BİLİM DÜNYASI, KOVİD-19 SALGINININ KÖKENİNİ TARTIŞIYOR
Dünyanın prestijli tıp dergilerinden Lancet'te Kovid-19'un kökenine ilişkin yayımlanan makale, salgının ortaya çıkma nedenlerine ilişkin tartışmaları yeniden başlattı.

30 Eylül 2022 Cuma 11:08
Dünyanın prestijli tıp dergilerinden Lancet'te Kovid-19'un kökenine ilişkin yayımlanan makale, salgının doğal yollarla veya laboratuvardan yayılmış olabileceğine ilişkin tartışmaların yeniden alevlenmesine yol açtı.
Lancet Komisyonu üyelerinden Prof. Dr. Önder Ergönül: "Bu konunun enine boyuna tartışılması, şeffaf, açık şekilde masaya yatırılması çok önemli. Kesinlikle şu veya bu diyemeyiz ama şu anda ağırlıklı düşünce, doğal kaynaklı olduğu yönünde"
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova: "Yeterli veri ve kanıt olmadan bu virüsün laboratuvardan çıkmış ve insanlara bulaşmış bir mutant olduğunu iddia etmek spekülatif olur"
Lancet'te yayımlanan, dünya genelinde 28 bilim insanının hazırladığı 58 sayfalık makalede, Kovid-19'un kökeninin hala bilinmediği, bunu tanımlamanın sadece mevcut salgını değil gelecekteki salgınlar ve bunları önleme stratejilerine de açıklık getireceği vurgulandı.
Virüsün doğal yollarla veya laboratuvardan yayılmasına yönelik iki hipotezin de hala geçerli olduğuna ve bu konuda daha fazla soruşturmaya ihtiyaç duyulduğuna işaret edilen makalede, ilk hipotezde, Kovid-19'un bir yarasadan insana, sonrasında ise insandan insana geçtiğinin düşünüldüğü anımsatıldı.
Makalede, ikinci hipotezin ise Kovid-19'un araştırma faaliyetleri nedeniyle yayılması olduğu aktarılarak, bunun bir araştırmacının sahada örnek toplarken, doğadan alınmış virüs örnekleri veya laboratuvarda genetiği değiştirilmiş virüsler üzerinde çalışırken enfekte olması nedeniyle yaşanabileceği belirtildi.
"Biyoteknolojideki gelişmeler tehlikeli virüslerin yaratılmasını mümkün kılıyor"
Makalede, ayrıca "Biyoteknolojide son 20 yılda yakalanan gelişmeler, genetik müdahaleler, yeni ve oldukça tehlikeli patojenlerin yaratılmasını mümkün hale getirdi. Laboratuvar teknolojileri hızla ilerledikçe birçok bilim insanı, SARS-CoV benzeri virüslerin düzenleme ve denetim altında artışının riskleri ve diğer potansiyel salgın patojenleri konusunda uyarıda bulunuyor." değerlendirmesine yer verildi.
"Virüsün orijinlerine yönelik tarafsız ve şeffaf araştırma yapılmalı"
Kovid-19 salgını ve öncesinde SARS benzeri virüslere yönelik bağımsız, şeffaf ve bilim temelli hiçbir soruşturmanın yürütülmediği vurgulanan makalede, şunlar kaydedildi:
"Laboratuvar notları, veri tabanları, e-posta kayıtları ve böyle bir araştırmaya dahil olan enstitülerin örnekleri bağımsız araştırmacılara açılmadı. Bağımsız araştırmacılar, şimdiye kadar ne SARS-CoV benzeri virüslerin laboratuvarda manipülasyonuna odaklanan ABD laboratuvarlarını ne de Vuhan'da yürütülen laboratuvar araştırmasının detaylarını soruşturmadı. Virüsün orijinlerine yönelik araştırma, viroloji, epidemiyoloji, bioinformatik ve diğer ilgili alanlardan ve tüm hükümetler tarafından desteklenen uluslararası ekiplerin tarafsız, bağımsız, şeffaf ve titiz çalışmasını gerektiriyor."
Öte yandan, makaleyle birlikte Lancet Komisyon Başkanı ve Columbia Üniversitesi ekonomisti Jeffrey Sachs'ın virüsün doğadan değil, bir ABD biyoteknoloji laboratuvarından çıktığına oldukça ikna olduğunu söylemesi, dünya genelinde yankı uyandırdı.
"Bilim dünyasının ağırlıklı görüşü virüsün doğal yollarla bulaştığı yönünde"
Türk bilim insanları, salgının kökenlerine yönelik tartışmaların alevlenmesine neden olan iddialara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Lancet Komisyonu üyesi, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) Direktörü ve Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönül, Sachs'ın genel olarak ABD politikalarını eleştirdiğine işaret etti.
2003'te görülen SARS-CoV-1'in, bir yıl sonrasında yayılmadan ortadan kaybolmasına ilişkin araştırmaların yapıldığını ve virüsün belli bir diziliminin bunu engellediğinin saptandığını anımsatan Ergönül, ardından ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) desteğiyle Vuhan'daki laboratuvarla ortak araştırmaların yürütüldüğünü aktardı.
Hem makalede hem de Sachs'ın açıklamalarının özünde NIH'in bu araştırmaların detaylarını paylaşmamasına yönelik eleştirilerin bulunduğunu dile getiren Ergönül, "Tüm iddialara karşın bilim insanlarının ağırlıklı görüşü, bu virüsün doğal yollarla bulaştığı yönünde. Benim görüşüm de bu şekilde. Fakat bu konunun enine boyuna tartışılması, şeffaf, açık bir şekilde masaya yatırılması çok önemli. Biz doğruların peşindeyiz, kesinlikle şu veya bu diyemeyiz ama şu anda ağırlıklı düşünce doğal kaynaklı olduğu yönünde." dedi.
Prof. Dr. Ergönül, KUISCID olarak 19 ve 20 Ocak'ta dünyaca tanınmış bilim insanlarının katılımıyla İstanbul'da "Yeni Enfeksiyonlar" başlıklı bir toplantı düzenleneceğini ve Kovid-19 salgınının kökeninin de burada tüm yönleriyle tartışılacağını bildirdi.
"Bu konuda ayrıntılı çalışma yapılması gerekiyor"
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova da "Bilimsel açıdan her iki görüşü de kesin kanıtlayacak verilerin olmaması, bu konuda daha ayrıntılı çalışma yapılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Yeterli veri ve kanıt olmadan bu virüsün laboratuvardan çıkmış ve insanlara bulaşmış bir mutant olduğunu iddia etmek spekülatif olur." değerlendirmesinde bulundu.
Akova, salgının kökeniyle ilgili tüm bilgilere şeffaf şekilde erişimin sağlanmasının bu konudaki şüphe ve tartışmaları gidereceğine işaret ederek, "Makalede ayrıca gelecekte yaşanabilecek pandemik infeksiyonlara hazırlıklı olunması gerektiği, Kovid-19'un başındaki bazı eksiklikler ve yeterince hızlı reaksiyon verememe gibi nedenlerle hastalığın çok hızla yayıldığı ve milyonlarca ölüme yol açtığı konusunda da eleştiriler var. Ben de temel olarak bu eleştirilere katılıyorum, bunlardan ders alınması gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
"Salgınlara yaklaşım ve iş birliği çok önemli"
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği üyesi Doç. Dr. Şiran Keske ise salgının başında da Kovid-19'un kökenine yönelik tartışmaların yaşandığını, o dönem Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) bir ekibin Vuhan'a gittiğini ancak Çin'in, Vuhan Viroloji Enstitüsüne giriş izni vermediğini anımsattı.
DSÖ'nün daha sonra virüsün laboratuvar orijinli olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığa ve doğal yollarla bulaştığının düşünüldüğüne dair bir rapor yayımladığını aktaran Keske, Kovid-19'un kökenine yönelik tartışmaların uzun süre sonra yeniden başlamasında Sachs'ın açıklamalarının etkili olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Keske, 2 yıllık çalışmaların toplamı olan Lancet Komisyonunun makalesinde, salgın konusunda DSÖ'ye yönelik birçok eleştirinin de bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Virüsün kökeniyle ilgili ifadeler, bu raporun 1-1,5 sayfalık kısmını oluşturuyor, bütün olasılıklar ele alınıp, 'Salgına bu olasılıkların hangisinin yol açtığı hala bilinmiyor.' deniliyor. Esasında böyle bir konuda elimizde hiçbir kanıt olmadan 'Ben şöyle düşünüyorum.' demek oldukça yanlış. Bilim, elbette her şeye şüpheyle bakmalıdır, bütün olasılıkları değerlendirmelidir ama belli sorumluluğu olan kişilerin ellerinde güçlü bir kanıt olmadan şüphe uyandıracak yorumlar yapması, en çok da bilime zarar verir. Zaten Jeffrey Sachs da ilk yorumunu sonrasında biraz daha yumuşattı.
Tüm bunların yanında şöyle net bir gerçek var, salgınlara yaklaşım, iş birliği, en başında neler yapılması gerektiği oldukça önemli. Aksi halde insanların infial uyandırabilecek açıklamalardan ne kadar etkilenebileceği ortaya çıkıyor."
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










