‘EL, AYAK, AĞIZ VE UYUZ HASTALIKLARI KARIŞTIRILMAMALI’
Bugünlerde el, ayak, ağız ve uyuz hastalığının çok fazla arttığını ve iki hastalığın sık karıştırıldığını ifade eden Çocuk Sağlığı ve...

08 Ocak 2024 Pazartesi 12:58
Bugünlerde el, ayak, ağız ve uyuz hastalığının çok fazla arttığını ve iki hastalığın sık karıştırıldığını ifade eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "El, ayak ve ağız hastalığı genellikle ateş (38-39 derece), iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı ile başlar. El ayak ağız hastalığında kaşıntı çok beklenen bir durum değildir" dedi.
Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı Kliniği'nden Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, çocuklarda artan el ayak ağız ve uyuz hastalıklarının karıştırılmaması gerektiğine dair ailelere uyarılarda bulundu.
"Uyuzda geceleri artan kaşıntı görülür"
El ayak ağız hastalığında kaşıntının çok bekledikleri bir durum olmadığının altını çizen Uzm. Dr. Çebi, "Uyuzda ise aktif döküntü olmasa bile tek tük döküntü özellikle gövde ve ayakların üstünde belli bir hat üzerinde tırmanır ve önlenemeyen bir kaşıntı olur. El ayak ağızda ağrı ön plandadır, ağrılı döküntü görülür. Hastanın beslenmesi de değişir, uyuzda ise beslenmede herhangi bir değişiklik beklemeyiz. Uyuz hastalığında özellikle kaşıntı geceleri artmaktadır" şeklinde konuştu.
"Genellikle ateş, iştahsızlık ve kırgınlıkla başlar"
El, ayak ve ağız hastalığının genellikle ateş (38-39 derece), iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı ile başladığını dile getiren Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, şu bilgileri paylaştı:
"El ayak ve ağız hastalığında karın ağrısı ve öksürük de olabilir. Ateşin başlamasından 1-2 gün sonra ağızda ağrılı, içi su dolu döküntüler meydana gelir. Döküntüler genellikle ağzın arka kısmında küçük kırmızı lekeler olarak başlar, daha sonra içi su dolu kabarcıklar haline gelir. Deri döküntüleri ise 1-2 gün sonra gelişir. Ayak tabanı ve ellerde, avuç içinde düz kırmızı noktalar halinde başlar. Bazen döküntüler dizlerde, dirseklerde, kalçada veya genital bölgede de oluşabilir. Popoda oluşan döküntüler pişik, ellerdeki döküntüler alerji ile karıştırılabilir. El ve ayaklardaki döküntüler genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Özellikle küçük çocuklar ağızlarındaki ağrılı yaralar nedeni ile su içmekte zorlanabilir. Her ne kadar adı El-Ayak-Ağız Hastalığı da olsa, her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir."
"El-ayak-ağız hastalığına karşı en etkili yöntem"
El ayak ağız hastalığının solunum yoluyla, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yoluyla bulaşabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Çebi, "Yoğunlaşan virüslerle hastalık salgına da dönüşebilmektedir. Muayene, ağızda, ellerde ve ayaklarda döküntüler, genellikle hastalığın teşhisi için yeterlidir. Genellikle, hiçbir laboratuvar çalışması gerekmez. Hastalığın belirlenmiş bir tedavisi ve aşısı yoktur. Hastanın beslenme durumu değerlendirmeli ve gerekli halde serum ile sıvı alımı desteklenmelidir. Ellerin sık sık yıkanması, kirli ellerin ağza ve yüze sürülmemesi çok büyük önem taşır. Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durulması gerekir. Okul ve kreşlerde ortam yüzeylerinin günlük temizliği sağlanmalıdır. El-ayak-ağız hastalığına karşı en etkili yöntem hijyendir" ifadelerini kullandı.
"Uyuzda tüm aile tedavi görmeli, kıyafetler 60 derecede yıkanmalı"
Bugünlerde el, ayak, ağız ve uyuz hastalığının çok fazla arttığını ve iki hastalığın sık karıştırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Çebi, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı:
"Uyuzda aileler bazen döküntüleri ve kaşıntıları önemsemiyor. Kaşıntılar çok arttığında ve tüm vücudu sardığında ciddiyetin farkına varmış olup bizlere başvuruyorlar. Bu durumda hasta bize geldiğinde uyuz ilerlemiş oluyor. Bu nedenle bebek ve çocuklarda görülen kaşıntılı döküntülerde bir an önce hekime başvurulmalı, geç kalınmamalı. Çocukların yanı sıra tüm aile için de tedavi uygulanmalı. Uyuz döküntüleri yavaş yavaş artıp belirginleştiği için ciddiyetin farkına varılamıyor, özellikle gece kaşıntıları bu hastalıkta önemli bir noktadır. Kreşte, okullarda ve iş yerlerinde bulaş riski çok yüksektir. Tedavide hijyene oldukça dikkat edilmeli, aynı evde yaşayan kişilerin birbirine bulaştırması engellenmelidir. Temas eden kişiler hastalık görülmese de tedaviye başlamalıdır. İlaçlar topikal uygulanan kremlerdir. Kıyafetler sık sık değiştirilmeli, minimum 60 derecede yıkanmalı ütülenmelidir. Evde ortak eşya kullanılmamalıdır. Kişi iyileştiğini düşünüp tedaviyi bırakmamalıdır. El hijyenine çok dikkat edilmeli, eşyalar havalandırılmalı, ev sürekli temizlenmelidir."
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










