“BÖLGESEL TERLEME SOSYAL FOBİDEN DEPRESYONA KADAR BİRÇOK SORUNA YOL AÇABİLİR”
Göğüs Cerrahı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, bölgesel aşırı terlemenin özgüven problemlerine ve karşı cinsle iletişime geçememe, toplumdan soyutlanma...

27 Mayıs 2024 Pazartesi 21:20
Göğüs Cerrahı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, bölgesel aşırı terlemenin özgüven problemlerine ve karşı cinsle iletişime geçememe, toplumdan soyutlanma gibi sorunlara hatta kaygı bozukluğu ve depresyona yol açabildiğini ifade etti. İlkokul çağında kalem tutamamayla başlayan terleme sorununun ameliyat yöntemiyle tedavisinde çok büyük başarı sağlandığını söyledi.
Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu vücudumuzun iç ortamını dengelemek ya da dış ortamdaki değişikliklere cevap vermek için terleme işlevi bulunduğunu belirterek insan vücudunda cildin hemen altında yerleşmiş durumda ortalama 3-4 milyon ter bezi bulunduğunu anlattı. Normalde sıcak hava, egzersiz, aşırı baharatlı yiyecekler, heyecan, korku gibi duygusal değişikliklerin terlemeye yol açtığını; hastayken, özellikle ateşli hastalıklarda, terlemenin normal bir durum olduğundan bahseden Prof. Dr. Fındıkçıoğlu şeker ve tiroid bezi hastalıkları gibi metabolizmayı etkileyen hastalıklarda da aşırı terleme görüldüğünü dile getirdi.
Diğer bir terleme tipinin de hiçbir sebep yokken sadece el, ayak ve koltuk altında gelişen aşırı terleme olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fındıkçıoğlu "Buna bölgesel aşırı terleme (primer hiperhidroz) diyoruz. Bölgesel aşırı terlemesi olan kişiler çevre ve vücut şartlarında değişiklik olmasa bile özellikle ellerinden damlayacak kadar aşırı terlemeden şikayetçidir. Bu durum bilinen bir hastalığa bağlı olmamakla birlikte sempatik sinir sisteminden ter bezlerine aşırı uyarı gelmesinden kaynaklanmaktadır" diye konuştu.
"İlkokulda ortaya çıkıyor, çocuklar kalem tutamıyor"
Bu tip terlemelerin sıklıkla erken yaşlarda ortaya çıktığını, örneğin ilkokul çağlarında yazı yazmaya başlayan çocukların elde aşırı terlemeye bağlı kalem tutmakta güçlük çektiklerini; sürekli olarak ellerini kıyafetine veya mendile silme, defter ve kitapların aşırı tere bağlı yıpranması ve yırtılması, derslerde ve sınavlarda başarının düşmesi ve arkadaşlık ilişkilerinde çekingen davranma gibi davranışlarda bulunduğunu vurguladı. Prof. Dr. Fındıkçıoğlu bölgesel aşırı terlemenin erişkin hastalarda ise "içine kapanma, karşı cinsle iletişime geçememe, toplumdan soyutlanma gibi sosyal fobilere, mesleki başarısızlıklara ve sonuçta kaygı bozukluğu, depresyon" gibi ruhsal sıkıntılara zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
"Koltuk altı terlemesinde botoks tedavisi uygulanabilir"
Bölgesel aşırı terleme şikayeti olan kişilerin terlemeye yol açan başka hastalıkların olup olmadığının araştırıldığını ve eşlik eden bir hastalığı tespit edilemezse "primer hiperhidrozis" tanısı konulabildiğini belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu "Tedavi öncesi kişinin yaşam ve beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Aşırı tuz, baharat, alkol tüketimi gibi faktörler ayrıca, aşırı kilo (obezite) ve hareketsizlik de dikkate alınmalıdır. Terlemeyi azaltmak için uygulanan tedaviler krem ve deodorantlar, iyontoforez, botoks ve ETS (cerrahi) olarak sıralanabilir.
İyontoforez yöntemi el ve ayaklara bir sıvı içerisinde düşük amperli elektrik akımı uygulanması ile terlemeyi geçici olarak azaltır. Botoks tedavisi ise koltuk altı bölgesine botulismus toksini uygulanarak 6 ay süreli el ve koltuk altı terlemesini azaltır. Ancak cerrahi dışı tedavileri geçici bir süre fayda sağlar, etkin olması için tekrarlanmaları gerekir" diye konuştu.
"girişimsel işlemler ya da ameliyatla aşırı terlemeye müdahale edilebiliyor"
Bölgesel aşırı terlemenin cerrahi tedavisinin (ETS-Endoskopik Torasik Sempatektomi) el ve koltuk altı bölgesine giden sempatik sinir ganglionlarının bloke edilmesi ile yapıldığı bilgisini veren Prof. Dr. Fındıkçıoğlu "Bunun için koltuk altından 1-2 cm lik bir kesiden kapalı sistemler ile (VATS) göğüs boşluğuna girilerek T3-T4 seviyesindeki sempatik sinirler kesilerek (koter ile yakılabilir ya da klips ile kapatılabilir) sempatik sistemden gelen ileti bloke edilir. Böylece ter bezleri uyarılmayacağı için terleme olmaz" dedi. İşlemden hemen sonra el ve koltuk atındaki terlemenin kesileceğini, ayaklardaki terlemenin ise azalacağını dile getirdi.
Genellikle 1-2 gün süren göğüs ve sırt ağrısı dışında ciddi bir problem yaşanmadığına işaret eden Prof. Dr. Fındıkçıoğlu "En önemli yan etki bir süre sonra vücudun farklı bölgelerinde aşırı terlemeler gelişmesidir. Özellikle gövde, sırt, karın, kasık ve diz arkası bölgelerinde refleks terlemeler gelişebilir. Bu terlemeler genellikle geçici ve tolere edilebilir düzeydedir. Bir diğer yan etki ellerde aşırı kuruma ve deride çatlaklar olmasıdır. Bu durum nemlendirici kremler ile çözülebilir. Çok nadiren kalp hızında değişiklikler görülebilir" dedi. ETS ameliyatının yüzde 95 üzerinde başarı ile uygulandığını ve hastaların ameliyat sonrası aynı gün içinde ya da 1 gün sonrasında taburcu olabildiğini belirtti.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










