AMERİKALI PROFESÖR 112 ÜLKE GEZDİ TÜRKİYE’YE YERLEŞTİ
Amerika, Hindistan, Macaristan, Pakistan gibi ülkelerden gelip Türkiye’de öğretim görevlisi olarak çalışan yabancılar, deneyimlerini, Türk öğrencileri, dersleri nasıl işlediklerini ve Türkiye’yi anlattı

31 Ocak 2020 Cuma 08:14
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yabancı uyruklu öğretim elemanlarının istihdamıyla ilgili usul ve esasları güncelledi. Dil hazırlık sınıflarında görev alacak öğretim görevlilerinin istihdamında artık ana dil kriteri yeterli sayılmayacak, bununla ilgili akademik tecrübe, iş deneyimi ve uluslararası sertifikalara sahip olma gibi yeni kriterler aranacak. 20 Ocak’tan itibaren yapılacak tekliflerde geçerli olacak kriterleri farklı ülkelerden gelip Türkiye’de görev yapan öğretim görevlileri değerlendirdi.
YÖK’ün aldığı kararı doğru bulan yabancı öğretim görevlileri, kalite için akademisyenlerin sürekli kendilerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Türk öğrencileri öğrenmeye açık ve çalışkan bulduklarını söyleyen yabancılar, Türkiye’yi özellikle İstanbul’u çok sevdikleri için burada olduklarını dile getirdi. Türkiye’deki akademik kültürün çok gelişmiş olduğunu aktaran öğretim görevlileri, İngilizce bilmenin önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Mosier: 50’den fazla yayınım var, 2 kitap çıkardım
Bilişsel gelişim, sinir bilimi ve psikoloji alanında İGÜ’de dersler veren Amerikalı Prof. Dr. William Mosier, yükseköğretimde kaliteyi artırmaya yönelik herhangi bir yeniliğe olumlu baktığını söyledi. Prof. Dr. Mosier, “Öğrencilere ders anlatan hocalarının kalitesi artarsa öğrencilerin kalitesini de etkileyecektir” dedi.
Güney California Üniversitesi, Çocuk Gelişimi ve Danışmanlık Bölümü’nden mezun olduğunu aktaran Prof. Dr. Mosier, “Alanımla ilgili çeşitli dergilerde 50’den fazla yayınım var. İki kitap çıkardım. Özellikle aile dinamikleri, çocuk gelişimi, otizmli ve engelli çocuklar üzerine çalışmalar yapıyorum” diye konuştu.
“Yaşamak için şehir seçme şansım olsa istanbul’u seçerdim”
Geçen yıl Türkiye’ye geldiğini söyleyen Prof. Dr. Mosier, “İstanbul çok güzel bir şehir olduğu için buradayım. Dünya üzerinde yaşamak için bir şehir seçme şansım olsaydı İstanbul’u seçerdim. 100’ün üzerinde ülkede görev yaptım. Oğlum harita üzerinden gittiğim ülkeleri işaretliyor, sayısını o bilir ama 112 ülke olabilir. Bende en çok iz bırakan ülke Türkiye’dir. Bence Türkiye ziyaret etmek için çok güzel bir ülke” ifadelerini kullandı.
Derslerinde bütüncül yaklaşımdan yana olduğunu aktaran Prof. Dr. Mosier, “Sadece ben konuşarak ders anlatmıyorum. Müzakere ortamı yaratıyorum. Dersi sunumlar üzerinden yapıyorum. Sunumlarda interaktif bir metot kullanıyorum. Öğrencilerin de ders katılmasını sağlıyorum” dedi.
“Türkiye’nin akademik kültürü çok gelişmiş”
YÖK’ün yeni düzenlemesinin kendilerine de katkı sağlayacağını söyleyen Hindistanlı Asistan Profesör Ashifa K.M ise, daha fazla makale yayınlayıp, kitap yazacaklarını dile getirerek, “Düzenleme özellikle sosyal bilimler alanında çalışan öğretim görevlilerini daha çok yayın yapmaya ve geliştirmeye teşvik edecektir” diye konuştu.
Gandhigram Rural Institute’den mezun olan ve sosyal hizmet alanında eğitim veren Ashifa K.M, Türk öğrencilerin analitik düşündüğünü dile getirdi. Türkiye’nin akademik kültürünün çok gelişmiş olduğunu söyleyen Ashifa K.M, “3 aydır Türkiye’deyim. İş birlikçi metot üzerinden ders anlatıyorum. Derslerde sadece ben konuşmuyorum, tartışma ortamında kendini ifade eden öğrencilerin olmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Öğrenim yorucu değil eğlenceli olmalı”
Yatırım analizi ve portföy yönetimi dersi veren Nijeryalı Dr. öğretim üyesi Festus Victor Bekun da, “Yakındoğu Üniversitesi’nden mezunum. 55’in üzerinde yayınlanmış makalem var. 35’i Bilimsel Bilgi Enstitüsü tarafından oluşturulan Web of Science’ta taranıyor. 15’i ise Scopus dergisinde yayınlandı. Öğrenimin iki taraflı olduğunu düşünüyorum. Öğrenciden iyi bir sonuç almak için iyi eğitim vermek zorundayız. Derslerimde etkileşim modelini kullanıyorum. Sunumlar, tartışmalarla kendilerini ortaya koymalarını sağlıyor. Aynı zamanda bir hoca öğrencilerini motive etmelidir. Motive etmek için ödevlerde grup çalışmalarını teşvik ediyorum. Eğitimin eğlenceli olması taraftarıyım. Öğrenim yorucu değil eğlenceli olmalı” diye konuştu.
Erasmus kademisyen Değişim Programıyla Türkiye’ye geldi
Erasmus Akademisyen Değişimi programı ile Macaristan Dunaújváros Üniversitesi, İletişim ve Medya Bilimleri Bölümü’nden İGÜ’ye geldiğini söyleyen Dr. Annamaria Csiszer ise, Türkiye ile ortak tarihsel köklerimiz var ama daha önce hiç bulunmamıştım o yüzden Türkiye’yi seçtim. Olumlu düşüncelerim olduğu için daha uzun süre kalmalıyım diye düşündüm. Eğitim bütün dünyada önemli bir olgu. Özellikle sosyal bilimler alanında sürekli gelişme olduğu için bu alanda çalışanlar kendini devamlı geliştirmek zorunda. Böylece gençlerin de gelişimine katkı sağlarız. Macaristan’da çok farklı etnik kökende öğrencilere ders verdim. Türkiye’de de kültürel farklılıkları gözlemliyorum ve çok önemli buluyorum” dedi.
“Pakistan’da ilk 7 bilim insanı arasındayım”
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde ders veren Pakistanlı Doç. Dr. Shehzad Ashraf da “Makalelerdeki yazım kalitesinin yükselmesi için girişimi çok değerli buluyorum. Eğitimde kalite için araştırmak ve kendini geliştirmek çok önemli. Sürekli okumak gerekiyor. 80’den fazla makale yazdım. 60’ı Web of Science’ta taranan dergilerde yer aldı. Eserlerim 4 binden fazla atıf aldı. İşlevsel bilgisayar programcılığında Pakistan’da ilk 7 bilim insanı arasındayım” ifadelerini kullandı.
Türk öğrencilerin eğitime açık olduklarını aktaran Ashraf, “Öğrenme istekleri var ancak burada en önemli bariyer olarak ben dil sorununu görüyorum. Eğitim dili teknolojik İngilizce öğrenciler bu konuda biraz zorlanıyor. Çözüm olarak bence dil eğitimine daha çok sermaye yatırılması gerekiyor” dedi.
Sialkot Üniversitesi’nden mezun olan Ashraf, Türkiye’nin çok güzel bir ülke olduğunu söyleyerek, “Arkadaşlarım da burayı ziyaret etmişti. Türk insanını çok arkadaş canlısı ve yardımsever buluyorum. Çok zengin tarihi olan bir ülke. O yüzden buradayım ve kararımla onur duyuyorum” diye konuştu.
Hedefleri gerçekleştirmek için nitelikli insan gücü şart
Yeni düzenlemenin gerekli olduğunu söyleyen İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Akreditasyondan ve Kaliteden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nail Öztaş, “Türkiye’nin 2023 yılı hedefi 500 bin uluslararası öğrenciye ulaşmak. Şu anda 190 bin öğrenciyi geçtik. Düzenleme Türkiye’nin çıkarları, hedeflediği vizyon, uluslararası coğrafyadaki rolümüz için gereklidir. Uluslararası öğrenciyi çekebilmek ve içeride hedeflediğimiz bilgi ve teknoloji üretimini gerçekleştirmek için nitelikli insan gücüne ihtiyacımız var” dedi.
Doktoralı insan gücü açığı var
Yeni mesleklerin ortaya çıkacağını vurgulayan Prof. Dr. Öztaş, “YÖK’ün araştırmasına göre yıllık ihtiyacımız olan doktoralı insan gücünü henüz yetiştiremiyoruz. 207 üniversitemiz var ve bu üniversitelere doktoralı insan gücü gerekiyor. Reel sektörün de buna ihtiyacı var. Yıllık mezun olan doktoralı öğrenci sayımız 5 bin civarında ama bu sayının 12 bin olması lazım” diye konuştu.
23 ülkeden 53 öğretim görevlisi
Çıtanın yukarıya çıkması için YÖK’ün belirlediği kriterlerin gelmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Öztaş, “23 farklı ülkeden 53 yabancı öğretim üyemiz var. Öğretim üyesi alırken nitelikli okullardan mezun olup olmadığına bakıyoruz. Bünyemizdeki öğretim görevlilerinin birçoğu dünyanın ilk bin üniversitesinde eğitim görmüş veya hocalık yapmış meslektaşlarımız. İkinci olarak yayınlarına zaten bakıyorduk, bize geldiğinde de araştırma ve yayınlarına devam etmesini istiyoruz” dedi.
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










