ARALIKLI ORUÇ AÇLIK SÜRESİNİ UZATARAK AŞIRI İNSÜLİN SALINIMINI AZALTIYOR
Uzamış açlık dönemlerine neden olan aralıklı oruç uygulamasının, açlık süresini uzatarak aşırı insülin salınımını azalttığı bildirildi.

05 Nisan 2025 Cumartesi 11:08
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Obezite, Dislipidemi, Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Alper Sönmez: "Akşam saat 18.00'den itibaren yemek yenilmemesi ertesi sabaha kadar bağırsakların dinlenmesine ve insülin salınımının azalmasına neden olur. Uzamış açlık dönemlerine neden olan aralıklı oruç uygulaması da açlık süresini uzatarak aşırı insülin salınımını azaltır"
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) Obezite, Dislipidemi, Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Alper Sönmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitenin artık küresel sağlık sorunu olduğunu ve birçok hastalığa zemin hazırladığını söyledi.
Obezitenin, yağ dokusu artışıyla karakterize, kronik ve ilerleyici bir hastalık olarak tanımlandığını aktaran Sönmez, tanı için beden kitle endeksine bakıldığını ancak bunun tek başına yeterli olmadığını, bel çevresi ölçüsünün önem taşıdığını vurguladı.
Sönmez, Türkiye'de bel çevresi değerlerinin kadınlarda 90, erkeklerde ise 100 santimetrenin üzerinde olmasının obezitenin göstergesi olduğuna işaret ederek, genetik yatkınlığın yanı sıra hormon hastalıkları, bazı ilaçlar, sosyoekonomik düzey, kültürel ve çevresel etmenler, stres faktörleri, uyku uyanıklık döngüsünün bozulması, yüksek kalorili besinlerin tüketilmesinin de obezitenin artmasına katkı sağladığını açıkladı.
Sönmez, obezitenin 200'den fazla hastalığın da nedeni olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Obezite diye bir sorunumuz olmasaydı, Tip 2 diyabet başta olmak üzere pek çok kronik metabolik hastalık çok daha az görülür veya hiç olmazdı. Obezitenin neden olduğu başlıca hastalıklar Tip 2 diyabet, yağlı karaciğer, hipertansiyon, koroner arter hastalıkları, inme, kalp yetmezliği, uyku bozuklukları, depresyon, kaygı bozukluğu, kanserler, romatizmal hastalıklar, gut, topuk dikeni, polikistik over, kısırlık, idrar kaçırma, astım, uyku apnesi bunlar arasında yer alıyor."
- "İnsülin direnci obezitenin nedeni değil, sonucudur"
Prof. Dr. Sönmez, insülin direncinin genellikle obezite ile anılan bir kavram olduğunu hatırlatarak, insülin hormonunun kandaki şekerin hücrelerce alınmasını ve enerji olarak kullanılmasını sağladığını ifade etti.
İnsülinin şekeri hücrelere sokma yeteneğinin azalmasına da insülin direnci denildiğini ifade eden Sönmez, "Günümüzde insülin direnci terimi neredeyse kilo fazlalığı ve obezite ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşım büyük ölçüde doğrudur. Yağ dokusundaki artış insülin direncinin en önemli nedenidir. Birçok kişi insülin direncinin obeziteye neden olduğunu düşünür. Oysa gerçek bunun tam tersidir. İnsülin direnci obezitenin nedeni değil, sonucudur." diye konuştu.
Sönmez, insülin direncini tespit eden ve herkesçe kabul edilmiş bir yöntem ile eşik değer olmadığının altını çizerek, insülin salınımını birçok faktörün etkilediğini ve insülin düzeyinin gün içinde sürekli değişkenlik gösterdiğini vurguladı.
Farklı laboratuvarlar ve farklı insülin kitleri kullanıldığını ve bunların sonuçlarının da farklı olabildiğine dikkati çeken Sönmez, "Günlük klinik değerlendirmelerimizde, bel çevresi geniş, kan şekeri, kan yağları veya kan basıncı yüksek olan herkeste insülin direnci olduğunu kabul etmek ve hastaları ona göre yönetmek en doğrusudur." uyarısında bulundu.
"Geçmişte atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan bir savunma sistemi olan insülin direnci, günümüzde diyabet, kalp damar hastalıkları, kanser gibi pek çok hastalığa neden olarak modern yaşamda büyük bir tehdit haline gelmiştir." diyen Sönmez, insülin direnci olan kişilerde kan dolaşımındaki glukozun dokulara giremediğinden, insülin direnci olan kişilerde sık acıkma, özellikle şekerli ürün yeme isteği, sürekli yorgunluk ve uyku hali, konsantrasyon güçlüğü görüldüğünü söyledi.
İnsülin direncinin obeziteye neden olmayacağını tekrarlayan Sönmez, şunları kaydetti:
"Aşırı kalori alımından sakınmak gerekir. Aşırı kilo alımının en önemli nedeni doğrudan şeker, şekerli içecekler, rafine edilmiş karbonhidratlar olan pastane mamulleri, beyaz ekmek, paketlenmiş gıdalar ve üzüm, incir, kavun, karpuz gibi lifsiz yaz meyvelerini kontrolsüz tüketmektir. Bu ürünler kilo alımını arttırır ve insülin salınımını tetiklerler. Bitkisel lif tüketimi ne kadar arttırılırsa insülin salınımını o kadar kontrol edilir. Bu nedenle özellikle bitkisel ağırlıklı beslenilmeli ve karbonhidrat kaynağı olarak baklagiller, tahıllar tercih edilmelidir.
Beslenmeyle ilgili bir başka ipucu da uzun açlık süreleri yaratmaktır. Akşam saat 18.00'den itibaren yemek yenilmemesi ertesi sabaha kadar bağırsakların dinlenmesine ve insülin salınımının azalmasına neden olur. Uzamış açlık dönemlerine neden olan aralıklı oruç uygulaması da açlık süresini uzatarak aşırı insülin salınımını azaltır."
Erzurum'da stratejik ilaçların ham maddesi üretiliyorErzurum’da Atatürk Üniversitesi öncülüğünde 88 bilim insanı, hasta tedavisinde kullanılacak stratejik öneme sahip 11 grupta ilaç ham maddelerini yeni yöntemlerle üretiyor.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:50BASIN HABERLERİ
İngiltere'de 'gözünü kaybedersin' denildi, Türkiye'de sağlığına kavuştuİngiltere'nin başkenti Londra'da yaşayan ve gözündeki rahatsızlık nedeniyle görme kaybı bulunan 77 yaşındaki Caroline Edith, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde geçirdiği operasyonun ardından görme yetisini yeniden kazandı.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:44BASIN HABERLERİ
Araştırma: Meme kanseri taramasında yapay zeka kullanımı geç teşhisleri azaltıyorİsveç'te yapılan bir araştırma, meme kanseri taramalarında yapay zeka kullanımının erken teşhis oranlarını artırdığını ortaya koydu.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:37DÜNYADA SAĞLIK
Dicle Üniversitesi Hastanelerine geçen yıl 10 bini İstanbul’dan, 285 bin hasta il dışından geldiDicle Üniversitesi Hastanelerinde 2025 yılı içerisinde 1 milyon 180 binden fazla kişi tedavi gördü.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:35BASIN HABERLERİ
Araştırma: Fazla kilo vasküler demans riskini artırıyorÇalışma, sağlıklı kilonun korunması ve tansiyonun kontrol altında tutulmasının ilerleyen yaşlarda demans riskini azaltmada kritik rol oynayabileceğine işaret ediyor.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:23DÜNYADA SAĞLIK
Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik varDünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayınladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:20DÜNYADA SAĞLIK
Agresif melanom için umut: Aşı vücudun kanserle savaşma potansiyelini açığa çıkarabilirModerna ve Merck tarafından geliştirilen kişiselleştirilmiş mRNA aşısı, yüksek riskli cilt kanseri hastalarında kalıcı yararlar sağladığını gösteriyor.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:17DÜNYADA SAĞLIK
ABD’de doğum öncesi taramalarda yapay zeka dönemi başlıyorPrenatal ultrasonlar, fetal anomalilerin yarısına kadarını gözden kaçırabiliyor. ABD tarafından yeni onaylanan yapay zeka destekli bir araç bu açığı kapatmaya yardımcı olabilir.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:15DÜNYADA SAĞLIK
Hastanenin güvenlik kulübesine çarpan hafif ticari araçtaki baba ve oğlu yaralandıZonguldak'ta hastanenin güvenlik kulübesine çarpan hafif ticari aracın sürücü ile yanındaki oğlu yaralandı.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:12BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk çocuk nöro-onkoloji polikliniği Ankara'da hizmete açıldıTürkiye kamu sağlık sisteminde bir ilk olan çocuk nöro-onkoloji polikliniği, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hastanesi bünyesinde hizmete açıldı.02 Şubat 2026 Pazartesi 12:09BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










