BOĞAZİÇİ ULUSLARARASI HUKUK KONFERANSI'NDA ÇATIŞMA SONRASI ÇEVRESEL SORUNLARIN HUKUKİ BOYUTLARI ELE ALINDI
Eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü ve Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Elver: "Boğucu bir abluka ve insani yardımın ciddi şekilde kısıtlanmasıyla birleşen ekolojik yıkım, Gazze nüfusunun tamamını açlığın eşiğine getirmiştir"

06 Temmuz 2025 Pazar 20:38
"BM, ABD ve İsrail'in baskısı yüzünden hiçbir zaman (Gazze'de kıtlık) ilan edilmedi. Çünkü Gazze'de kıtlık ilan ettiklerinde ciddi bir uluslararası suç faaliyeti olacak"
Ukrayna Yaroslav Mudryi Ulusal Hukuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ievgeniia Kopytsia: "Hukuki çerçevelerimizi bu yeni tehditlere göre yeniden şekillendirmezsek, sürdürülebilir barış da mümkün olamaz"
Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından ikincisi düzenlenen ve Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu Uluslararası Hukuk Konferansı 2025 (BILC 2025) kapsamında "Çatışma Sonrası Ekolojik İyileştirme Üzerine Hukuki Perspektifler" adlı panel düzenlendi.
Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Dr. Ayşe Didem Sezgin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü ve Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Elver, İngiltere'den bağımsız araştırmacı Dr. Aida Tamer Chammas ve Ukrayna Yaroslav Mudryi Ulusal Hukuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ievgeniia Kopytsia konuşmacı olarak katıldı.
Eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü ve Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elver, konuşmasında "Boğucu bir abluka ve insani yardımın ciddi şekilde kısıtlanmasıyla birleşen ekolojik yıkım, Gazze nüfusunun tamamını açlığın eşiğine getirmiştir. Bu krizin insan yapımı olduğu ve uluslararası ceza hukuku kapsamında savaş suçu olan açlığın bir savaş silahı olarak kullanılması anlamına geldiği yaygın olarak kabul edilmektedir." dedi.
Elver, Gazze'de su kaynaklarının yüzde 95'inin içilemez hale geldiğini, 37 milyon tonluk molozun çevreye yayıldığını ve insanların temel sağlık hizmetlerine erişemediğini belirterek, bunun krizin kapsamını daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması'nın (IPC) teknik olarak "Gazze'de kıtlık koşullarının oluştuğunu" tespit ettiğini aktaran Elver, ancak Gazze'de kıtlık ilan edilmesinin Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve İsrail'in baskılarıyla engellendiğini söyledi.
Elver, "BM, ABD ve İsrail'in baskısı yüzünden hiçbir zaman (Gazze'de kıtlık) ilan edilmedi. Çünkü Gazze'de kıtlık ilan ettiklerinde ciddi bir uluslararası suç faaliyeti olacak." ifadesini kullandı.
Filistin'de çevresel adalete öncelik veren ve altta yatan siyasi ve insan hakları sorunlarını ele alan bütüncül bir yaklaşım olmadan iyileşmenin mümkün olmayacağını belirten Elver, çevresel adaletin çatışma sonrası yeniden inşa süreçlerine mutlaka entegre edilmesi gerektiğini aktardı.
Elver, 2009'daki yeniden yapılandırma sürecine çok sayıda ülke ve STK'nin katılmasına rağmen, tek bir Filistinli yerel kuruluşa yer verilmediğine dikkati çekti.
Filistin'in yeniden inşası için "Yapılması gereken en önemli şey, her şeyden önce yerel halkı sürece dahil etmeliyiz. Egemenliklerine saygı göstermeliyiz." diyen Elver, "Elbette uluslararası toplum, hesap verebilirlik mekanizması da dahil olmak üzere önemli tazminatlar ödemelidir." vurgusu yaptı.
- Çatışma sonrası çevre tahribatının hukuki boyutları
Bağımsız uluslararası hukuk araştırmacısı Aida Tamer Chammas ise çevresel yıkımın çatışma sonrası süreçlerde toplum sağlığı, siyaset ve ekonomi üzerinde uzun vadeli etkiler yarattığını vurguladı.
Çevre tahribatının askeri eylemlerin doğrudan sonucu olarak kalıcı hale geldiğini kaydeden Chammas, bu kapsamda Ukrayna-Rusya Savaşı'nda kullanılan misket bombalarının çevreye verdiği zarara dikkat çekti.
Chammas, uluslararası hukukta çevresel tahribatın sorumluluğunun açık bir şekilde tanımlanması gerektiğini belirterek, Uluslararası Hukuk Komisyonunun 2022’de kabul ettiği silahlı çatışmalarda çevrenin korunmasına ilişkin ilkelerin önemini hatırlattı.
Bu ilkelerin, çatışma öncesi, sırası ve sonrası dönemleri kapsayacak şekilde değerlendirildiğini aktaran Chammas, çevre onarımının barış sürecine entegre edilmesi gerektiğini aktardı.
Chammas, barış anlaşmaları veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) gibi kurumlar aracılığıyla çevresel zararların tazmin edilmesi yönündeki uygulamaların artırılması gerektiğini kaydetti.
- "Doğa savaşın sessiz kurbanıdır"
Ukrayna Yaroslav Mudryi Ulusal Hukuk Üniversitesinden Doç. Dr. Ievgeniia Kopytsia da çevrim içi katıldığı konferansta, Ukrayna’daki savaşın sadece insanlar için değil, doğa için de yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, çevresel adaletin uluslararası hukuk gündemine taşınması gerektiğini vurguladı.
"Doğa savaşın sessiz kurbanıdır." diyen Kopytsia, Ukrayna'daki ormanların yüzde 20'sinin, yaklaşık 1 milyon hektarlık alanın Rusya'dan gönderilen roketler nedeniyle yandığını ve bu ormanların onarılmasının yıllar süreceğini belirtti.
Kopytsia, Ukrayna'da savaşın neden olduğu sera gazı emisyonlarının büyüklüğüne işaret ederek "Sadece savaş nedeniyle oluşan karbon salımı, Belçika'nın toplam salınımına eşdeğer seviyeye ulaştı." değerlendirmesinde bulundu.
Çevresel savaş suçlarının mevcut uluslararası hukukta yetersiz kaldığını söyleyen Kopytsia, "Hukuki çerçevelerimizi bu yeni tehditlere göre yeniden şekillendirmezsek, sürdürülebilir barış da mümkün olamaz." dedi.
2025 Sağlık İstatistikleri Yayımlandı: Türkiye’de Hekime Müracaat 1 Milyarı AştıSağlık Bakanlığının açıkladığı 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de kişi başı hekime başvuru sayısı 13,2'ye ulaştı. Toplam hekim sayısı %5,1 artışla 232 bin 315’e yükselirken, yıl boyunca 16 bin 200 organ ve doku nakli gerçekleştirildi.01 Ekim 2026 Perşembe 14:23BASIN HABERLERİ
Sayıştay Raporu Açıkladı: Yoğun Bakımdaki Hastaya Aile Hekiminden Muayene KaydıSayıştay’ın Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Denetim Raporu, yoğun bakımda yatan hastalar adına aynı tarihlerde aile hekimliklerinde muayene kaydı oluşturulduğunu ortaya çıkardı.01 Ekim 2026 Perşembe 14:21BASIN HABERLERİ
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler Hakkında Duyuru 2026/38Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde Yapılan Düzenlemeler-2026/38" konulu duyuru yayımlandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 17:27DİĞER DUYURULAR
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










