göre hastaya adrenalin ile birlikte sıvı ve oksijen de veriliyor. Çocuklarda alerjik reaksiyon bulgusu halinde H-1 antagonist tedavisi de uygulanıyor.
Anafilaksi hastalarının, tedavi sonrası belli bir süre izlenmesi önem taşıyor. Bu süre, solunum sistemi bulgusu olanlarda 6-8 saati, kardiyovasküler hastalık bulgusu olanlarda en az 24 saati kapsıyor. Taburcu olduktan sonra 72 saat süre ile histamine karşı etki yaparak alerjiyi tedavi eden antihistaminik ve kortizonlu ilaçların kullanılması gerekiyor.
ANAFİLAKSİ ÖYKÜSÜ OLANLARDA TEKRARLAMA OLABİLİR
Anafilaksi riskinden korunmak için şunlara dikkat edilmesi gerekiyor:
''Kişinin hastalık öyküsü iyi bilinmeli. Sağlık kuruluşlarında anafilaksi ile ilgili tüm ekipmanlar bulunmalı. Damardan ilaç uygulanmasından kaçınılmalı. İlaç uygulamalarından sonra hasta, yaklaşık 30 dakika kadar hastane içinde tutulmalı. Yumurta proteini içeren aşıların uygulanması öncesinde, mutlaka kişinin yumurta alerjisi olup olmadığı değerlendirilmeli. Kauçuk alerjisi olanlara kauçuk bulunmayan ürünler kullanılmalı. Arılara anafilaksisi olanlara duyarsızlaştırma önerilmeli. Besin ve ilaç alerjisi olanlarda çapraz reaksiyonlara yönelik ayrıntılı liste verilmeli. Alternatifi olmayan bir ilacın mutlaka uygulanması gerekiyorsa, desensitizasyon ve premedikasyon yapılmalı. B Bloker, ACE inhibitörleri, MAO inhibitörleri ve trisiklik antidepresan gibi ilaçlar anaflaksi tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini azalttığından, riskli hastalarda kullanımlarından kaçınılmalı. Anafilaksi öyküsü olan hastalarda yüzde 30-35 tekrarlama durumu söz konusu olduğundan, acil eylem planı verilmeli. Adrenalin otoenjektör kullanımı önerilmeli ve eğitimi verilmeli.''
Kış çaylarına dikkatSoğuk havalarla birlikte bitki çaylarına ilgi artıyor. Ancak kış çaylarını gelişigüzel hazırlamak ya da fazla tüketmek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İşte kış çaylarıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar…17 Şubat 2026 Salı 16:18BESLENME VE DİYET
Yerli biyosensör glioblastoma tanısını dakikalara indirdiİzmir'de girişimci Aleyna Yıldız ve ekibi, hastaların kan, idrar ve tükürük gibi vücut sıvılarından kötü huylu beyin tümörünü (glioblastoma) dakikalar içinde tespit eden elektrokimyasal biyosensör geliştirdi.17 Şubat 2026 Salı 16:16BASIN HABERLERİ
'Palyatif bakım hastası zorla sevk edildi' iddiasıSarıyer Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde palyatif bakım gören O.D’nin, tadilat gerekçesiyle yatağından alınarak başka bir kuruma sevk edildiği ve bu süreçte zarar gördüğü öne sürüldü.17 Şubat 2026 Salı 16:14BASIN HABERLERİ
85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayeneSon bir yılda Türkiye’de 1 milyar 200 milyon muayene yapılmasına dikkat çeken Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, hasta sayısının artırılmasının kaliteyi düşürdüğünü söyledi.17 Şubat 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Eczacılık ve diş hekimliği kontenjanları vakıf üniversitelerinde de azaltılacakYükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversiteleri için de geçerli olacaktır." dedi.17 Şubat 2026 Salı 16:11BASIN HABERLERİ
Doktorların haberi olmadan 1327 ilaç yazmışlar! Usulsüz reçete operasyonunda 7 gözaltıHatay'ın Dörtyol ilçesindeki Devlet Hastanesinde doktorların haberi olmadan usulsüz reçete yazıldı.17 Şubat 2026 Salı 16:09BASIN HABERLERİ
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tüp Bebek Merkezi, yeniden hasta kabulüne başladıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesindeki Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi (Tüp Bebek Merkezi), ileri düzey teknolojik donanım ile yeniden hasta kabulüne başladı.17 Şubat 2026 Salı 16:06BASIN HABERLERİ
Hayvan sağlığı ve refahı uluslararası iş birlikleriyle korunacakHayvan refahının artırılması, bulaşıcı hastalıkların uygun yöntemlerle önlenmesi ve kontrol edilmesi amacıyla uluslararası destek çağrısına çıkıldı.17 Şubat 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
7 saatlik operasyonla tümörlü dokudan kurtulduAlzheimer hastası Salim Piştav (80), 4'üncü evre tükürük bezi kanseri tanısı aldıktan sonra sevk edildiği Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen 7 saatlik operasyonla tümörlü dokudan kurtularak sağlığına kavuştu.17 Şubat 2026 Salı 16:03BASIN HABERLERİ
81 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesinde, 81 yaşındaki prostat kanseri hastası Hayri Boz, ender uygulanan laparoskopik (kapalı) yöntemle ameliyat edildi.17 Şubat 2026 Salı 15:57BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










