IŞIK KİRLİLİĞİ HEM DOĞANIN HEM DE İNSANLARIN BİYOLOJİK SAATİNİ BOZUYOR
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Latif Kurt, ışık kirliliğinin, hem hayvan ve bitkilerin hem de insanların biyolojik saatinin bozulmasına neden olduğu uyarısında bulundu.

23 Mart 2023 Perşembe 22:46
Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Latif Kurt: "Yapay ışık kaynakları kuşların göç yolunun bozulmasına, böceklerde ritim bozulmasına neden oluyor"
"Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i ışık kirliliğinden olumsuz etkileniyor. ABD ve Avrupa'da yaşayanların yüzde 99’u doğal bir gece yaşayamıyor"
ABD ve Almanya'dan bilim insanlarının, 2011-2022 yılları arasında yaptığı ve sonuçları bu yılın başında Science dergisinde yayımlanan araştırmasına göre yapay aydınlatma, geceleri gökyüzünün her yıl yüzde 10 daha fazla aydınlık olmasına ve doğal gece görüntüsünün kaybolmasına neden oluyor.
Yapay aydınlatmadaki artış sebebiyle yaşanan ışık kirliliğinin doğa ve insanlar üzerindeki etkileriyle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Latif Kurt, bütün canlı türlerinin bir biyolojik saati olduğunu ve buna fotoperiyodik rejim dendiğini belirtti.
Kurt, "Bu fotoperiyodik rejimin, yani aydınlık ve karanlık devrenin süresinin yapay aydınlatmayla değiştirilmesi; ekolojik dengeyi bozan, ekosistemde yaşayan tüm türleri olumsuz etkileyen, strese sokan, üreme davranışlarını gerçekleştirememelerine, hormonal yapılarının bozulmalarına ve bağışıklık sistemlerinin düşmelerine neden olan, en küçük organizmadan insana kadar tüm organizmaları olumsuz etkileyen bir faktördür." dedi.
Yapay ışığın, ekosistemde yaşayan bütün türlerin hayat döngülerini değiştirdiği için bir kirlilik ajanı olarak kabul edildiğini ve gereksiz kullanıldığında yaşamı sınırlayan bir faktör olduğunu vurgulayan Kurt, ışık kirliliğinin, bazı hayvan türlerinin neslini tehdit edebilecek etkilere neden olabildiğini söyledi.
Kurt, ışık kirliliği denildiği zaman şehir ekosistemlerinin akla geldiğini fakat kırsal bölgelerde kullanılan gereksiz aydınlatmaların, özellikle otoyollardaki aydınlatmaların da yaban hayatını olumsuz etkilediğini aktardı.
- "Işık kirliliği, hayvan popülasyonlarında düşüşe neden olabiliyor"
Bütün canlılarda büyüme reaksiyonlarının karanlıkta gerçekleştiğini anlatan Kurt, "Gece vakti bir seraya girseniz çıt diye bir ses duyarsınız. Bu büyümenin sesidir. Bazı hormonlar karanlıkta, karbondioksit yoğunluğunda aktive olur. Yani akşam çiçek olan bir salatalığı sabah meyveye dönüşmüş şekilde görebilirsiniz." diye konuştu.
Kurt, ışık kirliliğinin hayvan popülasyonlarına etkisi hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Göçmen kuşlar yapay ışık kaynakları gördüklerinde bu ışık kaynaklarına yönelerek orada adeta fırdöndü yapıyor ve binalara çarpıyorlar. Bu nedenle çok ciddi kuş ölümleri gerçekleşebiliyor. Bu yapay ışık kaynakları kuşların göç yolunun bozulmasına neden olabiliyor. Böceklerde ritim bozulmasına neden oluyor. Çok çarpıcı bir örnek vermek gerekirse, ateş böcekleri çiftleşme faaliyetleri için 14 metreden ışık saçarlar. Bu gereksiz aydınlatılmış bölgelerde bunların çiftleşme faaliyetlerinin gerçekleşmemesine, diyapoz yani kışlama, çoğalma ve göç hareketlerinde bozulmalara, polimorfizme (çok şekilcilik) neden olduğu biliniyor. Mesela gündelik hayatımızda spor sahalarının kenarında geceleri kurbağalar görürüz. Bu kurbağaların aydınlatılmış bölgelerde çiftleşme faaliyetini gerçekleştiremedikleri, dolayısıyla popülasyonlarında ciddi bir düşüş yaşandığı biliniyor. Çok iyi bildiğimiz örneklerden bir tanesi de caretta carettalar. Kumsalda ilk çıkan yavrular ay ışığına, dolayısıyla güneşe doğru yönelerek hareket ederler. Kumsalın arkasında yapay bir aydınlatma olduğunda yönlerini kaybedip ulaşmaları gereken deniz ekosistemi yerine karaya yönlenebilmekteler. Dolayısıyla bu da onlarda popülasyon kayıplarına neden olabiliyor."
Canlı yaşamını tehdit eden en önemli unsurun ekolojik dengenin bozulması olduğunu işaret eden Kurt, yapay ışığın hayvanların kış uykusuna yatma ve göç zamanlarını olumsuz yönde etkilediğinin altını çizdi.
Işık kirliliğinin bitki toplulukları üzerindeki etkisinden de bahseden Kurt, "Bildiğimiz gibi bitkiler ışığı kullanarak fotosentez yapıyorlar ama ne zaman yapıyorlar? Fotosentezin büyük bir kısmını gündüz gerçekleştiriyorlar. Gece bitkilerin karbondioksit yoğunluğunda büyüme reaksiyonlarının gerçekleştiği dönemde bu yapay aydınlatmaya maruz kalan bitkilerde boğumlar, anatomik şekil bozuklukları, ozmotik basınçta değişiklikler, klorofil miktarında azalma, respirasyon yani solunum hızında artışlar gözlemleniyor. Solunum hızında artış o türün strese girmesi anlamına geliyor. Erken çiçek açma, dinlenme dönemine girememe gibi birçok olayı etkiliyor." dedi.
- "Dünya nüfusunun yüzde 80'i ışık kirliliğinden olumsuz etkileniyor"
Yol, cadde, park ve bahçe aydınlatmalarının, binaların dış cephe aydınlatmalarının, reklam panolarının ve güvenlik amacıyla kullanılan yapay aydınlatmaların şehirlerdeki ışık kirliliğinin temel kaynağı olduğunu bildiren Kurt, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'inin ışık kirliliğinden olumsuz etkilendiğine ve ABD ve Avrupa'da yaşayanların yüzde 99’unun doğal bir gece yaşayamadığına dikkati çekti.
Kurt, şöyle devam etti:
"Gece iyi karartılmamış ışıklı ortamda uyuyan çocuklarda büyüme hormonları aktif olmadığı için sağlıklı bir büyüme gerçekleşemiyor. Bunun yanı sıra melatonin gibi bazı hormonların yeterince salgılanmaması hem bağışıklık sistemini düşürüyor hem de meme kanseri ve prostat gibi birtakım sağlık sorunlarını tetikliyor. Dolayısıyla ışık kirliliği dediğimizde sadece ekosistemdeki türlere etkisinden değil, insan sağlığına da etkileri olan çok geniş bir kirlilikten bahsediyoruz."
- "ABD'de yanlış aydınlatma yüzde 30 enerji israfına neden oluyor"
Doğru aydınlatmayı, "Doğru yeri, ihtiyaç duyulduğu kadar aydınlatmak" şeklinde tanımlayan Kurt, "Harekete duyarlı aydınlatmalar var. Bunlar enerji tasarrufu sağladığı gibi aynı zamanda ışık kirliliğini önlüyor. Özellikle sokak aydınlatmalarında ışığın yönü çok önemli. Yani nereyi aydınlatmak istiyorsanız oraya yönlendirilmeli." görüşünü paylaştı.
Gereksiz aydınlatmaların enerji israfına neden olduğuna değinen Kurt, "Doğru aydınlatmadığımız için fazlaca enerji kullanıyoruz. Kullandığımız bu enerji boşa giden bir para demek. Bununla ilgili bazı ülkelerde ne kadar enerji israfına neden oluyor diye ciddi çalışmalar yapılmış. Mesela ABD'de özellikle bu aydınlatmaların yüzde 30 enerji kaybına neden olduğu, bunun da ülkeye yıllık 10-15 milyar dolarlık bir maliyeti olduğu tespit edilmiş." ifadelerini kullandı.
Işık kirliliğini önlemek için mümkün olduğunca harekete duyarlı lambalar, zaman kontrollü aydınlatmalar ve tek renkli (monokromatik) ışık kaynaklarının kullanılması gerektiğini vurgulayan Kurt, armatür tiplerinin yönetmeliklerle belirlenmesi ve aydınlatılacak mekana uygun optimum aydınlatma kriterlerinin oluşturulması önerisinde bulundu.
Prostat Kanseri Tedavisinde Yeni Dönem: Radyoligand Tedavisi Riskleri Yüzde 28 AzalttıWeill Cornell Medicine öncülüğünde 20 ülkede yürütülen Faz 3 PSMAddition çalışması, metastatik hormona duyarlı prostat kanserinde standart tedaviye eklenen ^177Lu-PSMA-617'nin hastalığın ilerleme ve ölüm riskini yüzde 28 oranında düşürdüğünü ortaya koydu.11 Ağustos 2026 Salı 16:55BASIN HABERLERİ
ABD'de Et ve Fermente Gıdalar Akımı: Geleneksel Soframız Dünya GündemindeABD'de kırmızı et ile yoğurt, kefir, turşu gibi fermente gıdaları bir araya getiren beslenme modeli tartışma başlattı. Türk mutfağına son derece tanıdık olan bu kombinasyonun bağırsak sağlığına etkileri inceleniyor.11 Ağustos 2026 Salı 16:53BESLENME VE DİYET
Karaciğer Sağlığında Tabağın Gücü: Akdeniz Tipi Beslenme Modeli Öne ÇıkıyorKaraciğer sağlığını korumada tek bir besin öne çıkmak yerine genel beslenme düzeni belirleyici oluyor. Uzmanlar, Akdeniz tipi beslenme modelinin yağlı karaciğer hastalığı riskini azalttığını ve organ fonksiyonlarını desteklediğini vurguluyor.11 Ağustos 2026 Salı 16:50BESLENME VE DİYET
Dövme Mürekkebinin Bilinmeyen Tehlikesi: Lenfoma ve Melanom Riski Arttı mı?İsveç'te gerçekleştirilen geniş kapsamlı araştırmalar, dövme mürekkebinin cilt altında sabit kalmayıp lenf düğümlerine taşındığını gösterdi.11 Ağustos 2026 Salı 15:59BASIN HABERLERİ
Meme Kanseriyle Mücadelesini Kazanan Aile Hekimi Nihan Şenol Görevine Dönüp Umut OlduGaziantep'te yaşayan 46 yaşındaki Aile Hekimi Doktor Nihan Şenol, 1,5 yıl süren meme kanseri tedavisinin ardından hem mesleğine geri döndü hem de katıldığı seminerlerde deneyimlerini paylaşarak erken tanının önemine dikkat çekmeye başladı.11 Ağustos 2026 Salı 15:17BASIN HABERLERİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola Bilançosu Ağırlaşıyor: Can Kaybı 2 Bini AştıKongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Mayıs ayında başlayan Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 11'e ulaştı. Uluslararası kuruluşlar, salgının dünya tarihindeki en büyük Ebola krizine dönüşebileceği yönünde endişelerini dile getiriyor.11 Ağustos 2026 Salı 15:15BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanı Memişoğlu Duyurdu: Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği Yürürlüğe GirdiSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sporcu sağlığını korumayı hedefleyen ve lisans süreçlerini kolaylaştıran yeni Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin detaylarını açıkladı. Düzenleme ile rapor geçerlilik süreleri 3 yıla çıkarıldı.11 Ağustos 2026 Salı 15:13BASIN HABERLERİ
Kahramanmaraş'taki Kuvözde Şiddet Davasında Flaş Gelişme: Adli Tıp Raporu Dosyaya GirdiKahramanmaraş’ta kuvözdeki bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla tutuklanan hemşirenin yargılandığı davada Adli Tıp Kurumu raporu açıklandı.11 Ağustos 2026 Salı 15:01BASIN HABERLERİ
Avrupa'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Yunanistan'da Vakalar Hızla ArtıyorAvrupa'da Batı Nil virüsünün en çok görüldüğü ikinci ülke olan Yunanistan'da sağlık yetkilileri harekete geçti. Atina Doktorlar Birliği, artan ölüm ve vakalar üzerine sivrisineklerle mücadelenin acilen artırılması için çağrıda bulundu.11 Ağustos 2026 Salı 14:48BASIN HABERLERİ
Türkiye İlaç Sektöründe AR-GE Patlaması: Harcamalar 5 Yılda 8,3 Katına Çıkarak 5,6 Milyar Liraya UlaştıRekabet Kurulunun İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'na göre Türkiye ilaç pazarında AR-GE harcamaları 2020-2024 döneminde devasa bir artış gösterdi.11 Ağustos 2026 Salı 14:45BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










