DİYETİSYENDEN RAMAZAN’DA BESLENME UYARISI: "SAHUR ÖĞÜNÜNÜ MUTLAKA YAPMALIYIZ"
Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunan Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, "Bizim için en önemli faktör sahur öğününü...

03 Mart 2024 Pazar 11:43
Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunan Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, "Bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı takdirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor" dedi.
Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Selçuk, oruç tutacak vatandaşların sahur öğününü atlamamaları gerektiğini belirtti. İftar öğününde ise vatandaşların yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmesi gerektiğini söyleyen Selçuk, çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verilebilmesi takdirde mideye bir anda yüklenilmeyeceğini açıkladı.
"Öğünlerin dengeli olması önemli"
Öğünlerin dengeli olmasının önemine dikkati çeken Diyetisyen Tuğba Nur Selçuk, "Ramazan ayının gelmesiyle beraber beslenme alışkanlıklarımız büyük ölçüde değişiyor. Özellikle ürün sayımız azalıyor. Bununla beraber de açlık süresi 15-16 saate kadar uzayabiliyor. Açlık süresinin uzaması hem vücutta sıvı kayıplarına hem de enerji alımında yetersizliklere bağlı olarak metabolizma hızında yavaşlamalara sebep olabiliyor. Bu noktada bizim için en önemli faktör sahur öğününü atlamamak. Sahur öğününü mutlaka yapmalıyız. Çünkü sahur yapılmadığı takdirde açlık süresi 17-18 saate kadar uzayabiliyor. Bu da özellikle metabolizma hızında yavaşlamalara sebep oluyor. Öğünlerin dengeli olması önemli. Özellikle sahur öğününde kas ve sıvı kaybının önüne geçebilmek için bunları yeterli miktarda karşılamalıyız. Sahur öğünleri daha çok protein ağırlıkta besinlerden oluşmalı. Yani yumurta, süt ve süt ürünleri, az tuzlu peynir gibi bunları mutlaka bulundurmalıyız. Bununla beraber tam tahıllı ekmek, sebze ve meyve çeşitlerini sahur öğününe dahil etmeliyiz. Hatta çiğ kuruyemiş, çiğ fındık ve çiğ badem gibi yağlı tohumları da beslenmenize eklerseniz tokluk süresi daha da uzayacaktır. Gün içerisinde kan şekeriniz daha dengeli ilerleyecektir. Biz hiçbir zaman ekmeği tamamen kesin gibi bir yorum yapmayız. Ama tam tahıllı ekmek ve miktarına dikkat edildiği sürece tüketilmelidir" dedi.
"Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek ürünleri tüketmemeliyiz"
Sahurda tuz ve baharat içeriği çok yüksek salam, sucuk gibi şarküteri ürünlerini tüketmemek gerektiğini belirten Selçuk, "Eğer kişinin kronik rahatsızlığı varsa tansiyon, şeker, diyabet gibi bunları tetikleyebilir. Bunlar gün içerisinde tansiyon dengesizliklerine yol açabilir. Su ihtiyacını arttırabilir. Karşılayamayacağınız için vücutta sıvı kaybına yol açar. Bununla birlikte kafeinli içecekleri sahurda mümkün olduğunca tüketmeyelim. Bunun yerine ayran, şekersiz komposto ve ev yapımı meyve suları yükleyebiliriz. Kronik hastalığı olanlar doktoruna danışmadan oruç kesinlikle tutmamalı. Eğer doktoru müsaade ediyorsa ve tutacaksa özellikle iftar, sahur gibi öğünlerinin her besin grubundan içermesine ve vücudunun ihtiyacını karşılayacak kadar besin içermesine dikkat etmeli. Kuru baklagil, et, sebze, yoğurt ve süt ürünlerini mutlaka öğünlerinde bulundurmalıdır" ifadelerini kullandı.
"İftarı yavaş yapmalıyız"
İftarın yavaş ve çok çiğneyerek yapılması gerektiğini söyleyen Selçuk, "İftardan sonra halk arasında ağırlık dediğimiz durum olmaması için iftar öğünlerini olabildiğince yavaş ve çok iyi çiğneyerek tüketmemiz lazım. Bir çorba ile başlayıp mümkün olduğunca 10-15 dakika kadar ara verebiliriz. Bu hem kan şekerinin dengelenmesini sağlar hem de mideye bir anda yüklenilmemiş olmasını sağlar. Çorba içtikten sonra da ana yemekle başlayabiliriz ama bu ana yemek kesinlikle kızartma ve kavurma gibi yağlı yöntemlerle pişmiş olmamalı. Bunun yerine haşlama, fırında ya da ızgara pişirme yöntemi olabilir. Öğünün yanında mutlaka bir salata olmalı. Bu da kan şekeri dengelenmesini sağlar ve tokluk süresini uzatır. İftar sonrası herkeste tatlı ihtiyacı görürüz. Yemeğin hemen ardından tatlı tüketmek çok da doğru bir tercih değildir. En az 2 saat geçmesini bekleyerek yapacağınız hafif bir ara öğünle bunu dengeleyebiliriz. Bu ara öğün de taze meyve ve kuru meyve olabilir. Yanında da süt ve yoğurt grubu bulundurabiliriz. Tatlı tüketimini de haftanın bir günü ev yapımı tercihen sütlü tatlıları küçük porsiyonda tüketebiliriz. Hamurlu, şerbetli ve kızartma yöntemiyle yapılmış tatlıları mümkün olduğunca tüketmemeye çalışalım bu süreçte" diye konuştu.
Journal of Cosmetic Dermatology Makalesi: Kolajen Takviyelerinde Ticari Çıkar ve İstatistik Hataları VurgulandıJournal of Cosmetic Dermatology'de yayımlanan yeni bir değerlendirme, kolajen takviyelerinin yaşlanma karşıtı etkilerine dair mevcut bilimsel kanıtların yetersiz olduğunu ve araştırmaların ticari bağlar barındırdığını ortaya koydu.09 Ekim 2026 Cuma 16:07BASIN HABERLERİ
Nijerya'dan Kenya'daki Ebola Vakası Sonrası Salgın UyarısıNijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC), Kenya'da KDC kaynaklı ilk Ebola vakasının tespit edilmesi üzerine virüsün seyahat ve nüfus hareketliliği yoluyla ülkeye taşınabileceği uyarısında bulundu.09 Ekim 2026 Cuma 16:05BASIN HABERLERİ
UCSF Araştırması Yayımlandı: Erken Yaşta Akıllı Telefon Kullanımı Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini ArtırıyorKaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) tarafından yapılan araştırma, 12 yaşında akıllı telefon sahibi olan çocukların 14 yaşına geldiklerinde yeme bozukluğu belirtileri gösterme riskinin yüzde 49 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.09 Ekim 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner Açıkladı: Yılda 337 Kez Hastaneye Başvuran Hastalar Varİstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentte anksiyete ve sağlık kaygıları nedeniyle bir yılda yüzlerce kez hastaneye giden hastaların bulunduğunu belirterek gereksiz başvuruların sağlık sistemini zorladığını vurguladı.09 Ekim 2026 Cuma 15:59BASIN HABERLERİ
Türk Toraks Derneği'nden Yeni Tütün Düzenlemesi Taslağına Tepki: %10'luk Alan %100 Sağlık Riski DemekKamuoyuna sızan ve işletmelerde %10 oranında sigara odası oluşturulmasına imkan tanıyan yasa taslağına tepki gösteren Türk Toraks Derneği, kapalı alanlarda sıfır tolerans ve tam yasak çağrısı yaptı.09 Ekim 2026 Cuma 15:58BASIN HABERLERİ
Uzmanından Kızamık Uyarısı: Zatürre ve Beyin İltihabına Yol AçabilirÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, bulaşıcılığı yüksek olan kızamığın basit bir döküntüden ibaret olmadığını belirterek zatürre ve ensefalit gibi ağır komplikasyonlara karşı zamanında aşılama uyarısında bulundu.09 Ekim 2026 Cuma 15:55BASIN HABERLERİ
Beş Uzmanlık Derneğinden Ortak Deklarasyon: Altı Aydan Büyük Herkese Grip Aşısı ÖnerisiArtan vaka sayıları ve erken başlayan grip sezonu üzerine bir araya gelen beş uzmanlık derneği, yayımladıkları "Multidisipliner Uzlaşı Raporu 2026" ile 6 aydan büyük herkese grip aşısı yapılmasını tavsiye etti.09 Ekim 2026 Cuma 15:54BASIN HABERLERİ
Türkiye Kök Hücre Bağışında Dünyada 7’nci Sıraya Yükseldi: TÜRKÖK 8 Bin 700 Hastaya Doku Eşleşmesi SağladıSağlık Bakanlığı verilerine göre TÜRKÖK Ulusal Kemik İliği Bankası’nda gönüllü bağışçı sayısı 1 milyon 275 bine ulaşırken, Türkiye kök hücre bağışında dünya genelinde 7’nci sıraya yerleşti.09 Ekim 2026 Cuma 15:52BASIN HABERLERİ
FDA'dan Evre III dMMR Kolon Kanserinde Ameliyat Sonrası Tedaviye Yeni OnayABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), evre III dMMR özellikli kolon kanseri hastalarında atezolizumab ve kemoterapi kombinasyonunu ameliyat sonrası yardımcı tedavi olarak onayladı.09 Ekim 2026 Cuma 15:50BASIN HABERLERİ
Mayo Clinic Güncel Tedavi Seçeneklerini Açıkladı: Beyin Metastazında Kişiselleştirilmiş Tedavi DönemiMayo Clinic, kanserin beyne yayılması durumunda uygulanan güncel tedavi yaklaşımlarını duyurarak akıllı ilaçlar, immünoterapi, cerrahi ve stereotaktik radyocerrahi ile hastaya özel çözümler sunulduğunu bildirdi.09 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










