HEPATİT'TE EN ÇOK KORKUTAN ŞEY!
Uzmanlar uyarıyor, Hepatit hastalarında en kötüsü hastalığın tedavisinde geç kalınması. Eğer hastalıkta siroz ya da kanser gelişmişse tedavi şansı azalıyor.

24 Mayıs 2015 Pazar 17:07
Adana'da Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) tarafından düzenlenecek olan (22-24 Mayıs), VII. Ulusal Viral Hepatit Sempozyumu'nda, kronik hepatit B, C ve D'nin tedavisindeki son gelişmeler ve yenilikler ile hepatitlerin HIV enfeksiyonu ile birlikteliğinde Türkiye'deki durum, tanı-tedavi yaklaşımları masaya yatırılacak.
HEPATİTİN A'SI, B'Sİ, C'Sİ, D'Sİ, E'Sİ VAR
KLİMİK Derneği, Viral Hepatit Çalışma Grubu Başkanı Prof.Dr. Bilgehan Aygen, dünyada ve Türkiye'de hepatitlerin en önemli nedeninin viral olduğunu belirtiyor.
''Karaciğer hastalığına yol açan ve halk arasında sarılık mikropları olarak bilinen çok sayıda virüs bulunmaktadır. Hepatit B, hepatit C ve hepatit D virüsleri başlıca parenteral yol olarak bilinen damar yoluyla bulaşan virüslerdir.. Bu virüsler daha nadir olarak cinsel ilişki ve enfekte olan gebelerden bebeklerine bulaşabilir. Hepatit A ve E virüsleri ise virüsü bulaştığı su ve yiyeceklerle yani fekal-oral yol ile bulaşmaktadır. Bu etkenler dışında tanımlanmış veya üzerinde yoğun araştırmaların devam ettiği birçok viral etken olmasına karşın, hepatit A, B, C, D ve E en sık görülen, bilgi birikiminin en yoğun olduğu hepatit etkenleridir.''
HEPATİT VE HIV VİRÜSÜNÜN BİRLİKTE GÖRÜLDÜĞÜ HASTA SAYISI AZ DEĞİL
Prof. Dr. Aygen, Hepatit ve HIV virüsünün tamamen farklı virüsler olduğunu kaydediyor.
''Ancak bulaş yolları benzer olduğu için HIV virüsü ile hepatit B ve C virüslerinin birlikte enfeksiyonlarını görmek olasıdır. İki enfeksiyonun bir arada görülmesini etkileyen pek çok faktör vardır. Damar içi ilaç kullanan HIV enfeksiyonlu hastalarda hepatit C virüs sıklığı %72-95 arasındadır. Avrupa'da HIV enfeksiyonlu olguların yaklaşık %8'i hepatit B virüsü, %35'i ise hepatit C virüsü ile enfektedir. Ülkemizde ise HIV ile enfekte kişilerin %40'nın hepatit B virüsü ile karşılaştığı ve hastaların %4'ünde kronik hepatit B enfeksiyonu saptandığı bildirilmiştir.''
HEPATİT C'NİN TEDAVİSİNDE DEVRİM
Prof. Dr. Bilgehan Aygen, kronik viral hepatitlerin erken tanı ve tedavisi ile bu enfeksiyona bağlı ölüm oranlarını azaltmanın mümkün olduğunu kaydediyor. "Kronik hepatit B enfeksiyonunda ağız yoluyla kullanılan, etkinliği yüksek, yan etkileri az olan birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. İnterferon diye bilinen iğne tedavisi nadir hasta gruplarında tercih edilen tedavi şeklidir. Bu hastalığın ağız yoluyla verilen ilaçlarla tedavisini virus kaybolana kadar devam ettirmek gerekir. Bu yıllarca, belki yaşam boyu tedavinin sürmesi anlamını taşır.
Prof. Dr. Aygen, son yıllarda hepatit tedavisindeki en önemli gelişmelerim hepatit C'nin tedavisinde olduğunu belirtiyor. "Günümüzde tedavi süresini 6 hatta 3 aya indiren çok etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır. İnterferon tedavisi ile birlikte veya interferon içermeyen, hatta birkaç ilacın tek tablette birleştirildiği tedavi rejimleri mevcuttur. Bu yeni tedavi seçenekleri ile hem tedavi başarısı çok yüksektir hem de hastalar tarafından kolay tolere edilebilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde bu seçeneklerden bazıları için sağlık bakanlığı'ndan onay alınmasına rağmen, geri ödeme koşulları netleştirilemediğinden kullanma şansımız bulunmamaktadır. Çok az sayıda hasta güncel tedavi seçeneklerine ya ücretlerini kendileri ödeyerek, ya da bazı uluslararası çalışmalara dahil edilme şansı bularak ulaşmaktadır. Ülkemizdeki en önemli sorun tedavi bekleyen hastaların daha önce defalarca tedavi alıp, yanıt vermeyen ve yeni tedavi seçenekleri dışında tedavi şansı olmayan ileri evre karaciğer hastaları olmasıdır. Acil olarak bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.''
YENİ İLAÇLARLA TEDAVİ 100 BİN TL'Yİ BULUYOR
KLİMİK Derneği Başkanı, Prof.Dr. Önder Ergönül, kronik hepatitin tedavisinde yeni, çıkan ilaçlarla yeni bir çağa geçildiğini belirtiyor. "Kronik Hepatit C'nin tedavisinde yeni çıkan birkaç ilaçla çok önemli bir çağa geçiyoruz. Yani kronik hepatit C'nin tedavisinde 20 sene önce yüzde 50 yarar görüyorken, şuanda 2-3 aylık tedavi sonucunda muazzam yararlar göreceğimize inanıyoruz. İlaçlar en az 100 bin liraya mal oluyor. Geri ödemesi sağlanırsa ilaçların ciddi yararı olacaktır. Geri ödemesinin dikkate alınacağını umuyorum. Gelişmiş ülkeler bunu yapabiliyorlar. Türkiye'nin de bunu yapabileceğini düşünüyoruz." Prof. Dr. Önder Ergönül, hepatit B'nin , aşılama sonrası ciddi bir şekilde azaldığına dikkat çekiyor.
''Türkiye'de her 100 kişiden 4'nde hepatit B taşıyıcılığı vardır. Bu rakam bölgeden bölgeye değişmekte. Güneydoğu'ya gittikçe yüzde 9'lara çıkmakta. Aile içi geçiş de olabileceği için özellikle sorun artabilmektedir. Kalabalık ailelerde ve birbirine çok yakın ilişkisi olan kişilerde artabilir. Risk altında olan kişilerin aşılanması çok önemli.''
"BİZİ EN KORKUTAN ŞEY HASTANIN GECİKMİŞ OLMASI..."
Sempozyum Başkanı, Doç.Dr.Neşe Demirtürk, viral hepatitte, siroz ya da kanser gelişmişse tedavi şansı azaldığını belirtiyor.
"Bir diğer konu bu hastalıkların, hastaları çok rahatsız edici önemli bir şikayete yol açmamaları. Hasta sirozya da kanser gelişene kadar hafif halsizlik ve müphem karın ağrıları dışında hiçbir yakınma hissetmiyor. Bu nedenle de hastalık fark edilemeyebiliyor. Ya da bazen hastalık bilinse bile, hastalar belirgin şikayetleri olmadığı için tedaviden kaçabiliyor ya da takiplerine düzenli gelmeyebiliyorlar. Unutulmaması gereken önemli bir konu hastalığın karaciğeri etkileme derecesi ile şikayetlerin paralel olmaması. Hiçbir yakınması olmayan bir kronik hepatit hastası acilen tedaviye ihtiyacı olan bir karaciğer taşıyor olabilir."
Doç. Dr. Neşe Demirtürk, mevcut tedavilerin yetersiz kaldığı ,hastalığı ilerlemiş hastalarda tek seçenğin karaciğer nakli olduğunu kaydediyor.
"Nakilden sonra da yeni karaciğerin tekrar enfekte olmaması için hastaların bir süre hepatit tedavileri alması gerekiyor. Avrupa ülkelerinde nakillerin önemli bir kısmında, yaklaşık %30'unda, neden, HCV'ye bağlı karaciğer yetmezliği iken, ülkemizde karaciğer nakillerinin en sık nedenini hepatit B'ye bağlı sirozlar oluşturuyor."
HEPATİTLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER...ÖPMEKLE HEPATİT BULAŞMAZ
Prof.Dr. Bilgehan Aygen, halkın hepatitle ilgili yeterli bilgi düzeyine sahip olmaması nedeni ile birçok yanlış inanış ve kabul edilemez tedavi şekillerinin olduğunu vurguluyor. ''Bunlardan en sık rastlananlar hepatit B enfeksiyonunun ilerleyerek hepatit C enfeksiyonuna döneceği, hepatitlerin bazı bitkisel ilaçlarla iyileşebileceği, viral hepatitlerin ırsi (genetik) geçişli hastalıklar olduğu, hepatit B ve C'nin yakınlarına sarılma, öpme, onlarla aynı mekanı kullanma, aynı sofrada yemek yeme gibi nedenlerle bulaşabileceği, bazı bölgelerimizde hastanın alnının usturayla veya jiletle kesilerek mikroptan kurtarılacağı, hepatit B aşısının sürekli tekrarlanması gerektiği, hepatit C'nin aşısının bulunduğu gibi inanışların yanı sıra yeni doğan sarılığının bulaşıcı sarılıklarla karıştırılması bu konuda verilebilecek başlıca örneklerdir. Bir diğer problem de işverenlerin bulaş yolları açısından bilgi sahibi olmadan hepatiti olan kişileri işe almamaları veya işten çıkarmalarıdır. Çalışan birçok hepatit hastası da aynı çalışma ortamındaki kişilere virüsü bulaştırma endişesi taşımaktadır.''
Doç.Dr. Neşe Demirtürk ise viral hepatit olduğunu öğrenen hastalarda panik hali ile karşılaştıklarını vurguluyor. Hasta bu bulaşıcı hastalığı nedeni ile toplumdan dışlanacağı endişesine kapılıyor. Ayrıca zaman zaman bazı iş yerlerinde viral hepatitli hastaların çalıştırılması konusunda endişeler doğuyor. Hepatit B ve C virüsleri sadece kan ve cinsel temasla, taşıyıcı annelerden de doğum öncesi ya da doğum sırasında bebeğe bulaşabilir. Bunun dışında solunum ya da temasla, yani günlük aktiviteler ve ortak eşya kullanımı ile bulaşmaz. Bu yüzden toplumsal alanlarda bulunma hiçbir sakınca doğurmaz. Hepatitli hastalar her alanda çalışabilir, hastalık nedeni ile bir kısıtlamaya gerek yoktur. Ayrıca hepatit B aşılaması bulaşı engelleyecek önemli bir korunma yoludur. Hepatit A ve E virüsleri ise daha çok mikropla kirlenmiş su ve yiyecekler aracılığı ile ağız yolu ile bulaşırlar. Zaman zaman su kaynaklı salgınlara rastlanabilir. Her iki etken de sadece akut hepatit yapar, kronik hastalık ve kanser etkeni değildirler.
Demanssız Yaşam İçin 13 Yıllık Fırsat: Orta Yaştaki Yaşam Tarzı Beyin Sağlığını BelirliyorNYU Langone Health tarafından yürütülen ve 26 yıl süren kapsamlı bir araştırma, orta yaşta yüksek tansiyon, diyabet ve sigaradan uzak durmanın demans gelişmeden geçirilen yaşam süresini yaklaşık 13 yıl uzatabildiğini ortaya koydu.07 Ağustos 2026 Cuma 17:10DÜNYADA SAĞLIK
Anneliğin Gizli Gücü: Gebelik Ve Emzirme Biyolojik Dayanıklılığı Artırabilir Mi?Bilim insanları, gebelik ve emzirme dönemindeki hormonal değişimlerin kadınların uzun vadeli sağlığı ve biyolojik dayanıklılığı üzerinde koruyucu etkiler yaratabileceğini öne süren yeni bir teori geliştirdi.07 Ağustos 2026 Cuma 17:08BASIN HABERLERİ
T.C.Kimlik Kartı İle Elektronik Kimlik Doğrulama Yöntemi (Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi) 07.08.2026Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı İle Elektronik Kimlik Doğrulama Yöntemi (Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi) hakkında duyuru-11 yayımlandı.07 Ağustos 2026 Cuma 17:03BİYOMETRİK KİMLİK DOĞRULAMA
Sessiz Tehlike Karaciğer Yağlanması: Siroz Ve Kalp Krizine Davetiye Çıkarıyor!Uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyen karaciğer yağlanmasına karşı uyarılarda bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Yıldırım, hastalık hakkındaki 10 kritik yanlışı tek tek sıraladı.07 Ağustos 2026 Cuma 15:39BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı Duyurdu: Yılın İlk 6 Ayında 10 Binden Fazla Hasta Hiperbarik Oksijen Tedavisi AldıYüzde 100 oksijen solunumu esasına dayanan Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT), 2026'nın ilk altı ayında 10 bin 93 hastanın iyileşme sürecine katkı sağladı.07 Ağustos 2026 Cuma 14:47BASIN HABERLERİ
KDC'de Büyük Ebola Felaketi: Vakalar 4 Bini Aştı, Virüste Mutasyon Şüphesi!Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) tarihin en büyük ikinci Ebola salgını yaşanıyor. Vaka sayısının 4 bini aşması üzerine yetkililer virüsün mutasyona uğramış olabileceğinden şüphelenirken, Afrika CDC müdahale planını en üst seviyeye çıkardı.07 Ağustos 2026 Cuma 12:44BASIN HABERLERİ
Diş Eti Hastalıkları Diyabet Habercisi Olabilir: Ağız Sağlığı Ve Şeker Arasındaki Çift Yönlü Bağ KanıtlandıThe Lancet Public Health dergisinde yayımlanan 300 bin kişilik dev araştırma, şiddetli diş eti hastalığı (periodontit) ile tip 2 diyabet arasında doğrudan ve çift yönlü bir ilişki bulunduğunu gözler önüne serdi.07 Ağustos 2026 Cuma 12:43BASIN HABERLERİ
Dünyada Sadece 67 Kişide Var: Türkiye’nin İlk Bundgaard Sendromu Vakası Diyarbakır’da Teşhis EdildiDiyarbakır’da baş dönmesi ve göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 41 yaşındaki Şehmus Doğan’da, dünyada son derece nadir görülen kalıtsal Bundgaard Sendromu saptandı.07 Ağustos 2026 Cuma 12:41BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Dijital Adım: Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Uzaktan Danışmanlık Dönemi BaşladıSağlık Bakanlığı'nca uygulamaya konulan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) sayesinde vatandaşlar; psikolojik destek, sigara bırakma ve sosyal destek hizmetlerine evlerinden çıkmadan MHRS üzerinden ulaşıyor.06 Ağustos 2026 Perşembe 17:01BASIN HABERLERİ
Sağlıklı Yaşlanmanın Temeli Doğru Beslenmeden Geçiyor: İleri Yaşta Hangi Besin Öğelerine İhtiyaç Duyuluyor?İlerleyen yaşla birlikte kas ve kemik kaybını önlemek için dengeli beslenmenin önemi artıyor. Uzmanlar; protein, kalsiyum, D vitamini ve B12 gibi kritik besin öğelerinin yeterli alımının yaşam kalitesini koruduğunu vurguluyor.06 Ağustos 2026 Perşembe 16:42BESLENME VE DİYET
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










