FINDIK YAPRAĞININ AKCİĞER VE MEME KANSERİ HÜCRELERİNİ ÖLDÜRÜCÜ ETKİSİ ARAŞTIRILDI
"Amacımız, atık durumda olan fındık yaprağından paklitaksel (çeşitli kanser türlerini tedavi etmek için kullanılan kemoterapi ilaçlarının içerdiği madde) elde etmek ve bunu Türkiye ekonomisine kazandırmak"

09 Ağustos 2024 Cuma 12:18
Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Çebi: - "Yaptığımız çalışmadan elde edilen verilere göre, fındık yaprağının içerisinde kemoterapötik bir ajan olan paklitakselin apoptotik etkisini (programlanmış hücre ölümü etkisini) görebildik"
Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Çebi, fındık yaprağının akciğer ve meme kanseri hücreleri üzerindeki öldürücü etkisini laboratuvar ortamında araştırdıklarını belirterek, "Yaptığımız çalışmadan elde edilen verilere göre, fındık yaprağının içerisinde kemoterapötik bir ajan olan paklitakselin apoptotik etkisini (programlanmış hücre ölümü etkisini) görebildik." dedi.
Prof. Dr. Çebi, AA muhabirine, Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Tepe ve Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferda Arı ile 2020'den beri "Fındık Bitkisinin Akciğer ve Meme Kanseri Hücrelerindeki Antikanser Etkilerinin Araştırılması" adlı araştırma projesi yürüttüklerini söyledi.
Geçmişte yapılan çalışmalarda fındık bitkisinden paklitaksel (çeşitli kanser türlerini tedavi etmek için kullanılan kemoterapi ilaçlarının içerdiği madde) elde edilebileceğine dair bulgular olduğunu belirten Çebi, kendilerinin de bu doğrultuda yürüttükleri proje ile fındık yaprağının akciğer ve meme kanser hücreleri üzerindeki apoptosis (programlanmış hücre ölümü) etkisini araştırdıklarını ifade etti.
Çebi, araştırmada, fındık yaprağının akciğer ve meme kanseri hücreleri üzerindeki apoptosis etkisine baktıklarını belirterek, "Fındık yaprağının antikansorejen etki ettiğini gösterebilmek için hem akciğer hem de meme kanseri hücrelerinin apoptotik mekanizmasını moleküler yaklaşımla izledik." diye konuştu.
Fındık yaprağının ekstraktını elde edip liyofilize ettiklerini yani dondurarak kuruttuklarını dile getiren Çebi, şu bilgileri verdi:
"Daha sonra bunların apoptotik etkisini göstermek için Bursa Uludağ Üniversitesindeki ekip katkıda bulundu. Kanser hücreleri ve sağlıklı hücrelerde fındık yaprak ekstraktının hücre öldürücü etkisini göstermek için sitotoksik (hücreyi öldüren ya da fonksiyonunu durduran maddeler) testler yapıldı. Florasan ikili boyama ile mikroskobik görüntüleri alındı. Hücre ölüm yolağını daha detaylı tespit etmek için western blot analizi ve M30 antijen testi yapıldı. Hücre metastazına etkisini gözlemlemek hücre migrasyon testi yapıldı. Yaptığımız çalışmadan elde edilen verilere göre, fındık yaprağının içerisinde kemoterapötik bir ajan olan paklitakselin apoptotik etkisini görebildik. İleriki çalışmalarda fındık yaprağından paklitaksel elde edilebilirliğini ve bunun endüstride kullanılabilirliğini sağlamaya çalışacağız."
Prof. Dr. Çebi, akciğer kanserinin dünyada en çok görülen kanser türü, meme kanserinin de kadınlar arasında dünyada en sık rastlanan ikinci kanser türü olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Akciğer ve meme kanseri tedavisinde kullanılan bir kemoterapötik ajan olan paklitaksel, Pasifik porsuk ağacı denilen bir bitkiden elde ediliyor. Bu bitkinin yetişmesi uzun sürüyor fakat Türkiye fındık üretiminde dünyada lider konumda. Fındık yaprakları ise atık durumunda. Amacımız, atık durumda olan fındık yaprağından paklitaksel elde etmek ve bunu Türkiye ekonomisine kazandırmak."
- "Araştırmanın sonuçları umut verici"
Araştırma sonuçlarının umut verici olduğunu vurgulayan Çebi, "Kanser hücrelerine fındık yaprağı ekstresi tedavisinin apoptosis yoluyla hücre ölümüne yol açtığını, akciğer ve meme kanseri hücre hatlarında hücre göçünü inhibe ettiğini yani engellediğini gösterdi. Fındık yaprak ekstraktının meme ve akciğer kanseri hücreleri üzerindeki sitotoksik etkileri, kanser tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesi ve hücre ölüm mekanizmalarının aydınlatılmasında umut verici olabilir." ifadelerini kullandı.
Çebi, paklitakselin şu anda akciğer, meme ve yumurtalık kanserlerinin tedavisinde kullanılan popüler kemoterapötik ilaç olduğunu belirterek, "Fındıkta bildirilen paklitaksel miktarı, Pasifik porsuk ağacının yaklaşık 10'da 1'i kadardır. Bununla birlikte, fındık ağaçları Pasifik porsuk ağacından çok daha hızlı büyüdüğü için fındık hala yeni bir alternatif taksan kaynağı olabilir." dedi.
Projenin ilk etabının tamamlandığını ve sonuçlarının uluslararası dergide de yayımlandığını belirten Çebi, "Türkiye'nin dünya üretim lideri olduğu fındık, dünya çapında ekonomik açıdan değerli bir çikolata bileşenidir. Bu çalışmanın sonuçları, aslında atık ürün olan bitkinin yapraklarının biyoteknolojik açıdan umut verici bir antikanser ilaç ham maddesi olabileceğini ortaya koymuştur." diye konuştu.
Prof. Dr. Ayşegül Çebi, projenin devam edeceğini anlatarak, "Yeni ortaklıklar sağlayacağız. Giresun Üniversitesi, fındık konusunda ihtisas üniversitesi olarak seçilmiş durumda. Bu da bizim için büyük avantaj. Çalışmayı devam ettireceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye Yerli Sağlık Teknolojisinde Büyüyor: 40 Ülkeye Solunum Cihazı İhraç EdiliyorSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt ziyaretinde milli sağlık sanayisindeki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin 40 ülkeye solunum cihazı satan bir konuma ulaştığını söyledi.31 Temmuz 2026 Cuma 17:46BASIN HABERLERİ
Giresun'da Beyin Ölümü Gerçekleşen Kişinin Organları 4 Hastaya Yaşam Umudu OlduDenizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra beyin ölümü gerçekleşen 45 yaşındaki kişinin organları, nakil bekleyen dört hastaya ulaştırıldı.31 Temmuz 2026 Cuma 16:09BASIN HABERLERİ
Erken Çocuklukta Şeker Kısıtlaması Demans Riskini Yüzde 23 Azaltıyorİngiltere'de yürütülen kapsamlı bir araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker alımını sınırlamanın ilerleyen yaşlarda beyin sağlığını koruduğunu gösterdi.31 Temmuz 2026 Cuma 16:08DÜNYADA SAĞLIK
Yolculukları Eziyete Çeviren Araba Tutmasına Karşı Etkili ÖnlemlerHalk arasında araba tutması olarak bilinen hareket hastalığı, yolculuk esnasında mide bulantısı ve baş dönmesine yol açarak yaşam kalitesini düşürebiliyor.31 Temmuz 2026 Cuma 16:03BASIN HABERLERİ
Bağırsak Ve Beyin Arasındaki Gizli Bağ: Mikrobiyota Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?Bilimsel araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
Kalp Sağlığını Tehdit Eden Gizli Tehlike: Günlük Alışkanlıklar Riski ArtırıyorDünya genelinde en yaygın ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarından korunmak için yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük önem taşıyor.31 Temmuz 2026 Cuma 15:33BASIN HABERLERİ
KOAH Tedavisinde Yeni Yöntem: Bronkoskopik Balon Uygulaması Alevlenmeleri AzaltıyorTürkiye'de yürütülen bilimsel araştırmada, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında uygulanan yeni balon tedavisiyle nefes darlığının azaldığı ve yaşam kalitesinin arttığı belirlendi.31 Temmuz 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Havuz Sonrası Kulak Temizliğinde Yapılan Bu Hata Enfeksiyon Riskini ArtırıyorYaz aylarında kulağa kaçan suyu çıkarmak için kulak çubuğu kullanmanın zararlarına dikkat çeken uzmanlar, doğal yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 12:00BASIN HABERLERİ
Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü? Uzmanından Önemli UyarılarBel fıtığı vakalarının çoğunda ameliyatsız tedavi yöntemleri başarı sağlarken, uzmanlar bacakta güç kaybı gibi belirtilerde acil müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.31 Temmuz 2026 Cuma 11:58BASIN HABERLERİ
Toksik İlişkiler Erken Yaşlandırıyor! Yüzünüzdeki Kırışıklıkların Sebebi Çevrenizdeki İnsanlar OlabilirAcıbadem Life Klinik Psikoloğu Öykü Gönültaş, yönetilemeyen ilişkisel stresin yalnızca ruh sağlığını değil, telomer kısalması ve hücresel yıpranma yoluyla biyolojik yaşı da doğrudan etkilediğini belirtti.31 Temmuz 2026 Cuma 11:06BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










