EBELERİN YERİNİ ALAN DOĞUM KOÇLARI SEZARYENİ AZALTMAK İÇİN ANNE ADAYLARINI BİLİNÇLENDİRİYOR
Son yıllarda öne çıkan mesleklerinden doğum koçluğu (Doula) ile anne adaylarına hamilelik, doğum ile sonrası süreçte hem duygusal hem de fiziksel anlamda destek hizmeti veriliyor.

07 Temmuz 2021 Çarşamba 11:23
Son yıllarda öne çıkan doğum koçları, anne adaylarına hamilelik, doğum ile sonrası süreçte hem duygusal hem de fiziksel anlamda yardımcı oluyor. Sezaryen olması gereken adaylarla da ilgilenen koçlar, annenin doğru nefes alabilmesi, diyafram kullanabilmesi, doğru pozisyon alması, daha kısa ve az komplikasyonlu doğum gerçekleştirmesi için katkı sunuyor. Doğum koçluğu eğitmeni Burcum Altıntaş: "Doğum koçluğu eğitimini daha çok ebeler ve hemşireler alsa da son dönemde ev hanımları da tercih ediyor"
Aslı Sedef Kıraç: "Doğum başladığında anneyle evden hastaneye geçiyoruz. Doğum bitene kadar yanında kalıyoruz. Doğum sonrası anneye bebek bakımı, yıkama, yedirme, üst giydirme konularında eğitimler veriyoruz"
Anne adayı 31 yaşındaki Pelin Uysal: "Hamileliğimin 12 haftasından itibaren koçluk hizmeti almaya başladım. Koçumdan pilates eğitimi de alıyorum, bu sayede hamileliğim daha sağlıklı geçiyor"
Anne Nimet Aslan: "4 aylık hamile iken doğum koçu ile çalışmaya başladım. Hamile yogası ve nefes eğitimleri aldım. Bu da benim bebeğimle iletişim halinde olmamı sağladı. Son haftama kadar rahat bir hamilelik süreci geçirdim"
Sağlık Bakanlığının "sezaryen doğumların" azaltılmasına yönelik önlemler kapsamında yaptığı çalışmalarla doğum koçluğu daha da öne çıktı. Doğum koçları, hamilelik sürecinde adayların endişelerini gidermeye, stresini en aza indirmeye ve normal bir doğum yapmalarına yardımcı oluyor.
Sezaryen olması gerekenlere de destek sunan doğum koçları, anne adayının doğru nefes alması, diyafram kullanabilmesi, doğru pozisyonlarla daha kısa ve az komplikasyonlu bir doğum için katkı sunuyor.
Doğum öncesinde nefes çalışmaları ve yoga eğitimleri de veren doğum koçları, sonraki süreçte annelere en çok ihtiyaç duydukları bebek bakımı ve beslenmesi ile uyku eğitimlerinde destek oluyor.
6 yıldır doğum koçluğu eğitimleri veren Burcum Altıntaş, kadınlara yeni bir kariyer imkanı sunan meslek hakkında AA muhabirine açıklamalara bulundu.
Altıntaş, yıllardır asıl doğum koçlarının adayın anne ve kız kardeşleri olduğunu, bugün bu işin "Doula"lık olarak da ifade edildiğini söyledi.
"Doula"nın kökeninin Yunanca olduğunu, "kadının kadına desteği" anlamına geldiğini ifade eden Altıntaş, "Doğum koçluğu eğitiminin içinde emzirme, hamile meditasyon ve hamile nefes koçluğu da bulunuyor. Gerekli koşullara sahip kursiyerler, eğitim merkezlerine başvuru yapıp, evraklarını oluşturduktan sonra 100 saatlik bir eğitimden geçiyor. Bunun sonucunda doğum koçluğu sertifikası alıyorlar. Doğum koçluğu eğitimini daha çok ebeler ve hemşireler alsa da son dönemde ev hanımları da tercih ediyor." dedi.
- "Doğum koçluğunu her kadın yapabilir"
Doğum koçu Aslı Sedef Kıraç ise asıl mesleğinin ebelik olduğunu, 11 yıldır da doğum koçluğu yaptığını, bunun için sertifika programında eğitimler aldığını söyledi.
Kıraç, doğum koçlarının pilates ve yoganın yanında doğuma hazırlık eğitimleri de verdiğini anlatarak, şöyle devam etti:
"Annelere, doğum dalgaları ile nasıl baş etmesi gerektiğini, yalancı doğum kasılması ile gerçeği arasındaki farkı öğretiyoruz. Gebelikte başına gelebilecek bütün fizyolojik ve psikolojik değişimleri anlatıyoruz. Annelerin farkındalığını artırıyoruz. Doğum öncesinde başladığımız desteği, doğum sırasında ve sonrasında da sürdürüyoruz. Doğum başladığında anneyle evden hastaneye geçiyoruz. Doğum bitene kadar yanında kalıyoruz. Doğum sonrası anneye bebek bakımı, yıkama, yedirme, üst giydirme konularında eğitimler veriyoruz."
Doğum koçu olmak isteyenlere bazı tavsiyelerde bulunan Kıraç, "Doğum koçluğunu her kadın yapabilir ama bunun için anaç ve vicdanlı olmak gerekir. Bir de kendilerini geliştirmeye açık olmalılar." diye konuştu.
Kıraç, annelere gebelikte hareket etmelerini önerdiğine dikkati çekerek, "Anneler hareketsiz kalmayın. Bu hayatta başınıza bir kaç kez gelebilecek bir mucizeye hazırlıklı olup, tadını çıkarın ve doğumlarınıza sahip çıkın." ifadelerini kullandı.
- "Anne ile doğum koçunun bir enerji yakalaması çok önemli"
Yaklaşık 4 yıldır doğum koçluğu yapan Nihan Güllüdereli de hamilelik sürecini adaylarla planladıklarını söyledi.
Güllüdereli, annelerin vücutlarının hamilelikte büyük değişim geçirdiğini, bunun da onları strese soktuğunu kaydetti.
Bunları mümkün olduğu kadar en aza indirmeye çalıştıklarını belirten Güllüdereli, "Öncelikli olarak anne ile özel bir bağ kuruyoruz. Zira doğum gibi en özel anını bizimle paylaşıyor. O yüzden anne ile doğum koçunun bir enerji yakalaması çok önemli. Bu enerji sağlanınca anneye üçüncü ayından sonra hamile yogası eğitimi vermeye başlıyoruz. Nefes ve meditasyon çalıştırıyoruz. Bu sayede anne ve çocuk arasında bir bağ kuruyoruz. Annelerin isteklerine bağlı olarak hem hamilelik sürecinde hem doğumda hem de doğumdan sonra destek veriyoruz." dedi.
Güllüdereli, doğum sırasında paniğe kapılan annelere aroma terapi ve nefes teknikleri ile yardımcı olduklarını, doğumdan sonra anneye bebeğin konforu için en iyi şekilde ayarlanması amacıyla bazı önerilerde bulunduklarını kaydetti.
"Biz kesinlikle yönlendirme yapmıyoruz, tavsiyede bulunuyoruz" diyen Güllüdereli, doğumdan sonra bebeklerin nasıl besleneceğini, ilk banyolarının nasıl yaptırılacağını ve kıyafetlerinin nasıl giydirilmesi gerektiğini annelere gösterdiklerini bildirdi.
Doğum koçluğunun çok keyifli bir süreç olduğunu aktaran Güllüdereli, "Anne ve bebeği ile kurduğunuz bağ o kadar güzel ki anlatamam. Ailenizin giderek büyüdüğünü düşünün. Sürekli ailenize yeni üyeler katılıyor, çok büyük bir aileniz oluyor. Hatta yurt dışından da hizmet alan anneler var. Pandemi döneminde online olarak da koçluk yaptım." değerlendirmesini yaptı.
- "Annelere huzurlu, sağlıklı bir gebelik için doğum koçuyla çalışmalarını tavsiye ediyorum"
İlk kez anne olacak 31 yaşındaki Pelin Uysal, hamileliğinin son günlerini yaşadığını, gebeliğin hormonların en yüksek olduğu ve çok karmaşık duygular yaşadıkları bir süreç olduğunu dile getirdi.
Uysal, bu noktada sadece eş desteğinin kadınlara yetmediğini anlatarak, "Yanımızda fiziksel ve psikolojik olarak bize destek sağlayacak birilerinin olmasını istiyoruz. Hamileliğimin 12 haftasından itibaren koçluk hizmeti almaya başladım. Koçumdan pilates eğitimi de alıyorum, bu sayede hamileliğim daha sağlıklı geçiyor. Pandemi sürecinde ise online eğitim almaya devam ettim. Beslenme konusunda da koçumdan destek alıyorum. Tüm annelere doğum koçu desteği almasını tavsiye ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Hamileliği ile doğum sonrası süreçte destek alan 32 yaşındaki Nimet Aslan ise şimdi 3 yaşında bir çocuğu olduğunu söyledi.
Aslan, hamilelik sürecinde doğal doğum yapmak istediğini dile getirerek, "Bu nedenle doğum koçu ile bu süreci götürmek istedim. 4 aylık hamile iken doğum koçu ile çalışmaya başladım. Hamile yogası ve nefes eğitimleri aldım. Bu da benim bebeğimle iletişim halinde olmamı sağladı. Son haftama kadar rahat bir hamilelik süreci geçirdim. Bu süreci huzurlu, sağlıklı geçirebilmeleri için bütün annelere bir doğum koçuyla çalışmalarını tavsiye ediyorum." şeklinde konuştu.
02 Ekim 2026 Değişiklik Tebliğleri İşlenmiş Güncel 2013 SUT (SGK)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 1 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliğinde 02 Ekim 2026 Tebliği ile yapılan değişiklikler işlenmiş güncel hali yayımlandı.02 Ekim 2026 Cuma 17:38TEBLİĞLER - SUT, DEĞİŞİKLİKLERİ VE DUYURULARI
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










