BİLİM İNSANLARI ÇANAKKALE'DEKİ "KALPLİ GÖL"DE YENİ TÜR MİKROORGANİZMALAR KEŞFETMEYE ÇALIŞIYOR
Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyünde yılın bazı günlerinde pembe renge bürünen "Kalpli Göl"de araştırma yürüten bilim insanları, yeni tür mikroorganizmalar keşfetmeyi amaçlıyor.

28 Eylül 2023 Perşembe 20:15
ÇOMÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tülay Bican Süerdem: "Bu mikroorganizmalar bünyesinde enzim üretebiliyor. Ürettikleri enzimler gıda sanayisinde, sağlık sektöründe, aşı, hormon eldesinde gıda koruyucu katkı maddeleri olarak kullanılabiliyor"
Alexandria Troas Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe: "Gelecek yıl, antik liman çevresinde su altının taranmasını ve haritalandırılmasını yapacağız. Bu kapsamda Kalpli Göl'ü de taramayı düşünüyoruz ama bize ne kadar sonuç verir onu zaman gösterecek"
Alexandria Troas Antik Kenti'nin iç limanında yer alan, derinliği 2 ila 3 metre olan ve "Pembe Göl" olarak da bilinen "Kalpli Göl"de yoğun tuz oranı nedeniyle gözle görülür canlı yaşamıyor.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı'nda görevli Dr. Öğretim Üyesi Tülay Bican Süerdem ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gülçin Özcan Ateş, dünyada bu renkteki 8 gölden biri olduğu belirtilen "Kalpli Göl"deki mikroorganizmaları araştırmak üzere 2021'in ekim ayında ön çalışmalara başladı.
"Küf Çeşitliliğinin Araştırılması" adlı Bilimsel Araştırma Projesi'ni (BAP) hazırlayarak araştırmalara yeni boyut kazandıran Süerdem ve Ateş, 2022'nin mart ayından itibaren "Kalpli Göl"den her 3 ayda bir su, toprak, hava örnekleri alıyor.
Gölün içinde barındırdığı mikroorganizmaların, hangi mikrobiyolojik çeşitliliği gösterdiğini araştıran bilim insanları, proje kapsamında gölden aldıkları örneklerden yaklaşık 1000 izolat (mikrobiyal veya viral saf numune) kütüphanesi oluşturdu.
Laboratuvar çalışmalarına devam eden Süerdem ve Ateş, Türkiye mikrobiyotası (kişisel ekosistem) için önemli katkı sağlayacağına inandıkları potansiyel yeni tür mikroorganizmalar keşfetme yolunda ilerliyor.
Tülay Bican Süerdem, AA muhabirine, inceledikleri mikroorganizmaların bazılarını cins düzeyinde tanımlamasını yapabildiklerini, tür bazına inebilmek için moleküler bazı identifikasyon (kimlik belirleme) yöntemlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Moleküler düzeyde tanımlama yaptırabilmenin finansal destek gerektiğini belirten Süerdem, "BAP bütçesi dahilinde basit bir izolasyon çalışması yapabildik ama bunu daha ileri basamaklara götürmek istiyoruz. Mikroorganizmalarla ilgili küf ve maya çalışıyoruz. Bakterileri de ilave ederek hangi mikroorganizmaların nasıl bir enzim profilleri var ona bakıyoruz." dedi.
- "Yeni bir antibiyotik keşfinden bile söz edebiliriz"
İzolatlar neler üretir, hangi alanlarda yararlanılabilir, gıda, sağlık ve biyoteknolojik anlamda bu mikroorganizmalardan nasıl fayda sağlanır düşüncesiyle öğrencileri de bu çalışmalara entegre ettiklerini dile getiren Süerdem, yaptıkları çalışmalarda potansiyel yeni tür, yeni kayıt olma özelliğinde mikroorganizmalar gözlemlediklerini söyledi.
Süerdem, "Göl niçin pembedir?" fikriyle yola çıkmadıklarını ancak yaptıkları literatür çalışmalarında "dunaliella salina" adlı bir fitoplanktonun buna neden olduğu bilgisine ulaştıklarını ifade etti.
Gölün rengiyle ilgili ayrı disiplinlerle çalışma yapılabileceğini belirten Süerdem, şöyle konuştu:
"Finansal destek bulduğumuzda ya da daha az sayıdaki izolatlarımızla moleküler identifikasyon yaptığımızda bu işin çok daha derinine yani gen seviyesine inilmiş olup, yeni tür çıkma olasılığı yüksek potansiyel mikroorganizmalar olduğunu söyleyebiliriz. Buna nereden vardık? Bu tanımlama işlemlerini yaparken morfolojik, kültürel tanımlamalardan hareket ediyoruz. Tür bazında ise çok daha zaman alıcı çalışmalara ve moleküler düzeydeki çalışmalara ihtiyaç var. Yaptığımız çalışmada farklı olarak gözlemlediğimiz, ilk defa görüyoruz dediğimiz birden fazla türümüz var. Yeni bir tür keşfi yapılırsa Türkiye mikrobiyota çeşitliliği için çok önemli katkı olacak. Bu mikroorganizmalar bünyesinde enzim üretebiliyor. Ürettikleri enzimler gıda sanayisinde, sağlık sektöründe, aşı, hormon eldesinde gıda koruyucu katkı maddeleri olarak kullanılabiliyor. Yapılarında neler varsa o tespit edilen türde bunlar ortaya konulduğunda yeni bir antibiyotik keşfinden bile söz edebiliriz."
Avrupa Birliği projesine dönüştürmeyi hedefledikleri çalışmada örnekleme alırken siyah tabaka oluşumunu gözlemlediklerini ve bozulmuş yumurta kokusu aldıklarını kaydeden Süerdem, üzerine basıldığında çamurun balçık gibi içine çektiğini, bu nedenle ziyaretçilere gölün suyuna dokunmaları halinde ellerini yıkamaları uyarısında bulundu.
- "Bu mikrobiyolojik yaşam alanı, özel bir alan"
Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Alexandria Troas Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe de "Kalpli Göl"ün son yıllarda çok popüler hale geldiğini, bunda sosyal medyanın gücünün de etkili olduğunu belirtti.
"Kalpli Göl"ün Alexandria Troas Antik Kenti'nin iç limanı olduğuna değinen Öztepe, "Roma limanı olarak inşa edilmiş ve 400-500 yıl kadar da çok aktif kullanılmış. Özellikle önemli ihraç kalemi olan devasa granit sütunların ihracatının durmasından ve kentin ekonomisinin değişmesinden sonra kentin kıyısındaki bu önemli ticaret noktası, gerekli desteği bulamadığı, belki de temizlik, bakım işleri yapılamadığı için karalaşmış." değerlendirmesini yaptı.
1520'li yıllarda Piri Reis'in bölgedeki haritalarında hem Alexandria Troas'ın yerinin hem de bugün göl halinde olan iç liman bölgesinin görülebildiğini bildiren Öztepe, 18. yüzyıl haritalarında da alanın şeklinin bugünkü gibi olduğunu dile getirdi.
Gölün deniz suyu ve tuzu içermesi, yaklaşık 1000 yıldır bu halde kalması neticesinde kendi içerisinde bir yaşam alanı oluşturduğunu ifade eden Öztepe, "Pembe Göl" olarak bilinse de asla şeker pembesi bir tona bürünmediğini, kiremit kırmızısı gibi olduğunu anlattı.
Genelde eylülün ikinci yarısı ve ekimin başlangıcında, bir de martta gölün görüntüsünün kiremit kırmızısına dönüştüğü, yılın diğer bölümünde daha açık renkte olduğu bilgisini veren Öztepe, şunları kaydetti:
"Bu mikrobiyolojik yaşam alanı, özel bir alan. Türkiye'deki antik kentlere, özellikle limanı olan kentlere baktığımızda içinde su hapsolmuş kent sayısı çok az, belki yok denilecek kadar az. Bu açıdan bu durum, Alexandria Troas'ı özel bir Roma kenti, bir sahil kenti haline getiriyor. Bu alanla ilgili birtakım çalışmalar yapmaya başladık çünkü son 3 yıldır ciddi bir ziyaretçi sirkülasyonu oluşmaya başladı. İnsanlara bu alanın önemini anlatacak bilgilendirme levhaları oluşturulması, alanda birtakım düzenlemelerin yapılması zorunluluk haline geldi. Balçık bir zemine sahip olan gölün derinliği 2-3 metre arasında değişiyor. Gelecek yıl, antik liman çevresinde su altının taranmasını ve haritalandırılmasını bugünün bize sağladığı teknolojik imkanlarla yapacağız. Bu kapsamda Kalpli Göl'ü de taramayı düşünüyoruz ama bize ne kadar sonuç verir. onu zaman gösterecek."
Prof. Dr. Öztepe, gölü 2011'den beri her yıl fotoğrafladıklarını belirterek, "Gördüğümüz kadarıyla küresel iklim değişikliği de etken çünkü sıcaklık değişimleri göldeki renk değişimini tetikliyor. Bu yaz inanılmaz sıcaklıklar yaşıyoruz. Eylül ayının sonuna geldiğimiz şu günlerde bile güneşin etkisi oldukça fazlasıyla hissediliyor. Belki son 10 yıldır, biz geldiğimizden bu yana da değişim oldu." ifadelerini kullandı.
Tıp Dünyasının Gözü İstanbul’da: 33 Yıl Sonra Dev Kulak Burun Boğaz Kongresi (IFOS) BaşladıDünyanın en köklü ve prestijli sağlık organizasyonlarından biri olan Uluslararası Kulak Burun Boğaz Dernekleri Federasyonunun (IFOS) Dünya KBB Kongresi, 33 yıl aranın ardından İstanbul’da kapılarını açtı.11 Eylül 2026 Cuma 16:39BASIN HABERLERİ
Bipolar Bozuklukta Tedavi Uyumsuzluğu Alarm Veriyor: Pekin’deki Araştırmada Hastaların %42,7’si İlk Yılda İlacı BıraktıPekin’de 3.034 bipolar bozukluk hastasını kapsayan kapsamlı gerçek yaşam araştırması, kronik ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliğinin en kritik sorunlardan biri olduğunu gözler önüne serdi.11 Eylül 2026 Cuma 16:36BASIN HABERLERİ
"Süper Besin" Hürafesine Son: Karaciğer Sağlığının Anahtarı Tek Yiyecekte Değil, Akdeniz Tipi BeslenmedeKaraciğeri detoks içecekleriyle veya tek bir mucizevi besinle temizleme iddialarının bilimsel temeli olmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:33BASIN HABERLERİ
Donuk Omuz Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar: Takviyeler Değil, Doğru Egzersiz ve Bütüncül Tedavi İyileştiriyorOmuzda şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığıyla seyreden donuk omuz (adezif kapsülit) hastalığında vitamin, mineral veya bitkisel takviyelerin iyileştirici etkisine dair güçlü bilimsel kanıt bulunmadığı açıklandı.11 Eylül 2026 Cuma 16:31BASIN HABERLERİ
Ölümcül Astım Atağında Şaşırtıcı Keşif: Bağışıklık İzleri Akciğerle Sınırlı Kalmıyor, Bağırsak Lenflerine Kadar UzanıyorNature Communications dergisinde yayımlanan çığır açıcı bir çalışma, ölümcül astım krizlerinde bağışıklık sistemindeki sapmaların yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:27BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar’da Feci Kaza: 15 Yaşındaki Çocuğun Kopmak Üzere Olan Kolu Konya’da 8 Saatlik Ameliyatla KurtarıldıAfyonkarahisar'da motosiklet kazası geçiren 15 yaşındaki Muhammet Ali Şimşek'in omuz seviyesinden kopmak üzere olan sağ kolu, Konya'da 3 farklı branştan uzman ekibin katıldığı 8 saatlik zorlu bir multidisipliner operasyonla ampute edilmekten kurtarıldı.11 Eylül 2026 Cuma 16:25BASIN HABERLERİ
34 Haftalık Prematüre Bebeğe Mucize Müdahale: Kalbindeki Delik Kasıktan Girilerek KapatıldıManisa'da 34 haftalıkken prematüre doğan ve kalbinde 4 milimetrelik delik tespit edilen Mehmet Fatih bebek, İzmir Şehir Hastanesinde 16 günlükken gerçekleştirilen başarılı anjiyo operasyonuyla sağlığına kavuştu.11 Eylül 2026 Cuma 16:23BASIN HABERLERİ
Kongo’da Ebola Salgını Büyüyor: Doğrulanmış Vaka Sayısı 6 Biti Aştı, Can Kaybı 3 Bin 267’ye UlaştıDünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 10 Eylül 2026 tarihli raporuna göre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor.11 Eylül 2026 Cuma 16:22BASIN HABERLERİ
Kafein Hücresel 'Yaşlanma Şalterini' Kapatıyor: 500 Milyon Yıllık Genetik Mekanizma Keşfedildiİngiltere’de yürütülen uluslararası bir araştırma, kafeinin hücrelerde enerji dengesini ve DNA onarımını sağlayan 500 milyon yıllık evrimsel bir biyolojik mekanizmayı uyardığını ortaya koydu.11 Eylül 2026 Cuma 16:20BASIN HABERLERİ
Çocuklarda Okul Reddine Dikkat: Arkasında Ayrılık Kaygısı ve Zorbalık Yatıyor OlabilirKTÜ Farabi Hastanesi uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, çocukların okula gitmek istememesinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.11 Eylül 2026 Cuma 16:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










