“İFTAR İLE SAHUR ARASINA EN AZ BİR ARA ÖĞÜN EKLEYİN”
Ramazan ayı, günlük beslenme rutinimizde birtakım değişikliler meydana getirdi.

27 Mart 2023 Pazartesi 12:08
Ramazan ayı, günlük beslenme rutinimizde birtakım değişikliler meydana getirdi. Oruç tutarken 16-17 saate varan açlık süresince sağlıklı kalabilmenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Halit Tanju Besler, İftar ile sahur arasına en az ara öğün eklenmesi gerektiğini belirtti.
Sahur ile iftar arasındaki sürenin oldukça uzun olması nedeniyle bu öğünlerin ve arada geçen zaman diliminin iyi planlanması gerektiğini belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Tanju Besler, "Oruç tutanlar için kritik dönem iftar ve sahur arasındaki zaman dilimidir. İftar ve sahur öğünlerinde her bir besin grubuna yer verilmesi ve mutlaka yeterli su alınması gereklidir" dedi. Prof. Dr. Halit Tanju Besler, İftar ile sahur arasında geçen 7-8 saatlik dilime en az bir ara öğün eklenmesi gerektiğini, ihtiyaç duyacağımız enerji, besin ögeleri ve suyu da ancak bu şekilde karşılayabileceğimizi belirtti.
"Tokluk süresini uzatmak için ceviz, fındık ve badem yiyin"
Sahur sonrası iftara kadar geçecek 16-17 saatlik aç kalma durumunun kan şekerimizin düşmesine neden olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Tanju Besler, "Bunu önlemenin temel yolu sahurda sindirimi kolay, gün boyunca bizi tok tutacak, protein içeriği yüksek yumurta, süt ve süt ürünleri, şekeri çok az olan küçük boy sütlaç, muhallebi, tuzsuz lor peynir ile lif içeriği yüksek tam tahıllı ekmek, sebze ve meyve gruplarından oluşan bir öğün hazırlamaktır. Tokluk süresini uzatabilmek için tuzsuz ve kavrulmamış ceviz, fındık, badem gibi sert kabuklu kuruyemişler sahur menüsüne eklenmelidir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Besler ayrıca, çemen ve baharatlar ile hazırlanan kahvaltılık soslar, salamura edilmiş yiyecekler, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünleri ile su kaybına neden olan çay, kahve gibi içeceklerden uzak durulması gerektiğini söyledi. Tüketilen zeytinin mutlaka tuzsuz veya az tuzlu olması gerektiğini belirten Besler, "Bunlar hem açlık hissi meydana getirir hem de oruç süresince susama hissini artırır. Ayrıca, hazımsızlık, mide yanması, ishal gibi sorunlar da oluşmaktadır" dedi.
"İftara sulu yemekle başlayın, yemeğinizi yavaş yiyin"
İftarda, uzun saatler boyunca yaşanan açlık sonrasında düşük kan şekeri ve susuzluk sebebiyle hızlı yemek yeme ihtiyacı oluşacağını söyleyen Prof. Dr. Besler, "Buna katiyetle çok dikkat etmeliyiz. Yemek yeme hızını normalleştirmek ve dolayısıyla muhtemel bazı gastrointestinal sıkıntılar başta olmak üzere, baş dönmesi, tansiyon yüksekliği gibi sorunlardan uzak durmak ve iştah kontrolü sağlayabilmek için, tuzsuz zeytin ve/veya bir veya iki tane hurma tüketimi sonrasında öğüne çorba ya da sulu yemekle başlanması, yemeğin yavaş yavaş yenmesi ve iyi şekilde çiğnenmesinde büyük fayda vardır. İftarda yavaş biçimde tüketilen yiyecekler, kan şekerinin dengeli bir şekilde yükselmesine, sindirimi kolaylaştırmaya ve öğün sonrası şişkinliği, hazımsızlığı azaltmaya önemli katkı sağlar" diye ifade etti.
"Öğününüzün yarısını sebze grubundan seçin, iftarda tatlı tüketmeyin"
İftar menüsü planlanırken her bir besin grubunun seçilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Besler, "Tahıllar, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri (az tuzlu ayran, yoğurt gibi), sebze, et ve et ürünlerini içeren bir denge sağlanmalıdır. Taze hazırlanmış salatalar sofralarımızın vazgeçilmezi olmalıdır. Tuz ve yağ kullanımına olabildiğince dikkat edilmelidir. İftar sofralarımızda yer alan tüm yiyecek ve içeceklerin ev şatrlarında hazırlanması önemlidir. Öğününüzün yarısı sebze grubundan, diğer yarısı ise tahıl, et grubu veya kuru baklagillerden oluşacak şekilde hazırlamalıdır. Besinler hazırlanırken hafif pişirme yöntemleri; haşlama, fırın, ızgara ve buğulama tercih edilirken, kızartma, kavurma gibi yağ kullanımının çok olduğu pişirme tekniklerinden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.
İftar süresince mutlaka en az iki su bardağı su tüketilmesi gerektiğini belirten Besler, "İftar ile sahur arasında en az 8-10 su içilmelidir. İftarda mümkünse tatlı tüketilmemelidir. Eğer tatlı yemek istiyorsanız bunu iftar ile sahur arasına ekleyeceğiniz ara öğünlere kaydırılmalısınız. Tüketilen tatlı olarak da özellikle şeker az eklenmiş sütlü tatlılardan (güllaç, sütlaç, muhallebi gibi) veya meyve ve taze veya kuru meyvelerden yapılmış tatlılardan yararlanılabilir" dedi.
"Hamileler ve kronik rahatsızlığı olanlar dikkat etmeli"
Prof. Dr. Besler son olarak şunları söyledi, "Hamileler ile büyüme ve gelişme çağındaki çocukların oruç tutmaması, kronik hastalığı olan (diyabet, kalp damar hastalıkları, gut, kronik nöro-dejeneratif hastalıklar gibi) bireylerin ise oruç tutma konusunda çok dikkatli olmaları ve bu hastaların oruç tutarken, tedavilerini yürüten hekimlerine danışarak onlardan mutlaka izin almaları gerekir"
Erdoğan’dan 14 Mart Tıp Bayramı’nda Sağlık Çalışanlarına TeşekkürCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde düzenlenen iftar programında sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi; sağlık sistemindeki yatırımları ve çalışanların fedakârlığını vurguladı.16 Mart 2026 Pazartesi 15:44BASIN HABERLERİ
Memişoğlu: “14 Mart, milli iradenin ve güçlü duruşun sembolüdür”Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı iftar programında yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının fedakârlığına dikkat çekti.16 Mart 2026 Pazartesi 14:49BASIN HABERLERİ
20 doktorun planladığı 11 saatlik ameliyatla hayata tutunduİbrahim Kral, genetik hastalığa bağlı kalbinde ve damarlarında oluşan ağır sorunlar nedeniyle geçirdiği kapsamlı operasyonla sağlığına kavuştu. Ameliyat, çok sayıda branştan uzmanın katılımıyla gerçekleştirildi.16 Mart 2026 Pazartesi 12:46BASIN HABERLERİ
14 Mart’a özel köprüler ve tarihi yapılar kırmızı ışıkla aydınlatıldıSağlık Bakanlığı tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen etkinliklerde, çeşitli bakanlıklar ve kurumlarla iş birliği yapılarak köprüler ve tarihi mekanlar ışıklandırıldı, futbol müsabakalarında ise sağlık personeli sahaya çıktı.16 Mart 2026 Pazartesi 12:43BASIN HABERLERİ
800 yıllık Gevher Nesibe Şifahanesi ziyaretçilerini tıp tarihine götürüyorI. Gıyaseddin Keyhüsrev’in, kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine 1206 yılında yaptırdığı tarihi yapı bugün Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veriyor.16 Mart 2026 Pazartesi 12:37BASIN HABERLERİ
SEAH Tüp Bebek Merkezi binlerce aileye umut oluyorSakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Tüp Bebek Merkezi, doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere tedavi imkanı sunuyor. Merkezde tedavi gören 10 aileden 4’ü bebek sahibi oluyor.16 Mart 2026 Pazartesi 12:32BASIN HABERLERİ
Bir bankamatik yanında gördüğü çocuklar hayatını değiştirdiMutlu Vural, üniversite yıllarında Beşiktaş’ta bankamatik yanında uyuyan sokak çocuklarını gördükten sonra hayatını gönüllü çalışmalara adadı. Yaklaşık 30 yıldır sokakta yaşayan çocuklar ve gençler için sağlık projeleri yürütüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 12:10BASIN HABERLERİ
Çanakkale’de şehit düşen hekim ve tıp öğrencileri anıldıSağlık Bilimleri Üniversitesi Senatosu, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale’de şehit düşen hekim ve tıp öğrencilerini andı.16 Mart 2026 Pazartesi 11:54BASIN HABERLERİ
Göz doktoru sanatla hem kendini hem hastaneyi iyileştiriyorMurat Kaya, doktorluk mesleğinin yoğun temposu arasında resim ve geleneksel sanatlarla uğraşarak hem kendini dinlendiriyor hem de görev yaptığı hastanenin koridorlarını eserleriyle renklendiriyor.16 Mart 2026 Pazartesi 11:47BASIN HABERLERİ
DSÖ Başkanı: Hastane ve okulları bombalamak savaş suçudurTedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya paylaşımında hastane ve okullara yönelik saldırıların “yanlış hesaplama” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu tür eylemlerin savaş suçu olduğunu vurguladı.16 Mart 2026 Pazartesi 11:43DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










