“ALZHEİMER HER BEŞ YILDA İKİ KAT ARTIYOR”
Alzheimer hastalığının unutkanlığın yanı sıra pek çok zihinsel fonksiyonu da etkilendiğini belirten Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.

20 Eylül 2023 Çarşamba 12:08
Alzheimer hastalığının unutkanlığın yanı sıra pek çok zihinsel fonksiyonu da etkilendiğini belirten Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, hastalığın her beş yılda iki kat arttığına dikkat çekti.
Günümüzde en sık görülen bunama çeşidi olan alzheimer hastalığı ile ilgili bilgi veren İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, ileri yaşlara erişen her bireyin alzheimera yakalanmasının söz konusu olmadığını ancak göreceli olarak alzheimer görülme sıklığının da yaşla birlikte arttığını ifade ederek, "65 yaş üstü bireylerde yaklaşık yüzde 5 civarında görülürken geçen her 5 yılda bir hastalık sıklığı 2 kat artar. 50 yıl önce ortalama yaşam süreleri çok daha kısa olduğundan 65 yaşına ulaşan ve geçen insan sayısı çok azdı. Bu kişilerin de belli bir kısmında Alzheimer gelişeceği düşünülürse, toplumda alzheimer sıklığı çok düşük olarak saptanıyordu. Oysa uzayan yaşam süreleriyle birlikte artık her ailede en az bir 80 yaş üstü birey bulunuyor. Hastalığın görülebileceği yaş grubu toplumda arttıkça da doğal olarak artık daha çok sayıda alzheimer hastası ile karşılaşıyoruz" dedi.
"Zihinsel fonksiyonları etkiliyor"
Tüm bunamaların alzheimer olmadığını belirten Prof. Dr. Topçuoğlu, "Alzheimer hastalığında temel şikayet unutkanlık olsa da aslında pek çok zihinsel fonksiyon bu hastalıktan etkilenmektedir. Konuşurken doğru kelime bulma güçlüğü, görsel şekilleri ve bunların 3 boyutlu yerleşimlerini anlama güçlüğü, karar verme ve tercih yapma güçlüğü gibi beynin değişik alanlarından köken alan fonksiyonlarda zayıflama bulguları görülebilir. Hastaları hekime başvurmaya yönlendiren en sık semptomlar arasında ise günlük hayatı güçleştiren unutkanlıklar, muhakeme kabiliyetinde azalma, günün tarihini takip edememe, önceden iyi bilinen yolları bulamama, yeni öğrenilen bir bilgi ya da yeni konuşulan bir konu hakkında sürekli benzer sorular sorma, finansal konular ve fatura ödemelerinde güçlük ve hatalar, eşyaları koyduğu yeri bulamama ya da eşyaları uygun olmayan yerlere koyma (sokak ayakkabılarını banyo dolabına koyma, televizyon kumandasını buzdolabına koyma vb.), duygu durumu ya da kişilik değişiklikleri, artmış kaygı ya da öfke sayılabilir" diye konuştu
"Genetik geçiş yüzde 1 etkili"
Hastalığın gelişiminde tek bir kesin sebebin belirtilemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Topçuoğlu, "Şu an kabul edilen görüş genetik etkenlerin, yaşam biçiminin ve çevresel etkilerin bireyleri birlikte etkilemesi sonucu hastalığın geliştiği yönündedir. Kesin olarak alzheimera sebep olduğu bilinen genler olmakla birlikte alzheimerda genetik geçiş vakaların yüzde 1'inden azında görülüyor. Aslında bu da hasta yakınları tarafından en sık sorulan sorulardan birini yanıtlamaktadır" dedi.
"Alzheimera ait yatkınlığa sahip olmak hastalığın ilk basamağı"
Bu konunun uzun yıllar boyunca bilimsel araştırmalara konu olduğunu belirten Prof. Dr. Topçuoğlu, "Bireylerin doğduğu andan itibaren sahip olduğu genetik materyal, sadece bireyin saç rengini, boyunu, ten rengini belirlemez. Aynı zamanda hayatı boyunca sahip olacağı, sahip olmaya yatkın olduğu hastalıkların da kodunu taşır. Alzheimera ait yatkınlığa sahip olmak, gelecekte Alzheimer hastası olmanın ilk basamağıdır. Buna ek olarak çevresel toksinler, çevresel uyaran azlığı, yetersiz uyku, uzun süreli fiziksel ve psikolojik strese maruz kalmak, alkol ve keyif verici madde kullanımı hastalığa yatkınlığı olan bireylerde hastalığın gelişimini kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır. Dolayısıyla aynı fiziksel çevrede, aynı ailede yetişmiş kardeşlerin bile bir kısmında hastalık görülürken, bazı kardeşlerde hiçbir zaman hastalık gelişmeyebilir. Bu durum, sağlıklı kardeşlerin, doğuştan gelen hastalığa yatkınlığa ait genetik materyale sahip olmaması ile açıklanabilir. Net olarak anlaşılması gereken şudur ki, bir kişinin beyin hücrelerinde ve beyin kimyasında alzheimera yatkınlığa yol açan genetik materyal yoksa kişi sadece çevresel etkilerle alzheimer hastalığına yakalanmayacaktır "diye konuştu.
Alzheimer'dan korunmanın yolları
Hastalığın seyrini iyileştirmek için tavsiyelerde bulunan Topçuoğlu, "İşleyen demir ışıldar! Zihin ne kadar meşgul tutulursa, ne kadar çok uyaran alırsa fonksiyonelliği o ölçüde devam eder. Genel olarak tüm demans hastaları, özel olarak ise Alzheimer hastaları belli bir aşamadan sonra yeni bilgi öğrenme, kaydetme ve bu bilgiyi geri çağırma yeteneklerini kaybedeler. Dolayısıyla bu hastalarda ilk hedef halihazırda sahip oldukları yetilerin korunabildiği kadar korunmasıdır. Bulmaca çözmek, kitap okumak, örgü örmek ve benzeri uğraşlar mevcut yetileri korumak açısından çok önemlidir. Ancak her birey ve her hasta şahsına özeldir. Hastalığın ilerleme hızı değişkenlik gösterebilir. Bu açıdan kesin olan bir şey varsa bulmaca çözmek alzheimerı önlemez ancak zihinsel yetilerin devamı ve bekası açısından son derece önemlidir. Özetle; bulmaca çözmeye devam" dedi.
Beslenmenin alzheimer gelişimi üzerindeki etkileri
Hastalık gelişiminde bahsedilen genetik dışındaki faktörlerin aslında beslenme ile çok yakın ilişkili olduğuna dikkat Topçuoğlu "Alzheimer ve benzeri nörodejeneratif (sinir sisteminde dejenerasyonla giden) hastalıkların patogenezinde oksidasyon ve inflamasyon oldukça önemli yer tutar. Dolayısıyla antioksidan ve antienflamatuvar besinler tüketimi, vücudu oksidasyon yan ürünlerinden korumak ve nöroproteksiyona (sinir hücrelerinin korunmasına) katkıda bulunan besinler önem taşır. Aslına bakılırsa oksidatif stresi önlemek, ya da azaltmak genel olarak tüm vücut sistemleri için önemli olup kalp damar hastalıklarından kansere kadar geniş yelpazede üstünde durulması gereken bir konudur. Meyve, sebze, tam tahıllar, tohumlar/çekirdekler, kuruyemişler, zeytinyağı ve zeytinyağlı sebze yemekleri gibi besinleri içeren Akdeniz diyetiyle beslenme desteklenmelidir. Her gün mümkünse en az 3 porsiyon değişik renkte sebze ve meyve tüketilmelidir. Günde en az 6-8 bardak sıvı tüketimi önemlidir. Su en kolay tercih olmakla birlikte alkol dışındaki tüm sıvılar hesaba alınabilir. Bunun yanında nöroproteksiyona katkı sağladığı düşünülen besinler arasında ceviz, antep fıstığı, makademya, kaju, badem, zerdeçal, tarçın sayılabilir. Antienflamatuvar besinler de beyin sağlığı açısından önemli yer tutar. Bunların içinde de en kolay temin edilenler hindistancevizi yağı, biberiye, yine zeytinyağı, ton balığı, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar, lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler ve soya ürünleridir" şeklinde konuştu.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










