İMMÜNOTERAPİNİN FARKI YAN ETKİSİ
Kanser tedavisinde temel strateji yıllarca tümör hücrelerine ilaç ve ışınla saldırıydı. Tümörlerle ilgili bilgiler arttıkça 'hedefe yönelik' ilaçlar geliştirildi. Ancak yan etkiler ve gelişen direnç sorun olmaya devam ediyor.

16 Ocak 2016 Cumartesi 11:57
MESUDE ERŞAN
İmmünoterapinin temel farkı bağışıklık sisteminin kanserle savaşma gücünü harekete geçirmesi. Tedavi birkaç kür uygulandıktan sonra tümör bölgesinde önce genişleme görülüyor. Aslında bu tümörün büyümesi değil, bağışıklık hücrelerinin bölgeye hücum etmesinden kaynaklanan bir genişleme. Arkasında da yavaş yavaş küçülme (iyileşme) başlıyor. Geleneksel tedavi yöntemlerinde yan etkiler fazla. Saç dökülmesi, bulantı, kusma, ağız ve cilt yaraları, kabızlık ilk akla gelenler. Bu yeni grup ilaçların en ilgi çekici özelliklerinden biri, bağışıklık sistemi üzerinden etki etmeleri nedeniyle daha düşük yan etkili olmaları. En sık yol açtıkları yan etkiler halsizlik, bitkinlik ve kaşıntı. Ancak bunlar kolay baş edilebilir sorunlar. En ağır yan etkiyse akciğer zarı iltihabı.
HASTALARIN HAYATI DEĞİŞEBİLİR
Royal Marsden Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mary O'Brien, "Kemoterapiler haricinde tedavilerden bahsedebilmek çok güzel" diyor. Hastaların hem iyileştiği hem dış görüntüleri ve hayat kalitelerinin değişmediği tedavilerin gündemde olduğunu hatırlatan O'Brien, "İleride belli bir hasta grubunun, yeni tedavilerle hayatlarının tamamen değişebileceğini düşünüyorum. Kemoterapide gördüğümüz zehir etkileri, saç dökülmesi, kan hücresinde azalma gibi yan etkileri immünoterapide görmüyoruz. Bu iyi haber. Tabii ki bu ilaçların da yan etkileri var ve iyi yönetmek için bilgi ve deneyim gerekiyor. Genel olarak hastalar immünoterapileri seviyor" diye konuşuyor.
ETKİYİ GÖRMEK İÇİN SABIRLI OLMAK LAZIM
Amerikan Hastanesi tıbbi onkoloji uzmanı Prof. Dr. Nil Molinas Mandel ise, "İmmünoterapi etkili sonuçlar veriyor. Ancak her hasta için uygun değil" diyor. İmmünoterapiyle, kemoterapi veya hedefe yönelik ilaçlarda alışılan hızlı yanıt yok. Hatta genellikle biraz gecikmiş yanıt alınıyor. Prof. Dr. Mandel, "Ama yanıt verdiğinde de uzun süreli sonuçlar alınıyor. İlaçları alan hastada ilk başta hastalık ilerlemiş gibi görülüyor. Sonra tümörleri kontrol altına alıyor, eritiyor ya da durduruyor.
Prof. Dr. Mandel, "Kullandığımız metastaslı, bir yıl yaşamasını beklemediğimiz hastaların 3 yıl yaşadıklarını gördük. Bu çok önemli bir gelişme. Özellikle çok fazla mutasyonun olduğu, immünitenin (bağışıklık sisteminin) ön planda olduğu kanser türlerinde daha etkili sonuçlar bekliyoruz" diyor. Yan etkilerin daha çok bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mandel, "Buna bağlı karaciğer enzimleri yükselebiliyor, tiroit, hipofiz bezi az çalışabiliyor. Ancak hiçbiri ölümcül değil. Gayet rahat kontrol altına alınabiliyor" diyor.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN HAFIZASINA GİRİYOR
İmmünoterapilerin farkı sadece çalışma mekanizmasından kaynaklanmıyor. Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini ayırt etmesi ve onlara saldırmasına olanak sağlıyor. Bağışıklık sistemine kanser hücrelerini tanımasını kolaylaştıracak kalıcı bir hafıza kazandırıyor. Böylece kansere de kalıcı, uzun süreli bir yanıt verilebiliyor.

ÜCRETSİZ KANSER TESTLERİ
50 YAŞIN üstünde kadınlarda yapılan tarama (mamografi, ultrasonografi) meme kanserinden ölme riskini yaklaşık yüzde 30 azaltıyor. Düzenli yapılan PAP smear testi, rahim ağzı kanserini ve ölümleri yüzde 80 azaltıyor. Kolon kanseri taraması da kullanılan yöntemden bağımsız olarak maliyet-etkin. Türkiye'de KETEM'lerde (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) bazı tarama testleri ücretsiz yaptırılabiliyor. KETEM'lerde 40-69 yaş arasındaki kadınlar 2 yılda bir mamografi çektirebiliyor. 30-65 yaş arasındaki kadınlar 5 yılda bir kez smear ve HPV testi uygulatabiliyor. 50-70 yaş aralığındaki kadın ve erkekler 2 yılda bir gaitada gizli kan testini yine ücretsiz yaptırabiliyor. Kanser Daire Başkanlığı, ayrıca 50 yaşından sonra 10 yılda bir kolonoskopi tetkiki yaptırılmasını öneriyor.
3 KANSERDEN 1'İ ÖNLENEBİLİR
KANSER tedavisinde gelişen ilaçlara rağmen rehavete kapılmamak gerek. Bazı önlemler alarak kanseri önlemek mümkün. Nitekim her üç kanserden biri önlenebiliyor. Bir diğer önemli konu ise bazı kanserlerde mevcut olan erken tarama programlarını ihmal etmemek. Gelişmiş ülkelerde 1990'lardan beri kanserden ölümlerde azalma yaşanıyor. Bunda tanı ve tedavi olanaklarındaki gelişmenin yanı sıra, tarama programlarının da etkisi büyük. Tarama yöntemleri, henüz belirtiler ortaya çıkmadan kanseri erkenden tespit etme şansı veriyor. Erken tanı daha az kapsamlı tedavi gerektiriyor ve çok daha iyi sonuçlar alınmasını sağlıyor. Halen meme, rahim ağzı ve kolon kanserleri için tarama programları mevcut. Avrupa Birliği üye ülkelere 2025 yılına kadar bu üç kanser tarama oranında yüzde 100'e ulaşmasını hedef koydu.
BUNLAR KANSER YAPIYOR
KANSER oluşumundan sorumlu başlıca nedenlerse şunlar:
Tütün ve tütün ürünleri,
Kötü beslenme ve aşırı kilo,
Düşük fiziksel hareketlilik,
Alkol kullanımı,
Güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










