KADINLAR BU TEDAVİDEN UTANIYOR!
Her yaş grubundaki kadında ortaya çıkabilen idrar kaçırma, dünya çapındaki insanları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak ifade ediliyor.

23 Haziran 2021 Çarşamba 10:53
Kadınların idrar kaçırma sorunu ve tedavisi hakkında bilgilendirme yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Sultan Can, ne yazık ki kadınların utanç duygusu, tedavi seçenekleri hakkında bilgi eksikliği ve/veya ameliyat korkusu nedeniyle doktora başvurmaktan çekindiklerini söyledi. Ortalama yaşam beklentisinin yükselmesine paralel olarak da bu sorunun önümüzdeki yıllarda daha da artacağı öngörülüyor.
Her yaş grubundaki kadında ortaya çıkabilen idrar kaçırma, dünya çapındaki insanları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak ifade ediliyor. Yetişkin kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin yaşadığı bu sorun, genç kadınların yüzde 25’i, orta yaşlı kadınların yüzde 44-57’si ve yaşlı kadınların da yüzde 75’inde ortaya çıkıyor. Ortalama yaşam beklentisi dünyanın birçok yerinde artmasına paralel olarak idrar kaçırmanın küresel ekonomik yükünün daha da artacağına işaret eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sultan Can, hastalığın halk sağlığı için önemli bir sorun olmaya devam edeceğine dikkat çekti.
Yaşam Tarzı Çok Etkili
Genetik etkenlerden, obeziteye, diyabetten sigara kullanımına kadar pek çok nedenin idrar kaçırma için risk oluşturabildiğini söyleyen Dr. Sultan Can, yaşlanma ile birlikte hastalık görülme prevelansı ve şiddeti arasında güçlü bir ilişki olduğunu hatırlattı. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sultan Can bunun nedenini şöyle anlattı: “Yaşla birlikte azalan östrojen hormonuna bağlı olarak, ikincil gelişen bağ dokuda elastikiyet kaybı, destek görevi olan pelvik kasların ve idrar torbasına ait kasların zayıflaması idrar kaçırmaya yol açabiliyor. Ancak tek başına ileri yaş idrar kaçırma için bağımsız risk faktörü olarak kabul edilmemektedir. Yaşam tarzı çok daha etkili.”
İdrar Kaçırma Sorununda Gebelik Önemli Bir Faktör
Gebelikte oluşan hormonal değişiklik, bebek ve eklerinin oluşturduğu total ağırlık ve karın içi basınçta artış, doğumda pelvik bölgedeki sinirlerde ve kaslarda hasar oluşması nedeniyle idrar kaçırmanın görülebileceğini söyleyen Dr. Sultan Can, “Gebelik sayısının artmasına paralel olarak risk de artabiliyor. Gebelikte ya da öncesinde idrar kaçıran hastalarda sezaryen ile doğumun koruyucu etkisi olduğuna dair sağlıklı veriler bulunmuyor” dedi.
Fazla Kilo Riski Artırıyor
Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla da idrar kaçırma arasında ciddi bir ilişki olduğunu söyleyen Dr. Sultan Can, “Fazla kilo, kronik kabızlık, sigara-alkol kullanımı, kafeinli gıda tüketimi, çikolata/şeker veya asit içeriği yüksek gıdalar risk faktörleri arasında yer alıyor. Üstelik idrar kaçırma şikâyeti ile başvuran hastalarda değerlendirmeyi takiben ilk yapılacak yönetim ise hayat tarzı değişikliği oluyor” diye konuştu. Obez kadınların obez olmayanlara kıyasla yaklaşık 3 kat daha fazla risk altında olduğuna dikkat çeken Dr. Sultan Can, sözlerine şöyle devam etti: “İdrar kaçırma ile ilişkisinin mekanizması bilinmemekle birlikte, aşırı vücut ağırlığının karın basıncını arttırdığı bunun da idrar kesesi basıncını arttırarak idrar kaçırmaya yol açtığı düşünülüyor. Kilo kaybının ise idrar kaçırma için etkili bir tedavi yöntemi olduğu biliniyor. Bununla birlikte sigara içme yoğunluğuna bağlı olarak semptomların arttığı görülüyor. Özellikle genç kadınlarda (20-49 yaş) sigarayı bıraktıktan sonra semptomlarda belirgin bir azalma yaşanıyor. Kafein / alkol alımının uyarıcı ve idrar söktürücü etkileri nedeniyle idrar kaçırmayı şiddetlendirdiği biliniyor. Semptomları olan hastalarda gün içerisinde tüketilen kafein içerikli sıvıları azaltma yönünde plan yapılması gerekiyor.”
Çevresel Faktörler Genetik Riskin Önüne Geçiyor
Genetik geçişli bağ doku hastalıkları, kollajenin tipleri ve miktarındaki farklılıkların da idrar kaçırmada bir diğer önemli bir faktör olduğunu hatırlatan Dr. Sultan Can, “Yapılan ikiz çalışmaları idrar kaçırmada genetiğin etkili olduğunu ancak fazla kilo, sigara kullanımı, fiziksel egzersiz, diyet, doğum sayısı gibi çevresel faktörlerle bu durumun değişebildiğini göstermektedir’’ dedi. Özellikle sıkışma tipi idrar kaçırmanın çevresel etkilerle değişebileceğini, öksürme-hapşırma (stres tip) ile idrar kaçırmanın ise çevresel etkilerden daha az etkilenip genetik temele daha yatkın olduğunu ortaya koyan çalışmalardan bahsetti. ‘’Stres tip idrar kaçırmaya sahip kadınların birinci derece akrabalarında sıklığında 2-3 kat artış bildiren çalışmalar var’’ diye konuştu.
Farklı Hastalıklıklara da İşaret Edebiliyor
İdrar kaçırmanın altta farklı hastalıkların varlığına da haberci olabildiğine dikkat çeken Dr. Sultan Can, “Özellikle damar ve sinirleri etkileyen şeker hastalığı, nörolojik hastalıklar, öksürükle belirti veren akciğer hastalıkları, pelvik bölge kitleleri, idrar yolu enfeksiyonu, psikolojik bozukluklar gibi durumlar da idrar kaçırma ile karşımıza gelebiliyor. Sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren kişilerde de hastalık gelişme riski artıyor” dedi.
Cinsel İsteksizlik, İş Gücü Kaybı, Depresyon
Farklı birçok etkene bağımlı olan bu sorunun tedavi edilmemesi durumunda hayat kalitesini sosyal ve cinsel anlamda bozmakla birlikte işgücü kaybına da neden olabildiğini söyleyen Dr. Sultan Can, “Bunun yanında cilt enfeksiyonları da görülebiliyor. Ayrıca sıvı alımının kısıtlanmasına bağlı olarak bazı semptomlar da gelişebiliyor. Gece idrara kalkan hasta grubunda yaşanan uykusuzluk uzun dönemde kaygı bozukluğu ve depresyona yol açabiliyor” diye konuştu.
İdrar kaçırma ile gelen hastanın detaylı bir şekilde tüm sistemleri içerecek şekilde sorgulanması ve altta yatan sebebe yönelik tedavi edilmesi gerektiğini anlatan Dr. Sultan Can, tedavi yaklaşımı konusunda şu bilgileri verdi:
“Hastanın sıkışarak tuvalete yetişemeden mi, gülerken/hapşırırken mi yoksa her iki şekilde de kaçırıp kaçırmadığı sorgulanarak idrar kaçırma şekli belirlenir. İlk basamak tedavi ise hayat tarzı değişiklikleri, pelvik taban kas egzersizleri, mesane eğitimi şeklinde olmaktadır. Eğer bunlarla semptomlar devam ediyorsa; idrar kaçırmanın tipine göre ya ilaçla ya da cerrahi olarak tedavi edilebilmektedir.”
Yaşam Tarzı Değişikliği Şart
Tedavi yaklaşımı ne olursa olsun sorunun çözümünde mutlaka yaşam tarzı değişikliğine gidilmesi gerektiğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Dr. Sultan Can, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun en güzel örneği de yine ikiz çalışmalarıyla gösterilmiştir. Aynı genetik yapıya sahip bireylerde çevresel faktörlerin etkisiyle özellikle sıkışma tipi idrar kaçırmada da farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Gazlı ve idrar söktürücü özellikli sıvıların kısıtlanması, kabızlıktan kaçınma, sigaranın bırakılması, kilo kaybı (vücut kitle indeksi<25), pelvik kas egzersizleri, düzenli idrara çıkma, yatmadan önce sıvı alımının kısıtlanması gibi davranışlarla var olan semptomları hafifletmek ya da gidermek mümkün olabilmektedir”
Sibirya'daki Şüpheli Ölüm Salgın Kaygısına Neden Oldu: COVID-19'dan Alınan Dersler Neden Önemli?Rusya'daki bir veba araştırma merkezinde çalışan araştırmacının şüpheli ölümü küresel kaygıya neden olurken, uzmanlar salgınla mücadelede erken ve şeffaf bilgi paylaşımının hayati önemine dikkat çekti.20 Ekim 2026 Salı 15:24BASIN HABERLERİ
ABD Başkanı Trump'tan Kadın Sağlığı Kararnamesi: Melania Trump'ın Öncülüğünde Yeni Birim KuruluyorABD Başkanı Donald Trump, eşi Melania Trump'ın girişimleriyle hazırlanan ve federal düzeyde kadın sağlığı araştırmalarını güçlendirmeyi hedefleyen Başkanlık Kararnamesi'ni imzaladı.20 Ekim 2026 Salı 15:23BASIN HABERLERİ
Bangladeş'te Kızamık Salgını Büyüyor: Hayatını Kaybeden Çocuk Sayısı 1200'ü AştıBangladeş'te mart ayı ortasından bu yana etkisini sürdüren kızamık salgınında, şüpheli ve doğrulanmış vakalar nedeniyle yaşamını yitiren çocuk sayısının 1201'e yükseldiği bildirildi.20 Ekim 2026 Salı 15:21BASIN HABERLERİ
Aşırı Alkol Beynin Bağışıklık Hücrelerini Tetikliyor: Sinir Dokusundaki Destek Ağı Tahrip OluyorCleveland Clinic tarafından yürütülen yeni bir araştırma, aşırı alkol tüketiminin beynin bağışıklık hücreleri olan mikrogliaları harekete geçirerek nöronları koruyan destek ağını bozduğunu ortaya koydu.20 Ekim 2026 Salı 14:26BASIN HABERLERİ
Uykuda Diş Sıkmaya (Bruksizm) Dikkat: Sabah Oluşan Çene Ağrısı En Belirgin İşaretUykuda farkında olmadan gerçekleşen diş sıkma ve gıcırdatmanın çene ağrısı ile dişlerde ciddi aşınmalara yol açabileceğini belirten uzmanlar, gece plağının dişleri koruduğunu ancak sorunu kökten çözmediğini bildirdi.20 Ekim 2026 Salı 14:25BASIN HABERLERİ
Yapay Zekâ Yüz Fotoğraflarından Kanser Hastalarının Sağkalım Riskini Tahmin EdiyorMass General Brigham araştırmacıları, 40 milyondan fazla yüz görüntüsüyle eğittikleri iki yapay zekâ modeli sayesinde kanser hastalarında biyolojik yaş ve sağkalım riskine dair önemli veriler elde etti.20 Ekim 2026 Salı 14:22BASIN HABERLERİ
Erkek Tipi Saç Dökülmesinde Yeni Umut: Ağızdan Alınan VDPHL01 İlacı Faz 3'te Başarılı OlduABD'de 536 erkeğin katıldığı Faz 3 çalışmasında, uzatılmış salımlı VDPHL01 tabletinin 6 ayda saç sayısını plasebodan anlamlı derecede daha fazla artırdığı duyuruldu.20 Ekim 2026 Salı 14:21BASIN HABERLERİ
Magnezyum Takviyelerinde Günlük Üst Sınır 350 mg: Yüksek Dozlar Kalp Ritim Bozukluğuna Yol AçabiliyorUzmanlar, yetişkinlerde takviye ve ilaçlardan alınan magnezyum için günlük üst sınırın 350 mg olduğunu belirterek aşırı dozların ishalden ciddi kalp ritim bozukluklarına kadar önemli riskler taşıdığı uyarısında bulundu.20 Ekim 2026 Salı 14:17BASIN HABERLERİ
Sedef Hastalığında Tedavi Sadece Lezyon Boyutuna Göre Belirlenmiyor: Yaşam Kalitesi ve Özel Bölgeler BelirleyiciSedef (psoriasis) tedavisinde karar verilirken yalnızca deride kaplanan alan değil; yüz, el ve genital bölge gibi hassas alanların tutulumu ile hastanın günlük yaşam kalitesi de dikkate alınıyor.20 Ekim 2026 Salı 14:14BASIN HABERLERİ
Organlar Farklı Hızda Yaşlanıyor: Kan Proteinleri Biyolojik Yaştaki Gizemi ÇözüyorNature ve Nature Medicine dergilerinde yayımlanan araştırmalar, kalp, beyin ve diğer organların aynı hızda yaşlanmayabileceğini ve kan proteinleri incelenerek organlar ile hücrelerin biyolojik yaşının hesaplanabildiğini ortaya koydu.20 Ekim 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










