KARANTİNADA “MUTLU EVLİLİĞİN” SIRLARI
Koronavirüs nedeniyle evde geçirilen zaman arttıkça çiftler arasında çatışmalar da artıyor. Bu süreçte Çin’de ve Amerika’da boşanma oranlarının arttığı belirtiliyor.

29 Mart 2020 Pazar 01:46
Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Klinik Psikolog Sinem Cankardaş, “Evde uzun sürelerin birlikte geçirildiği bu stresli süreçte, çiftlerin birbirine sevgilerini ve takdirlerini ifade etmeleri gerekli. Özellikle çatışma anlarında, virüs salgını sürecinde yaşanan endişe, korku, stres ve suçluluk duygularının beklenen duygular olduğunu çiftler birbirlerine ifade etmeli ve birbirlerini suçlamamalı” diyor.
Koronavirüs salgını nedeniyle aileler artık olabildiğince evde zaman geçiriyor. İşe gitmek zorunda olmayanlar “Evde kal Türkiye!” çağrılarına uyuyor. Peki gönüllü ev karantinası ve sosyal mesafe evlilikleri nasıl etkiliyor? Bu konuda çok da iç açıcı haberler gelmiyor. Koronavirüsün ilk görüldüğü Çin’de ve Amerika’da Covid-19 virüsü sırasında evde uzun süre kalan çiftler arasında boşanma oranlarının arttığı bildiriliyor.
Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Klinik Psikolog Sinem Cankardaş, evde izole bir şekilde geçirilen zamanın stresli bir süreç olduğunu söylüyor. “Bu sürecin öfke, konfüzyon ve travma sonrası stres belirtileri gibi birçok psikolojik soruna neden olabildiği bilinmekte” diyen Cankardaş, “Karantina süresi uzadıkça, insanlar sıkıldıkça, virüs ile ilgili korku arttıkça bu sürecin oluşturduğu stres de artıyor. Özellikle finansal kaynakların kaybı, evde yeterli gıda ve hijyen malzemesi olmaması ve yanlış bilgilendirmeler, karantina sürecinin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini kuvvetlendiriyor” diyor. Klinik Psikolog Sinem Cankardaş bu süreçte evde uzun süreler geçiren bireyler için şu öneriler de bulunuyor:
- Eşinizle iletişiminizi güçlendirin, sevginizi ve takdirinizi gösteren ifadeler kullanın.
- Sizi mutlu eden, keyif alabileceğiniz aktivitelere yoğunlaşın.
- Hem birlikte hem de yalnız kalacağınız bağımsız aktiviteler de yapın.
- Suçlayıcı olmayın, kişisel bir ikilemi kişilerarası bir hale getirmemeye çalışın.
- Evdeki diğer bireyleri aldığınız kararlara uymaya zorlamayın.
- Ailedeki her bireyin birbirinden farklı ihtiyaçları olan, stresle farklı şekilde baş eden, farklı insanlar olduğunu unutmayın.
Eşinizle iletişiminizi güçlendirin
Halen Türkiye’de toplumun genelini kapsayan bir sokağa çıkma yasağı olmasa da insanların çoğu –imkanları dahilinde- evde kalarak kendi karantina süreçlerini yaşıyorlar. Küçük bir alanda, normalden daha stresli şartlarda uzun süre bir arada kalmak, ilişkilerde hem pozitif hem negatif dinamiklerin harekete geçmesine neden oluyor. İletişimleri zayıf çiftlerin bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini belirten Klinik Psikolog Sinem Cankardaş, “Normalde birbirini seven çiftler, bu zorlu dönemde, birbirlerinin alışkanlıklarını ve davranışlarını giderek daha fazla rahatsız edici bulabilir; birbirlerine tahammülleri azalabilir. İletişim becerileri zayıf, aşırı eleştirel, birbirini takdir etme eğilimi zayıf çiftler için ise bu süreç yıkıcı sonuçları beraberinde getirebilir” diye konuşuyor.
Keyif alacağınız işlere yoğunlaşın
Peki bu süreçte mutlu bir evliliğin devamı için stresle nasıl başa çıkılabilir? Sinem Cankardaş’a göre, evde olmak, kimisi için can sıkıntısı, kimisi için özgürlüğünün elinden alınması kimisi için de her zamankinden daha çok yorulmak ya da daha çok yemek yemek demek... Bu süreçte kendini mutlu eden, keyif alınan şeylere yoğunlaşmak oldukça önemli. Dr. Cankadaş bu süreçte kesinlikle yapılmaması gereken şeyin koltukta uzanıp tüm gün haber dinlemek ve virüs ile ilgili bilgileri hem ülkede hem de dünyada takip etmek olduğunu özellikle vurguluyor. Cankardaş, ruh sağlığının korunması için çiftlere şu önerilerde bulunuyor: “Evde uzun sürelerin birlikte geçirildiği bu stresli süreçte, çiftlerin birbirine sevgilerini ve takdirlerini ifade etmeleri, empati göstermek için fırsatlar oluşturmaları gerekli. Özellikle çatışma anlarında, virüs salgını sürecinde yaşanan endişe, korku, stres ve suçluluk duygularının beklenen duygular olduğunu çiftler birbirlerine ifade etmeliler. Çiftler bu duyguları hissettikleri ve ifade ettikleri için birbirlerini suçlama ya da eleştirme eğiliminde de olmamalılar.”
Bağımsız aktiviteler de yapın!
Aileler ve çiftler bu süreçte evin içinde kendilerini kitap okumak, film izlemek, evin içinde değişiklikler yapmak, dolapları düzenlemek ya da yeni tarifler denemek gibi şeylerle meşgul etmeliler. Çiftler birlikte bazı aktiviteler yapabilecekleri gibi bağımsız olarak da aktiviteler yapmalılar. “Her insan hem birlikte hem de yalnız zaman geçirmek, kendi vaktini bu yönde yapılandırmak ister” diyen Cankardaş sözlerini şöyle sürdürüyor: “Evdeki zamanı yapılandırmak ve kendimizi organize etmek hem kendi ruh sağlığımız hem de eşimizin ruh sağlığı için faydalı olacaktır. Ancak aldığımız kararları uygulayamadığımızda (düzenli egzersiz yapma gibi) bunun için başkasını suçlama ve bunu bir çatışmaya dönüştürme eğilimi içinde olabiliriz. Bizi yeteri kadar motive etmediği ya da engellediği yönünde karşımızdakini suçlayabiliriz. Bu tür durumlarda, kişisel bir ikilemi kişilerarası bir hale getirmemeye çalışmak; kendi kararlarımızı alarak evdeki diğer bireyleri bir şeyler yapmaya zorlamamak gerekli. Her ne kadar bir aile olunsa da ailedeki her bireyin birbirinden farklı ihtiyaçları olan, stresle farklı şekilde baş eden, farklı insanlar olduğunu anlamak önemli. Böylece eşiniz ya da çocuğunuz için değil, kendiniz için belirli bir karar alırsınız ve onlarda size katılmak isterlerse katılırlar. Katılmak istemiyorlarsa, bunun da iyi bir şey olduğunu bilmekte fayda var. İçinde bulunduğumuz belirsiz süreçte etrafımızda sınırlara ihtiyacımız var. Bizim için fark oluşturabilecek, sınır koyabilecek her şey şu süreçte ruh sağlığımız için iyi gelecektir.”
Uçakta Rahatsızlanan Yolcuya Anında Müdahale: Prof. Dr. Dilek Özcengiz’den Örnek HekimlikAnesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dilek Özcengiz, Pegasus Havayolları’nın Sevilla–İstanbul seferinde rahatsızlanan bir İspanyol yolcuya müdahale ederek durumunun düzelmesini sağladı.12 Mart 2026 Perşembe 15:59BASIN HABERLERİ
Eskişehir’de Hasta ve Yaşlı Hizmetleri Eğitimi: Teoriden Staja Uzanan Uygulamalı YaklaşımTepebaşı ilçesindeki Habip Edip Törehan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Hasta ve Yaşlı Hizmetleri alanında eğitim gören öğrencilerini hem atölyelerde hem de hastane stajlarında yetiştiriyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:35BASIN HABERLERİ
Araştırma: GLP-1 İlaçları Kalp Krizi Sonrası İyileşmeyi DestekleyebilirYeni bir araştırma, zayıflama ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının kalp krizi sonrası iyileşme sürecini destekleyebileceğini ortaya koydu. Bulgular, ilaçların kalp dokusunda oluşabilecek ek hasarı azaltabileceğini gösterdi.12 Mart 2026 Perşembe 15:31BASIN HABERLERİ
İran’da Eğitim ve Tıp Merkezi Saldırılarda Ağır Hasar Gördüİran’da ABD ve İsrail saldırıları sırasında bir eğitim ve tıp merkezinin ağır hasar gördüğü bildirildi. Patlamalar nedeniyle hastane hizmet dışı kalırken hastalar başka bir hastaneye nakledildi.12 Mart 2026 Perşembe 15:30BASIN HABERLERİ
BioNTech Kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci Görevlerini Devretmeye HazırlanıyorCOVID-19 aşısıyla küresel başarı yakalayan BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, görevlerini devretme kararı aldı. İkili, yeni nesil mRNA teknolojileri üzerine çalışacak yeni bir şirket kurmayı planlıyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:25BASIN HABERLERİ
Uzmandan Adanalılara Obezite Uyarısı: Ciğer, Kebap ve Şırdan Tüketimine DikkatTürkiye’de obezite oranının yüksek olduğu iller arasında yer alan Adana’da beslenme alışkanlıkları uzmanları endişelendiriyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:23BASIN HABERLERİ
DSÖ: Orta Doğu’daki Çatışmalar Sağlık Sistemlerini Baskı Altına AlıyorDünya Sağlık Örgütü, Orta Doğu’da son dönemde tırmanan çatışmaların sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu açıkladı. Açıklamada, binlerce kişinin öldüğü veya yaralandığı, sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların sürdüğü bildirildi.12 Mart 2026 Perşembe 15:21BASIN HABERLERİ
Uzmanlardan “Az uyuyorum ama idare ediyorum” uyarısı: Uyku lüks değil zorunlulukTürk Uyku Tıbbı Derneği, Dünya Uyku Günü kapsamında toplumda yaygın olan “az uyuyarak idare etme” düşüncesine karşı uyarıda bulundu. Uzmanlara göre kronik uykusuzluk kalp krizi, obezite ve Alzheimer gibi ciddi hastalıkların riskini artırabiliyor.12 Mart 2026 Perşembe 15:18BASIN HABERLERİ
Glokom Sinsi İlerliyor: Erken Teşhis Görme Kaybını ÖnleyebiliyorHalk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokom, erken teşhis edilmediğinde görme kaybına hatta körlüğe yol açabiliyor. Uzmanlar özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguluyor.12 Mart 2026 Perşembe 14:08BASIN HABERLERİ
Dünya Uyku Günü 13 Mart’ta “İyi Uyu, Daha İyi Yaşa” Temasıyla KutlanacakHer yıl bahar ekinoksundan önceki cuma günü kutlanan Dünya Uyku Günü, uykunun sağlık üzerindeki kritik rolüne dikkat çekiyor.12 Mart 2026 Perşembe 13:51BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










