DİZ KİREÇLENMESİNİ HAFİFE ALMAYIN
Uzmanlar, diz kireçlenmesi rahatsızlığının toplumdaki en büyük özürlülük sebebi olduğunu söyleyerek, bu hastalığa yakalanan bireylerin bol bol egzersiz yapması gerektiği ve yapılan her egzersizin doğru olmadığı konusunda uyarıyor.

27 Ocak 2019 Pazar 18:07
Uzmanlar, diz kireçlenmesi rahatsızlığının toplumdaki en büyük özürlülük sebebi olduğunu söyleyerek, bu hastalığa yakalanan bireylerin bol bol egzersiz yapması gerektiği ve yapılan her egzersizin doğru olmadığı konusunda uyarıyor.
Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Sinan Bağçacı ve Fizyoterapist Ferhat Yasavul, diz kireçlenmesi rahatsızlığıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Sinan Bağçacı, diz kireçlenmesi rahatsızlığında ilk başta ağrı ortaya çıktığını belirterek, "Daha sonra belli bir kıkırdak hasarı, menüsküs, oradaki ön çapraz, arka çapraz ve yan bağların yıpranmasıyla birlikte diz içerisinde yürüme güçlüğü, merdiven çıkarken zorlanma, daha sonra dizüstü gelmeye zorlanma, çömelme, bağdaş kurma gibi aktiviteleri yapamama, belli bir seviyeyi geçtikten sonra artık dizin üzerine yük binmeye başladığı zaman dizin iç kısmında eklem aralığının daralmasıyla birlikte düz yolda yürürken dahi zorlanmayla karakterize bir durumdur. Diz kireçlenmesi toplumdaki en önemli özürlülük sebebidir, özellikle 65 yaş üstü insanlarda. Dünya üzerindeki tüm popülasyonu kapsayan en önemli özürlülük nedeni diz kireçlenmesidir" dedi.
"38 yaş üstü insanlarda daha fazla görüyoruz"
Diz kireçlenmesinin birçok nedeni olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Bağçacı, genetik, ırk, sosyoekonomik faktörler, cinsiyet gibi faktörlerin önemli olduğunu ve bu rahatsızlığı özellikle kadınlarda biraz daha fazla gördüklerini dile getirdi. Diz kireçlenmesinde kilonun çok büyük etkisi olduğunu bildiklerini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Bağçacı, "Başımızın üzerine bir yük koyduğumuz zaman 1 kilogramlık bir yükün dizin iç kısmına 7 kilogram olarak yansıdığını söyleyebiliriz. Diz kireçlenmesi genellikle bizim klinik pratiğimizde 38 yaş üstü insanlarda daha fazla görüyoruz. 38 yaş altında gördüğümüz hastalarda genellikle ikinci bir neden araştırmak gerekir. Klinik olarak şüpheleniyoruz. Hastanın dizi ağrıyor, aktivite sırasında ağrıdığından bahseder hasta. İstirahatle iyileştiğini söyler. Başlangıçta bu şekildedir ama belli bir seviyeden sonra kireçlenme iyice ilerledikten sonra hem istirahatte hem aktivitede ağrı duyar. Dizinde elimize gelen kaba kireç parçaları olabilir. Dizin iç kısmında yağ dokuda şişlik görebiliriz. Dizde eklem hareket açıklığında kısıtlanmaları görebiliriz. Hatta yürüdüğü zaman dizinde sabit tutamama, dizinin yaylanması şeklinde şikayetler ve muayene bulguları görebiliriz hastaların. Bazen ara ara diz eklemi içerisindeki sıvının şiştiği dönemler de olabilir. Kireçlenme neticesinde bozulması nedeniyle eklem içi sıvının arttığını da tespit edebiliriz" şeklinde konuştu.
Diz kireçlenmesinin genellikle soğuğun çok fazla iyi gelmediği bir hastalık olduğunu belirten Bağçacı, "Sıcak iyi gelir. Sıcağın iyi gelmesinin sebebi de kıkırdak dokunun ısınması, kolajen dokunun elastike sağlaması sıcakla birlikte. Soğuğun ve puslu havalar ya da nemli havalarda artış göstermesi kıkırdağın bu tür havalarda yumuşama göstererek ağrıyı daha fazla duyurmasıyla ilişkili. Bu nedenle kış aylarında önlem olarak bu hastaların kireçlenmesi varsa eğer kilo vermeleri, çok fazla diz üstü gelme, çömelme, bağdaş kurma, merdiven inip çıkma yapmamaları, yıpratmamaları ve eğer hastalığın evresi haldeyse ona göre bize geldikleri zaman mutlaka medikal tedavi, gerekirse lokal eklem içi enjeksiyonlar, PRP olabilir, proloterapi olabilir, mezoterapi olabilir ya da karın yağ dokusundan aldığımız bir takım kök hücre benzeri enjeksiyonlar yapabiliriz" ifadelerini kullandı.
"Bizim asıl hedeflediğimiz şey bir dizi ameliyattan kurtarmak"
Diz kireçlenmelerinde, diz yaralanmalarında uzman hekimlerle birlikte tanıyı koyduktan sonra yaptıkları tedaviler hakkında bilgi veren Fizyoterapist Ferhat Yasavul ise, bu tedavilerin ilk önce klasik fizik tedavi işlemleriyle başladığını kaydetti. Tanının akabinde eğer bir yırtıksa, bir menüsküsse, MR sonuçlarına göre yırtık sonuçlarına göre tedavi şekillerini ve tedavi protokollerini uyguladıklarını belirten Yasavul, "Bunlar nelerdir? Tedavi protokollerinin içinde baştaki protokol dediğimiz egzersiz yöntemlerimiz. Bu egzersizlerimizde hastayla birebir çalışıyoruz birlikte. Sonrasında kuru iğneleme tedavisi yapıyoruz, bandajlama uygulamalarını yapıyoruz. Dizin önemine göre, durumuna göre, türlü hareketler, türlü şekillerde türlü tedavi protokollerinde uygulamalar yapıyoruz. Ama bizim asıl hedeflediğimiz şey bir dizi ameliyattan kurtarmak. Nasıl kurtarabiliriz noktasında çalışıyoruz biz hekimlerle koordineli bir şekilde. Ama eğer bir dizin kireçlenmesi çok aşırıysa, kıkırdak yapıda bir sorun varsa, menüsküs yırtıklarındaki evre dediğimiz o son evreye yaklaşmışsa ameliyattan sonra hastalarımıza daha çok yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ameliyattan sonraki fizik tedavinin önemi çok daha önemli, çok daha verimli olacağını düşünüyoruz ve bu şekilde çalışmalarımızı yapıyoruz" diye konuştu.
"Her türlü hareket iyi değildir"
Bireylerde spor salonlarına gittikleri zaman her türlü hareketin iyi geleceği anlamını taşıyan bilinçsiz bir düşünce olduğuna vurgu yapan Fizyoterapist Yasavul, "Her türlü hareket iyi değildir, bir kere ondan bahsedelim. Koşu bandında saatlerini harcayanlar var. Bu kesinlikle diz sağlığı için çok zararlı bir aktivite. Kesinlikle kışın spor salonlarına tıkılıp bu koşu bantlarının üzerinde vakit geçirmemelerini, bilinçli bir spor yapmalarını ve muhakkak bir fizyoterapiste, fizik tedavi hekimine danışarak egzersiz programını oluşturmalarını önemle rica ediyoruz biz" ifadelerini kullandı.
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










