ERTELEYEREK YAŞAMANIN BEDELİ SANDIĞINIZDAN DAHA AĞIR!
2016'nın ilk ayı bitti bitecek, kendimize verdiğimiz sözlerden kaçını tutabildiğimiz muamma, "Şubatta başlarım" deyip erteledik bile çoktan... Ama erteleyerek yaşamanın bedeli sandığınızdan daha ağır!

25 Ocak 2016 Pazartesi 10:57
Sema EREREN / HABERTÜRK PAZAR
Bir sabah uyanacaksınız ve bir bakacaksınız ki her daim yapmayı arzuladığınız şeyleri gerçekleştirmek için vaktiniz kalmamış." Bu sözler Brezilyalı yazarımız Paul Coelho'ya ait. Öyleyse, "Şimdi yapın!"diyor Coelho... Öyle ya planlar üzerine planlar yapar dururuz da iş uygulamaya gelince kendimizi kaytarmaya ikna etmek için envai çeşit bahane buluruz. Mesela işe tam başlayacakken "Bir duş alayım da öyle başlarım" dersiniz. Bununla kalır mı? Birden karnınızın acıktığını hissedersiniz ya da öyle olduğunu varsayarsınız. Ee yemeğin üzerine kahve de olmazsa olmaz. Sonra tam işe başlayacakken tesadüf bu ya, etraftaki dağınıklık gözünüze batar! Ardından bir arkadaşınız arayıp kanınıza girer, hop kendinizi dışarı atıverdiniz. Bir bakmışsınız ki 'zavallı' yapılacaklar listeniz bir köşede boynunu bükmüş, ertelenmiş, başka bahara kalmış...
ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 80'İ ERTELEYEREK YAŞIYOR
Erteleme hastalığı, literatürdeki adıyla 'procrastination' çağımızın en büyük sorunları arasında gösteriliyor, üstelik bundan 30 yıl öncesine göre 4 kat fazla karşılaşıyoruz. Calgary Üniversitesi'den Prof. Piers Steel, yüzde 95'imizin özellikle yapması gereken can sıkıcı ve zor işleri ertelemenin bin bir türlü yolunu bulduğumuzu söylüyor. Problemi yaşayanların yüzde 40'ı ciddi maddi kayıplar yaşıyor. Kronik erteleyiciler de bir hayli fazla. Chicago'daki DePaul Üniversitesi'nden Prof. Joseph Ferrari'ye göre dünyanın en az yüzde 20'si kronik olarak her şeyi ertelemekten mustarip. Öğrencilerinse yüzde 86'sı erteleyerek yaşıyormuş.
Bu arada yanlış anlaşılmasın, işlerini ciddiye almayan ya da tembellikten yapmayanlar değil mevzumuz; işleri beyninin bir köşesinde bekletip duranlar... Ben de kendimi bu sınıfa dahil ediyorum, yapılacaklar listem ne kadar kabarıksa harekete geçmem bir o kadar zorlaşıyor. O işe bir türlü başlayamama hali beni esir alıyor. Peki neden ertelemeden yaşayamıyoruz?
Uzmanlar, 4 temel sebebi olduğunu söylüyor. En bilindik olanı mükemmeliyetçilik. Mükemmeliyetçiler, özellikle alışık olmadığı bir işi yapması gerektiğinde hemen ertelemeye yeltenir. Hataya olan toleransları epey düşük olduğundan "Ya yanlış ya da eksik bir şey yaparsam" sorusu içlerini kemirir durur, haliyle ertelerler. Diğer bir sebebiyse psikolojik baskı. Prof. Joseph Ferrari'ye göre, erteleme probleminin özünde insanları memnun etme isteği yatıyor. "İnsanların hakkınızda ne düşündüklerine çok fazla kafa yoruyorsanız, gerçekten yapamayacağınız işleri bile kabul eder ama sonra ertelersiniz" diyor. Başarısızlık korkusu da erteleme dürtüsünü tetikleyenlerden. Ergenliğinizde yaşadığınız bir tramvadan bile kaynaklanıyor olabilir bu korku. Üstesinden gelemeyeceğinize inandığınız işi erteler geçersiniz. Ve son olarak yapacağınız iş zor, kolay ya da sıkıcıysa işi yapmak istemez, yapmayı reddedersiniz.
ERTELEMEK NASIL ÖLÜMCÜL BİR HAL ALIR?
Erteleme hastalığı üzerine araştırmalar yapan Dr. Fuschia Sirois, hastalığın nasıl ölümcül bir hal alacağını anlatıyor.
Beyin: Erteleyip durduğunuz iş varsa buna karşı beyniniz savaş açar. Tehdit olduğuna dair hipotalamusa uyarı gönderir. Peki hipotalamus ne yapar? O da boş durmaz, sinir ve endokrin sistemlerinizin aktif olarak çalışmasını sağlayarak vücudunuzu bir nevi acil durum moduna sokar, savaş çıkarır.
Hipotez bezi: Büyüme hormonu olarak bilinen hipotez bezi, ACTH yani adrenokortikotropik ve TTH yani tirotropik haberci hormonlarını harekete geçirerek stres reaksiyonunun geri kalan kısmını devreye sokar. Bununla beraber vazopressin hormonu da vücudunuzda su tutmasını ve kan miktarını artırmasını söyler.
Tiroit bezi: TTH hormonu tiroit bezlerine ulaştığında tiroit hormonu salgılanır. Metabolizma hızlanır, kalp ritmi ve tansiyon yükselişe geçmeye başlar.
Böbreküstü bezi: TTH tiroit bezlerini harekete geçirirken ACTH de boş durmaz, böbreküstü bezlerine ulaşır ve adrenalin, noradrenalin ve kortizol hormonlarını harekete geçirir ki bu stres hormonları, kaynakları belirli bir noktada toplamak ve korumak için öncelikle kaslarınızı hedef alır, akciğer fonksiyonlarınızı zorlaştırır. Bunlarla da kalmaz yaşamsal önemi olmayan tüm operasyonları duraklatmaya başlar.
Bağışıklık sistemi: Vücudunuz ne olduğunu kestiremediğinden enfeksiyon savaşçıları olan akyuvarların dolaşıma girmesine karşı çıkmaz, akyuvarlar yanlarına kortizol hormonunu da alırlar. Ama erteleme bağımlılığınız sizi kortizole karşı dirençli hale getirdiğinden saldırıya geçmiş akyuvarların vücudunuza zarar vermesine bir nevi izin vermiş olursunuz.
Viseral yağ: Böbreküstü bezleriniz stres hormonlarını harekete geçirmek için fazladan enerjiye gereksinim duyar ve bu nedenle vücudunuz organlarınız çevresinde yağ depolayarak enerji oluşturmaya çalışır. Ama bel çevresinde tutulan viseral yağlar, enflamatuvar moleküller yayar. Bir sonraki adımda kötü kolestrol düzeyi hızla yükselir, insülin direncine bağlı kalp krizi yaşanabilir.
ERTELEMEDEN YAŞAYAMAYANLAR
Dalai Lama: Öğrenciyken kaytarmadan çalışması mümkün olmazmış Dalai Lama'nın. Kendisi kaytarmadan çalıştığı tek zamanın işi teslim etme zamanı geldiğinde olduğunu söylüyor. O da öğrenciyken bir 'son dakikacı'ydı anlayacağınız.
Bill Clinton: Eski ABD Başkanı Clinton da ertelemeden yaşayamayanlardan. Öyle ki Time Dergisi zamanında Clinton'ın krononik olarak erteleyenler sınıfına girdiğini ilan etmişti. Söylenilene göre Clinton'ın yapacağı konuşmalara haftalar hatta aylar öncesinden hazırlanma niyeti her defasında suya düşer, son dakikaya kalırmış. Eşi Hillary Clinton'ın da kendisinin bu huyundan şikayetçi olduğu biliniyor.
Leonardo da Vinci: Hiçbir projesini zamanında bitirememiş, bazısını tamamlaması uzun yıllar almış Leonardo da Vinci'nin. Mesela Mona Lisa portresini tamamlaması 16 yılını almış. Öldüğünde ardında tonla tamamlanmamış proje bıraktığı da söylenir.
Victor Hugo: Victor Hugo erteleme alışkanlığının önüne geçmek için sıra dışı bir yöntem geliştirmişti. Söylenilene göre Hugo, yardımcısından kıyafetlerini saklamasını ister hatta yazılarını çıplak olarak yazarmış. Bu şekilde evden çıkamayacağını ve zaman kaybetmeden yazacağını düşünürmüş. Hugo'nun Sefiller ve Notre Dame'ın Kamburu eserlerini aynı anda yazdığı söylenir.
KURTULMAK İÇİN 10 TÜYO
Yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmeyenlerdenseniz, siz de erteleme sarmalına girmişsiniz demektir. Peki kurtulmak için ne yapılabilir?
1- Ortaklar
Yapmanız gerekenlere çevrenizi dahil ederseniz cayması zor olabilir. Güvendiğiniz bir arkadaşınıza gidin 50 lira verin ve hedeflediğiniz işi tamamlayana kadar geri vermemesini isteyin.
2- 25'e 5 kuralı
25 dakika iş, 5 dakika mola vermek konsantrasyonunuzu ayakta tutacağından işi yarıda bırakma ihtimaliniz azalır.
3- Deadline
Kendinize deadline'lar koyun, yani işi tamamlamanız gereken bir bitirme zamanı hedefleyerek yola çıkın.
4- Zeigarnik Etkisi
Yeter ki başlayın! Çünkü bir işe başladığımızda, beynimiz onun tamamlanmasını ister ve bu Psikolog Bluma Zeigarnik'in deyişiyle bizde 'Zeigarnik Etkisi' oluşturur. Buna bir kitabı ya da filmi çok sevmeseniz bile inatla bitirmeye çalışmamız örnek olabilir.
5- Küçük parçalar
Prof. Piers Steel, insanların doğasında ertelemeye yatkın olduklarını ancak yapmaları gereken işleri küçük parçalara ayırıp düzenli olarak yaparlarsa daha az sorun yaşayacaklarını söylüyor.
6- Bölünme!
İşe başlamadan ortamınızı öyle bir düzenleyin ki o şeyi yapmaya başladığınızda çevrenizdekiler sizi işinizden alıkoyamasın. Başlamak için başkaları tarafından bölünme potansiyeliniz olmayan vakti seçin.
7- Venn diyagramı
General Electric'in Pazarlama Müdürü Beth Comstock, mühim işlere başlamadan önce Venn Diyagramları çizermiş. Bunun için 3 adet çember çizip ilkine "yapmam gerekenler", ikincisine "yapmayı sevdiklerim" üçüncüsüneyse "yapmaktan nefret ettiklerim" yazar, işin alt maddelerini bu tabloya yerleştirip, "yapması gerekenler" ve " yapmayı sevdiklerim" kümelerinde kesişen işlerle başlarmış.
8- 3 dakika "ErteleME!"
kitabının yazarı Steve Chandler '3 dakika' çözümünü öneriyor. Bunun için "Ertelediğim bir şeyi yapmak için şu an 3 dakikam var" diyerek yola çıkın.
9- Bitmişler listesi
Her günün sonunda tamamladığınız işleri yazın. Böylece günün sonunda o gün ne kadar çok şey yaptığınızı görecek, hepsinin üstesinden gelecek gücün içinizde olduğuna inanacaksınız.
10- Ödül
Hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizde kendinizi ödüllendirmek, bir sonraki iş için sizi kamçılayacaktır.
28 Yıllık Araştırmadan Çarpıcı Sonuç: Günde Yarım Çorba Kaşığı Zeytinyağı Kalp Hastalıkları ve Kanser Riskini DüşürüyorAmerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan ve 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği araştırmaya göre, günde yarım çorba kaşığı zeytinyağı tüketmek kalp ve damar hastalıkları, kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini belirgin şekilde azaltıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 16:17BASIN HABERLERİ
Üniversite Hastanelerinin Araştırması Tehlikeyi Ortaya Koydu: Ergenlerin Yüzde 12,5'i Elektronik Sigara KullanıyorGazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırma, 10-19 yaş arasındaki gençlerin yüzde 12,5'inin son bir ayda elektronik sigara kullandığını gösterdi.01 Ekim 2026 Perşembe 16:15BASIN HABERLERİ
Gündüz Bastıran Aşırı Uyku Hali Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmanından Uyku Laboratuvarı UyarısıNöroloji Uzmanı Dr. Demet Aslan, gece 7-8 saat uyunmasına rağmen gün içinde aniden bastıran aşırı uyku halinin (hipersomni) ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirtti.01 Ekim 2026 Perşembe 16:13BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Okula Başlayan Çocuklar İçin Tuvalet Uyarısı: İdrarı Tutmak Mesaneye Zarar VeriyorÇocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, idrarın uzun süre tutulmasının tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kas yapısının bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 16:09BASIN HABERLERİ
Diyabetik Ayak Hastalarında Magnezyum Düzeyi ile Kalp Damar Sağlığı Arasında Bağlantı SaptandıFrontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, diyabetik ayak yarası bulunan hastalarda yüksek kan magnezyum düzeyi, düşük kalp krizi, inme ve ölüm riskiyle ilişkili bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Normal Doğum Oranları Yüzde 15,8 Artış GösterdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana normal doğum oranının yüzde 15,8 arttığını duyurdu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:56DÜNYADA SAĞLIK
Kumluca Devlet Hastanesinde Onkoloji Ünitesi İçin Çalışmalar BaşladıAntalya'nın Kumluca ilçesinde kanser hastalarının kent merkezine gitmeden yerinde tedavi görebilmeleri amacıyla Kumluca Devlet Hastanesi bünyesinde 8 yataklı Onkoloji Tedavi Takip Ünitesi kuruluyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:55BASIN HABERLERİ
Sağlıkta Yeni Finansman Modeli: Sağlıklı Hayata Katkı Fonu GeliyorSağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 25 maddelik yasa teklifi taslağı kapsamında Sağlıklı Hayata Katkı Fonu kurulması planlanıyor.01 Ekim 2026 Perşembe 15:54BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Tütün Uyarısı: Akciğer Kanseri Riskini 20 Kat ArtırıyorProf. Dr. Esengül Koçak, tütün ürünlerinde bulunan 7 binin üzerinde zararlı maddenin hücre DNA'sına hasar vererek kansere yol açtığını belirterek, tütün kullanımının akciğer kanseri riskini 15 ila 20 kat artırdığı uyarısında bulundu.01 Ekim 2026 Perşembe 15:52BASIN HABERLERİ
Beypazarı Devlet Hastanesinde Yeni Dönem: Op. Dr. Ayberk Karaman Başhekimlik Görevine BaşladıDaha önce Beypazarı'nda uzman hekim ve Güdül Devlet Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Op. Dr. Ayberk Karaman, Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.01 Ekim 2026 Perşembe 15:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










