“BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLANLAR, SIK SIK BOŞLUK HİSSİ YAŞAYABİLİR”
Psikiyatri Uzmanı Dr. Zekeriya Bahçe, borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin, sık sık boşluk hissi yaşayabileceğini söyledi.

03 Mart 2024 Pazar 20:15
Psikiyatri Uzmanı Dr. Zekeriya Bahçe, borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin, sık sık boşluk hissi yaşayabileceğini söyledi.
Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerde rastlanılan belirtilerden bahseden VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Zekeriya Bahçe, "Dürtü ve duygularındaki dengesizlik, istikrarsızlık, değişkenlik ve denetleme güçlüğü belirgindir. Bu durum nedensiz can sıkıntısı, boşluk hissi duyumsamalarına neden olabileceği gibi; sıklıkla kendilerini önemsiz, değersiz hissettiren küçük olaylara bağlı olarak yaşanma eğilimindedir" dedi.
"Terk edilmekten çok korkarlar"
Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerin kendiliklerini ve dış dünyaya yönelik durum, nesne, kişileri anlamlandırmada bütünlükten yoksun, kararsız ve tutarsız olmaya yatkın olduklarına dikkat çeken Uzm. Dr. Bahçe, "Kendilerini, başkalarını ve dünyayı bazen çok iyi, bazen de çok kötü olarak algılama eğilimindedirler. Kendilik değerleri kendisine nasıl davranıldığı ile fazlasıyla bağlantılıdır. Bu sebeple istenmemek, reddedilmek, terk edilmekten çok korkma ve bu senaryodan kaçınmak için sürekli çaba sarf etme eğilimi içerisinde olabilirler. Dürtü ve duygularındaki dengesizlik, istikrarsızlık, değişkenlik ve denetleme güçlüğü belirgindir. Bu durum nedensiz can sıkıntısı, boşluk hissi duyumsamalarına neden olabileceği gibi sıklıkla kendilerini önemsiz, değersiz hissettiren küçük olaylara bağlı yaşanma eğilimindedir. Yine kendilerine iyi gelen herhangi bir durumla çok çabuk iyi hissetmeye de başlayabilirler" diye konuştu.
"İstikrarsız ilişkiler görülebilir"
Uzm. Dr. Bahçe, borderline kişilik bozukluğu bulunan kişilerde görülen belirtilerle alakalı olarak, "İlişkilere balıklama dalmak ya da onları aynı hızla sonlandırmak gibi gerçek ya da algılanan terk edilmeyi engelleme çabaları, ilgi alanları ve değerleri hızla değişebilme, düşüncesizce veya umursamazca hareket edebilme, aile, arkadaşlar ve sevdikleri ile yoğun ve istikrarsız ilişkiler modeli, çarpık ve istikrarsız bir benlik imajı veya benlik duygusu, para harcama, güvensiz cinsel yaşam, madde bağımlılığı, dikkatsiz araba kullanma ve aşırı yemek yeme gibi dürtüsel ve çoğu zaman tehlikeli davranışlar olarak sıralanabilir. Bununla birlikte, bu davranışlar çoğunlukla yüksek ruh hali veya enerjinin yüksek olduğu zamanlarda ortaya çıkıyorsa, bunlar borderline kişilik bozukluğu değil, bir duygudurum bozukluğunun belirtileri de olabilir. Vücudunu kesmek gibi kendine zarar veren davranışlar. Tekrarlayan intihar davranışı veya tehdit düşünceleri. Birkaç saatten birkaç güne kadar süren duygusal-iniş çıkışlarla (epizotlar) birlikte yoğun ve son derece değişken ruh halleri. Kronik boşluk hissi. Uygunsuz, yoğun öfke veya öfkeyi kontrol etmede sorunlar. Kendinden kopmuş hissetme, kişinin kendisini bedeninin dışından gözlemleme veya gerçek dışılık duyguları gibi ayrışma yabancılaşma duyguları da belirtiler arasındadır" şeklinde konuştu.
Genetik, çevresel ve sosyal faktörlerin etkisi
Araştırmaların genetik, çevresel ve sosyal faktörlerin borderline kişilik bozukluğu geliştirme ihtimalini artırabileceğinin gösterdiğini söyleyen Uzm. Dr. Bahçe, bu faktörleri şu şekilde sıraladı: "Aile öyküsü: Hastalığa sahip yakın bir aile üyesine (ebeveyn veya kardeş gibi) sahip kişilerin, paylaşılan genetik faktörler nedeniyle sınırda kişilik bozukluğu geliştirme ihtimali daha yüksek olabilir. Beyin yapısı ve işlevi: Araştırmalar borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin beyinlerinde, özellikle de dürtüleri ve duygu düzenlemesini kontrol eden alanlarda yapısal ve işlevsel değişiklikler olabileceğini göstermektedir. Ancak bu değişikliklerin bozukluğa mı yol açtığı yoksa bozukluğun neden olduğu açık değildir. Çevresel, kültürel ve sosyal faktörler: Sınırda kişilik bozukluğu olan birçok kişi, çocukluk döneminde istismar, terk edilme veya zorluk gibi travmatik yaşam olayları yaşadığını bildirmektedir. Diğerleri istikrarsız, geçersiz kılıcı ilişkiler veya çatışmalar yaşamış olabilir" ifadelerini kullandı.
"Sadece psikolojik test ile sorun anlaşılamaz"
Borderline kişilik bozukluğunun genellikle geç ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde teşhis edildiğini dile getiren Uzm. Dr. Bahçe, "Psikiyatri uzmanı kişinin belirtilerinin, yaşam deneyimlerinin ve aile tıbbi geçmişinin kapsamlı bir değerlendirmesine dayanarak klinik olarak teşhis konulur. Gerekli görülürse, çeşitli psikolojik testler istenebilir. Ancak tek başına psikolojik test ile tanı koymak doğru bir yaklaşım kabul edilmemektedir" diyerek, borderline kişilik bozukluğu bireyin hayatının birçok alanına zarar verebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Bahçe, şu bilgileri paylaştı:
"Yakın ilişkileri, işi, okulu, sosyal aktiviteleri ya da öz imajı olumsuz etkileyebilir. Borderline kişilik bozukluğu bireyin hayatında eğitimi yarıda bırakmak, dürtüsel ve riskli davranışlar nedeniyle planlanmamış gebelikler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, motorlu araç kazaları, fiziksel kavgalar, evlilik stresi veya boşanma gibi çatışmalarla dolu ilişkiler, hapis cezası gibi birden çok yasal sorun, intihara teşebbüs, kendini kesme ya da yakma ile kendine zarar verme ve bu yüzden sık sık hastaneye yatma, sürekli tekrarlanan iş değişiklikleri veya kayıpları ile taciz edici ilişkilere dâhil olma ve bu ilişkilerde zarar görmeye rağmen ilişkiyi sürdürme gibi komplikasyonlara neden olabilir." Uzm. Dr. Bahçe, "Bunlara ek olarak bireyde alkol veya maddelerin kötüye kullanımı, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, depresyon, dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları ile diğer kişilik bozuklukları gibi başka akıl sağlığı bozukluklarının da görülmesi ihtimali yüksektir" dedi.
Tedavi yolları
Hastalığın kişilik bozukluğu tedavisinde şu anda üç ana psikoterapötik yaklaşım olduğunu belirten Uzm. Dr. Bahçe, "Psikodinamik, bilişsel-davranışsal ve destekleyici. Her birinin içinde özel çeşitler vardır: örneğin aktarım odaklı psikoterapi (psikodinamik) veya diyalektik davranışçı terapi (bilişsel-davranışsal). Temel anlayış ve metodoloji açısından farklılık gösterse de tüm yaklaşımlar, hem başlangıçta klinik tabloya hakim olan semptom yönetimini, hem de semptomlar hafifletildikten sonra belirgin kalan kişilik zorluklarını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Sıklıkla psikoterapilerin uzun süreli olması beklenmektedir. Sık terapist değiştirilmemesi önerilmektedir" açıklamasında bulundu.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










