HARVARD ÜNİVERSİTESİNDEN PROF. DR. HOTAMIŞLIGİL: "KOVİD-19 AŞISINI HİÇBİR TEREDDÜDÜM OLMADAN YAPTIRDIM"
Harvard Üniversitesi Tıp ve Halk Sağlığı Fakültelerinde Genetik ve Metabolizma alanında çalışma yapan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, "Kovid-19 aşısını hiçbir tereddüdüm olmadan yaptırdım." dedi.

03 Haziran 2021 Perşembe 11:18
"(Kovid-19 aşıları aceleye geldi iddiası) Bunun hiçbir gerçekliği yok, hızlı geliştirilmiş olması aceleye geldi demek değil, çünkü onun öncesinde bu hızlı geçişi mümkün kılan müthiş bir bilimsel süreç var. Aşıların böylesine hızlı geliştirilmesi bilimin geldiği nokta ile direkt olarak ilintili" - "Kısırlık yapar', 'hamilelerde problem yaratır', 'ilerde beyninizi bozar' 'bunamaya yol açar' gibi söylemlerini destekleyecek veriler de sıfır, bilimsel temeli olmayan, veriye dayanmayan söylemler. Dolayısıyla insanlara benim önerim, bilime güvenmeleri" - "Aşı karşıtlığı ve bilime dayanmadan yapılan tartışmalar, toplum sağlığını tehdit ediyor. Bu sadece Türkiye ile alakalı bir durum değil, tüm dünyada da böyle" - "Bugün dünyada aşı uygulanmış 2 milyara yakın insan var. Artık aşılarda 'güvenlik problemi' söylemlerinin ve etkinlik sorgulamalarının yeri yoktur. Aşıların güvenlik ve etkinlik profilleri son derece sağlam ve bu yaygın uygulamanın müspet sonuçları net" - "Türkiye'nin elinde 100-120 milyon doz aşı varsa bu yaz ülkede salgın bitebilir. Bizim elimizde bu uygulama imkanı ve yetkinliği var. Günde 1,5 milyon aşı yapma kapasitesine sahibiz. Hesapladığınızda 30 günde tam kapasite aşılama ile gerekli eşik aşılacaktır"
Harvard Üniversitesinde immünometabolizma, diyabet ve obezite alanında yaptığı araştırmalarla pek çok uluslarası ödüle layık bulunan ve en son olarak da Nobel'e giden yol olarak bilinen "EASD-Novo Nordisk" ödülünü 2018 yılında alan Hotamışlıgil, Ankara Üniversitesinde kendisine sunulan onursal doktora töreni ve konferansı sonrasında AA muhabirinin Kovid-19 salgınına ilişkin sorularını yanıtladı.
Aynı zamanda Harvard Sabri Ülker Metabolik Araştırmalar Merkezi Başkanı da olan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Kovid-19 salgının dünya genelinde yarattığı koşulların zorlu bir süreç olduğuna ve çok ağır sonuçlar doğurduğuna işaret etti.
Sağlık krizi ve can kayıplarına ilaveten, işsizlik, eğitim problemleri, açlık, psikolojik bozukluklar ile karşı karşıya kalan ülkelerin, endüstrinin girdiği darboğaz, sanat ve spordan yoksunluk gibi ağır bedellerin ödendiğini anlatan Hotamışlıgil, salgının bitirecek olan tek çıkış yolunun Kovid-19 aşısı olmasına rağmen hala dünya genelinde ileri düzeyde bilgi kirliliği ve komplo teorileri üreten aşı karşıtlarının bulunduğunu ve bunun bir kamu sağlığı tehdidine dönüştüğünü vurguladı.
"Aşılarla ilgili bugün artık çok net bir tablo var, bu aşıların yapıldığı ve yaygın uygulandığı yerde salgın bitiyor. Aşılama etkinliği eşittir Kovid-19 salgının bitmesidir, bu kadar net ve açık biçimde ortada." diyen Hotamışlıgil, "Aşı karşıtlığı ve bilime dayanmadan yapılan tartışmalar, toplum sağlığını tehdit ediyor. Bu sadece Türkiye ile alakalı bir durum değil, tüm dünyada da böyle." ifadesini kullandı.
Hotamışlıgil, aşılamanın önemini şu sözlerle anlattı:
"Aşılar dünya genelinde 2 milyara yakın kişiye uygulandı, yani dünyanın en büyük klinik uygulamalarından biri gerçekleşmiş vaziyette. Bu önde giden aşı programlarında zaten faz çalışmaları sırasında şimdiye kadar görülmemiş bir yoğunlukta ve görülmemiş bir ciddiyet ve titizlikle klinik çalışmalara tabi tutuldu. Çünkü tüm paydaşların farkında olduğu zamana karşı bir yarış olmasına karşın bu konunun önemi ve güvenlik eşiği konusundaki ileri düzey hassasiyetler bulunması idi. Dolayısıyla 'aşı aceleye geldi',' yeterince çalışılmadı', 'aşıların acil kullanım onayı var, bu gerçek onay değildir' gibi söylemlerin hiç bir bilimsel temeli yok.
'Şu an kullanıma giren Kovid-19 aşıları aceleye geldi' söylemine bakalım. Bunun hiçbir gerçekliği yok, hızlı geliştirilmiş olması aceleye geldi demek değil. Çünkü onun öncesinde bu hızlı geçişi mümkün kılan müthiş bir bilimsel süreç var. Aşıların böylesine hızlı geliştirilmesi bilimin geldiği nokta ile direkt olarak ilintili. 'Aşılar yeterince denenmedi' söylemi de tamamen yanlış. Aşılar ciddiyetle ve yoğun olarak faz çalışmalarında denendi ve en küçük şüphelerde bile durdurulup ayrıntılı olarak incelendi. Burada da hiçbir sıkıntı yok. Üçüncüsü 'kısırlık yapar', 'hamilelerde problem yaratır', 'ilerde beyninizi bozar' 'bunamaya yol açar' gibi söylemlerini destekleyecek veriler de sıfır, bilimsel temeli olmayan, veriye dayanmayan söylemler. Dolayısıyla insanlara benim önerim, bilime güvenmeleri, güvendikleri bilim insanlarından anlayamadıkları bilimsel doğruları öğrenmeleridir. Yani bir insanın sadece bilim insanı veya akademik bir pozisyonu olması, popüler olması, her zaman güvenilir ve doğru şeyleri söylediğini göstermiyor, buradaki referanslara çok dikkat etmekte büyük yarar var."
Gökhan Hotamışlıgil, aşının dün bulunan bir uygulama olmadığına işaret ederek, "Aşılarla ilgili bilinen ciddi yan etkilerin tamamı 8 hafta içerisinde ortaya çıkıyor. Aşı klinik deney ve çalışmalarının 9, yaygın kullanımın 6, çok yaygın kullanımın ise 3'ncü ayındayız. Bugün dünyada aşı uygulanmış 2 milyara yakın insan var. Artık aşılarda 'güvenlik problemi' söylemlerinin ve etkinlik sorgulamalarının yeri yoktur. Aşıların güvenlik ve etkinlik profilleri son derece sağlam ve bu yaygın uygulamanın müspet sonuçları net." dedi.
- "Aşıların mevcut risk profilleri, günlük yaşamdaki olası risklerden daha düşük"
Hiçbir tıbbi müdahalenin risksiz olmadığını vurgulayan Hotamışlıgil, "Günlük yaşamda her sabah uyandığınızda, duş aldığınızda, arabanıza binip işe gittiğinizde, uçağa bindiğinizde, çok düşük de olsa bir olası risk ile karşı karşıyayız. Hayatımızda her gün bu olası riskler ile yaşıyoruz. Aşıların şu an mevcut risk profilleri bu örneklerden daha düşük." diye konuştu.
Hotamışlıgil, tüm dünyanın normalleşmeye ihtiyacının bulunduğuna dikkati çekerek, "Artık aşılanmada gereken eşiği geçip ülkeyi normale çevirmek gerekiyor. Türkiye'nin elinde 100-120 milyon doz aşı varsa bu yaz ülkede salgın bitebilir. Bizim elimizde bu uygulama imkanı ve yetkinliği var. Günde 1,5 milyon aşı yapma kapasitesine sahibiz. Hesapladığınızda 30 günde tam kapasite aşılama ile gerekli eşik aşılacaktır. Bir ay daha geçerse ülkede aşılama sorunu çözülür ve salgın da biter. Bu kadar basit." değerlendirmesini yaptı.
- "Gönül huzuruyla aşımızı olduk"
ABD'deki aşılama ve salgın sürecinin sorulması üzerine Hotamışlıgil, sırası geldiğinde kendisi ve ailesinin aşılarını olduğunu anlattı.
Gökhan Hotamışlıgil, "Kovid-19 aşısını hiçbir tereddüdüm olmadan yaptırdım. Neden? Ben çok kahraman bir insan olduğumdan mı ya da dikkatsiz özensiz bir insan olduğumdan mı? Hayır. Ama bütün yapılan çalışmaları okuyup takip ettiğimiz için, yani bilimsel verilere baktıktan sonra yazılan makaleleri okuduktan sonra, klinik öncesi çalışmaları faz çalışmalarını insan uygulamalarını gördükten sonra artık tereddüt edecek bir nokta kalmadığı için gönül huzuruyla aşımızı olduk. Eşim de çocuklarım da oldu."
ABD'de koronavirüs salgınındaki son durumun sorulması üzerine Hotamışlıgil, "ABD'deki en ağır tablolardan biriyle karşılaşan eyalet olan ve benim yaşadığım Massachusetts eyaletinde şu anda maske dahil hiçbir Kovid-19 önlemi kullanılmıyor, can kaybı da sıfır. Bu ayın başı itibarıyla iç ortamda da dahil olmak üzere bütün yasaklar kaldırıldı. Hala biraz daha tedbirli olmayı tercih kurumlarda, ki buna bizim Üniversitemiz de dahil, bazı sınırlı tedbirler uygulanıyor. Çok kalabalık yerlerde önlem olarak bazen maske kullanıyoruz ama yasakların tamamı kalktı.Bu da gösteriyor ki ülke çapında eyalet çapında aşının etkin ve yaygın uygulandığı yerde salgın sona eriyor. Salgını sona erdirmek bu kadar net ve basit. " değerlendirmesinde bulundu.
- "Virüs varyantlarının takibi çok önemli"
Prof. Dr. Hotamışlıgil, Türkiye'deki aşı çalışmalarını da takip ettiğini ve çok değerli çalışmaların yapıldığını aktardı.
Genel olarak bazı aşıların varyantlara karşı zafiyet gösterme riskinin bulunduğunu dile getiren Hotamışlıgil, "Bunun için, Türkiye için çok önemli olan şey, Kovid-19 varyantlarının devamlı takibini yapmak ve aşı çeşitliliğini sağlamak. Şu anda varyant taramalarında çok iyi olduğumuzu söyleyemem, daha çok yapmamız lazım. Bunun için ülkede hangi varyant baskın hale geliyor, onun takibini yapmak gerekiyor." dedi. Ancak şu anda uygulamaya giren mRNA aşısının iki doz uygulama sonrası bilinen varyantlara karşı etkinliğini sürdürdüğünü de unutmamak lazım. Yani yoğun tarama ve aşı çeşitliği ile en iyi sonuçlar alabilmemiz mümkün." şeklinde konuştu.
- "Heyecan verici sinyaller metabolizmadan gelecek"
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Kovid-19'da genetik yatkınlık ve direnç haritalarının ortaya çıkarıldığını hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu:
"İnterferon sisteminde nadir zafiyet gösteren değişiklikler olduğunda, hastalık daha ağır seyrediyor. Sitokin fırtınası aşamasına gelindiğinde orada artık vücudun kendi verdiği immün cevabın kontrolden çıkması, bazı genetik varyantların bunu daha alevlendirebileceğini gösteren çalışmalar mevcut. Heyecan verici sinyal ve mekanizmaların metabolizmadan da geleceğini düşünüyorum ancak bu çalışmalar henüz erken döneminde. Klinik seyri ve ölüm oranlarını en çok etkileyen şeylerin başında, metabolik durum, şişmanlık ve beraberindeki metabolik problemler, aynı zamanda da yaşlılıkla beraber olan immüno-metabolik problemler geliyor. Bu çalışmalar biraz daha olgunlaştığında bu iki büyük risk faktörünün mekanizmalarının daha iyi anlaşılacağını ve metabolizmanın içinde kesin olarak sinyaller bulunacak. Kendi gruplarımız da bu problem üzerinde çalışıyor. Tüm bu gelişmeler, yeni ilaçların geliştirilmesi ve uygulamaya girmesi için çok ümit veriyor."
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, salgından çıkış konusunda son derece iyimser ve umutlu olduğunu ve bu zorlu süreçten yakın gelecekte çıkılacağını sözlerine ekledi.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










