GÖZÜN SİNSİ DÜŞMANI ‘GLOKOM’
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne...

06 Mart 2024 Çarşamba 14:58
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne geçmek için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
Göz tansiyonu olarak belirtilen glokom, göz içi basıncının yüksekliği ve beraberinde göz sinirinde geri dönüşümsüz hasarla giden sinsi bir hastalık olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, herhangi bir şikayet oluşturmadan ya da bulgu vermeden görme alanı daralmasına ve sonunda görme kaybına yol açan glokomda, göz içinde salgılanan ve gözü içerden besleyen sıvının gözü terk etmesinde bir zorluk veya engel gelişmekte ve böylece göz içi basıncı yükselerek, görme sinirine zarar verdiğini ifade ediyor. Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, hastalığın tanı, tedavi ve sonrası hakkında bilgilendirmede bulundu.
Konu ile ilgili açıklama yapan Medicana Int. Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, "Gözümüzün bu sinsi düşmanı son ana kadar hiçbir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve bir anda kişiler görme kaybının farkına varabilirler. Bu sebepten her göz muayenesine başvuran kimselerde muhakkak göz içi basınç değerini ölçmekteyiz. Glokom tüm yaşlarda görülebilmekle beraber 40 yaşın üstünde risk daha fazladır. Yaş ilerledikçe risk de artar. Toplumda yüzde 1-2 oranında görülmekle beraber tüm dünyada körlük sebeplerinin yaklaşık yüzde 10-15'ini oluşturmaktadır" dedi.
"Sinsi hastalık, hasta tarafından son ana kadar fark edilmez"
Glokomun son ana kadar hasta tarafından fark edilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, "En sık görülen ve en sinsi glokom türünde hiçbir bulgu vermeksizin görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daralır ve genellikle son ana kadar hasta tarafından fark edilmez. Görme sinirindeki hasarının ağırlaşması sonucu aniden geri dönüşümsüz görme kaybı fark edilir. Fakat artık çok geçtir. Glokomun daha seyrek görülen tipinde ise ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncı, göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmalara neden olur. 40 yaş üstünde, ailesinde glokom tanılı birey olanlarda, şeker hastalarında, yüksek miyop ve hipermetroplarda, kortizonlu ilaç kullananlarda, göz travmasına maruz kalanlarda, göz içi iltihap-üveit geçirenlerde, migren hastalarında risk artmıştır. Öncelikle rutin göz muayenesinde göz içi basınç ölçülerek ve göz dibi muayenesinde görme siniri muayene edilerek glokomdan şüphelenilir. Kesin teşhis için kornea kalınlığı (pakimetre), görme alanı ve göz tomografisi (OCT) yapılır. Bu testler ışığında göz içi basıncı düşük olsa bile görme sinirinde hasar tespit edilirse glokom tanısı konulmuş olur" diye konuştu.
"Glokumun önüne geçmek için düzenli muayene şart"
Hastalığın tedavisi ve sonrası hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Yakar, "Glokomun öncelikli tedavisi (erişkinlerde) çeşitli göz damlaları yardımıyla göz tansiyonunu düşürmektir. Bunun için çeşitli lazer işlemleri de uygulanabilir. Tüm bu seçeneklere rağmen göz siniri hasarı devam eden hastalarda cerrahi olarak göz tansiyonun düşmesi sağlanır. Bebeklik ve çocukluk çağı glokomunda genellikle ilk tercih cerrahidir. Hastalıktan korunmak için düzenli aralıklarla göz muayenesi olmak en değerli yöntemdir. Ailenizde glokom tanısı almış birey varsa her göz muayenesinde bunu göz doktorunuzla paylaşınız. Kortizonlu herhangi bir ilacı doktorunuzun tavsiye ettiğinden fazla sürede kullanmayınız, böyle bir ilaç kullanıyorsanız muhakkak göz doktorunuza haber veriniz" ifadelerini kullandı.
Önlenebilir körlük nedenleri arasında ilk sırada yer alan glokomun tanı sonrası yapılacaklarından bahseden Dr. Yakar, ayrıca şunları söyledi:
"40 yaş üzerindeyseniz muhakkak açlık kan şekerinizi yılda bir ölçtürünüz. Şeker hastalığı tanınız varsa bunu göz doktorunuza muhakkak belirtiniz. Glokom tanısı alanlar öncelikle göz hekiminizin önerdiği tedaviyi muhakkak uygulamalısınız. Eğer tedavi olarak göz damlaları seçildiyse, ilaçlarınızı bir göz hekimi kesene kadar bırakmamalısınız, biter bitmez hemen temin etmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli ve saatinde kullanmalısınız. İlaçlarınızı damlatırken, farklı iki ilaç arasında en az 10-15 dakika süre vermelisiniz, peş peşe damlatmamalısınız. Göz doktorunuza kontrole gelirken glokom damlalarınızı muhakkak vaktinde kullanıp gelmelisiniz, yanınızda bulundurmalısınız. Daha önce yapılmış testler ve kayıtlı ölçümler varsa bunları da beraberinizde getirmelisiniz. Özellikle birinci derece akrabalarınızı glokom tanısı aldığınıza dair bilgilendirmeli ve onların da muhakkak göz muayenesinden geçmelerini önemle tavsiye etmelisiniz. Unutmayın ki glokom önlenebilir körlük nedenlerinin en başında gelmektedir."
Kilo Yönetiminde GLP-1 İlaçları Kullanımı: Sindirim Yan Etkileri ve Beslenme ÖnerileriObezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli zayıflama ilaçları, mide boşalmasını yavaşlatarak iştahı baskılarken bulantı ve reflü gibi yan etkilere yol açabiliyor.29 Eylül 2026 Salı 16:15BASIN HABERLERİ
29 Eylül Dünya Kalp Günü: Türkiye’de Her 3 Öldümden Biri Kalp ve Damar Hastalıklarından KaynaklanıyorTÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Tütün kullanımı ve obezitedeki artış gelecek riskini büyütüyor.29 Eylül 2026 Salı 16:13BASIN HABERLERİ
Böbrek Sağlığını Korumada Yanlış Bilinenler: Yalnızca Bol Su İçmek Yeterli DeğilUzmanlar, böbrekleri korumanın yolunun sadece bol su tüketmekten geçmediğini; kan basıncı, kan şekeri ve tuz kontrolü gibi adımların hayati önem taşıdığını vurguluyor.29 Eylül 2026 Salı 16:04BASIN HABERLERİ
JAMA Network Open Araştırması: 12 Yaşında Akıllı Telefon Sahibi Olmak Ergenlerde Yeme Bozukluğu Riskini Artırıyor8 bin 957 ergenin izlendiği araştırmada, 12 yaşında akıllı telefon edinmenin 14 yaşında yeme bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu saptandı.29 Eylül 2026 Salı 15:58DÜNYADA SAĞLIK
FDA'dan Ergenler İçin Saçkıran Kararı: Baricitinib Kullanım Alanı GenişletildiFDA, şiddetli alopecia areata hastası 12 yaş ve üzerindeki ergenlerde baricitinib kullanımını onayladı.29 Eylül 2026 Salı 15:56BASIN HABERLERİ
Finlandiya’da Araştırıldı: Kahve Tüketimi Erkeklerde Testosteron ve Hormon Düzeylerini Nasıl Etkiliyor?Finlandiya'da 2 bin 264 kişiyle yapılan çalışma, fazla kahve tüketiminin erkeklerde toplam testosteron ve SHBG seviyeleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:55DÜNYADA SAĞLIK
Erzurum'da Ameliyat Sonrası Ölen Hastayla İlgili Uzman Doktora Hapis Talebiyle Dava AçıldıErzurum'da böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden Seval Günaydınlı'nın ölümü üzerine doktor M.B.K. hakkında dava açıldı.29 Eylül 2026 Salı 15:54BASIN HABERLERİ
Uluslararası AlliGatOr Araştırması Açıklandı: Apandisitte Gecikme Perforasyon Riskini İki Katına Çıkarıyor112 ülkede yürütülen AlliGatOr çalışması, apandisit belirtilerinin başlamasından cerrahiye kadar geçen sürenin uzamasının perforasyon riskini artırdığını gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:49BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Kiraz'dan COP31 Öncesi Çağrı: İklim ve Sağlık Destek Fonu Acilen OluşturulmalıProf. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, COP31 öncesinde iklim krizinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı destek fonunun kurulmasını istedi.29 Eylül 2026 Salı 15:47BASIN HABERLERİ
Lokalize Prostat Kanserinde SBRT ve Cerrahi Karşılaştırmasında Uzun Dönem Sonuçları AçıklandıASTRO 2026 Toplantısında sunulan araştırmaya göre 5 seanslık SBRT, sekiz yıllık takipte cerrahiye benzer kanser kontrolü sağlarken daha az yan etki gösterdi.29 Eylül 2026 Salı 15:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










