BEYİN CERRAHININ KANSERDEN KURTULUŞ HİKAYESİ: 'REHABİLİTASYON VE EGZERSİZLER OLMAZSA OLMAZ'
İzmirli beyin cerrahı, doktor olmasına rağmen geç fark ettiği akciğer kanserini, aldığı tedavilerin yanında yaptığı egzersizlerle yendi

25 Temmuz 2019 Perşembe 10:27
İzmirli beyin cerrahı, doktor olmasına rağmen geç fark ettiği akciğer kanserini, aldığı tedavilerin yanında yaptığı egzersizlerle yendi. Kanseri yenmesinde en önemli etkenin nefes ve kas egzersizi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Arif Ösün, "Sadece kemoterapi ajanları veya gen tedavileriyle bu işi alt etmek pek mümkün değil. Kanser dokusunu ortadan kaldırabilirsiniz ama solunum yetmezliğinden hem hayat kaliteniz bozulabilir hem de hayatınızı kaybedebilirsiniz. Amaç sadece kanserli hücreleri ortadan kaldırmak olmamalı. Bu anlamda rehabilitasyon ve egzersizler olmazsa olmaz. Ben kanseri bunlarla destekleyerek yendim" dedi
İzmir'de yaşayan 59 yaşındaki Beyin ve Sinir Hastalıkları Doktoru Arif Ösün, bir süre önce akciğer kanserine yakalandı. Bir doktor olmasına rağmen kendisinde hastalığa dair var olan değişiklikleri fark edemeyen Doç. Dr. Ösün, bir gün yürümekte zorlanınca hastaneye gitmeye karar verdi. Hastanede akciğer kanseri olduğunu öğrenen Dr. Arif Ösün, hemen ameliyata alındı. Akciğerinden kanserli hücre alınırken, 'her şey bitti' dediği anda yeniden metastaz ile kansere yakalandı. Bu defa immuterapi, kemoterapi ve radyoterapi alan Dr. Ösün, aldığı tedavilerin yanında bir rehabiliatsyon merkezine giderek solunum ve kas egzersizleri yapmaya başladı.
"Kanser hastalığı, eski tedavi yöntemlerinden uzaklaşmış durumda"
Kanserle mücadelenin artık sadece klasik yöntemlerle olmadığını, sadece aldığı kemoterapi ya da radyoterapilerin etkili olmadığını ifade eden Doç. Dr. Ösün, "Kanser hastalığı artık eski klasik tedavi yöntemlerinde tamamen uzaklaşmış durumda. Her şeyden evvel bu kompleks bir hastalık. Sadece kemoterapi ajanları veya gen tedavileriyle bu işi alt etmek pek mümkün değil. Kanser dokusunu ortadan kaldırabilirsiniz ama solunum yetmezliğinden hem hayat kaliteniz bozulabilir hem de hayatınızı kaybedebilirsiniz. Amaç sadece kanserli hücreleri ortadan kaldırmak olmamalı. Bu tür ciddi hastalıklarda mutlaka ve mutlaka rehabilitasyon programları olmazsa olmaz ve bunlara çok ciddi eğilmek lazım" dedi.
"Hekim olmama rağmen geç fark ettim"
Doktor olmasına rağmen insanın bazen kendini kontrol etmeyi ihmal ettiğini belirten Doç. Dr. Ösün, "İnsanın yaşantısı bir anda değişebiliyor. Her şey yolundayken bir gün tesadüfen çekilen bir akciğer filmiyle halk arasında bir leke görülüyor. Ardışık tetkiklerle onun kanser olduğu ortaya koyuluyor. Ameliyata karar verildi ameliyat oldum, tedavi gördüm. Bu tür tedavileri görürken insan biraz kendini kontrol etmeyi de ihmal edebiliyor aslında. Bir gün yolda karşıdan karşıya geçerken biraz süratli geçmek istedim ve koşamadığımı fark ettim. Eve geldiğimde baktım bacaklarımda baya bir incelme meydana geldiğini gördüm ve bunun farkında bile değildim. O gün koşmaya yeltenmesem hiç farkında bile olmayacağım. Sonra kortizon etkisiyle adele ve kas zayıflığı olduğunu fark ettim. Merdiven tırmanıyordum. Aslında bir hekimim ama hekim olmama rağmen bende oluşan olumsuz değişiklikleri çok geç fark ettim" dedi.
"Artık koşabiliyorum, geri geri bile merdiven çıkıyorum"
Yürümekte zorlanmaya başlayınca hemen bir rehabilitasyon merkezine giden Doç. Dr. Ösün, " Bu adele kaybının geri toparlanması için yapılması gereken tek şey biliyoruz ki rehabilitasyon programı. Yoğun bir çalışma temposu ve aşağı yukarı üçüncü aydayız artık koşabiliyor, merdiven çıkabiliyorum. Artık koşabiliyorum, merdiven çıkabiliyorum hatta geri geri bile merdiven çıkabiliyorum. Bu programlar önemli. Sadece bacak kuvvetleri için de değil solunum problemleri olduğumu da daha sonra fark ettim. Solunum egzersizleri de yaptık. Şu anda solunum açısından da son derece rahatım. Eskiden bir süre yürüyünce nefes nefese kalıyordum. Şu anda uzun süreli yürüyüşler yapabiliyorum" diye konuştu.
"Sadece kemoterapi ve gen tedavileriyle alt etmek pek mümkün değil"
Kanser hastalığını yenmede sadece verilen tedavilere bağlı kalmamak gerektiğini aynı zamanda egzersiz yöntemleri, nefes teknikleri ile desteklemek gerektiğini dile getiren Arif Ösün, şunları söyledi:
"Kanser hastalığı artık eski klasik tedavi yöntemlerinde tamamen uzaklaşmış durumda. Her şeyden önce bu kompleks bir hastalık. Tek bir dokunun bir hücre çoğalmasına sığacak kadar basit bir hastalık değil. İnsanın yaşam kalitesinde çok ciddi düşme meydana geliyor. Sadece kanserin direk ciddi etkisi de değil, kullanılan ilaçlar da etkiliyor. Hatta sadece ruhsal durumu bile bu tür problemlere yol açabiliyor. Çünkü kanser tanısı aldıktan sonra yaşam ile ölüm arasında bir mücadeleye giriliyor. Dolayısıyla ruhsal açıdan da çok yıpratıcı bir süreç. Sadece bu olumsuz etmen bile insanın kas- iskelet sistemini ciddi derecede etkileyebiliyor. Dolayısıyla yaşam kalitesini yükseltmek için bu tür rehabilitasyon programları olmazsa olmaz. Bunlara çok ciddi eğilmek lazım. Sadece kemoterapi ajanları veya gen tedavileriyle bu işi alt etmek pek mümkün değil. Kanser dokusunu ortadan kaldırabilirsiniz ama solunum yetmezliğinden hem hayat kaliteniz bozulabilir hem de hayatınızı kaybedebilirsiniz. Amaç sadece kanserli hücreleri ortadan kaldırmak olmamalı. Bu tür ciddi hastalıklarda mutlaka ve mutlaka bu sistemleri de desteklemek gerekiyor."
"Kanser hastalarının fizyoterapi programına ihtiyacı var"
Akciğer kanserleri ile birlikte özellikle solunum kapasitelerinde ciddi derecede azalma meydana geldiği ve tedavilerle kas iskelet sistemine de yan etkiler oluştuğunu belirten Doç. Dr. Arif Ösün'ün Fizyoterapisti Hülya Özlem Şener de kanser hastalarına şu uyarılar da bulundu:
"Solunumsal aktiviteleri normal insanların bile tam olarak yapmadığını düşünürsek kanser hastalarında bu kötü bir duruma dönüşebiliyor. Fakat bununla alakalı fizyoterapi yöntemlerinden solunum fizyoterapisi ve çeşitli kas-eklem tedavileri söz konusudur. Bir yandan da tedavilerin devamlılığı sürecinde kemoterapiler, radyoterapiler, immunoterapiler ve kortizon alımları kanser tedavisini yaparken yan etki olarak da kas ve kemik dokusunda yıkım oluşturuyor. Buna bağlı olarak da kişilerin yürümesi, ayakta durması ile alakalı bacak kaslarındaki kas kuvvetinde azalma ve hacminde düşmelerle karşı karşıya kalıyoruz. O nedenle bu tip hastaların çok ciddi pozisyonda bir fizyoterapi programına ihtiyaçları var. Kas dokusunu geliştirmek gerekiyor. Kas ne kadar kuvvetlenirse kemik de o oranda beslenmesini artırır. Arif beyin de hem postural aktivitelerini düzeltici hem de kas ve kemik yapısını artırıcı programla tedavimizi yürütüyoruz."
Görünmeyen Yük ve İhmal Edilmişlik: Araştırmalar Doktor Eşlerindeki Yüksek Anksiyete ve Depresyon Riskini Gözler Önüne SeriyorToplumda "saygın ve rahat bir yaşam" algısıyla bakılan doktor evliliklerinin perde arkasında derin bir yalnızlık ve tükenmişlik yatıyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:52DÜNYADA SAĞLIK
Nijerya'nın Niger Eyaletinde Difteri Salgını: 17 Kişi Hayatını KaybettiNijerya'nın kuzeyindeki Niger eyaletinde yayılan difteri salgını nedeniyle 17 kişi yaşamını yitirdi, vakaların 124'e ulaştığı bildirildi.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:49BASIN HABERLERİ
Rekabet Kurumu Beklenen İlaç Sektörü Ön Raporunu Yayımladı: Üretimden Dağıtıma Kapsamlı AnalizRekabet Kurumu, ilaç sektöründeki yapısal rekabet sorunlarını tespit etmek ve tüketici refahını artıracak çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırladığı "İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu"nu kamuoyunun görüşüne açtı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:48BASIN HABERLERİ
"İlaçlar Zehirdir" Tuzağı Hayat Karartıyor: Şarlatanlar Tip 1 Diyabetli Çocukların Çaresizliğini SömürüyorPankreasın insülin üretememesi nedeniyle ömür boyu insülin tedavisi gerektiren Tip 1 diyabetli çocuklar ve aileleri, "kesin çözüm" vaat eden sahte tedavi tuzaklarının hedefi oluyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:47BASIN HABERLERİ
Kansere Karşı Biyolojik Kalkan: Otoantikorlar Kanserin Seyrini ve Riskini DeğiştirebilirBilim insanları, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasına neden olan "otoantikorların", ömür boyu yüksek riske maruz kalmalarına rağmen bazı kişilerin kansere yakalanmasını önlemede koruyucu bir rol oynayabileceğini keşfetti.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:44BASIN HABERLERİ
Danıştay kararı ile ilgili SGK duyurusu-10.08.2026Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Danıştay kararları ile ilgili duyuru yayımlandı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:31DİĞER DUYURULAR
Trabzon'da İki Kez Açık Kalp Ameliyatı Olan Hastaya Kasık Damarından Müdahale: TAVI Yöntemiyle Hayata TutunduOf ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Murat Mahmutoğlu, işlevini yitiren biyolojik kalp kapağı nedeniyle girdiği çoklu organ yetmezliği tablosundan açık ameliyatsız TAVI yöntemiyle kurtarıldı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:29BASIN HABERLERİ
ABD’de Sağlıkta İnsansız Hava Aracı Devrimi: Florida’da Dronelar Olay Yerine Tam Kan TaşıyacakABD'nin Florida eyaletinde hayata geçirilmesi planlanan yenilikçi projeyle, ağır travma ve kanama vakalarına 3 dakikadan kısa sürede drone ile tam kan ulaştırılarak kaza yerinde doğrudan kan nakli yapılması hedefleniyor.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:26DÜNYADA SAĞLIK
Sentetik Biyolojide Tarihi Eşik: Yapay Zeka İlk Kez Sıfırdan Tam İşlevsel Virüs Genomu TasarladıABD’li bilim insanları, büyük dil modellerine benzeyen yapay zeka sistemlerini kullanarak laboratuvarda çoğalabilen ve bakterileri yok eden yepyeni virüsler tasarladı.10 Ağustos 2026 Pazartesi 17:10DÜNYADA SAĞLIK
İzmir'de Anneler İçin Emzirme Seferberliği: "Anne Sütü Canlı Bir Sıvı ve Bebeğin İlk Aşısıdır"Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında gebe ve yeni annelere uygulamalı emzirme eğitimi verdi. Uzmanlar, emzirmenin kanser riskini azalttığına ve bebeğin ilk aşısı olduğuna dikkat çekti.10 Ağustos 2026 Pazartesi 15:44BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










