ERGENLERİN PSİKOLOJİSİNİ KARAKTERLERİ BELİRLİYOR
Uzman Sosyal Pedagog Hanım Demirbaş, ergenlik döneminde bireylerin kendine has ruh halleri olduğunu söyleyerek, "Huzursuz ortam ergenin genetiğinde yatan hastalıkları...

31 Ocak 2024 Çarşamba 10:33
Uzman Sosyal Pedagog Hanım Demirbaş, ergenlik döneminde bireylerin kendine has ruh halleri olduğunu söyleyerek, "Huzursuz ortam ergenin genetiğinde yatan hastalıkları ortaya çıkarabilir" dedi.
Ergenlik döneminde bireylerin daha üzüntülü ama diğer yandan öfkeli de olabileceklerini söyleyen Hanım Demirbaş, "Ergenlik dönemlerinde tabii ergenlerin kendine has ruh hali vardır. Sürekli değişkenlik söz konusudur. Daha çok üzüntülü ama bir taraftan öyleyken, diğer taraftan saldırgan olabiliyorlar. Bu da tamamen hormonal bir durumdur ve beyindeki değişimlerle de alakalıdır. Yine hormonal ve hormonların salgılanmasıyla alakalı bir durumdur. Yani söylemek istediğim asıl önemli konu; altta yatan farklı travmatik olaylar yoksa, çocukluk döneminde yaşadığı veya dışarıda ya da aile içinde yaşadığı sorunlar yoksa bunu aileler kişisel algılamamalı. Bu ergenliğin karakteristik özelliğidir. Veliler oldukça sabırlı olmalılar. Çocukları ile kısa, öz ve net bir şekilde konuşmalılar. Kurallara çok ihtiyaç duyarlar ergenler. Daha detaylı bir şekilde değinirsek genelde altta yatan korkular ve kaygılar oluyor. Depresyonlar ve hiperaktivite de olabiliyor. Bunların hepsi bilmeden yapılan yanlışların, yaklaşımların sonucu oluyor çocuklara. Çocuklar böyle kaygılar ve korkular oluşturabiliyorlar. Ergenlik de bazı ruhsal sıkıntıların zaten temelinin atıldığı zamanlardır" dedi.
"Sağlıklı ergenlik için sağlıklı çocukluk gerekiyor"
Demirbaş, sağlıklı bir ergenlik dönemi için sağlıklı çocukluk geçirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Tabii ki ergenlikte asıl önemli olan şey, duyguların ifade edilmesine izin verilmesidir. Aslında ergenlik çocuklukta başlıyor. Sağlıklı bir ergenlik için ergenin sağlıklı bir çocukluk geçirmesi gerekiyor. Fakat yanlış gidenler ne olabilir dersek, yine söylemek istiyorum hiç kimse çocuğuna isteyerek kötü davranmaz ama bilmeden öfkemize hakim olamayıp fiziksel şiddet uygulayabiliyoruz. Biraz daha toplum tarafından normalleşen, kabul gören "Ne var ki bunda" dedikleri sözel, duygusal şiddet söz konusu olabiliyor. Bunlar da çocukların iç dünyasında, benlik algısında ciddi oranda tahribata yol açabiliyor. Benlik değeri zedeleniyor, özgüveni zedeleniyor. Bununla birlikte olumsuz duygular, korkular ve kaygılarla birlikte öfke, nefret, kin ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.
"Huzursuz ortam hastalıkları ortaya çıkarabilir"
Huzursuz bir ortamda bulunan ergen bireylerin genlerinde yatan hastalıkların ortaya çıkabileceğini söyleyen Hanım Demirbaş, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir de en önemli husus huzurlu bir ortamda yetişirse elbette o çocuk huzurlu olacaktır ama huzursuz bir ortamda yetişirse genlerde ne olduğunu bilmiyoruz. Şu an hepimizin geninde herhangi bir hastalık olabilir. Şizofreni olabilir ama şöyle bir gerçek vardır; huzursuz bir ortamda yetişiyorsa genlerimizde olan hastalıklar patlak verir. Yani önemli olan aile içi huzur. Kavga kültüründe yetişiyorsa, eğer bir kere ergenlik döneminde zaten sosyal rollerin güçlenmesi, sorun çözme yetilerinin geliştirilmesi hedeftir. Aileden gördüğü o sorun çözme yetisi, soruna yaklaşımı aileden aldığı gibi direkt dışarıya aktarıyor. Sorun şiddetle çözülüyorsa artık çocuk hem nefes alabilmek için hem de sorununu öyle çözebileceğine inandığı için bunun doğru yol olduğunu kendince aileden gördüğü ve öğrendiği için şiddet meyilli olacaktır. Yani öfkesini dışarı atacaktır. Şu da olabiliyor; şiddetle bir şeyi elde edebileceğini öğrenmiştir ve çok kolay bir şekilde şiddete başvurabiliyor. Bunun yanlış olabileceğini de çocuk düşünemiyor."
Hanım Demirbaş, çocukların normal olması isteniyorsa ebeveynlerin de normal olması gerektiğini söyleyerek, "Dolayısıyla bir çocuk hasta doğmaz, suçlu doğmaz. Ortamlar ve koşullar, genetiğin ne zaman devreye girdiğini de söyledim. Bunlar da önemli faktörlerdir çocuğun karakteri, kişisel gelişimi ve kişiliğinin üzerinde. Ruhsal açıdan da sağlıklı bir birey olması açısından önemli ve yön verici faktörlerdir. Çocuğumuzun sağlıklı olmasını, normal tepkiler vermesini istiyoruz ama öncelikle onun bir ergen olduğunu unutmamamız gerekiyor. Çocuklar zaten kanunlar önünde de suçlu değil belli bir yaşa kadar. Bu da demek oluyor ki çocukların zaten bilinçsel seviyesi bir ergeninki gibi değil. Yani çocuklarımıza biz hayatı öğretiyoruz. Bizden öğreniyorlar her şeyi. Çocuklarımızdan istediklerimizi bize verebilmeleri için onlara örnek olmalıyız. Öncelikle biz daha sakin ve daha mutlu olmanın yollarına bakmalıyız. Çocuğumuzu seviyorsak, kendimizi seviyorsak lütfen tekrar asıl olan değerlerimizden tutunalım. Bunları hissedemiyorsak, bunları engelleyen faktörler nelerse çabamız, enerjimiz onların da ortadan kalkması için olsun" dedi.
Uzmanlar Beklentiyi Netleştirdi: "Günde 8 Bardak Su" Kuralı Herkes İçin Geçerli DeğilSağlıklı yetişkinlerde günlük toplam su ihtiyacı kadınlarda 2,7 litre, erkeklerde ise 3,7 litre olarak kabul ediliyor; ancak uzmanlar bu miktarın yalnızca bardakla içilen sudan ibaret olmadığını vurguluyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:30BASIN HABERLERİ
Yeni Nesil Zayıflama İlaçları İnsan Ömrünü Uzatıyor mu? Bilimsel Araştırmalarda Yeni DönemSemaglutid etken maddeli yeni nesil zayıflama ilaçlarının yaşlı farelerde yaşam süresini yüzde 12 oranında uzattığı saptandı; ancak bu etkinin insanlarda yaşlanmayı geciktirdiği veya ömrü uzattığı henüz kanıtlanmadı.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Bilimsel Araştırmalar Yanıtlıyor: Hayatta Bir Amaca Sahip Olmak Ömrü Uzatır mı?Yüz binlerce kişinin katılımıyla yıllara yayılan bilimsel veriler, yaşamında güçlü bir amaç duygusu taşıyan bireylerde erken ölüm riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:23BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Bir Haftada 46 Yeni Vaka ve 3 Can KaybıYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede son bir hafta içerisinde 46 yeni Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiğini ve virüse bağlı 3 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:21BASIN HABERLERİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Modern Preklinik Fantom Laboratuvarı Hizmete AçıldıOndokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, öğrencilerin klinik öncesi mesleki ve el becerilerini artırmak amacıyla 86 öğrencinin aynı anda eğitim alabileceği Preklinik Fantom Laboratuvarı'nı kullanıma sundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:18BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Dünya Alzheimer Günü Uyarısı: Değiştirilebilir Risklerle Demans %45 Oranında ÖnlenebilirSağlık Bakanlığı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, küresel ölçekte 55-57 milyon kişinin demansla yaşadığını ve her 3 saniyede bir yeni bir demans vakasının geliştiğini belirtti.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:42BASIN HABERLERİ
Ordu Şehir Hastanesi Hizmete Açıldı: 1200 Yatak Kapasiteli Dev Sağlık Kompleksinde Hasta Kabulü BaşladıOrdu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi bünyesinde inşası tamamlanan 1200 yatak kapasiteli Ordu Şehir Hastanesi, Atatürk'ün kente gelişinin yıl dönümü olan 19 Eylül tarihi itibarıyla kademeli olarak hasta kabulüne başladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:39BASIN HABERLERİ
Güney Afrika’da M Çiçeği Alarmı: Vakaların Çoğunluğu Son Bir Ayda KaydedildiGüney Afrika Sağlık Bakanlığı, yılbaşından bu yana ülkede 18 doğrulanmış ve 1 muhtemel M çiçeği (Mpox) vakasının tespit edildiğini açıklarken, vakaların büyük bölümünün son bir ayda görülmesi nedeniyle "hızlı yerel bulaş" uyarısında bulundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:37BASIN HABERLERİ
NIH'den Tıpta Çığır Açan Gelişme: Beyin Sinyalleriyle Konuşma ve Beden Dili Aynı Anda Dijital Karakterlere AktarılıyorKaliforniya Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, felçli hastaların beyin dalgalarını hem konuşma hem de beden hareketleriyle eş zamanlı olarak sanal bir karaktere aktaran yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisi geliştirildi.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:32BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Hayati Uyarı: Bilinçsiz "Boyun Kütletme" İşlemleri Felç ve Ölüme Yol AçabilirBaş Boyun Cerrahisi uzmanları, boyun ağrılarını hafifletmek amacıyla kontrolsüz ve gelişigüzel yapılan "boyun kütletme" manevralarının tıbbi bir tedavi yöntemi olmadığını, aksine felç ve ani ölüm gibi telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:28BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










