DEPREMİ YAŞAYAN VEYA BÖLGEDE GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN KADINLAR "DEPREMDE KADIN OLMAK" PANELİNDE KONUŞTU
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremleri yaşayan veya deprem sonrası bölgeye giderek sahada çalışan kadınlar, "deprem bölgesinde kadın" olmayı anlattı.

08 Mart 2023 Çarşamba 20:06
Depremzede üniversite öğrencisi Simay Yavuz: "Biz kadınlar, birbirimizi destekleyerek her işi planlı ve eşit şekilde paylaştırarak zor günleri beraber atlatacağımıza inandık ve yeniden güzel kalabalık sofralarımıza geri döneceğiz"
SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şeyma Zehra Altunkürek: "Kadın gönüllülerin sayısının fazla olması önemliydi. Çünkü, arama kurtarma ekipleri çalışmalarına devam ederken, sahada evsiz kalmış kadınların, çocukların sayısının fazla olması ve ihtiyaçlarının karşılanmasında, onlara destek olmada kadın gönüllüye ihtiyaç vardı"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen "Depremde Kadın Olmak" konulu panelde yaptığı konuşmada, 8 Mart 1857'de ABD'nin New York kentinde tekstil işçilerinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle greve başladığını anımsattı.
Emniyet güçlerinin işçilere müdahalesi ve fabrikaya kilitlenmesi sonrasında çıkan yangında birçok işçinin hayatını kaybettiğini anlatan Erdöl, bu nedenle 8 Mart'ı kutlama değil anma günü olarak değerlendirdiğini söyledi.
Kadınların, afet dönemlerinde hem sahada hem saha arkasında büyük rol aldığını vurgulayan Erdöl, depremde birçok çocuğun annesiz kaldığını belirtti. Erdöl, "Annesiz kalan evlerde yıkım çok daha büyük oldu. Felaketten en çok kadınlar etkilenir. Kadınlar etkilendiğinde de çocuklar etkilenir." dedi.
Erdöl, deprem yaralarının sarılmasında da kadınların büyük rol oynadığını dile getirerek, "Depremde hayatını kaybeden kadınlarımızı da rahmetle anıyorum." diye konuştu.
- "Bizim asıl mücadelemiz başladı"
Panelde konuşan Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü öğrencisi Simay Yavuz, ara tatil dolayısıyla depremin yaşandığı gün Hatay'da ailesinin yanında olduğunu söyledi.
Annesi, babası ve kardeşleriyle depremin ardından hemen dışarı çıktıklarını aktaran Yavuz, "Canımızı kurtardık ama o esnada binaların ve yaşadığım evin gözümün önünde yıkılışını izledim. Sevdiklerini kurtaramayanların feryat edişlerine, korku dolu bakışlarına ve şehrin yok oluşuna şahit oldum." ifadesini kullandı.
Yavuz, sarsıntının bitmesiyle yaşama tutunma mücadelelerinin başladığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:
"Sarsıntı durdu ve bizim asıl mücadelemiz başladı. Enkazın altında kalan sevdiklerimiz, huzurla yaşadığımız evimiz ve ekmek kapılarımız artık yoktu. Etrafı, gökyüzü, bembeyaz bulutlar yerine göçük altında kalan insanların simsiyah umutları kaplamıştı.
Deprem sırasında gerek görevlendirme gerek gönüllü katılımla yardım faaliyetlerinde yer alan kadınların, yardımların planlanması, sağlanması ve ulaştırılmasında afetzedelerle daha hızlı ve kolay iletişim kurdukları için ihtiyaçlarımızı bize hemen ulaştırdı. Biz kadınlar, birbirimizi destekleyerek her işi planlı ve eşit şekilde paylaştırarak zor günleri beraber atlatacağımıza inandık ve yeniden güzel kalabalık sofralarımıza geri döneceğiz."
- "Yönümü bulmak bile zordu"
SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şeyma Zehra Altunkürek de 6 Şubat gecesi rüyasında babasının arayıp, "Kızım ben çok kötüyüm, çok yalnızım, gel beni al." sözleriyle uyandığını ve hemen babasını aradığını, ancak ulaşamadığını söyledi.
Bölgede deprem olduğunu öğrenir öğrenmez gerekli izinleri alarak hemen Kahramanmaraş'a gittiğini anlatan Altunkürek, "Hava koşullarının ve bölge trafiğinin çok ağır olması nedeniyle zorlukla ulaştığım memleketimde kayboldum. Doğup büyüdüğüm sokaklar, caddeler sadece bir enkaz yığınıydı, yönümü bulmak bile zordu. Babamı bulmuştum fakat sevincim buruktu. Çünkü, akrabalarımın, arkadaşlarımın içinde olduğu binlerce insan göçük altındaydı, bizler ise çaresizce enkazların başında bekliyorduk." diye konuştu.
Hemşire olduğu için çok büyük katkı sağlayacağını düşünerek bölgede kalmak istediğini üniversiteye bildirdiğini dile getiren Altunkürek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Depremin ilk beş günü Kahramanmaraş'ta bulunduğum sürede gördüm ki hayatını kaybetme ve yaralanmada kadın erkek farkı olmamasına karşın deprem sonrasında çocukların, engellilerin, yaşlıların bakımı ve yardımların kullanılır hale getirilmesi, gündelik yaşamın afet koşullarında idame edilmesi ile şiddetin ve güvensiz ortamların yokluğu gibi nedenlerle asıl yük kadınların üzerine yüklenmiş, deprem emekçi kadınları vurmuştu. Bu nedenle kadın gönüllülerin sayısının fazla olması önemliydi. Çünkü, arama kurtarma ekipleri çalışmalarına devam ederken, sahada evsiz kalmış kadınların, çocukların sayısının fazla olması ve ihtiyaçlarının karşılanmasında, onlara destek olmada kadın gönüllüye ihtiyaç vardı."
Altunkürek, eşlerini, çocuklarını kaybeden kadınların dahi her şeye rağmen büyük bir metanetle yaralılara yardım etmeye çalıştığını, çocuklara, yaşlılara sahip çıktığını belirterek, "Çünkü, hepimiz biliyorduk, enkazdan sağ kurtardığımız her çocuk, ülkemizin geleceğinin en sağlam kolonları olacaktır." sözleriyle duygularını dile getirdi.
Yeryüzü Doktorları Derneği Genç Yeryüzü Doktorlar Koordinatörü Esra Demir ise bir sivil toplum kuruluşu olarak deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalara ilişkin sunum yaptı. Tüm faaliyetlerde kadınların aktif rol aldığının altını çizen Demir, özellikle psikososyal destek çalışmalarıyla depremzede çocukların yanında olduklarını bildirdi.
- "Yara alan aile fertlerimizi ayağa kaldırmamız gerekiyor"
TRT muhabiri Elif Akkuş da gazetecilik hayatı boyunca savaş bölgesi dahil birçok olaya tanık olduğunu ancak Kahramanmaraş merkezli depremler kadar ağır sonuçlarla karşılaşmadığını vurguladı.
Akkuş, "6 Şubat'ta yaşadığımız gibi bir şey görmedim, hiç bu kadar acının üst üste geldiğini görmedim." dedi.
Deprem bölgesinde her yerde kadınların, gazeteci, 112, UMKE, AFAD gibi birçok görev ve sorumlulukla yer aldığını anlatan Akkuş, "Türkiye sınırlarla illere ayrılmış bir ülkeydi 6 Şubat'a kadar, şimdi koskoca bir aile oldu. Bu nedenle şimdi ağlamayı bir kenara bırakarak, hep birlikte yara alan aile fertlerimizi ayağa kaldırmamız gerekiyor." diye konuştu.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










