DSÖ'NÜN "PANDEMİ ANLAŞMASI"YLA KÜRESEL SALGINLARLA ORTAK MÜCADELE HEDEFLENİYOR
DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Ghaleb Sadeq Atatrah:

08 Mayıs 2025 Perşembe 11:28
"Anlaşmayla Kovid-19'un sağlık, sosyal yapı ve ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin bir daha tekrarlanmaması, daha birleşik, hakkaniyetli ve hazırlıklı bir küresel sağlık sistemi oluşturulması amaçlanıyor"
"Taslak anlaşma, her ülkenin 'kendi sağlık politikaları doğrultusunda yasa yapma ve yasa uygulamaya dair egemenlik hakkını' açıkça teyit etmektedir. DSÖ kapanma uygulamaz, kimseyi buna zorlayamaz, aşıları zorunlu kılmaz. Bilimsel tavsiyelerde bulunuyoruz ancak kararlar her zaman ülkelere ait"
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Ghaleb Sadeq Atatrah, üye ülkelerin taslak metninde uzlaşmaya vardığı "salgın anlaşması"na ilişkin, "Anlaşmanın amacı, Kovid-19'un sağlık, sosyal yapı ve ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin bir daha tekrarlanmamasını sağlamak. Anlaşma, daha birleşik, hakkaniyetli ve hazırlıklı bir küresel sağlık sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır." dedi.
DSÖ'ye üye ülkeler, gelecekteki salgın tehditlerine karşı daha hazır olmak amacıyla 3 yıldan fazla süredir yürütülen "salgın anlaşması" konusundaki müzakerelerin ardından nisan ayında taslak metinde uzlaşmaya vardı.
Cenevre'de 19-27 Mayıs tarihlerinde toplanacak DSÖ'nün karar alma organı Dünya Sağlık Asamblesi'nde söz konusu anlaşmanın görüşülmesi bekleniyor.
"Salgın anlaşması" ve bununla ilgili sürece ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Atatrah, Kovid-19'un ardından başlatılan ve müzakere süreciyle geliştirilen anlaşmanın gelecekteki küresel salgınları önleme, hazırlık ve müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Atatrah, "Anlaşmanın amacı, Kovid-19'un sağlık, sosyal yapı ve ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin bir daha tekrarlanmamasını sağlamak. Anlaşma, daha birleşik, hakkaniyetli ve hazırlıklı bir küresel sağlık sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır." ifadelerini kullandı.
Dr. Atatrah, anlaşmanın patojen erişimi ve fayda paylaşımı sistemi kurulması, "tek sağlık" yaklaşımıyla önleme çabalarının güçlendirilmesi, küresel araştırma-geliştirme kapasitesinin artırılması, teknoloji transferi, küresel tedarik zinciri ve finans mekanizmalarının oluşturulması gibi tedbirleri içerdiğini aktardı.
- "DSÖ tarihinde yasal olarak bağlayıcı üçüncü anlaşma"
"Pandemi anlaşması, küresel sağlıkta tarihi ve hayati adımdır." ifadesini kullanan Atatrah, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Anlaşma kolektif olarak hazırlıklı olma ve yanıt verme kabiliyetimizdeki büyük eksiklikleri açığa çıkaran Kovid-19 krizinde aldığımız acı derslerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlaşma, Uluslararası Sağlık Tüzüğü ile Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'nin ardından DSÖ tarihinde hazırlanan yasal olarak bağlayıcı üçüncü anlaşma olmuştur. Anlaşma, bir sonraki pandeminin aynı düzeyde kayıp ve eşitsizliğe neden olmaması için küresel dayanışma ve işbirliğini güçlendirecek şekilde tasarlanmıştır. Amacı karmaşanın önüne geçmek, hızlı yanıt verilmesini temin etmek ve aşı ve teşhis gibi araçları herkes için erişilebilir kılmaktır."
- "Ülkeler, kendi ulusal kanunlarına uygun şekilde onaylayacak ve uygulayacak"
Uluslararası Sağlık Tüzüğü (UST) ve bu tüzüğün güçlendirilmesine yönelik sürecin önemine işaret eden Atatrah, tüzüğü, "uluslararası halk sağlığı güvenliğinin belkemiği" olarak tanımladı.
Tüzüğün, hastalık tehditlerinin hızlı ve etkili biçimde tespit edilmesine yönelik, DSÖ üye devletleri dahil 196 ülke arasında yasal olarak bağlayıcı taahhütleri içerdiğine dikkati çeken Atatrah, "Kovid-19 bize UST'nin güçlendirilmesi gerektiğini gösterdi. Yeni UST değişiklikleri, bu hususu erken uyarı sistemlerini, müdahale koordinasyonunu ve araçlara ve kaynaklara hakkaniyetli erişimi iyileştirerek ele almaktadır." diye konuştu.
Salgın anlaşması taslağı ve UST'de yapılacak değişikliklerin içeriğine sadece üye devletlerin karar verdiğini vurgulayan Atatrah, "DSÖ, sekretarya yani kolaylaştırıcı görevi görmüş olsa da metinleri müzakere eden, şekillendiren ve nihai hale getirenler ülkelerdir. Bununla birlikte her ülke bu metinleri kendi ulusal kanunlarına uygun şekilde onaylayacak ve uygulayacaktır. Bu, ulusal egemenlik ve ulusal karar alma temelli bir süreçtir." bilgisini paylaştı.
Atatrah, etkili bir anlaşmanın dönüştürücü niteliğe sahip olabileceğinin altını çizerek, anlaşmanın, sağlık çalışanlarının ihtiyaç duydukları araç ve koruyucu unsurlarla donatılması, aşılara ve tedavilere adil ve hakkaniyetli erişimin sağlanması, küresel hastalık sürveyansı ve iletişiminin iyileştirilmesi, sağlık sistemlerinin ve laboratuvar kapasitelerinin güçlendirilmesine yönelik düzenlemeler içerdiğini aktardı.
Anlaşmadaki en önemli unsurun dünyanın, salgınları krize dönüşmeden önce önleme ve bunlara yanıt verebilme kabiliyetini artırmak olduğunu vurgulayan Dr. Atatrah, "Bu mesele, bir daha asla hazırlıksız yakalanmamamız için birlikte çalışmakla ilgilidir. Pandemiler sınır tanımadığı için bizim tepkimiz de sınır tanımamalıdır." şeklinde konuştu.
- UST'te yapılacak değişiklikler
DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Atatrah, UST'de yapılacak önemli değişikliklere ilişkin de şu bilgileri paylaştı:
"Pandemi Acil Durumu; bu yeni terim, küresel bir sağlık tehdidi belirlendiğinde daha hızlı ve daha güçlü uluslararası işbirliğini harekete geçirmeye yardımcı olur. Eşgüdümlü bir Finansal Mekanizma; bu, özellikle gelişmekte olan ülkelerin sağlık kapasitelerini geliştirmeleri için finansmana hakkaniyetli erişimi destekler. Ulusal UST Makamlarının Oluşturulması; bunlar UST'nin ulusal ve uluslararası düzeylerde koordinasyonunu ve uygulanmasını iyileştirecektir.
Taraf Devletler Komitesi; bu yeni organ işbirliğini teşvik edecek ve ülkelerin UST'yi nasıl uyguladıklarını izleyecektir. Bu değişiklikler, küresel sağlık müdahalemizde güven ve verimlilik oluşturmayı amaçlamaktadır."
- "Bilimsel tavsiyelerde bulunuyoruz, kararlar ülkelere aittir"
"Pandemi anlaşması"yla ilgili yanlış bilgilerin toplumda yayıldığını ve bu sürecin hedef alındığını dile getiren Atatrah, bugün karşı karşıya oldukları en ciddi zorluklardan birinin de bu durum olduğunu söyledi.
Atatrah, DSÖ'ye ulusal sağlık kararlarını etkileme gücünün verilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Taslak anlaşma, her ülkenin 'kendi sağlık politikaları doğrultusunda yasa yapma ve yasa uygulamaya dair egemenlik hakkını' açıkça teyit etmektedir. DSÖ kapanma uygulamaz ve kimseyi kapanma uygulamaya zorlayamaz, aşıları zorunlu kılmaz veya ulusal yasaları devre dışı bırakamaz. Bilimsel tavsiyelerde bulunuyoruz ancak kararlar her zaman ülkelere aittir.
Sadece bu anlaşmaları korumak için değil, gerçeği ve nihayetinde hayatları korumak için de bu yanlış bilgilendirmeyle mücadele etmemiz kritik öneme sahiptir. Dünyanın bu anlaşmalara ihtiyacı var ve başarısız olmayı göze alamayız. Pandemi anlaşması ve güncellenmiş UST, gelecek nesillere karşı ortak taahhüdümüzdür. Pandemiye hazırlık, ortak bir küresel sorumluluktur. Bunu her ülke, her toplum, her ses birlikte yapmalıdır."
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










