İFTARDA AĞIR BESİNLER YEMEK REFLÜ NEDENİ!
Hemen hepimiz ramazan ayı boyunca “tüm gün aç kalacağımız” kaygısıyla ağır besinlere yöneliyor, iftar ile sahurda karnımızı tıka basa doyurmaya çalışıyoruz.

18 Temmuz 2012 Çarşamba 14:07
Bu hatalı davranışlarımızın faturasını da genellikle midemizde oluşan yanma ve ağrı gibi çeşitli sorunlarla ödemek zorunda kalıyoruz. Özellikle ülser ve reflü hastalarında bu sorunlar daha da şiddetli boyutlara ulaşabiliyor, hatta başka hastalıklara da davetiye çıkarabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Orhan Tarçın, iftarda veya sahurda ağır yemekler yemek ve ardından hemen yatağa girmek gibi hatalı davranışların özellikle reflü şikayetlerini artırdığı gibi başka sağlık sorunlarına da neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
ÜLSER HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?
Ramazan aylarında mide ve mide kanaması şikayetleri artış gösteriyor. Bu nedenle ülser yakınması olanların, Ramazan ayından önce mutlaka hekime başvurmalarında fayda var. Kanama, darlık ya da deformasyon gibi komplikasyonları olmayan hastalar, eğer ülserleri tamamen iyileşmişse oruç tutabilirler. Ancak bu hastaların günde bir adet mide koruyucu ilaç almaları gerekiyor. Çünkü ülser yeniden ortaya çıkabiliyor ve hayatı tehdit edebilecek kanamalara yol açabiliyor. Sahurda yemekten önce alınan koruyucu hap, oruç tutarken mide şikayetlerinin ortaya çıkmasını engelliyor. Kanama, darlık ve deformasyon meydana gelmiş hastalarda ülser tekrarı çok kolay olacağı için bu grubun oruç tutmamaları tavsiye ediliyor.
BEYİZ UN VE ŞEKERDEN UZAK DURMALI
Ülser hastaları için artık özel bir diyet tavsiye edilmiyor. Kendilerini rahatsız eden besinleri diyetten uzaklaştırmaları, rahatsız etmeyenleri yemeleri öneriliyor. Bu hastalar ramazan öncesindeki beslenmelerinden farklı olarak sadece yağlıları biraz daha fazla kısıtlamalı. Kurubaklagilleri özellikle tüketmeye özen göstermeli. Beyaz un ve şeker gibi rafine karbonhidratlardan uzak durmalı. Sütlü tatlıları tercih edip, baklava benzeri hamurlu tatlılardan kaçınmalı. Sahurda kahve ve çay gibi içecekleri tüketmemeli. Çünkü bu tür içecekler çok miktarda alınmaları halinde idrar çıkışını arttırıyor ve gündüz boyunca su kaybına sebep oluyor. Her zaman tencere yemeklerini tercih etmeli. Daha sonra fırın ve ızgaraya önem vermeli. Kızartmalar ise en sağlıksız olanı. Kızartma mutlaka yapılacaksa tavanın dibine çok az yağ konmalı.
REFLÜ HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?
Bazı grup reflü hastaları oruç tutabilirler. Bunu belirlemek için de öncelikle endoskopi yapmak gerekiyor. Endoskopide yemek borusunun alt ucunda aside bağlı hasarlanma olup olmadığına bakılıyor. Hasarlanma oluşmuşsa buna “eroziv reflü” hastalığı deniliyor ve bu da dört evreye ayrılıyor. Evre D, en ağır reflü tipini, evre A ise en hafif reflü tipini ifade ediyor. A tipi reflü hastaları oruç tutulabilir. Ancak reflü ve ülseri olup oruç tutmasına izin verilen hastalar hekimlerinin mutlaka kendilerine verdiği ilaçları kullanmalılar. Diğer evrelerdeki reflü hastalarının oruç tutmaları halinde ise hastalıkları ilerleyebiliyor. Riskli reflü hastaları oruç tutarlarsa yemek borusunun alt ucunda hasarlanma daha çok artıyor. Bu durumda göğüste yanma şikayetleri artabiliyor ya da yemek borusunda ülserleşmeye bağlı ağrı ortaya çıkabiliyor. Ayrıca yemek borusunda doku hasarına bağlı kanama, besinleri yutarken takılma ya da yutmada güçlük, nefes darlığı, boğaz enfeksiyonlarında artış ve diş sağlığında bozulma (çürümede artış ve diş eti hastalıkları gibi) gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor.
İFTARDA VE SAHURDA ÇOK YEMEKTEN KAÇINMALI
Reflü sorunları olan hastaların sık aralıklarla ve az miktarda yemeleri gerekiyor. Çünkü çok yenildiği takdirde reflü artıyor. Oruçta ise öğün sayısı ikiye iniyor. Oysa hekimler reflü olmaması için hastaların tüketmeleri gereken besinleri dört- beş öğüne bölerek her bir öğünde az yemelerini istiyorlar. Bunun tersine iftar ve sahurda olduğu gibi çok miktarda yemek yemek, dolu mideden yemek borusuna geriye kaçışı ve reflü şikayetlerini arttırarak, bazı istenmeyen sorunlara yol açabiliyor. Yani reflü hastaları uzun süren aç ve susuzluktan değil, bu süreçten sonra aşırı yemek yemekten etkileniyorlar.
İFTARDAN SONRA AĞIR SPOR REFLÜ ŞİKAYETİNİ ARTIRIYOR
Mide sorunu yaşayanlar özellikle iftardan sonra ağır spor yapmamalı. Çünkü dolu mide ile spor yapılırsa; artan karın içi basıncı reflü şikayetlerini arttırıyor. Yine vücuttaki kan yemekten sonra sindirim organlarında toplanacağı yerde sistemik dolaşıma katılacağı için sindirim etkileniYOR. Dolaşım sisteminde de yüklenmeler oluyor, bunun sonucunda sindirim ve dolaşım performansı azalıyor. Bu hastalar İftardan 1 saat sonra sadece yürüyüş yapılabilirler. Halı saha maçları, yüzme, uzun koşular gibi sporlar veya ağır antremanlar iftardan en az 2 saat sonra yapılmalı. Ayrıca reflü hastaları iftar sofrasına dar pantolon ile oturmamalı ya da sıkı kemer takmamalı, aksi takdirde reflü şikayetleri artıyor.
RAMAZANDA NASIL BESLENMELİ?
· İftarı mutlaka su ve çorba ile açın. Bunları bitirdikten sonra 15 dakika bekleyin ve sonra diğer besinlere geçin.
· Çok miktarda alınan yemek reflüyü arttırıyor. Bu nedenle sahurda ve iftarda çok miktarda yemek yemeyin, tüketmeniz gereken miktarı öğünlere bölün.
· Yemek yer yemez yatmayın. Reflünüzün şiddetine göre 2-3 saat bekleyin. Aksi halde ilacın faydası olmaz ve kanama, yutma güçlüğü, nefes darlığı ortaya çıkabilir.
· İftar ya da sahurdan hemen sonra mutlaka yatmak isterseniz televizyon ya da baba koltuğu diye adlandırılan, vücuda 45 derece açı veren ve ayakları kaldıran koltuklarda şekerleme yapabilirsiniz.
· Sahurda proteinden zengin gıdaların alınması reflüyü azaltıyor. Yağdan zengin gıdaların alınması ise reflüyü arttırıyor.
· Gazlı içecekler reflüyü arttırdığı için bu tür içeceklerden kaçının. Daha çok limonata veya evde hazırlanan meyve suları için.
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya Anında Müdahale: Prof. Dr. Dilek Özcengiz’den Örnek HekimlikAnesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dilek Özcengiz, Pegasus Havayolları’nın Sevilla–İstanbul seferinde rahatsızlanan bir İspanyol yolcuya müdahale ederek durumunun düzelmesini sağladı.12 Mart 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Eskişehir’de Hasta ve Yaşlı Hizmetleri Eğitimi: Teoriden Staja Uzanan Uygulamalı YaklaşımTepebaşı ilçesindeki Habip Edip Törehan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Hasta ve Yaşlı Hizmetleri alanında eğitim gören öğrencilerini hem atölyelerde hem de hastane stajlarında yetiştiriyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:35BASIN HABERLERİ
Araştırma: GLP-1 İlaçları Kalp Krizi Sonrası İyileşmeyi DestekleyebilirYeni bir araştırma, zayıflama ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının kalp krizi sonrası iyileşme sürecini destekleyebileceğini ortaya koydu. Bulgular, ilaçların kalp dokusunda oluşabilecek ek hasarı azaltabileceğini gösterdi.12 Mart 2026 Perşembe 15:31BASIN HABERLERİ
İran’da Eğitim ve Tıp Merkezi Saldırılarda Ağır Hasar Gördüİran’da ABD ve İsrail saldırıları sırasında bir eğitim ve tıp merkezinin ağır hasar gördüğü bildirildi. Patlamalar nedeniyle hastane hizmet dışı kalırken hastalar başka bir hastaneye nakledildi.12 Mart 2026 Perşembe 15:30BASIN HABERLERİ
BioNTech Kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci Görevlerini Devretmeye HazırlanıyorCOVID-19 aşısıyla küresel başarı yakalayan BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, görevlerini devretme kararı aldı. İkili, yeni nesil mRNA teknolojileri üzerine çalışacak yeni bir şirket kurmayı planlıyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:25BASIN HABERLERİ
Uzmandan Adanalılara Obezite Uyarısı: Ciğer, Kebap ve Şırdan Tüketimine DikkatTürkiye’de obezite oranının yüksek olduğu iller arasında yer alan Adana’da beslenme alışkanlıkları uzmanları endişelendiriyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:23BASIN HABERLERİ
DSÖ: Orta Doğu’daki Çatışmalar Sağlık Sistemlerini Baskı Altına AlıyorDünya Sağlık Örgütü, Orta Doğu’da son dönemde tırmanan çatışmaların sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu açıkladı. Açıklamada, binlerce kişinin öldüğü veya yaralandığı, sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların sürdüğü bildirildi.12 Mart 2026 Perşembe 15:21BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan “Az uyuyorum ama idare ediyorum” uyarısı: Uyku lüks değil zorunlulukTürk Uyku Tıbbı Derneği, Dünya Uyku Günü kapsamında toplumda yaygın olan “az uyuyarak idare etme” düşüncesine karşı uyarıda bulundu. Uzmanlara göre kronik uykusuzluk kalp krizi, obezite ve Alzheimer gibi ciddi hastalıkların riskini artırabiliyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:18BASIN HABERLERİ
Glokom Sinsi İlerliyor: Erken Teşhis Görme Kaybını ÖnleyebiliyorHalk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokom, erken teşhis edilmediğinde görme kaybına hatta körlüğe yol açabiliyor. Uzmanlar özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguluyor.12 Mart 2026 Perşembe 14:08BASIN HABERLERİ
Dünya Uyku Günü 13 Mart’ta “İyi Uyu, Daha İyi Yaşa” Temasıyla KutlanacakHer yıl bahar ekinoksundan önceki cuma günü kutlanan Dünya Uyku Günü, uykunun sağlık üzerindeki kritik rolüne dikkat çekiyor.12 Mart 2026 Perşembe 13:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










