BERKAY'I ABLASI SELİN AKBAŞ: "İSTANBUL GEZİSİNİ DAHA ÖNCE 3 KEZ PLANLAYIP ERTELEMİŞLERDİ”
Terör saldırısında 19 yaşında hayata veda eden doktor adayı Berkay'ın ablası Selin Akbaş: "İstanbul gezisini daha önce 3 kez planlayıp ertelemişlerdi.”

17 Aralık 2016 Cumartesi 12:29
Dolmabahçe’deki terör saldırısında 19 yaşında hayata veda eden doktor adayı Berkay Akbaş’ı kendisi gibi tıp fakültesi son sınıf öğrencisi olan ablası Selin Akbaş anlattı: “Bütün hayatı çalışmakla geçti. İdealleri vardı. Bana en iyi arkadaş Berkay’dı. ‘İnsanlara yardım edeceğim’ derdi. Artık birini iyileştirdiğimde ‘Berkay için’ diyeceğim. İstanbul gezisini daha önce 3 kez planlayıp ertelemişlerdi. Giderken koştum, bir kez daha vedalaştık.”
Sinop’taki Akbaş ailesinin evinde hüzün ve sessizlik hâkimdi. Emekli mimar anne Zeynep Akbaş, inşaat mühendisi baba Salim Akbaş ve abla Selin Akbaş, o sabah ilk kez Berkay’ın mezarını ziyaret etmişti. Fenalaşan anne dönüşte kucağına oğlunun fotoğrafını ve ilaçlarını alarak odasına çekilmişti. Aile hiç eksik olmayan dostlarının baş sağlığı dileklerini kabul ediyordu.
Ailenin büyük çocuğu 23 yaşındaki Selin Akbaş, annesine verdiği sözü tutmaya çalışıyor, gözyaşlarını daha çok içine akıtıyordu. Hacettepe Tıp Fakültesi 6’ncı sınıf öğrencisi olan intern doktor Akbaş, “Anneme söz verdim, kendimi bir süre durdurdum. İnsanlar bilsin ki kardeşim Berkay terör yüzünden gitti. Hiç uğruna. Unutulmasın, adı yaşasın” dedi.
“Her insan kardeşini güzel cümlelerle anlatır ama benim kardeşim gerçekten çok güzel bir çocuktu” diye başladı Berkay’ı anlatmaya: “Sevgi dolu bir ailede büyüdük. Bana ‘ablam’ derdi. ‘Ablam’ derken hissederdim sevgisini. Hep tam bir aile olduk. Birlikte yemek yer, gezer, tatil yapardık.”
____________________________________
Beşiktaş'taki bombalı saldırıda tıp öğrencisi Berkay Akbaş yaşamını yitirdi
____________________________________
LİSEYİ DE ANKARA’DA OKUDU
Abla Selin, kendisinin Ankara Fen Lisesi, Berkay’ın ise Ankara Gazi Anadolu Lisesi’ni kazanmasının ardından anneleriyle Ankara’da yaşamaya başladıklarını söyledi: “Babam işi nedeniyle Sinop’ta kaldı. Annem önce tayinini isteyerek, sonra emekli olarak bizimle geldi. Ama her fırsatta çok sevdiğimiz Sinop’a gitmeye devam ettik.”
Anne Akbaş, Berkay tıp fakültesine girince Sinop’a dönse de bir ayağı hep çocuklarının yanında olmuş. Abla-kardeş Ankara’da aynı evi paylaşıyormuş: “Genelde evi toplayan abla olur derler ama yeri geldi Berkay benim arkamı topladı. Çok güzel geçindik bu dönem içinde. Bana en iyi arkadaş Berkay’dı. Büyüdükçe onu kendime daha yakın hissettim. Son 1-2 yıldır can dostum, sırdaşım olmaya da başlamıştı. Düştüğüm noktada o beni kaldırdı. Birbirimize hep güvendik ve destek olduk. İyi ki Ankara’dan bir tıp fakültesi yazdı ve orada kaldı.”
İNSAN SEVGİSİYLE DOLUYDU
Selin Akbaş, Berkay’ın doktorluğa hevesini de şöyle anlattı: “Tıp eğitimi çok zor. 6 yıl boyunca benim de çok ‘Of, yeter, bırakacağım artık’ dediğime tanık oldu. Hepsinde yanımdaydı ve buna rağmen ‘Ben tıp istiyorum’ derdi. Hayatı çok çalışmakla geçti. İdealleri vardı. Bu uğurda çalıştı, başka şeye de zaman bulamadı. Ama bunun eksikliğini de hissetmezdi. Boyu 1 metre 92 santimetreydi. Ama sporla uğraşmak yerine çalışmayı tercih etti. Çok sevdiği tıpta ikinci senesiydi. Bir gün bile pişman olmadı. Ne yazık ki çok uzun kalamadı... İnsan sevgisiyle doluydu. Herkese karşı iyiydi. Kimse için kötü bir şey söylemez, yardımcı olabildiğinde mutlu olurdu. Bilinçli bir çocuktu. Olayları takip eder, araştırır, sorar, yorumlardı. Barışçıldı. ‘İnsanlara yardım edeceğim ben’ derdi.
BU ACININ TARİFİ YOK, İÇİM YANIYOR
Çok büyük acı hissediyorum, bunun tarifi yok. İçim yanıyor. Eskiden böyle şeylere inanmazdım ama şimdi onun benim yanımda olduğunu hissediyorum. Beni gördüğünü, hissettiğini düşünüyorum. Ben de böyle güç buluyorum. İyi bir şey yaptığımda ‘Berkay için’ diyeceğim. Birini iyileştirdiğimde ‘Berkay için’ diyeceğim. Bu bana güç verecek, buna inanıyorum. Yoksa ben de ayakta duramam. O bana çok güveniyordu.”
HEP GÜLEN YÜZÜYLE HATIRLAYACAĞIM
Abla Akbaş, kardeşini morgda görmek istememiş. Baba Salim Akbaş teşhis etmiş cenazeyi. Selin Akbaş bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Berkay’ın canlı halini hatırlamak istiyorum. Uzun saçını arkadan bağlamış, yüzü güler halde... Şimdi Ankara’da Berkay’la birlikte yaşadığımız eve dönmeyeceğim. Annemin psikolojisi buna hiç uygun değil. Başka bir yere geçeceğiz.
Diyorum ki hayatımda o kadar çok gereksiz şeyleri takmışım ki... Öyle ufacık şeyler için üzülmüşüm ki... Ama bu acıların en büyüğü imiş. Şimdi annemin bana ihtiyacı var. Ben olmasam bitirirdi kendini. Söz verdim ona, iyi olacağım, güçlü duracağım diye. Annemden de benim yanımda güç olmasını istedim.”
____________________________________
Tıp öğrencisi Berkay Akbaş'ın cenazesi son kez babaevinde...
____________________________________
İSTANBUL İÇİN ÇOK HEYECANLIYDI
Berkay’ın Dolmabahçe’deki patlamadan bir gün önce cuma günü, iki ay boyunca hazırlandığı önemli ve zor bir sınava girdiğini anlatan Selin Akbaş, kardeşiyle son günlerini şöyle anlattı:
İKİ AYRI TAKSİYE BİNMİŞLER
“İstanbul’a 8 sınıf arkadaşıyla birlikte, ailesi olmadan ilk kez gidecek ve iki gün kalacaklardı. Daha önce de 3 kez planlamış ve ertelemişlerdi. Bu kez gidebileceği için çok heyecanlıydı. Benden İstanbul’da gidebilecekleri yerlerin listesini istedi” dedi. Berkay sınavdan çıkıp eve gelerek valizini hazırlamış. Odasında ders çalışan ablası ve annesini öperek vedalaşmış. Abla Akbaş, “İçime sinmedi, son bir kez daha göreyim dedim. İçime doğmuş. Odamdan çıktım, kapıya koştum. Berkay’a ‘Bak ben geldim, benimle de vedalaş’ dedim. Bir alt kata inmişti. Çıktı, öptü beni, sarıldı. Cumartesi günü de telefonla konuştuk. Aslında telefon görüşmesinde bana Anadolu yakasında kalacağını söylemişti. Demek ki arada fikir değiştirdiler.”
Berkay ile arkadaşları iki ayrı taksiye binmişti. Berkay’ın içinde olduğu taksi Vodafone Arena’nın yanından geçerken bomba patladı. Diğer taksideki arkadaşlarından biri anneyi arayarak haber verdi. Bu arada aile telefonla Berkay’a ulaşmaya çalışıyordu. Selin Akbaş, “Arkadaşı Berkay’ın ağır yaralı olduğunu söyledi. Hastaneleri aratarak bulmaya çalıştık. O gece korkunçtu. Bir türlü bulamadık nerede olduğunu. Ulaşamadıkça içten içe durumu anladık. Ama kabul etmek istemedik. Berkay nerede olsa bize ‘iyiyim’ diye haber verirdi mutlaka” dedi.
ŞEHİT DENMESİ KOLAYA KAÇMAK
Kardeşinin şans eseri bulunduğu bir yerde, terör saldırısında yaşamını kaybetmesini haksızlık olarak nitelendiren Selin Akbaş, şunları söyledi: “Benim masum kardeşim gitti. 19 yaşında bir çocuğun kime, nasıl zararı olabilir ki? Herkese dokunan, sevgi dolu bir insandı kardeşim. Sokakta yürümekten korkar hale geldik. Bir şeyler yapılması gerekiyor. ‘Kader, şehit’ denilmesi kolaya kaçmak. Ve bu beni kahrediyor. Kardeşimi sadece tesadüfen oradan geçmesi yüzünden katlettiler. ‘8 sivilden biri’ demek, sonra unutmak korkunç. Adı yaşasın. İnsanlar unutmasınlar Berkay’ı. İnsanların bunu normalleştirmesini istemiyorum. 19 yaşındaki çocuğun bu şekilde öldürülmesi normal değil çünkü.”
CERRAH OLMAK İSTERDİ
SELİN Akbaş’ın anlatımına göre Berkay cerrahiye ilgi duyuyordu: “Ameliyatları anlatınca heyecanlanıyordu. ‘Nasıl yani, nasıl olabilir’ diye soruyor, ameliyat videolarını izliyordu. Eminim çok iyi cerrah olurdu. Okulca bir köye gitmişler, halkın tansiyonunu, şekerini ölçmüşlerdi. O bile kendini doktor gibi hissettirmişti ona. Eve gelip insanların yüzünü güldürdüklerini heyecanla anlatmıştı, ‘Bana teşekkür ettiler’ diye.”
KAN GÖLÜNE KARANFİL BIRAKARAK TERÖR BİTMEZ
İnşaat mühendisi baba Salim Akbaş, oğlunun ardından şöyle konuştu: “Asfalta, kan gölünün içine iki karanfil bırakarak, lanet okuyarak terör bitseydi biterdi. Ama bitmiyor. Asli görevini yapması gerekenler gerektiği gibi yapmıyorlar. Devletime, bayrağıma, ülkemi ayakta tutan tüm değerlere saygılıyım. Ama değerleri dejenere edenlere karşıyım. Oğlumun tabutunu örten bayrak verilirken bile birileri ‘Almaz’ demiş. Benim bayrakla derdim yok ki. Oğlum o bayrağın altında özgürce doktorluk yapmak istiyordu. Birileri mani oldu, birileri de çanak tuttu, ben bunları lanetliyorum.”
45 FORMASI VARDI
Berkay doğuştan Fenerbahçeli. Aile albümünde Fenerbahçe formalı çok sayıda fotoğrafı var. En son babasıyla 3 Kasım’da Fenerbahçe-Manchester maçını Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda izledi. 45 tane Fenerbahçe forması bulunan Berkay, bunları jelatinli bir şekilde özenle çekmecelerde saklıyordu. İlk gittiği maç Fenerbahçe-Chelsea maçı olmuş. O yıl lise giriş sınavlarına hazırlanan Berkay, maçtan bir saat önce girdikleri statta beklerken test çözmeye devam etmiş. Abla Akbaş, “Uluslararası maçlara birlikte gitmek bizim totemimizdi. Çünkü hep kazanırdık” dedi.
Mesude ERŞAN
KTÜ Farabi Hastanesinde 53 Yataklı Ayaktan Tedavi Ünitesi Hizmete AçıldıKaradeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesinde, günübirlik tedavi hizmetlerini tek bir merkezde toplamak amacıyla hayırseverlerin desteğiyle inşa edilen 53 yataklı Ayaktan Tedavi Ünitesi açıldı.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:09BASIN HABERLERİ
Şanlıurfa'da Zamana Karşı Yaşam Mücadelesi: Kalbi 2 Kez Duran Hasta Bypas Ameliyatıyla KurtarıldıŞanlıurfa'da göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede ameliyat hazırlıkları sırasında kalbi 2 kez duran Bayram Gezer, doktorların yarım saatlik kalp masajı ve acil bypas operasyonuyla hayata döndürüldü.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:06BASIN HABERLERİ
Batman'da Bir İlk: Mekanik Trombektomiyle İnme Hastası 45 Dakikada Sağlığına KavuştuBatman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kentte ilk kez uygulanan mekanik trombektomi yöntemiyle beyin damarındaki pıhtı çıkarılan Cemil Akbaş, konuşma ve hareket yetisini yeniden kazandı.21 Ekim 2026 Çarşamba 17:04BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Beyin Tümörlerinde Radyoterapi Yanıtını Önceden Öngörüyor: GUARD-LGG Modeli GeliştirildiÇin'deki Pekin Tiantan Hastanesi öncülüğünde uluslararası araştırmacılar tarafından geliştirilen GUARD-LGG yapay zekâ modeli, düşük dereceli gliom hastalarında radyoterapiye erken yanıtı tedavi öncesinde başarıyla tahmin etti.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:31BASIN HABERLERİ
Mutfaktaki Görünmez Tehlike: Aynı Kesme Tahtası Kullanımı Çapraz Bulaşmaya Yol AçıyorÇiğ et ve sebzeler için aynı kesme tahtasının kullanılması, pişirilmeden tüketilen gıdalara zararlı bakterilerin taşınmasına ve gıda zehirlenmelerine neden olabiliyor.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:29BASIN HABERLERİ
62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde Kritik Mesajlar: İntiharı Önlemek İçin TİGAMA GeliyorTürkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Ankara'da düzenlenen 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde intihara acil müdahale aracı TİGAMA'da son aşamaya gelindiğini ve okul şiddetiyle mücadele için özel bir görev grubu oluşturulduğunu duyurdu.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:28BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Güney Kore'de Katarlı Mevkidaşıyla Bir Araya GeldiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Güney Kore temasları kapsamında Katar Halk Sağlığı Bakanı Mansur bin İbrahim Al Mahmud ile görüşerek stratejik adımlar ve ortak projeleri ele aldı.21 Ekim 2026 Çarşamba 15:27BASIN HABERLERİ
HASUDER'den Sigarada Elektronik Yaş Doğrulamasına Destek: "Kişisel Veriler Korunmalı"Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Başkanı Prof. Dr. Bülent Kılıç, sigara satışında uygulanması planlanan elektronik yaş doğrulamasını desteklediklerini, ancak sistemin kişisel verileri koruyacak şekilde tasarlanması gerektiğini belirtti.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:44BASIN HABERLERİ
FDA'dan Hepatit B Tedavisinde Bir İlk: İlacı Bıraktıran Antisens Oligonükleotid "Hibsago" OnaylandıABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sirozu bulunmayan kronik hepatit B hastalarında mevcut antiviral tedaviye eklenen ve ilacın tamamen kesilmesine imkân tanıyan Hibsago'yu (bepirovirsen) onayladı.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:38DÜNYADA SAĞLIK
16 Milyon Kişilik Dev Araştırma: DEHB Hastalarında Ölüm Riski %71 Daha Yüksekİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırmada, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan bireylerde herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin %71 daha yüksek olduğu saptandı.21 Ekim 2026 Çarşamba 14:37DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










