HOCASI OLMAYAN BÖLÜME ASİSTAN HEKİM ALINIR MI?
Özellikle kendine ait hastanesi olmayan vakıf üniversitelerine Tıpta Uzmanlık Sınavını (TUS) kazanarak yerleşen asistan hekimler uzmanlık eğitim alamıyor. Hocasız bölümlerde hasta görmüyor, ameliyat ve tetkik yapmayı öğrenemiyor.

02 Şubat 2026 Pazartesi 11:40
Hekim ve uzman hekim açığını hızla kapatmak için son birkaç yılda kliniklerdeki eğitici kadro ve hizmet kapasitesini gözardı ederek yüksek sayıda asistan hekim kadrosu açıldı.
2016’da 23 bin 149 olan asistan hekim sayısı, 2020’de 33 bin 372’e çıktı. 2023’te 48 bini aştı. Bu yüzde 108’lik artış anlamına geliyor.
Kayıtlı öğretim üyesi sayısı 17 bin civarında görülse de hepsi uzmanlık eğitimi vermiyor. 7–10 bin eğitmen olduğu tahmin ediliyor. Buna göre birçok klinikte eğitici başına düşen asistan sayısı beş-yedi aralığında. Bu nitelikli uzmanlık eğitimi için yeterli görünmüyor.
Hal böyleyken bazı vakıf üniversitelerinin tıpta uzmanlık eğitiminde sorun daha da büyük. Kağıt üstünde görünse de eğitim verecek kadroları yok. Buna rağmen kadrolar açılıyor, tıpta uzmanlık sınavıyla asistan hekim alınıyor. Bazı ‘öğretim üyeleri’yse asistan hekimin eğitimiyle uğraşmak istemiyor.
"Dermatolojiye dair tek bir eğitim almadım"
Peki bu nasıl oluyor? Tıpta uzmanlık eğitiminin planlanma ve denetimini Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) yapıyor. 16 üyeli TUK’da hekim meslek örgütü olan Türk Tabipleri Birliği sadece bir üyeyle temsil edilebiliyor.
Aslında mağdur asistan hekimler defaatle TUK ve YÖK’e bu sorunu bildirdiler, şikayetçi oldular. Ancak henüz ortada çözüm yok.
Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne dermatoloji uzmanlık eğitimine başlayan, adını vermek istemeyen bir asistan hekim, konuyla ilgili Diken’e konuştu:
“Altı aydır dermatolojiye dair tek bir eğitim almadım. Evde kitap okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Zaman kaçıyor. Üniversitenin afiliye hastanesinde (uygulama hastanesi) fiilen çalışan bir öğretim üyesi bulunmuyor.
‘Öğretim üyesi’ diye bildirilen hoca hastanede görev yapmıyor. Kliniği hemen hastanenin yanında. Bence denetim olursa, hızlıca hastaneye gelebilmek için…”
"Dışarıdan gelen hekimler yalnızca estetik vakalar yapıyor"
Asistan hekim, başta Sağlık Bakanlığının bu durumdan haberi olmadığını, bildirildiğinde sorunun hızla çözüleceğini düşünmüş. Ancak aylardır uğraşmasına, bakanlıktan TUK üyelerine kadar ulaşabildiği herkese anlatmasına rağmen yol alamamış:
“Ya bir şeylerin üstü kapatılıyor ya da ne yapacaklarını bilmiyorlar diye düşünmeye başladım. Dermatolojide iki asistanız. Plastik cerrahide iki, radyolojide bir asistan var.
Radyolojide afiliye hastanede çalışan bir hekim yalnızca ultrasonografi yapıyor. Manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi kesitsel görüntüleme olmadığı için asistan eğitimi fiilen mümkün değil. Plastik cerrahide de eğitimci yok. Dışarıdan gelen hekimler yalnızca estetik vakalar yapıyor.”
TUK denetime diş hekimi yolladı
Eğitim kadrosu ve fiziki koşulları olmayan kliniğin, ‘eğitim kliniği’ statüsünden çıkarılmasını, asistan hekimlerinse eğitim alabilecekleri başka merkezlere nakledilmesini beklediklerini belirten asistan hekim, şöyle devam etti:
“Hacettepe Tıp Fakültesi mezunuyum, idealist ve çalışkan bir öğrenciydim. Böyle bir durumla karşılaşmayı beklemiyordum.
Sorunu anlatmak için her ay Ankara’ya TUK’a gittim. Başka arkadaşlar da TUK’a başvurdu. Yaptığımız başvurulardan dört ay sonra denetime diş hekimi yolladılar. Denetime gelen kişinin diş hekimi olması bende ciddi güvensizlik yarattı.
Ocak başındaki TUK toplantısında, eğitimin hiçbir koşulu bulunmayan kliniğin kapatılmasını bekliyorduk. Ancak ne kapatma kararı çıktı ne de görevlendirme yapıldı.”
Özel hastane hastaları asistan hekim istemiyor
Diken’in ulaştığı bilgiye göre bazı vakıf tıp fakültelerinde de benzer sorunlarla karşılaştı veya halen sürüyor.
Adını vermek istemeyen bir başka asistan hekim bir özel üniversitede dermatoloji asistanı. Konuştuğumuzda hocası üç gündür tatilde olduğu için o da evdeydi:
“Evde oturuyor, hocamın dönmesini bekliyorum. Hastanede çok fazla eksik var yani. Cihazların birçoğu eksik. Herhangi bir işlem yapamıyorum. Bazı hastalara bakamıyorum bile.
Hastaların bazıları beni görünce, ‘Ben bu kadar para verip bunun için gelmedim’ deyip odayı terk ediyorlar. Hasta çeşitliliği az. Dermatolojinin en basit hastalıklarını görebiliyorum.
Hastane çalışanlarına asistan hekim olduğumu anlatmak üç ay sürdü. Hastane yönetimi hiçbir şekilde çalışanlara bilgi vermiyor.
İyi bir sıralamayla buraya girdim. Sağlık Bakanlığı buraya kadro açmış. Onların güvencesindeyim diye düşünmüştüm.
Kimsenin umrunda değilmiş. Tekrar TUS’a girersem bütün emeklerim boşa gidecek.”
Aynı tıp fakültesinde bir-bir buçuk yıldır evde oturan asistan hekimler var. Hiçbir eğitim almadan başka hastanelere geçirilmek için bekliyorlar.
Asistan hekimlerin tek mağduriyetleri uzmanlık eğitiminden mahrum bırakılmaları değil. Maaşları da çok düşük. Vakıf üniversiteleri asistan hekim maaşlarını kendileri belirliyor. Bu konuda belli bir standart yok.
"Eğitim verme yetkileri alınmalı"
İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç, son dört-beş ayda birden fazla vakıf üniversitesindeki asistan hekimlerden ‘skandal’ düzeyinde başvurular geldiğini söyledi:
“Aslında kağıt üzerinde eğitici kadro görünüyor. Ama aktif kadro olmadığını öğreniyoruz. Bu kliniklerin eğitim verme yetkisinin alınıp, asistan hekimlerin uygun yerlere gönderilmesi gerekiyor.”
Asistan hekimlerin şikayetlerinin bir yılı aşan süredir çözümsüz bırakıldığını belirten Oruç, ‘afiliye hastane’ uygulamasının, tıpta uzmanlık eğitiminin özel hastaneler tarafından istismar edildiği bir modele dönüştüğünü söyledi. Çünkü özel hastaneler böylece ‘üniversite hastanesi’ olarak ‘prestij’ kazanıyor. Üniversite hastanesinin olmasının bir diğer koşulu SGK ile anlaşma yapması. Böylece SGK’dan hasta ve ilave ücret alabiliyorlar.
Oruç, “Tıp eğitiminin sağlık piyasasının insafına terk edildi” dedi.
Oruç sadece vakıf vakıf üniversitelerinde de değil, kamu eğitim ve araştırma hastanelerindeki uzmanlık eğitiminde de çok büyük sorunlar olduğunu söyledi: “En büyük sorun eğitici başına düşen asistan hekim sayısının yüksekliği. Bu nitelikli eğitimi engelleyen faktörlerin başında yer alıyor.”
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










