HER 10 GEBEDEN BİRİNDE GEBELİK DEPRESYON GÖRÜLÜYOR !
Günümüzde her 10 anneden 1’inde doğum sonrası depresyon görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Erken teşhis ve tedavi sayesinde depresif belirtileri olan annelerde nadiren rastlanabilen intihara, çocuğun kaza sonucu yaralanmasına

07 Haziran 2021 Pazartesi 12:48
Günümüzde her 10 anneden 1’inde doğum sonrası depresyon görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Erken teşhis ve tedavi sayesinde depresif belirtileri olan annelerde nadiren rastlanabilen intihara, çocuğun kaza sonucu yaralanmasına, hatta ölmesine kadar varabilen sonuçlar önlenebilir” dedi.
Dr. Kantekin, “Doğum sonrası depresyonun önlenmesinde eşlere de büyük rol düşer. Birlikte yeterli zaman geçirebilen, sevgisini sözcüklerle ya da davranışlarıyla gösteren, değişen bedeni ile eşini seven, yorgunluğunu anlayabilen, evde sorumluluk paylaşabilen bir eş ve aile desteği; anne adayının psikolojisini olumlu etkiler. Hamilelik dönemi, özellikle ruhsal bozuklukların gelişimi için riskli kabul ediliyor. Uzmanlara göre bu dönemdeki kadınların yüzde 70-85’inde çeşitli ruhsal belirti ve bozukluklar ortaya çıkabiliyor.
Anne adaylarının gebelik ve doğum sonrası depresyon riskini artıran etkenler ve ruhsal, fizyolojik, sosyal değişimler hakkında bilgilendirilmesinin önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Dr. Sevilay Kantekin, uyarılarda bulundu.
Literatürde birçok çalışmada doğum sonrasındaki 6-12 aylık sürenin ‘doğum sonrası dönem’ olarak kabul edildiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonraki ikinci veya üçüncü haftadan sonra yavaş yavaş veya ani olarak başlayabilir ve doğumdan sonraki bir hatta iki yıla kadar uzayabilir. Ayrıca kadınlarda, doğumu izleyen ilk iki yıl içinde psikiyatrik nedenlerle hastane başvurularında belirgin bir artış olması dikkat çekmektedir” diye konuştu.
Gebelikte Depresyon Varsa Dikkat !
Son dönemde yapılan birçok çalışmada gebe kadınların yaklaşık yüzde 10’nunda gebelik dönemi depresyonu görüldüğünü gösterildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, “Gebelik döneminde depresyon geçirmeyen kadınlara göre gebelik dönemi depresyonu geçiren kadınlarda, doğum sonrası depresyon riski ortalama 6,5 kat daha fazladır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda ise doğum sonrası depresyon görülme sıklığı yüzde 14- 40,4 arasında bildirilmektedir” ifadelerini kullandı.
Bellekte Zayıflama
Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, doğumdan sonra ortaya çıkan psikiyatrik bozuklukların genelde doğum sonrası hüzün (blues), doğum sonrası depresyon (PPD) ve doğum sonrası psikoz (PPP) olmak üzere üç kısımda incelendiğini belirtti. Doğumdan sonra ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklar içinde en sık yüzde 15-84 arasında değişen oranda doğum sonrası hüznün görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, şu bilgileri paylaştı;
“Doğum sonrası hüzün genellikle doğumdan sonraki 3 veya 4. günde başlar, belirtiler geçici olup 1-2 günden 1-2 haftaya kadar sürebilir. Birçok kadında doğumdan sonra anksiyete, hafif şiddette depresyon, yorgunluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, ağlama, huzursuzluk, duygulanımda oynaklık, konsantrasyon problemleri, yakın bellekte zayıflama, uyku bozuklukları, iştahsızlık, cinsel ilgi kaybı, doğum ve bebekle ilgili genel bunalmışlık duygusu gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler hafif şiddetli ve geçici olup kendiliğinden düzelir; kadınların işlevselliğini ve bebeklerine bakımını etkilemez.”
Ne Zaman Psikoterapi Alınmalı
Yapılan çalışmalarda doğum sonrası hüzün tablosunun premenstrual disfori, gebelikteki disforik duygudurum, özgeçmişte ve ailede depresyon öyküsü ile ilişkili olduğunun saptandığını vurgulayan Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, “Doğum sonrası hüzün olgularının yüzde 20’sinde doğum sonrası 1. yılda majör depresyon gelişebileceği ileri sürülmektedir. Doğum sonrası hüzün yaşayanların belirtilerinin beklenen sürede geçmediği ve belirtilerin şiddetinin giderek arttığı durumlarda tablonun depresyona dönüşme riski açısından dikkatli olunmalıdır. Doğum öncesi dönemde gebelere ve ailesine görülebilecek doğum sonrası hüzün belirtileri ve bu belirtilerin 2 hafta içinde özel bir tedaviye gerek kalmadan düzelebileceği konusunda bilgi veren destekleyici psikoterapi yaklaşımları yararlı olabilir” dedi.
Vaktinde Teşhis ve Tedavi Olmazsa
Doğum sonrası depresyonun en kısa sürede saptanmasının ve tedaviye başlanmasının önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, erken tedavinin amaçlarını ise şöyle açıkladı;
“Erken teşhis ve tedavi sayesinde depresif belirtileri olan annelerin kendisini bu olumsuz sürecin sonuçlarından kurtarmak, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemesini ve tedavi edilmediğinde nadiren de olsa intihara, çocuğun kaza sonucu yaralanmasına hatta çocuğunu öldürmeye kadar gidebilen sonuçlarını da önlemektir. Doğum sonrası depresyon ile birlikte görülen psikiyatrik hastalıkların değerlendirilmesindeki eksiklikler tedavi sürecini geciktirebilen etkenlerden biridir. Gebelik ve doğum sonrası depresyonun etiyolojisinde önemli olan ve devam ettiren etkenlerin belirlenmesi, doğru tanı koymayı ve tedavi etkinliğini artırmayı sağlayabilir.”
Eş ve Aile Desteği Çok Önemli
Doğum sonrası depresyonun tedavisinde eş ve aile desteğinin önemli olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, şu bilgileri paylaştı;
“Birlikte yeterli zaman geçirebilen, sevgisini sözcüklerle ya da davranışları ile gösteren, duygularını paylaşan, değişen bedeni ile eşini seven, yorgunluğunu anlayabilen, evde sorumluluk paylaşabilen bir eş, anne adayını psikolojik olarak olumlu etkileyecektir. Sevildiğini ve beğenildiğini hisseden bir kadın, duygusal olarak hamilelik psikolojisinden daha kolay çıkar. Böylece, bebeğin dünyaya gelişiyle birlikte birçok çiftin içine düştüğü olumsuz kısır döngüden ilişki korunmuş olacaktır. Annenin yetersizlik duygusunu artıran eleştirel geri bildirimlerden uzak durulmaması, kendini sorgulayan ve değersiz hisseden annenin ruh halini olumsuz etkileyecektir. Yeni anne olan kadının ruhsal durumu hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olan bir erkek, eşine gereken desteği verebilirse, ilişkiyi bu döneme ait birçok tehlikeden koruyabilir. Gün içerisinde daha sık telefonla aranarak nasıl olduğu, kendisini nasıl hissettiğiyle ilgili konuşmalar yapmak, cinsel hayatları hakkında duygularını paylaşmak, anne-baba olmak kadar aynı zamanda karı-koca olduklarını da unutmamak ilişkiyi olumlu yönde etkileyecektir”
Annenin Günlük Rutininde Değişiklikler Yapılabilir
Annenin günlük hayatındaki yapacağı değişikliklerin de ruh halinin düzelmesine ve tedaviye katkı sağlayabileceğine değinen Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, gebelik sonrası depresyonun önlenmesi için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı;
- Gün içinde düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı ve dengeli besinler tüketmeye çalışmak sizi daha dinç hissettirecektir.
- Gerçekçi beklentiler oluşturun. ‘Mükemmel annelik’ diye bir gerçek yoktur. Her şeyi kusursuz yapmaya çalışmak, istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Yapabileceğiniz kadar iş yapın ve dinlenin. Her işi kendi başınıza yapmaya çalışmadan çevrenizdekilerden yardım alın ve tüm sorumluluğu üstlenmeyin. İşlerin elinizden geldiği kadarını yapmaya çalışın. Güvenli bağlanma alanını sevgi ve şefkatiyle güçlendiren anne, bebeğin en önemli ihtiyacını karşılar.
- Kendinize özel alan yaratın. Kişisel ihtiyaçlara önem verin, kişisel bakıma zaman ayırın, eşinizle beraber plan yapın, uzaktan da olsa arkadaşlarınızla görüşün. Kendinize zaman ayırmak için yakınlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin.
- Duygularınızın paylaşımı ve sosyal hayattan izole olmamak, yalnız hissetmemenizi sağlar.
- Bazı günlerin iyi, bazı günlerin yorgun geçeceğinin farkında olun ve duygularınızı kabullenin.
- Banyo yaparak gevşeyin. Kendinize ayıracağınız 15 dakikalık banyo sürecinde tüm kaslarınız rahatlar ve yenilenirsiniz. Güne duş alarak başlayın.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










