AŞI TEREDDÜDÜ KIRILIRSA SONBAHARA KADAR DELTA VARYANTI KONTROL ALTINA ALINABİLİR
ABD Jackson Laboratuvarı Enstitüsü'nde baş araştırmacı olarak görev yapan Prof. Dr. Derya Unutmaz: "Şu anda özellikle deltaya karşı çift doz BioNTech çok önemli. "

22 Ağustos 2021 Pazar 11:18
"Ya da 2 doz Sinovac-1 doz BioNTech; 3. doz burada gerekli. Bunun için henüz daha yüzde 40-50'lere yaklaşıyoruz. Yeterince insan aşılanmadı maalesef"
"İki doz Sinovac olanlarda ise 3. doza kesinlikle gerek var. Çünkü bunu başından beri biliyoruz. Sinovac bir önceki varyantlara karşı bile daha az etkiliydi. Enfekte olma riski daha fazlaydı çünkü yeterince antikor oluşturmuyor. Üçüncü dozu da Sinovac olabilirsiniz, o da antikor miktarınızı yükseltir ama biz BioNTech tavsiye ediyoruz. İkisi de aynı miktarda antikor oluştursa bile BioNTech'in oluşturduğu antikorların kalitesi daha iyi olacaktır"
"İsterseniz 10 doz yapın, artık bu virüsü dünyadan çıkaramazsınız. Aynı grip ve diğer virüslerde olduğu gibi. Ağır hastalığı, ölümleri minimuma düşüreceğimiz noktaya geldiğimiz zaman ki 3. dozda bu kesin olacaktır, bu şekilde bu virüsle beraber yaşamayı öğreneceğiz"
ABD'de bulunan Jackson Laboratuvarı Enstitüsü'nde baş araştırmacı olarak görev yapan İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, delta varyantına karşı çift doz BioNTech ya da 2 doz Sinovac-1 doz BioNTech aşısının çok önemli olduğunu belirterek, "Üçüncü doz burada gerekli. Bunun için henüz daha yüzde 40-50'lere yaklaşıyoruz. Yeterince insan aşılanmadı maalesef. Aşı tereddüdünü kırabilirsek sonbahara kadar deltanın da önünü tamamen kesmiş oluruz." dedi.
Prof. Dr. Unutmaz, Kovid-19 aşılarının doz sayısı ve delta varyantına etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin aşılamada oldukça iyi ilerlediğini, ABD'nin önüne geçtiğini dile getiren Durmaz, Türkiye'de 18 yaş üzerinde tek doz aşı olanların nüfusa oranının ABD'den daha fazla olduğunu ifade etti.
Kovid-19'a karşı toplumsal bağışıklığa ulaştığı düşünülen ancak temmuzda vaka ve ölüm artışlarıyla yeniden gündeme gelen İsrail'deki yeni dalgaya da değinen Unutmaz, bu ülkedeki artışta aşıların yetersizliğinin kesinlikle söz konusu olmadığını, buna çok bulaşıcı olan delta varyantının yol açtığını kaydetti.
Prof. Dr. Unutmaz, delta varyantı nedeniyle aşıların etkisinde azalma yaşandığını, buna karşılık ağır hastalığı ve ölümleri önlemede etkili olduğunu belirterek, "Bir diğer sorun da İsrail, aşılamaya dünyada en erken başlayan ülkelerden biriydi. Aralık ve ocakta en riskli gruplar olan 60-70-80 yaş üzeri aşılanmıştı. Aradan 7-8 ay geçti. Bu sürede o gruptakilerin antikorları düştü. Bu aslında çok anormal değil. Özellikle yaşlı gruplarda beklenen bir durum. Bu sefer hem deltanın oluşması hem yaşlı gruplarda antikor miktarının çok düşmüş olması aşının etkisini azalttı. Bu bakımdan 3. doz gerekti. Bunu da zaten bekliyorduk." diye konuştu.
İsrail'de 8 ayı dolduran 50 yaş üzerindeki herkese 3. doz aşı yapıldığına dikkati çeken Unutmaz, bunun etkisini birkaç hafta içinde göreceklerini, riskli grupların yüzde 90'ının aşılandığını, orantısal olarak bakıldığında aşılı olanların çok büyük şekilde korunduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Unutmaz, nüfusun tamamı aşılansa da ağır hasta olacak kişilerin çıkacağını, hiçbir zaman aşıların yüzde 100 etkisinin olmadığını belirtti.
İngiltere'de aşı olup hastaneye yatanların ve ölenlerin bulunduğunu ancak hesaplandığında aşıların ölümleri 20-30 kat azalttığını dile getiren Unutmaz, İsrail'de özellikle aşı olup da ölenlerin neredeyse yüzde 90'ının kronik rahatsızlığı olduğunu, 50 yaş altına bakıldığında ise aşı olup hastaneye yatanların neredeyse bulunmadığını anlattı.
- Deltaya karşı aşılamanın önemi
Türkiye'de vaka sayıları ile ölüm oranlarının artmasının delta varyantıyla bağlantılı olduğunun altını çizen Unutmaz, şöyle konuştu:
"Türkiye'de çok hızlı aşılama ancak haziran ortasında başladı. İyi ki de başladı. Eğer şu ana kadar yapılan aşılama olmasaydı 100 bin vaka sayılarını çok rahatlıkla görürdük. Belki ölümler 1000'in üzerine çıkardı ki bunu aşılamanın az olduğu bazı ülkelerde görüyoruz. Örneğin, Vietnam'da temmuza kadar az vaka vardı, hiç ölüm yoktu. Şu anda 10 binlere varan vakalar var, yüzlerce insan ise hayatını kaybediyor. Bu, deltanın ne kadar bulaşıcı ve tehlikeli olduğunu gösteriyor. Aşıyla bunun önünü kestik. Fakat şu anda özellikle deltaya karşı çift doz BioNTech çok önemli. Ya da 2 doz Sinovac-1 doz BioNTech; 3. doz burada gerekli. Bunun için henüz daha yüzde 40-50'lere yaklaşıyoruz. Yeterince insan aşılanmadı maalesef. Aşı tereddüdünü kırabilirsek sonbahara kadar deltanın da önünü tamamen kesmiş oluruz."
Prof. Dr. Unutmaz, 2 doz BioNTech aşısı olanlar için üçüncü doza gerek olmadığını, bu aşının en az 6-8 ay koruyuculuğu olacağını söyledi.
Bağışıklığı bastırılmış kişilerde bundan harici bir durum olduğunu da aktaran Unutmaz, "Örneğin, transplantasyon sonrası bağışıklık bastırıcı ilaçlar ya da çok yüksek doz kortizon alan kişilerde 3. dozu daha çabuk yapmak lazım. İki doz Sinovac olanlarda ise 3. doza kesinlikle gerek var. Çünkü bunu başından beri biliyoruz. Sinovac bir önceki varyantlara karşı bile daha az etkiliydi. Enfekte olma riski daha fazlaydı çünkü yeterince antikor oluşturmuyor. Üçüncü dozu da Sinovac olabilirsiniz, o da antikor miktarınızı yükseltir ama biz BioNTech tavsiye ediyoruz. İkisi de aynı miktarda antikor oluştursa bile BioNTech'in oluşturduğu antikorların kalitesi daha iyi olacaktır." değerlendirmesini yaptı.
Unutmaz, sadece antikor oluşmasının da yetmediğini, bunların tam olarak virüse isabet etmesi gerektiğini dile getirerek, "Bu bakımdan BioNTech'in daha üstün olacağını ve daha uzun süreli o antikorların, bağışıklık hafızasının oluşacağını düşünüyoruz. Belki bu 1 yıl bile sürebilir. Ancak gerçekten çekiniyorlarsa, 3. dozu Sinovac yaptırmak da en azından kısa süreli, oldukça etkili olacaktır." ifadelerini kullandı.
- Yeni bir varyant durumunda 4. doz aşı gerekebilir
Prof. Dr. Unutmaz, ilerleyen süreçte 4. doz ve üzeri aşılanmanın şu an için gerekli görünmediğini, 2 doz Sinovac sonrasında 3. doz olarak BioNTech aşısının, 2 doz BioNTech'teki kadar koruyucu olacağını düşündüğünü belirtti.
Virüsün tekrar mutasyona uğraması ve yeni bir varyant oluşması durumunda 4. doz olarak yeni bir aşı gerekebileceğini ifade eden Unutmaz, şunları kaydetti:
"Ben bunun düşük bir olasılık olduğunu düşünüyorum. Çünkü delta varyantı gerçekten çok rekabetçi. Onu yenebilecek virüslerin çıkma olasılığı daha düşük gözüküyor. Ama bu 'olmaz' demek değildir. Fakat 3. dozda bence bunu önemli şekilde halledeceğiz. Bu, 'Tamamen virüs sıfırlanacak, hiç kimse hasta olmayacak.' anlamına da gelmemeli. Buradaki amaç virüsle yaşamayı tolere edebilecek düzeye getirmemiz. İsterseniz 10 doz yapın, artık bu virüsü dünyadan çıkaramazsınız. Aynı grip ve diğer virüslerde olduğu gibi. Ağır hastalığı, ölümleri minimuma düşüreceğimiz noktaya geldiğimiz zaman ki 3. dozda bu kesin olacaktır, bu şekilde bu virüsle beraber yaşamayı öğreneceğiz."
- "Amerika'da hastanelerde yatanların yüzde 95'i aşı olmamış kişiler"
ABD'de aşı karşıtlığının Türkiye'dekinden çok daha fazla olduğunu belirten Unutmaz, ülkede 8 aydır aşı bolluğu yaşandığını, buna rağmen çift doz yapılmış erişkinlerin ancak yüzde 60'a ulaştığını ve aşıların düşük olduğu eyaletlerde salgının başından beri en yüksek rekorlara eriştiğini aktardı.
Unutmaz, ABD'deki birçok eyalette yoğun bakımlarda yer kalmadığına dikkati çekerek, "Bunun birinci sebebi aşı karşıtlığı ve tereddüdüdür. Çünkü Amerika'da hastanelerde yatanların yüzde 95'i aşı olmamış kişiler, ölümlerin de yüzde 97-98'i bundan kaynaklanıyor. Devletin bu konuda da aktif rol oynaması lazım. Aşı karşıtlığı yapanlar, hiçbir bilimsel dayanağı olmadan yalan ve dezenformasyon haber yayan kişilerle mücadele edilmesi lazım. Çünkü halk sağlığı söz konusu. Amerika'da yalan bilgi yayan ve dezenformasyon yapan doktorların lisansının iptali söz konusu oldu." diye konuştu.
Aşı olmayanlara "kalabalık ortamlara girememe" ya da belirli kurumlarda sağlık personeli, öğretmen ya da üniversite öğrencisi olanlara "aşı olmadan buralara alınmama" şeklinde kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini anlatan Unutmaz, şöyle devam etti:
"Amerika gibi özgürlüklerin çok büyük olduğu ülkede bu kısıtlamalar birçok eyalete geldi. Türkiye'de de yavaş yavaş başlıyor. Bunun artarak devam etmesi lazım. Aşı kimseye dayatılamaz, zorunlu yapılamaz ama aşı olmayan kişiler de toplumsal bağışıklığa ulaşmamıza engel oluyorlar. Şöyle bir durum da var: Aşı olmayanlar eninde sonunda Kovid-19'la enfekte olacaklar. Şu anda hastanelerdeki yoğunlukları görüyorsunuz. Yoğun bakımlarda neredeyse yer kalmadı. Ayrıca çocuklar henüz aşılanmadığı için onlara bulaştırabiliyorlar. Bu toplumsal bir sorun, sadece kendilerini düşünemezler. Herkesin iş birliği içinde fedakarlık yapması lazım. Aşı olmayanlar da deltayla enfekte olup bir şekilde bağışıklığa ulaşacaklar ama onun sonuçları çok daha acı oluyor."
- "Aşının içindeki madde, virüsün içinde binlerce kat daha fazla var"
Aşı karşıtları ile yaptırmakta tereddüt yaşayanlara da seslenen Unutmaz, "Aşının içindeki madde, virüsün içinde binlerce kat daha fazla var. Yani eğer öyle bir durum söz konusuysa koronavirüs ile enfekte olduğunuzda o risk binlerce kat daha fazla demektir. Önünüzde böyle bir tehdit var. Orada seçim yapmak gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.
Prof. Dr. Unutmaz, ABD'de özellikle bağışıklığı bastırılmış ilaç alan çocuklara yönelik araştırma yaptıklarını, gelecek hafta yayımlanacak araştırmada, aşının bu çocuklarda çok etkili olduğunu, Kovid-19 ile enfekte olanlardan çok daha iyi bir bağışıklık oluşturduklarını gözlemlediklerini kaydetti.
Çocuklarda Kovid-19'un daha az hastalık yaptığını ya da ölümlerin çok daha az olduğunu dile getiren Unutmaz, "Yine de çocukları da hasta edebiliyor, 'uzun Kovid' dediğimiz durum oluşabiliyor. Ölümler de olabiliyor. Yani aşılar bunun tamamen önüne geçiyor. Hatta aşılar, çocuklarda çok daha etkili. Bizim araştırma sonuçlarımız da bunu gösteriyor. Çocukların bağışıklığı daha yeni olduğu için aşıya çok iyi cevap veriyorlar." şeklinde konuştu.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










