ANALİZ - UAEA'NIN NÜKLEER KRİZLERDEKİ MİSYONU: SINIRLILIKLARI NELER?
UAEA'nın, tespit edilen sorunların çözümünde bağımsız ve tarafsız şekilde küresel sorunlara çözüm getirirken, çok taraflılığın gereği olarak güç dengelerinden ziyade acil önlemleri önceliklendirmesi beklenmektedir.

29 Temmuz 2025 Salı 11:33
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İzzet Arı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) nükleer krizlerde oynadığı misyonu AA Analiz için kaleme aldı.
***
1957 yılında Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı bir organ olarak kurulan UAEA'nın 2025 yılı itibarıyla 178 üye ülkesi bulunmaktadır. UAEA, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılmasını teşvik etmek, nükleer silahların yayılmasını önlemek, üye devletlerin nükleer tesislerini denetlemek ile nükleer güvenlik, emniyet ve çevre koruma konusunda rehberlik sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu amaç altında UAEA'nın üç ana görevi bulunmaktadır.
- UAEA'nın görevleri nelerdir?
UAEA'nın üç ana görevi, denetim ve güvence, [1] teknik işbirliği ve destek [2] ile nükleer güvenlik ve emniyet sağlamaktır. [3] Denetim ve güvence görevi kapsamında nükleer tesislerin beyan edildiği şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve özellikle nükleer silah programı amacıyla faaliyetler gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği denetimini yapmak UAEA'nın en kritik görevi olarak kabul edilebilir. İkinci görev olan teknik işbirliği altında UAEA, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere sektörel ihtiyaçlara göre nükleer enerji ve teknoloji transferi, eğitim, ekipman ve tedarik konularında ülkelere destek sağlamaktadır. Nükleer güvenlik ve emniyet görevinde ise nükleer tesislerden kaynaklanabilecek radyoaktif madde ve kazaların önlenmesi ile kötü amaçlı kullanılmasının önüne geçilmesi için rehberlik sağlamak da UAEA'nın görevleri arasında yer almaktadır. [1]
UAEA'nın görevleri arasında sağlık, enerji, teknoloji gibi konularda barışçıl nükleer enerji ve teknolojilerinin yaygınlaşmasına katkı sağlama görevi kuruluşundan beri yer almaktadır. Son yıllarda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında nükleer enerjinin sıfır emisyonlu enerji kaynağı olarak kabul edilmesiyle UAEA için önemli bir alan açılmıştır. UAEA, ülkelere nükleer enerjinin baz yük olarak kullanılmasında ve enerji planlamasında teknik destek sağlamaktadır. Ayrıca UAEA, yeni nesil nükleer teknolojilerin yaygınlaştırılması ve küçük modüler reaktörlerin (SMR) kurulması konularında eğitimler vermektedir.
UAEA, Paris Anlaşması altında düşük karbonlu enerji çözümü olarak nükleer enerjiyi savunmakla kalmayıp ülkelerin anlaşma altındaki Ulusal Katkı Beyanlarını (Nationally Determined Contributions-NDCs) yerine getirmede azaltım, uyum ve teknoloji transferi başlıkları altında nükleer enerji programlarını teşvik etmektedir. Ayrıca iklim için nükleer enerji yatırımları, Dünya Bankası başta olmak üzere çok taraflı kalkınma bankalarının finansman sağlayacağı alan olarak yeniden gündeme gelmektedir. [2] Paris Anlaşması müzakereleri ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nda (COP), UAEA Atoms4Climate inisiyatifi ile iklim değişikliğiyle mücadelede nükleer enerji çözümü ve desteğini yaygınlaştırıcı faaliyetler sürdürmektedir. Ayrıca UAEA, ülkelerin nükleer programlarını denetleyerek onlara hem olası risklere karşı rehberlik hem de nükleer programların şeffaf biçimde yürütülmesinde yardımcı olmaktadır.
- UAEA tek başına yeterli otorite mi?
Diğer taraftan küresel ölçekte çok önemli bir diğer konu başlığı olan nükleer silahsızlanma altında ise UAEA'nın küresel sorunlara çözüm olmada aynı katkıyı sağlamak için tek başına yeterli olamadığı görülmektedir. Çünkü 1968 yılında kabul edilen ve ana amacı [3] nükleer silahların ve teknolojisinin yayılmasını önlemek olan Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na (Treaty on the Non-Proliferation of Nuclear Weapons -NPT) taraf olmayan ülkelerin nükleer silah ve enerji denetimini yapamaması ve nükleer silah sahibi ülkelerin silahsızlanmasını denetleyememesi UAEA'nın görevlerini tam olarak yerine getirememesine neden olmaktadır.
UAEA, nükleer silahı bulunmayan ülkelerde nükleer enerji ve malzemelerin silah amaçlı kullanılmadığını doğrulayan NPT'nin 3. maddesine göre anlaşmanın doğrulama otoritesidir. [4] UAEA, NPT'nin tarafı olan nükleer silahsız ülkelerin antlaşma kapsamında verdikleri nükleer silahların yayılmasının önlenmesi taahhütlerini yerine getirdiklerini doğrulamak için uluslararası güvenlik önlemlerini yönetmektedir. Bu önlemlerin amacı, "nükleer enerjinin barışçıl kullanımdan, nükleer silahlar veya diğer nükleer patlayıcı cihazlara yönlendirilmesini önlemektir." UAEA, bağımsız doğrulama çalışmalarıyla antlaşmanın uygulanmasında ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesinde vazgeçilmez rol oynamaktadır.
- UAEA'nın sınırlılıkları nelerdir?
Her ne kadar 1957 yılında yürürlüğe giren NPT ile güvenlik önlemlerinin oluşturulması, yönetimi ve teknik denetim görevi UAEA'ya verilmiş olsa da bu alandaki sorunlar hala devam etmektedir. UAEA, sadece NPT'ye taraf ülkeler için güvence denetimi (safeguards) yapabilmektedir. Eğer bir ülke antlaşmaya taraf değilse nükleer silah denetimi yapmak mümkün değildir. NPT'ye taraf olmayan ülkelerde denetim yapılamaması UAEA'nın ancak bir uluslararası veya çok taraflı anlaşma ile işlevselleşebildiğini göstermektedir. Bu durum anlaşmalar dışında UAEA'nın kuruluş görev ve sorumlulukları altında kurumsal yapısının zayıfladığını göstermektedir.
Ayrıca, İsrail, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore gibi ülkelerin NPT'ye taraf olmaması, bulundukları coğrafya ve oluşturabilecekleri riskler nedeniyle UAEA'nın barışçıl amaçlı nükleer enerji programlarındaki görevini de yerine getirememesine neden olmaktadır. Örneğin İsrail'in 1957 yılından bu yana UAEA'ya üye olmasına rağmen NPT'ye taraf olmaması, UAEA güvence denetimlerinin sadece sivil tesislerle sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Bu durum barışçıl olmayan nükleer enerji ve teknolojilerin yaratacağı sorunları ve çatışma riski taşıdığı diğer ülkelerin benzer yaklaşım izleyerek nükleer enerjinin silahlanma aracı olarak görülmesi tehlikesini beraberinde getirmektedir.
Benzer şekilde İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlarla yürütülmesini sağlamayı hedefleyen İran Nükleer Anlaşması (JCPOA) kapsamında UAEA'nın İran'ın nükleer taahhütlerine uyumunu doğrulama ve izleme rolü bulunmaktaydı. Ancak 2018 yılında ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımların istenilen düzeyde olmamasına neden olmuştur. UAEA, JCPOA'nın yeniden yürürlüğe girmesi halinde etkili doğrulama ve izleme faaliyetlerini yeniden başlatmaya hazır olduğunu ilan etmesinin [6] ötesine geçememektedir.
Aynı şekilde NPT'ye taraf olmayan ve UAEA ile herhangi bir işbirliği yapmayan Kuzey Kore ile ilgili görevler de dahil olmak üzere silahsızlanma ve silah kontrolü anlaşmaları kapsamındaki taahhütleri doğrulamaya hazır olduğunu belirten UAEA, tüm üye devletlerle şeffaf şekilde çalışmayı sürdürmek istemektedir. Ancak bunun için de yeni anlaşmaya ya da mevcut NPT'nin etkin uygulanmasına ihtiyaç vardır.
UAEA tüm bu gelişmeler ve küresel sorunlar altında 2024-2029 Orta Vadeli Stratejisi'nde (MTS), görevini yerine getirme konusundaki stratejik vizyonunu "nükleer enerjinin barışçıl kullanımını teşvik etmek ve askeri uygulamalarını önlemek" olarak özetlediği görülmektedir. [7] MTS, küresel kalkınma hedefleri, özellikle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris Anlaşması ile uyumlu sektörler arası öncelikleri vurgulamaktadır. Bu 5 yıllık dönemde UAEA'nın belirlediği 6 temel strateji arasında nükleer enerji ve teknolojilerin geliştirilmesi, nükleer bilim ve uygulamaların desteklenmesi, nükleer güvenlik ve emniyeti iyileştirme, teknik işbirliği sağlama, güvenlik önlemlerini güçlendirme ile etkili ve yenilikçi yönetimi sağlama yer almaktadır.
Tüm bu stratejilerin uygulanmasında mevcut çok taraflı anlaşmalar kapsamındaki UAEA'nın sorumlu olduğu alanlar dışında önümüzdeki yıllarda ilave çalışmalar yapılması gereği öne çıkmaktadır. Gelişen tehditler arasında; iklim değişikliği [1], salgın hastalıklar ve artan küresel enerji talebine hazırlıklı olunması [2] gerekliliği; küçük modüler reaktörler (SMR), füzyon ve nükleer-yenilenebilir hibrit sistemlerin uygulamaya geçirilmesi ihtiyacının artması; [3] tıp ve sanayide radyasyon ile izotop kullanımının yaygınlaşması; ayrıca siber riskler [4] ve güvenlik önlemlerinin doğrulanmasını etkileyen çatışmalar yer almaktadır.
UAEA'nın eleştirilere maruz kaldığı güvenlik önlemlerini güçlendirme stratejisi altında NPT'den doğan sorumlulukları ve görevleri ayrı yer tutmaktadır. Bu kapsamda UAEA, nükleer enerjinin kötüye kullanılmasını önlemek ve ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için güvenlik önlemlerini uygulamaya devam edeceği stratejiyi ana gündeminde tutarken bunu nasıl yapacağını da ortaya koyması gerekmektedir. UAEA'nın, tespit edilen sorunların çözümünde bağımsız ve tarafsız şekilde küresel sorunlara çözüm getirirken, çok taraflılığın gereği olarak güç dengelerinden ziyade acil önlemleri önceliklendirmesi beklenmektedir.
[1] https://www.iaea.org/about/overview
[2] https://www.reuters.com/business/energy/world-bank-iaea-cooperate-nuclear-power-development-safety-2025-06-26/
[3] https://treaties.unoda.org/t/npt
[4] https://treaties.unoda.org/t/npt
[5] https://www.iaea.org/topics/non-proliferation-treaty
[6] https://www.iaea.org/about/overview/medium-term-strategy
[7] https://www.iaea.org/about/overview/medium-term-strategy
[Doç. Dr. İzzet Arı, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi'dir.]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










