İŞİTME KAYBI ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR
"Pediyatrik grupta özellikle dil gelişimi açısından hassas ya da kritik dönem olarak nitelendirilen yaşamın ilk birkaç yılında işitsel uyarıdan yoksun kalan konjenital (doğuştan) işitme kaybı olan çocuklarda konuşma ve dil gelişimi etkileniyor"

01 Temmuz 2021 Perşembe 13:08
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Gündüz: "Pediyatrik grupta özellikle dil gelişimi açısından hassas ya da kritik dönem olarak nitelendirilen yaşamın ilk birkaç yılında işitsel uyarıdan yoksun kalan konjenital (doğuştan) işitme kaybı olan çocuklarda konuşma ve dil gelişimi etkileniyor"
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Gündüz, "Pediyatrik grupta özellikle dil gelişimi açısından hassas ya da kritik dönem olarak nitelendirilen yaşamın ilk birkaç yılında işitsel uyarıdan yoksun kalan konjenital (doğuştan) işitme kaybı olan çocuklarda konuşma ve dil gelişimi etkileniyor." ifadesini kullandı.
Cochlear'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Gündüz, işitme kaybının tedavi edilmemesinin çocukların konuşma gelişimini olumsuz etkilediği gibi bilişsel, motor, psikososyal gelişim alanlarına da olumsuz etkide bulunduğunu belirtti.
İşitme kayıplarının yüzde 50'den fazlasının genetik (kalıtsal) faktörlere bağlı olduğunu vurgulayan Gündüz, Türkiye'de akraba evliliklerinin yoğun olarak görülmesinden dolayı genetik işitme kayıpları ile sık karşılaşıldığına aktardı.
Gündüz, "Genetik olmayan işitme kaybının en yaygın nedenleri ise kızamıkçık veya herpes simpleks virüsü gibi enfeksiyonlar, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, hamileyken ilaç ve alkol kullanımı, sarılık ve Rh faktörü problemleri, gebelikte görülen diyabet, hamilelikte görülen yüksek tansiyon (preeklampsi) ve anoksidir." ifadelerini kullandı.
Çocuk ve yetişkinler özelinde işitme kaybı vakalarında, özellikle yeni doğan taramasından geçememiş ve ayırıcı tanı testleri ile takibe alınan grubun dikkat çekici çoğunlukta olduğunu vurgulayan Gündüz, şunları kaydetti:
"Pediyatrik grupta özellikle dil gelişimi açısından hassas ya da kritik dönem olarak nitelendirilen yaşamın ilk birkaç yılında işitsel uyarıdan yoksun kalan konjenital (doğuştan) işitme kaybı olan çocuklarda konuşma ve dil gelişimi etkileniyor. Böyle durumlarda işitme kaybına doğumdan sonraki ilk 3 ay içerisinde tanı konulması ve odyolojik erken müdahalenin yapılması gerekiyor. Ayrıca, çocukluk döneminde antibiyotik kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan işitme kaybı sık karşılaşılan başka bir işitme kayıplı çocuk grubunu oluşturuyor. Yetişkin grupta ise yaşlanmaya bağlı işitme kayıpları ve ani işitme kayıpları en çok görülen işitme kaybı türleridir."
- "İleri derecede işitme kaybı olan hastalar için koklear implantasyonu öneriyoruz"
Prof. Dr. Bülent Gündüz, koklear implant ya da işitme cihazı uygulamalarında yapılan müdahale öncesi hasta ve yakınlarını tüm yönleriyle bilgilendirmenin ve rehabilite etmenin de en az tedavi kadar önemli olduğuna işaret ederek, bu süreçte ailelere de görev düştüğünü aktardı.
İşitsel rehabilitasyonun çocuğun sadece kurumlarda aldığı sınırlı zamandaki etkinliklerle değil, aile eğitimleri ile günlük yaşamına ve rutinlerine yansıtılarak gün boyu uygulanmasının sürecin çok daha hızlı ve ideal ilerlemesini sağladığını kaydeden Gündüz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Örnek bir vakadan bahsetmem gerekirse, 36 haftalık olarak 2017 yılında dünyaya gelen bebeğimiz 'T.S. yeni doğan işitme taramasından bir kulağı geçti, bir kulağı geçemedi' notuyla değerlendirilmek üzere yönlendirildi. Hastanede aileye sıvı birikmesi nedeniyle bir kulağın geçemeyeceği ifade edilmiş. Annesi okul öncesi öğretmeni olması nedeniyle T.S.'yi yakın takip etmesine rağmen çevredeki insanların yanlış yönlendirmeleriyle çocuğu 3 aylık olana kadar sorun olmadığını düşünmüş. Ama kendi yöntemleri ile de sürekli test etmeye başladığında tepki vermediğini görmüş. Bize geldiler. Değerlendirmemiz sonrası çok ileri derecede işitme kaybı olduğunu düşündüğümüz bebeğimize 5 aylık iken işitme cihazı taktık. İşitme cihazı ile takipler neticesinde koklear implant adayı olduğunu düşündüğümüzü aileye anlattık. Annenin ve babanın desteğine ek olarak hastamız, 9 aylıkken özel eğitime gitmeye başladı. 11 aylıkken babıldama dediğimiz sesleri, ilerleyen aşamada ise anlaşılır olmayan kelimeleri çıkartmaya başladı. Ama bu dil gelişimi yeterli olmayacaktı. 1 yaş civarı koklear implant ameliyatı düşünürken birdenbire ameliyatların durması ile ancak 2 yaşında her iki kulaktan aynı anda ameliyat olabildi. Başlangıçta seslere hiç tepki vermiyordu. 2 ya da 3 hafta içerisinde ise duymaya başladı. Çocuğumuzun 3 yaşında TEDİL testinde dil gelişimi 5 yaş olarak belirlendi."
- "Koklear implantasyon için iç kulak yapılarının elektrot yerleştirmeye uygun ve işitme sinirinin çalışır durumda olması gerek"
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Gündüz, işitme cihazından yeterli fayda göremeyen ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan hastalar için koklear implantasyonu önerdiklerini bildirdi.
Koklear implantasyon için iç kulak yapılarının elektrot yerleştirmeye uygun ve işitme sinirinin çalışır durumda olması gerektiğini belirten Gündüz, "İç kulak ve/veya işitme siniri anomalileri olup bundan dolayı koklear implant için uygun olmayan kişilerin iletişim becerileri ise işitsel beyin sapı implantları ile geliştirilmeye çalışılıyor." ifadesini kullandı.
Gündüz, ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı tespit edildiğinde bebeklerde 1 yaşını, çocuklarda da 4 yaşını doldurana kadar koklear implantın SGK tarafından iki kulakta da karşılandığını, 4 yaşından sonra her iki kulakta da oluşacak ileri ve çok ileri derece sensörinöral işitme kaybı yaşayanlarda ise tek kulağın implantlanmasının SGK kapsamında olduğunu bildirdi.
Gündüz, "Menenjit sonrası oluşan işitme kayıplarında da koklear implantasyon kriterlerine uygun olması şartıyla 3 aylık süre ile binaural işitme cihazı kullanımından fayda görmeme kuralı aranmaksızın sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde kurumca bedeli karşılanıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kardiyoloji Uzmanından Kahve Açıklaması: Günde 4 Bardağa Kadar GüvenliKahvenin kalp sağlığına etkileri üzerine yürütülen araştırmaların sonuçlarını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalp-damar sağlığı açısından güvenli olduğunu ifade etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:26BESLENME VE DİYET
Dışarıdan Fark Edilmiyor Ama Belirtileri Var: Gizli Varis Sağlığı Tehdit EdiyorBacaklarda gözle görülür mor damarlar oluşmadan da ortaya çıkabilen gizli varis; gece krampları, kaşıntı ve ödemle kendini gösteriyor. Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Koçyiğit, erken teşhis için Doppler ultrasonografinin önemine dikkat çekiyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:23BASIN HABERLERİ
Yıllardır Burun Tıkanıklığı Çekiyordu: Dişçi Muayenesinde Burun Boşluğundan Diş ÇıktıKronik nefes alma güçlüğü yaşayan 38 yaşındaki bir hasta, diş hekimi kontrolünde sıra dışı bir tıbbi durumla karşılaştı. Yapılan röntgen incelemesinde hastanın burun boşluğunda gelişmiş bir diş olduğu belirlendi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:18BASIN HABERLERİ
En Küçük İşitme Cihazı Her Zaman En İyisi Değil: Doğru Cihaz Seçiminde 8 Önemli Kriterİşitme cihazı seçerken yalnızca estetik kaygılara veya cihazın küçüklüğüne odaklanmak en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Uzmanlar; işitme kaybının derecesi, kulak yapısı ve el becerisinin doğru cihaz seçiminde belirleyici olduğunu vurguluyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:15BASIN HABERLERİ
Semaglutid ve Biyolojik Yaşlanma: 84 Kişilik Araştırma Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?GLP-1 reseptör antagonisti semaglutidin, HIV ile ilişkili lipohipertrofisi bulunan hastalarda bazı epigenetik yaşlanma göstergelerini yavaşlattığı saptandı.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:13BASIN HABERLERİ
Küçük Sanılan Alışkanlıklar Kalbi Yoruyor: Kalp-Damar Sağlığını Tehdit Eden 8 Gizli TehlikeKalp sağlığı sadece ağır hastalıklar veya sigara kullanımıyla bozulmuyor. Günlük hayatta fark etmeden sürdürülen fazla tuz tüketimi, uzun süreli hareketsizlik, kalitesiz uyku ve ertelemeler zaman içinde kalp-damar riskini ciddi oranda artırabiliyor.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:11BASIN HABERLERİ
Deodorant ve Terleme Önleyici Ürünler Meme Kanseri Yapıyor mu? Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?Koltuk altı kozmetik ürünleri ile meme kanseri arasındaki ilişkiye dair araştırmalar yeniden gündeme geldi.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:08BASIN HABERLERİ
Erzurum Şehir Hastanesinden Kalp Sağlığı Uyarısı: Akdeniz Tipi Beslenme ve Haftada 150-300 Dakika Egzersiz29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp ve damar sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ile haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etti.30 Eylül 2026 Çarşamba 16:04BASIN HABERLERİ
Prof. Dr. Alper Şener’den Solunum Yolu Enfeksiyonu Uyarısı: Grip Aşısını Geciktirmeyinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, havaların soğumasıyla başlayan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:50BASIN HABERLERİ
Türkiye Yükseköğretimde Küresel Başarı: THE 2027 Sıralamasında Dünya Üçüncülüğü GeldiTimes Higher Education (THE) 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda Türkiye, 124 üniversitesiyle temsil edilerek ABD ve Hindistan’ın ardından dünyada 3’üncü sıraya yükseldi. İlk 500’e 4 Türk üniversitesi girmeyi başardı.30 Eylül 2026 Çarşamba 14:19BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










