GÜNDE 100 TELİN ÜZERİNDE SAÇ DÖKÜLMELERİNDE ÖNLEM ŞART
"Doğru tanı, doğru tedaviyi beraberinde getirir. Yani genetik bir dökülme mi, bir vitamin eksikliği yada hormonal bir bozukluğa bağlı meydana gelen bir dökülme mi ya da başka bir hasara bağlı meydana gelen bir dökülme mi bir kere bunun adını koymak lazım"

07 Temmuz 2021 Çarşamba 11:08
İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zekayi Kutlubay: "Bir başta ortalama 100-120 bin civarında saç teli vardır ve ortalama bizim kitabi bilgilerimiz günlük 80-100 tele kadar dökülmeyi normal olarak kabul ederiz. Bir günlük dökülme 100 teli geçiyorsa o zaman burada ciddi bir saç dökülmesi başlamış demektir. O açıdan mutlaka bir dermatoloğa görünülmesini tavsiye ederiz"
"Yüzde 25-30 civarında kovid geçenlerde saç dökülmesi karşımıza çıkıyor ama kiminde az günde 80-100 tel, kiminde 150-200 teli bulabiliyor. Ama işin iyi tarafı şu, kovidden dolayı meydana gelen bu dökülme ortalama 3-4 ay kadar devam ediyor, 3-4 ay sonra dökülen saçların hepsi tekrardan çıkmaya başlıyor"
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zekayi Kutlubay, bir insanın başında ortalama 100-120 bin saç teli olduğunu belirterek, "Günlük 80-100 tele kadar dökülmeyi normal olarak kabul ederiz. Bir günlük dökülme 100 teli geçiyorsa o zaman burada ciddi bir saç dökülmesi başlamış demektir. O açıdan mutlaka bir dermatoloğa görünülmesini tavsiye ederiz." dedi.
Aynı zamanda İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Doç. Dr. Kutlubay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 9 milyon erkeğin kellikle, saç dökülmesiyle uğraştığını belirtti.
Genel olarak bakıldığında erkeklerde daha çok saç dökülmesi olduğunu ancak kadınların kozmetik açıdan bu durumu daha faza sorun olarak gördüğünü dile getiren Kutlubay, Türkiye'de batıda saç dökülmesinin daha fazla önem arz ettiğini söyledi.
Kutlubay, "Yapılan çalışmalar göstermiştir ki 30 yaşında olan kadınlarımızın yüzde 30'u saç dökülmesi problemi yaşıyor. 50 yaşında olan kadınlarımızda bu oran biraz artarak yüzde 50'lere kadar ulaşıyor. Yaş ilerledikçe bu oran yüzde 70'lere kadar varabiliyor. Bunun da sebebi aslında 50 yaşından itibaren menopoza bağlı hormonal dengenin değişmesi ve hormonların azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan saç dökülmesi. 30 yaşındaki erkeklerin yaklaşık yüzde 12'sinde saç dökülmesi var. Ama yine 50-60 yaşına doğru bu oran yüzde 40'lara kadar yaklaşıyor." diye konuştu.
Doç. Dr. Kutlubay, dünya genelinde beyaz ırkın daha çok saç dökülmesi sorunu yaşadığını, sorunun en önemli nedeninin genetik faktörler olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:
"Erkek tipi kellik sadece erkeklerde görülmez, kadınlarda da görülür ama kadınlarda hiçbir zaman için erkekteki kadar yoğun bir dökülme, tam bir kellik meydana gelmediğinden dolayı, onlarda daha çok saçlarda incelme, seyrelme tarzında karşımıza çıkar. Erkeklerde özellikle yan bölgeler hariç tüm tepe bölgesinde görülür ya da saç çizgisi alın bölgesinden geriye doğru çekilir. Saç telleri incelir, saçlarda kısalma ve incelme meydana gelir ve zaman içerisinde incelen ve kısalan tüyler dökülerek aslında kökler ölür. Köklerde zaman içerisinde herhangi bir canlılık kalmaz. Bir başta ortalama 100-120 bin civarında saç teli vardır ve ortalama bizim kitabi bilgilerimiz günlük 80-100 tele kadar dökülmeyi normal olarak kabul ederiz. Bir günlük dökülme 100 teli geçiyorsa o zaman burada ciddi bir saç dökülmesi başlamış demektir. O açıdan mutlaka bir dermatoloğa görünmesini tavsiye ederiz."
- Saç dökülmesine karşı doğru ve dengeli beslenme ile düzenli uyku uyarısı
Doç. Dr. Zekayi Kutlubay, saç dökülmesinde genetik yatkınlığın yanı sıra demir, çinko gibi vitamin eksiklikleri, guatr problemi, kadınlarda özellikle hormonal bozukluklar, saç kıran ile stres gibi durumların da etkili olabildiğini anlattı.
Çevresel faktörlerle yaşam şartlarının, doğru ve dengeli beslenme ile düzenli uykunun da hem yaşam hem de saç kalitesini artırdığını, yanlış beslenme, düzensiz uyku gibi durumların da saç dökülmesini tetiklediğini dile getiren Kutlubay, son zamanlarda daha çok karşılaştıkları farklı bir dökülme tipinin de gebelik sonrası emziren annelerde görüldüğünü ifade etti.
Doğum sonrası üçüncü, dördüncü aylardan itibaren yoğun bir dökülmenin meydana gelebileceğini, bu tarz dökülmenin Kovid-19'da da gördüğünü aktaran Kutlubay, "Kovid-19'da da benzer bir mekanizmayla meydana geliyor. Doğum, ameliyat, şiddetli bir enfeksiyon ya da hastalık, kovid gibi vücudun direncini düşüren bir enfeksiyon geçirdiğinizde, tahmini olaydan 2 ay sonra şiddetli bir dökülme meydana geliyor. Onun da sebebi, büyüme fazı dediğimiz saçın bir fazı vardır. Büyüme fazı kısalıyor. Büyüme fazı kısalınca saç telleri dökülme fazına daha çabuk geçiyor. Otomatikman dökülen saçlar artıyor. Bu süreç değişik çalışmalara göre değişiyor ama ortalama, tahmini 3 ay civarında devam ediyor." diye konuştu.
- "Doğru tanı, doğru tedaviyi beraberinde getirir"
Saç dökülmesinin tedavisinde çok değişik yöntemlerin olduğunu dile getiren Kutlubay, "Doğru tanı, doğru tedaviyi beraberinde getirir. Yani genetik bir dökülme mi, bir vitamin eksikliği ya da hormonal bir bozukluğa bağlı meydana gelen bir dökülme mi ya da başka bir hasara bağlı meydana gelen bir dökülme mi bir kere bunun adını koymak lazım." diye konuştu.
Doç. Dr. Kutlubay, tedavide ağızdan alınan birtakım bitkisel tedavileri, saç mezoterapisi, PRP, kök hücre tedavisi gibi yöntemlerin kullanıldığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Vitaminlerin içerisinde minoxidil dediğimiz bir maddemiz var. Minoxidili karıştıracak kokteyller enjekte ederiz. Burada aslında tedavide ana silahımız minoxidil dediğimiz hem Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin hem de Sağlık Bakanlığımızın onayladığı ilaç statüsünde saça sürülen topikal bir spreydir. Bunun özelliği de saçın büyüme fazını uzatır. Kan damarlarında genişleme yaparak saçın daha iyi beslenmesini, kalitesinin artmasını sağlar. Ama tabii uzun süre kullanmak gerekiyor. Böyle 1-2 aylık tedaviyi de belki birkaç yıllık bir tedavi etmekte fayda var minoxidille. Bu açıdan da mutlaka hasta saç dökülmesi olduğu zaman mutlaka bir dermatoloğa başvursun. Dermatolog uygun tanıyı koysun. Zaten dermatolog minoxidili hangi aralıklarla, hangi sürede, ne kadar kullanılacağına karar verecektir."
- "Kovid-19 geçirenlerin neredeyse yüzde 25'inde saç dökülmesi ortaya çıkıyor"
Kutlubay, Kovid-19'un ilk zamanlarında da saç dökülmesi olduğunu ancak diğer belirtiler kadar karşılarına çıkmadığını, son 8 ay içerisinde kovid geçirip de saç dökülmesiyle gelen hastaların sayısının oldukça arttığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Saç dökülmesi de şu anda kovidin belirtilerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Yurt dışından bir, iki ufak yayın da çıkmaya başladı. Onlarda da bakıyoruz kovid geçirenlerin neredeyse yüzde 25'inde saç dökülmesi ortaya çıkıyor. Biz Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı olarak bir çalışmaya imza attık. Şu anda çalışmanın verilerini topluyoruz. 1000'den fazla kovid hastasının taradık, yakında onu yurt dışında iyi bir dergide yayınlayacağız. İlk veriler elimize gelmeye başladı. Yüzde 25-30 civarında kovid geçenlerde saç dökülmesi karşımıza çıkıyor ama kiminde az günde 80-100 tel, kiminde 150-200 teli bulabiliyor. Ama işin iyi tarafı şu, kovidden dolayı meydana gelen bu dökülme ortalama 3-4 ay kadar devam ediyor, 3-4 ay sonra dökülen saçların hepsi tekrardan çıkmaya başlıyor. O açıdan iyi ama bu süreci kısaltmak kişinin ve dermatoloğunun elinde."
Dünya Sağlık Örgütü Demans Rehberini Güncelledi: Toplumdaki Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkiliDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), demans riskinin azaltılmasına yönelik küresel önerilerini yeniledi.10 Eylül 2026 Perşembe 17:14BASIN HABERLERİ
Sonbahar Tükenmişliğine Karşı "Eyleme Geçin" Uyarısı: Motivasyonu Beklemeyin!Mevsim geçişlerinde artan yorgunluk, isteksizlik ve enerji kaybının ruh hali üzerindeki etkilerine dikkat çeken Klinik Psikolog Burçin Deniz, sonbaharda yaşanan davranışsal yavaşlama döngüsünü kırma yollarını anlattı.10 Eylül 2026 Perşembe 17:00BASIN HABERLERİ
"Sinsi İlerleyen Diyabete Karşı 'Rakamlarınızı Öğrenin' Çağrısı: 35 Yaş Üstüne Yıllık Kontrol Uyarısı"Diyabetin yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabildiğine dikkat çeken uzmanlar, 35-40 yaşından itibaren yılda bir kez kan şekeri kontrolü yaptırılmasını öneriyor.10 Eylül 2026 Perşembe 16:46BASIN HABERLERİ
Yılların Öksürük Şurubu Parkinson’a Umut Oldu: Ambroksol İçin Faz 3 Süreci BaşladıYıllardır soğuk algınlığı ve balgam söktürücü tedavilerinde güvenle kullanılan ambroksol etken maddesi, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurma potansiyeliyle tıp dünyasının odağında.10 Eylül 2026 Perşembe 16:44DÜNYADA SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı'ndan Suçiçeği Aşısında Yeni Dönem: Çocuklar İçin İkinci Doz Aşılama BaşladıSağlık Bakanlığının yeni düzenlemesi doğrultusunda, 1 Eylül itibarıyla 48. ayını dolduran çocuklara suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmaya başlandı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:41BASIN HABERLERİ
Yaşlılarda Ani Kafa Karışıklığına Dikkat: Demans Değil "Deliryum" Olabilir!Yaşlı bireylerde aniden ortaya çıkan kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri her zaman demans belirtisi olmayabilir.10 Eylül 2026 Perşembe 16:39BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Desteği Hekim Performance'ını Artırdı: 3 Ülkeden Katılan Hekimlerle Emsal AraştırmaEndonezya, Kenya ve Hollanda’dan 249 hekimin katıldığı randomize kontrollü yeni bir araştırma, GPT-4o erişimi sağlanan hekimlerin klinik vakalardaki performansının yapay zekâ desteği almayanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:38BASIN HABERLERİ
Erken Akciğer Kanseri Teşhisinde "Kandaki DNA" Umudu: Likit Biyopsilerde Önemli GelişmeKandaki tümör DNA'sı ve metilasyon izlerini inceleyen yeni nesil likit biyopsi testleri, erken evre akciğer kanserini saptamada 2026 verileriyle ümit verici sonuçlar sağladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:35BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Anne ve Bebek Sağlığı İçin Yeni Dönem: RİTAS 81 İlde Devreye AlındıSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerini daha güvenli ve etkin kılmak amacıyla hazırlanan Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde uygulamaya girdiğini duyurdu.10 Eylül 2026 Perşembe 16:34BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Son Bir Haftada 34 Yeni Vaka Saptandı, Can Kaybı 30'a YükseldiYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede yıl başından bu yana toplam 324 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiğini açıkladı.10 Eylül 2026 Perşembe 16:33BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










