"ERKEN DOĞUM ÇOCUĞUN OKUL BAŞARISINI ETKİLEYEBİLİYOR"
"Erken doğan bebeklerde ilerki dönemlerde de önemli problemler yaşanabiliyor. İleriye dönük, bebeğin, çocuğun gelişimi ile ilgili bir takım problemlerle karşı karşıya kalma riski de bebek ne kadar erken doğduysa o kadar fazla"

18 Ağustos 2014 Pazartesi 10:02
FİKRİYE SUSAM UYAR
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, erken doğan bebeklerde ileriki dönemlerde önemli problemler yaşanabildiğini belirterek, "İleriye dönük, bebeğin, çocuğun gelişimi ile ilgili bir takım problemlerle karşı karşıya kalma riski de bebek ne kadar erken doğduysa o kadar fazla. Fiziksel gelişimi, hatta okul başarısıyla ilgili problemler de erken doğan bebeklerde daha sık karşımıza çıkıyor" dedi.
Prof. Dr. Faruk Buyru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, erken doğumun, yenidoğan ölümlerinin en önemli nedeni olduğunu söyledi.
Erken doğumun, beklenen tarihten bir ay ya da daha önce olan doğumları kapsadığını, doğumların yaklaşık yüzde 10'unun erken gerçekleştiğini ifade eden Buyru, halk arasındaki "7 aylık doğan bebek yaşar, 8 aylık yaşamaz" şeklindeki inanışın doğru olmadığını kaydetti.
Başa çıkılamayan önemli sorunlardan biri olan erken doğumun, hem yenidoğan ölüm oranlarını artırması hem de ileriye dönük çocukta görülecek bir takım problemler açısından oldukça ciddi sağlık problemi olduğuna dikkati çeken Buyru, bir kısmının önüme geçtikleri erken doğumların çoğunu engellemenin mümkün olamadığını bildirdi.
Erken doğumun hem anne hem de çocuk sağlığını yakından ilgilendiren bir problem olduğunu anlatan Buyru, rahimle ilgili doğumsal ya da sonradan oluşmuş problemlerle bir takım enfeksiyonların erken doğumu tetiklediğini kaydetti. Buyru, erken tanıda bunların bir kısmını önleyebildiklerini ifade eden Buyru, "Aileyi uyararak, çeşitli ilaç ve tedavi yöntemleri kullanarak önlemek mümkün olabiliyor. Ama ne yazık ki büyük bir çoğunluğunu elimizdeki tedavi yöntemleriyle engellemek mümkün olmuyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Faruk Buyru, hizmet kalitesinin artmasından dolayı çok erken doğan bebeklerin bile yaşama şansının olduğunu, eskiden 27-28 haftada doğanların yaşama şansının bugün 24-25 haftalara çekildiği bildirdi.
- "Yenidoğan yoğun bakımı çok pahalı"
Erken doğan bebeklerin uzun süre yoğun bakıma ihtiyacı olduğunu söyleyen Buyru, şu bilgileri verdi:
"Yenidoğan yoğun bakımı çok pahalı. Ekonomik olarak hem aileye hem devlete yoğun maliyet getiriyor. Her yenidoğana, 24 saat süre ile bir hemşire bakmak zorunda. Beslenmesi problem. En önemlisi de solunumu. Bebeğin yenidoğan koşullarında beslenmesini ve elektrolit dengesini düzenlemek, yakından takip etmek ve annenin emzireceği duruma kadar o koşullarda izlemek gerekiyor ki, bu doğduğu haftaya göre 2- 3 ayı bulabiliyor.
Erken doğan bebeklerde ilerki dönemlerde de önemli problemler yaşanabiliyor. İleriye dönük, bebeğin, çocuğun gelişimi ile ilgili bir takım problemlerle karşı karşıya kalma riski de bebek ne kadar erken doğduysa o kadar fazla. Örneğin görme, işitme ve zeka gelişimi ile ilgili problemler olabiliyor. Fiziksel gelişimi, hatta okul başarısıyla ilgili problemler de erken doğan bebeklerde daha sık karşımıza çıkıyor. Öncelikle erken doğumu önlemeye, doğum zamanını geciktirmeye çalışıyoruz. Önleyemediğimiz durumda da yenidoğan yoğun bakımı koşullarını iyileştirerek en iyi şekilde tedavi etmeye çalışıyoruz."
- "Erken doğumun en önemli nedeni enfeksiyon"
Prof. Dr. Faruk Buyru, erken doğumun en önemli nedeninin enfeksiyon olduğunu belirterek, enfeksiyonlar ve akıntının, hem su kesesinin erken açılmasına hem de doğumun erken başlamasına neden olabildiğini anlattı.
Bunların erken tespit edildiğinde tedavi edip erken doğumu önlemenin mümkün olduğunu aktaran Buyru, şöyle konuştu:
"Doğuştan gelen veya rahim ağzına yapılan müdahalelerle ortaya çıkan 'servikal yetersizlik' dediğimiz rahim ağzının yetersiz olması, kolayca açılabilmesi de erken doğumla ilgili diğer önemli bir neden. Bir takım gebelikler erken doğum açısından riskli gebelikler. Örneğin annenin daha önce erken doğum yapmış olması, sonraki gebelikteki erken doğum riskini artıran bir faktör. Çünkü rahim ile ilgili bir problem ya da bir takım başka faktörler, erken doğumu tetikliyor. Bunun yanı sıra çoğul gebelikler ikiz üçüz gibi, bebeğin suyunun fazla olması, bebeğin iri olması gibi rahmin mekanik olarak gerginliğini artıran şeyler de erken doğum riskini artıran nedenler. Sigara içmek, kansızlık gibi nedenler de erken doğumu tetikleyebilecek diğer faktörler."
Çeşitli tedaviler uygulayarak ve hastaya gebelik boyunca yatak istirahati önererek erken doğumun önüne geçmeye çalıştıklarını anlatan Buyru, "İlaç tedavisi uyguluyoruz ama ilaç tedavilerinin etkinliği tartışılır. Ne kadar etkili oluyor bugün bile bilmiyoruz. Yan etkileri oldukça fazla hem anne hem de yenidoğan açısından. O yüzden mümkün olduğunca doğumu geciktirmeye çalışıyoruz. Çünkü ne kadar geç doğarsa (2-3 gün bile geç doğması) yenidoğan açısından bir avantaj" ifadelerini kullandı.
İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, bazen bebeğin anne karnında kalmasının anne veya bebek açısından risk oluşturduğunu söyledi.
Buyru, "Bebeğin anne karnında büyümesi durduysa suyu azaldıysa annenin tansiyon yüksekliği veya başka bir hastalığı gebeliğin devamını riskli kılıyorsa erken doğum kararı verip, gebeliği sonlandırmak gerekebiliyor. Burada bebeğin doğduktan sonra yaşatılabileceği gebelik haftası bekleniyor, ama anne açısından risk oluştuğunda çok daha erken doğum kararı verilebiliyor" şeklinde konuştu.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










