ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN YÜZDE 3’Ü SKOLYOZ HASTASI
Ortopedi ve Travmatoloji Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün, çocukluk ve erişkin dönemde görülebilen skolyozun sebebinin büyük bir kısmının...

01 Aralık 2022 Perşembe 15:26
Ortopedi ve Travmatoloji Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün, çocukluk ve erişkin dönemde görülebilen skolyozun sebebinin büyük bir kısmının bilinmemekle birlikte genetik faktörler, serebral palsi ve kas distrofisi gibi durumlardan kaynaklanabildiğini belirterek, ergenlik çağındaki çocukların yüzde 3'ünde skolyoz bulunduğunu söyledi.
Ergenlik çağındaki çocukların yüzde 3'ünde skolyoz bulunduğunu ifade eden Özel Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji/Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün, çoğu skolyoz vakasının hafif olarak gözlendiğini ancak bazı omurga deformitelerin çocuklar büyüdükçe daha şiddetli olmaya devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Aygün, "Şiddetli bir omurga eğrisi, göğüs içindeki boşluk miktarını azaltarak akciğerlerin düzgün çalışmasını zorlaştırabilir. Doğru tedavi çok önemlidir. İhmal edilmiş ya da geç kalınmış hastalarda tedavi hem çok zor hem de istenilen düzeyde başarı elde edilemeyebilir. Skolyozun tedavisi çocukluk ve erişkin yaş ya da dönemlere göre farklıdır" şeklinde konuştu.
Çocuklukta üç ana türde skolyoz hastalığı olduğunu ifade eden Aygün şunları söyledi:
"Birinci grup, doğuştan olan konjenital dediğimiz türdür. Bu tür skolyoz hızlı ilerleyip ve çok ciddi deformitelere yol açmaktadır. Bu grubun tedavisi erken başlamak durumundadır. İkinci grupta ise nöromusküler hastalığı olan yani doğuştan felçli hastalarda görülen skolyoz türüdür. Yine bu grupta cerrahi, erken dönemde gerekebilir. Üçüncü grup ise en çok görülen gruptur. İdiyopatik adolesan skolyoz olarakta isimlendirilen bu grupta tedavi genellikle konservatif yapılır. Çocuk kemik büyüme yaşı uygun olduğunda eğer hala 40 ve üzeri dereceden fazla skolyozu varsa cerrahi düşünülebilir."
Skolyoz tedavisinin uzun, sabırlı ve bilinçli yürütülmesi gereken bir süreci olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aygün, "Tedavide başarı oranı oldukça yüksektir. Bunun için ise doğru hekim ve doğru hastane seçilmesi en kritik aşamadır. Biz hastanemizde ileri tetkiklerle teşhis koyup cerrahi dışı ekibi hem de cerrahi tedavi ekibi ile skolyoz hastalarının tedavisini takip etmekteyiz. Hastanemizde genellikle konjenital ve ihmal edilmiş vakalar tedavi edilmektedir. Skolyoz açısı 40 derecenin altında olan hastalar için genellikle konservatif denilen cerrahi dışı tedavi tercih edilmektedir. Fizik tedavi, egzersiz veya korse gibi tedaviyi destekleyici seçenekler vardır. Konservatif yöntemlerle deformitenin ilerlemesini engellemek hedeflenmektedir. Korse ile tedavi skolyozlu hastalardaki eğriliğin gelişimini 3-4 aylık aralıklarla izlemekte fayda vardır. 20 derecenin altında eğriliği olan hastaların yüzde 50-60'ı kendiliğinden iyileşir. İmmatür bir omurgada eğri 20 derecenin altında ise fakat progresyon 10 dereceden fazlaysa takip sürecine ara verilip korse kullanım sürecine geçilir. Gelişim çağındaki çocukların 20-30 derecelik eğrilerin 1/3'ü konservatif tedaviye yanıt verir ve ilerlemez. Bu sebeple bu aralıktaki progresyon düzeyleri tespit edilene kadar takip devam edilmelidir. Tedavisiz kalmış skolyoz ciddi sakatlığa, kozmetik sorunlara, dolayısıyla da psiko-sosyal sorunlara ve bazen de kardiyopulmoner sorunlara sebep olmaktadır. Cerrahi tedavi gerektiren vakalarda skolyoz açısı 45 derecenin üzerindedir. 40 derecenin üzerindeki eğrilikler korseye veya diğer konservatif tedavilere yanıt vermez ve iskelet matüritesi geliştikten sonra da ilerlemeye devam eder" dedi.
Skolyoz cerrahisinde birçok yöntem olduğunu ve bunların hastalığın türüne, yaşına ve hastalığın bölgesine göre değişiklik gösterebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Aygün, skolyozun cerrahi tedavisiyle ilgili de şunları söyledi:
"Cerrahi erken başlangıçlı konjenital skolyozlarda ilgili segmenti ilgilendiren patolojiye yönelik uygulanır. Örneğin hemivertebranın çıkarılması ya da eğriliğe
sebep olan anormal yapıların çıkarılması gibi. Konjenital bazı skolyozlarda ise deformiteyi kontrol etmek için büyüme dostu cerrahi yöntemler uygulanır. Burada hastalara periyodik olarak 6 ya da 8 ayda bir küçük ameliyatlar gerekebilir. Büyüme çağının hızlı döneminde idiyopatik skolyoz hastalarının uygun olanlarında ise halk arasında "ipli sistem" olarak adlandırılan endoskopi yardımıyla ya da minimal invaziv yöntemle de body tethering ameliyatları yapılabilir. Kızlarda ve erkeklerde de olgunlaşma evresine geçen çocuklar için ise kalıcı bölgesel ameliyatlar uygulanabilir. Ameliyatlarda yerine göre navigasyon cihazı önemli avantajlar sağlayabilir. Ameliyatta omurgaya yerleştirilecek vidaların güvenle yerleştirilmesinde ve osteotomilerin planlanmasında yardımcı rol oynamaktadır. Bütün ameliyatlarda nöromonitörizasyon cihazı kullanılır. Bu cihaz, omurilik aktivitelerini sürekli kayıt altında tutar ve cerrahi nedeniyle omurilik üzerinde oluşabilecek etkileri monitörize ederek anında cerraha uyarı vermesi açısından oldukça önemlidir. Skolyoz ameliyatları oldukça riskli ve komplikasyona oldukça yatkın ameliyatlardır. Skolyoz cerrahisi bir ekip işidir. Özel eğitimli cerrah ile birlikte skolyoz ve omurga alanında tecrübeli hemşire; nöromonitör cihazından sorumlu tecrübeli teknisyen; omurga ve skolyoz cerrahisinde tecrübeli anestezi ekibi ve yanında ameliyat sonrası bakımı üstlenebilecek yetkili imkanlara ve ekibe sahip yoğun bakım ve klinik gereklidir. Skolyoz cerrahisinde aynen korse tedavisi ve fizik tedavide olduğu gibi aile, hastane ve hekim ilişkisinin yeterli düzeyde ve sıklıkta olması oldukça önemlidir."
Dinlenmenize Rağmen Geçmeyen Yorgunluğa Dikkat: Altında Tiroid veya Diyabet Yatıyor OlabilirEndokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden halsizliğin yalnızca yoğun tempoyla açıklanamayacağını belirterek; tiroid fonksiyon bozuklukları ve diyabet gibi metabolik rahatsızlıklara karşı uyarıda bulundu.02 Ekim 2026 Cuma 15:34BASIN HABERLERİ
TEKNOFEST’te Dikkat Çeken Proje: "MetaTıp" İle MR Verileri Sanal Ameliyathanelere TaşınıyorŞanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST’te sergilenen TÜBİTAK destekli "MetaTıp" projesi, hastaların MR verilerini 3 boyutlu modellere dönüştürerek doktorlara sanal ortamda ameliyat öncesi simülasyon ve uzaktan iş birliği imkanı sunuyor.02 Ekim 2026 Cuma 15:29BASIN HABERLERİ
Antibiyotik Kullanırken Şeker Tüketmek Bağırsak Mikrobiyomunu Yıkıma UğratıyorYeni bir araştırma, antibiyotik tedavisi sırasında tüketilen şekerli gıdaların bağırsak mikrobiyom çeşitliliğini hızla azaltarak, hastaları ölümcül kan enfeksiyonlarına ve organ reddi gibi ağır komplikasyonlara açık hale getirdiğini ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:27BASIN HABERLERİ
IARC Raporu Açıklandı: Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12'si Önlenebilir Enfeksiyonlardan KaynaklanıyorUluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) The Lancet Oncology’de yayımlanan analizine göre, 2024 yılında dünya genelinde teşhis edilen 2,3 milyon yeni kanser vakası enfeksiyonlara atfedildi.02 Ekim 2026 Cuma 15:25DÜNYADA SAĞLIK
Uyku Apnesi Hastalarına Müjde: Kişiye Özel Ağız İçi Cihazlar Tansiyon Kontrolünde CPAP Kadar EtkiliThe American Journal of Medicine'de yayımlanan yeni bir araştırma, kişiye özel hazırlanan ağız içi cihazların, hipertansiyon ve uyku apnesi bulunan hastalarda tansiyonu kontrol altında tutmada CPAP tedavisine alternatif olabileceğini gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:23DÜNYADA SAĞLIK
8,8 Milyon Kişilik Dev Araştırma: Ultra İşlenmiş Gıdalarda Her Ek 100 Gram Kalp ve Kanser Riskini Artırıyor8,8 milyondan fazla yetişkinin verilerini kapsayan analiz, günlük ultra işlenmiş gıda tüketimindeki her ek 100 gramın kalp-damar hastalıkları riskini yüzde 14, kanser riskini ise yüzde 4 artırdığını ortaya koydu.02 Ekim 2026 Cuma 15:22BASIN HABERLERİ
MIT'den "Zombi Hücreler" İçin Moleküler Barkod: Yaşlanma Araştırmalarında Yeni DönemMIT liderliğindeki araştırma ekibi, dokularda birikerek yaşlanmayı tetikleyen "zombi hücreleri" tespit etmek amacıyla "RamanOmics" adını verdikleri yeni bir moleküler barkod yöntemi geliştirdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:18BASIN HABERLERİ
Düşük Yoğunluklu Güneş Işığı da Cilt Hücrelerinde DNA Hasarına Yol AçıyorQIMR Berghofer bünyesinde yürütülen yeni bir araştırma, sabah veya akşamüstü saatlerinde zayıf güneş ışığına uzun süre maruz kalmanın sanıldığı kadar masum olmadığını gösterdi.02 Ekim 2026 Cuma 15:16DÜNYADA SAĞLIK
Almanya'da Diş Kliniğindeki Skandalda Karar: Kontamine İğne İle Çocuk Ölümüne Neden Olunmasına 13 Yıl 6 Ay HapisKronberg şehrindeki bir diş kliniğinde enfekte iğne kullanarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne ve diğer çocukların yoğun bakıma kaldırılmasına yol açan anestezi uzmanı, yeniden yargılandığı davada cinayet suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.02 Ekim 2026 Cuma 15:15DÜNYADA SAĞLIK
2026-YÖK-YKDS Başvuruları Başladı: Sınav 28 Kasım'da YapılacakÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumlarının Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Öğrenci Seçme Sınavı (2026-YÖK-YKDS) başvurularının başladığını açıkladı.02 Ekim 2026 Cuma 15:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










