KANSER TEDAVİSİNDE “PSİKOONKOLOJİ” DESTEĞİ YAYGINLAŞIYOR
Psikiyatrist Dr. Süreyya Işık Coşkun, kanser teşhisinin tıpkı yas sürecine benzer psikolojik tepkilere yol açtığını ve hastaların yas sürecine benzer...

05 Nisan 2024 Cuma 09:45
Psikiyatrist Dr. Süreyya Işık Coşkun, kanser teşhisinin tıpkı yas sürecine benzer psikolojik tepkilere yol açtığını ve hastaların yas sürecine benzer evrelerden geçtiğini vurgulayarak, tedavi boyunca uyum bozuklukları, anksiyete, depresyon, azalan yaşam memnuniyeti ya da öz güven kayıplarının yaygın görülebileceğini söyledi. Coşkun, bu süreçte psikonkoloji alanının hastaya destek olduğunu ifade etti.
Acıbadem Adana Hastanesi Psikiyatri hekimi Dr. Süreyya Işık Coşkun, ülkemizde her yıl yüzbinlerce kişiye kanser teşhisi konulduğunu belirterek, görülme sıklığı her geçen gün artan kanserin, bedensel zorlukların yanı sıra kişilerin sosyal ve psikolojik açıdan ciddi sorunlara yol açtığını, bunun da hastalığın seyri ve tedaviye yanıtını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Üstelik kanserin, sadece hastanın kendisini değil, yakınlarını da psikolojik anlamda etkilediğinin altını çizen Dr. Coşkun kanser tedavisi ağır ve uzun bir süreç olduğu için hastaların psikososyal destek almalarının hem kendileri hem de yakınlarının ruh sağlığı için önemli olduğunu ve hastalıkla mücadeleyi güçlendirdiğini anlattı.
"Korku, umutsuzluk, suçluluk hissettirebilir"
Tıbbi gelişmelerle birlikte ölümün kaçınılmaz bir son olmaktan çıktığını ve kanserin tedavi edilebilir bir hastalığa dönüştüğüne dikkat çeken Dr. Coşkun, "Bununla birlikte kanserin ölümcül olduğu yönündeki psikolojik etki tamamen ortadan kalkmamıştır. Ciddi ve kronik bir hastalık olan kanser korku, umutsuzluk, suçluluk, çaresizlik, terk edilme, ölüm düşüncelerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle kanser insanlar tarafından bir yıkım gibi algılanarak hastanın ve yakınlarının ruhsal dengesinde bozulmaya neden olur. Bu yüzden kanser teşhisi ilk konulduğunda hatta daha konulmadan önceki teşhise dair şüphenin olduğu tetkik evresinde insanlar, ölümcül bir hastalığa yakalanma ile ilgili yoğun endişe ve huzursuzluk hali yaşayabilir" dedi.
Coşkun, kanserin, tıbbi-fiziksel bir hastalık olmasının yanında, ruhsal ve psikososyal bir sağlık sorunu olduğunu ve bu sebeple dünyada onkolojik hastalıkların tedavi süreçlerinde artan psikolojik ihtiyaçlara cevap verebilmek için psikoonkoloji alanının ortaya çıktığını ve ülkemizde de giderek yaygınlaştığını sözlerine ekledi.
"Hasta yas sürecinin 5 evresinden geçebilir"
Dr. Coşkun, kanser hastalarında kriz veya yas sürecine benzer psikolojik tepkiler yaşandığına değinerek, "Öncelikle şok- inanamama durumunun olduğu evrede, kişi durumun gerçekliğini algılamakta zorlanır. Dışarıdan bakıldığında bu durum donukluk, sakinlik, metanet gibi algılanabilir. Kızgınlık, öfke evresi olarak kabul edilebilen aşamada ailelerine veya tedavi ekibine karşı tepkisel ve öfke barındıran bir süreç yaşanabilir. Pazarlık evresinde, keşke sağlığıma dikkat etseydim veya yakınlarıma daha fazla vakit ayırsaydım gibi pişmanlık içeren düşünceler, sorgulamalar gözlemlenebilir. Bu süreçte kişiler duygularını yönetemezse depresyona bile neden olabilir. Direnme evresi kanser öncesi ve sonrası hayat arasında duygusal geçişlerin yaşandığı, yeni hayata alışma döneminin olduğu bir süreçtir. En son aşamada ise artık kabullenme aşamasına geçilir. "Neden benim başıma geldi?" gibi soruların artık sorulmadığı, önceki duygu yoğunluklarıyla baş edilebildiği, hastanın yeni yaşamına uyum sağladığı evredir" diye konuştu.
Bu evrelerin kişiden kişiye değiştiğini, yine de ortalama uyum aşamasına geçiş için yaklaşık olarak 6-8 haftanın normal bir süre olarak kabul gördüğünü belirten Dr. Coşkun, bu uyum sürecini beklendiği gibi atlatamayan kişilerde çeşitli ruhsal sorunlar yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.
"Bedensel değişiklikler "kendilik" algısını bozabilir"
Kanser hastalarının yaklaşık yarısında duygusal güçlükler, psikolojik sorunlar yaşandığına dikkat çeken Dr. Coşkun, "Uyum bozuklukları, anksiyete, depresyon, azalan yaşam memnuniyeti ya da öz güven kayıpları yaygın olarak görülür. Öte yandan gerek hastalığın getirdiği bedensel sıkıntılar, gerek uygulanan tedavinin etkileri de psikolojik zorlanmalara neden olabilir. Saç dökülmesi, cerrahi işlemlerle kanserli dokunun alınmasına bağlı bedende yaşanan değişiklikler beden imajıyla ilgili sorunlara neden olabilir; bu da kendilik algısını olumsuz etkiler. Örneğin bazen meme kanseri vakalarında kanserli dokunun alınmasıyla birlikte kadın olarak kendisini eksik hissedebilen hastalarımız oluyor" diye konuştu.
Tedavi sürecinin uzun ve belirsiz olmasının da hasta ve yakınlarını olumsuz etkileyip yıpratabileceğine işaret eden Dr. Coşkun, hasta ve yakınlarına profesyonel destek almanın depresif belirtileri azaltacağını, öncesinde de mümkün olduğunca kendilerini koruyarak sosyalleşmeleri, yürüyüş yapmaları, küçük hobiler edinmelerini tavsiye etti.
Uzmanlar Beklentiyi Netleştirdi: "Günde 8 Bardak Su" Kuralı Herkes İçin Geçerli DeğilSağlıklı yetişkinlerde günlük toplam su ihtiyacı kadınlarda 2,7 litre, erkeklerde ise 3,7 litre olarak kabul ediliyor; ancak uzmanlar bu miktarın yalnızca bardakla içilen sudan ibaret olmadığını vurguluyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:30BASIN HABERLERİ
Yeni Nesil Zayıflama İlaçları İnsan Ömrünü Uzatıyor mu? Bilimsel Araştırmalarda Yeni DönemSemaglutid etken maddeli yeni nesil zayıflama ilaçlarının yaşlı farelerde yaşam süresini yüzde 12 oranında uzattığı saptandı; ancak bu etkinin insanlarda yaşlanmayı geciktirdiği veya ömrü uzattığı henüz kanıtlanmadı.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:28BASIN HABERLERİ
Bilimsel Araştırmalar Yanıtlıyor: Hayatta Bir Amaca Sahip Olmak Ömrü Uzatır mı?Yüz binlerce kişinin katılımıyla yıllara yayılan bilimsel veriler, yaşamında güçlü bir amaç duygusu taşıyan bireylerde erken ölüm riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:23BASIN HABERLERİ
Yunanistan'da Batı Nil Virüsü Alarmı: Bir Haftada 46 Yeni Vaka ve 3 Can KaybıYunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), ülkede son bir hafta içerisinde 46 yeni Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiğini ve virüse bağlı 3 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:21BASIN HABERLERİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Modern Preklinik Fantom Laboratuvarı Hizmete AçıldıOndokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, öğrencilerin klinik öncesi mesleki ve el becerilerini artırmak amacıyla 86 öğrencinin aynı anda eğitim alabileceği Preklinik Fantom Laboratuvarı'nı kullanıma sundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 16:18BASIN HABERLERİ
Sağlık Bakanlığı'ndan Dünya Alzheimer Günü Uyarısı: Değiştirilebilir Risklerle Demans %45 Oranında ÖnlenebilirSağlık Bakanlığı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, küresel ölçekte 55-57 milyon kişinin demansla yaşadığını ve her 3 saniyede bir yeni bir demans vakasının geliştiğini belirtti.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:42BASIN HABERLERİ
Ordu Şehir Hastanesi Hizmete Açıldı: 1200 Yatak Kapasiteli Dev Sağlık Kompleksinde Hasta Kabulü BaşladıOrdu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi bünyesinde inşası tamamlanan 1200 yatak kapasiteli Ordu Şehir Hastanesi, Atatürk'ün kente gelişinin yıl dönümü olan 19 Eylül tarihi itibarıyla kademeli olarak hasta kabulüne başladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:39BASIN HABERLERİ
Güney Afrika’da M Çiçeği Alarmı: Vakaların Çoğunluğu Son Bir Ayda KaydedildiGüney Afrika Sağlık Bakanlığı, yılbaşından bu yana ülkede 18 doğrulanmış ve 1 muhtemel M çiçeği (Mpox) vakasının tespit edildiğini açıklarken, vakaların büyük bölümünün son bir ayda görülmesi nedeniyle "hızlı yerel bulaş" uyarısında bulundu.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:37BASIN HABERLERİ
NIH'den Tıpta Çığır Açan Gelişme: Beyin Sinyalleriyle Konuşma ve Beden Dili Aynı Anda Dijital Karakterlere AktarılıyorKaliforniya Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, felçli hastaların beyin dalgalarını hem konuşma hem de beden hareketleriyle eş zamanlı olarak sanal bir karaktere aktaran yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisi geliştirildi.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:32BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan Hayati Uyarı: Bilinçsiz "Boyun Kütletme" İşlemleri Felç ve Ölüme Yol AçabilirBaş Boyun Cerrahisi uzmanları, boyun ağrılarını hafifletmek amacıyla kontrolsüz ve gelişigüzel yapılan "boyun kütletme" manevralarının tıbbi bir tedavi yöntemi olmadığını, aksine felç ve ani ölüm gibi telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.21 Eylül 2026 Pazartesi 15:28BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










