KAYGI BOZUKLUĞU KADINLARDA ERKEKLERE GÖRE 10 KAT DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR
Toplumun yaklaşık yüzde 20'sinde görülebilen kaygı bozukluğunun tedavi edilmediği takdirde alkol ve madde bağımlılığına neden olabildiğini belirten...

08 Ocak 2024 Pazartesi 11:23
Toplumun yaklaşık yüzde 20'sinde görülebilen kaygı bozukluğunun tedavi edilmediği takdirde alkol ve madde bağımlılığına neden olabildiğini belirten Özel Eskişehir Anadolu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Olcay Sonkurt, "Kaygı bozukluğu, kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha fazla görülüyor" dedi.
Ülkemizde ve dünya genelinde yaygın şekilde görülen kaygı bozuklukları, farklı belirtiler ile insan hayatını zorlaştırıyor. Yetişkinlerde, huzursuzluk, bunaltı, sıkıntı, endişe, uykusuzluk ve iştahsızlık gibi çocuklarda ise karın ağrısı, uykusuzluk ve altını ıslatma şeklinde belirtiler gösteren kaygı bozuklukları, her yaş grubunda etkili olabiliyor. Yetişkin bireyler arasında da yaygın olarak var olan ve ilerleyen evrelerinde "Panik atak" ve "Panik bozukluk" olarak devam eden rahatsızlık, tedavi edilmediği takdirde insan hayatını birçok yönden olumsuz etkiliyor. Kadınlarda, erkeklere oranla 10 kata kadar daha fazla görülebilen kaygı bozuklukları hakkında konuşan Özel Eskişehir Anadolu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Olcay Sonkurt, "Kaygı bozukluğu tedavi edilmezse, alkol ve madde bağımlılığına neden olabilir" dedi.
"Toplumun yüzde 10'u ile yüzde 20'si civarında kaygı bozukluğu görülebiliyor"
Kaygı bozukluğunun toplumda yaygın olarak görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Olcay Sonkurt, "Kaygı bozuklukları maalesef ki toplumda çok sık görülen bir durumdur. Halk arasında anksiyete olarak da bilinebiliyor. Genellikle 20'li yaşlarda başladığını gördüğümüz ve toplumda yüzde 10 ile yüzde 20 civarında hayat boyu gelişme riski olan ve çok sık görülen bir durum. Kaygı bozukluğu genel olarak yaşantıdaki bir takım sıkıntılı olaylar sonrasında ortaya çıktığını gördüğümüz, bazen biyolojik sebepleri olabilen bazen de travmatik deneyimlerden veya geçmiş olumsuz yaşantıların sonrasında ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Huzursuzluk, bunaltı, sıkıntı, endişe, uykusuzluk, iştahsızlık, birtakım uyuşmalar, kalp çarpıntısı ve nefes darlığı gibi bedensel belirtilerle de gidebilen, kendi kendine de geçmeyen veya oldukça uzun zaman kalabilen bir rahatsızlıktır. Toplumda yaygın kaygı bozukluğu dediğimiz şeyler tüm gün boyunca sürebilen şeyler ama çok yaygınlaştığı, çok alevlendiği zamanlarda insanların panik atağı diye bildiği "Panik bozukluğu" şiddetinde olabiliyor. Bu genelde insanların o an öleceği, kalp krizi geçireceği, delireceği ya da aklını kaybedeceği korkusuyla da gidebilen çok sıkıntılı durumlara sebep olabiliyor" dedi.
"Kaygı bozukluğu, kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha fazla görülüyor"
Kadınlarda, erkeklere oranla 10 kata kadar daha fazla kaygı bozukluğunun oluştuğunu belirten Uzman Dr. Sonkurt, "Hem Türkiye'de hem de dünyada kadınlarda erkeklere göre çok daha fazla görüldüğünü söylemek mümkün. Bunun pek çok çeşitli sebepleri var. Genelde hormonal sebeplerden ya da yaşantısal sıkıntılardan olabiliyor. Kadınların maruz kaldığı, psikolojik açıdan zorlayıcı olaylar, erkeklere kıyasla pek çok toplumda daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Bu sebeplerden dolayı kadınlarla erkekler arasında yaklaşık 10 kat bir farklılık olduğunu söyleyebiliriz. Kişinin gündelik aktivitelerini bu yaşadığı kaygısı etkiler nitelikte olursa, yani uyku kalitesi bozulur veya gün içerisinde yapması gereken aktiviteleri bu sebepten dolayı yapamaz, aksatır, işine gücüne engel olur böyle bir durum yaşarsa kişiler ve bunlar geçmezse uzun süreli en azından birkaç hafta boyunca devam ederse bir ruh sağlığı uzmanına görünmelerinde fayda olduğunu söyleyebilirim. Bu rahatsızlık çok fazla kendi kendine geçebilen bir durum değildir. Yaşantıdaki genelde bir takım sıkıntılarla ilişkili olduğu için kişinin bunun çözüm yollarını araştırması ve bunu farkındalığını sağlayabilmesi için bir uzmanla görüşmesi gerekiyor. Güncel belirtilerin azaltılması da çok faydalı olan şeylerdir. Eğer kendi haline bırakırsa bu yaşantıda ki ciddi sıkıntılara yol açabilir. Kişinin işlevselliğini düşürebilir, aile yaşantısını, kişiler arası ilişkilerini etkileyebilir" diye konuştu.
"Kaygı bozukluğu tedavi edilmezse, alkol ve madde bağımlılığına neden olabilir"
Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin rahatlama amacıyla kullanabildiği alkol ve uyuşturucu maddelerin zaman içerisinde bağımlılığa neden olabileceğini söyleyen Özel Eskişehir Anadolu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Olcay Sonkurt, şu ifadeleri kullandı:
"Aynı zamanda bazen insanlar, kaygı bozukluğunu ortadan kaldırmak için alkol veya madde kullanımı gibi yollara başvurabiliyorlar. Kaygı giderici etkileri olabilmesi geçici olarak nedeniyle ve bu daha sonrasında birtakım bağımlılıklarla karşımıza çıkabiliyor maalesef. Kısacası eğer tedavi edilmezse, kişinin yaşantısında gerçekten önemli etkilere sebep olan bir durum olabilir. Çocuklarda da bazen kaygı bozukluğunun belirtileri görülebiliyor. Bunlar biraz daha erişkinlerden farklı. Çocukların bunu bedensel eleştirme oranları biraz daha fazla. Bazen karın ağrısı, uykusuzluk gibi belirtilerle giden şekillerde kaygı bozukluğu çocuklarda karşımıza çıkabiliyor. Daha küçük yaştaki çocuklarda da altını ıslatma gibi durumlarda karşımıza çıkabiliyor."
Gürültü kirliliği kalp ve damar sağlığını etkiliyorÇağın önemli sorunlarından gürültü kirliliği, kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkiliyor. 53 desibelin üstündeki gürültü kalp hastalığı riskini artırıyor, 45 desibelin üstündeki gürültü ise kalp ritmini bozuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:19BASIN HABERLERİ
Her öksürükte 'antibiyotiğe sarılmayın' uyarısıUzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının birçoğunun sebebinin viral enfeksiyonlar olduğunu, viral enfeksiyonlarda da antibiyotiğin yeri bulunmadığını söyledi.03 Şubat 2026 Salı 14:13BASIN HABERLERİ
Dişlerinizin durumu erken ölüm riskinin habercisi olabilirYapılan araştırmalar, kaybedilen diş sayısının beklenenden daha erken ölüm riskine işaret ettiğini gösterirken; yeni bir çalışma, ağızda kalan dişlerin durumunun da hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.03 Şubat 2026 Salı 14:11BASIN HABERLERİ
Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi', Ankara'da açıldıSağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı ve 'Her Gebeye Bir Ebe' yaklaşımı kapsamında, Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi bünyesinde Türkiye'nin ilk 'Doğum Dostu Ebe Destek Merkezi' hizmete açıldı.03 Şubat 2026 Salı 14:05BASIN HABERLERİ
En yaygın böbrek taşlarının içinde bakteri bulunduAraştırmacılar, en yaygın böbrek taşı türünün içinde bakteri bulunduğunu ortaya koydu. Bu keşif, böbrek taşı oluşumunda daha önce fark edilmemiş bir biyolojik bileşenin rol oynayabileceğine işaret ediyor.03 Şubat 2026 Salı 14:02BASIN HABERLERİ
Tarama, aşı, erken tanı ve tütünden uzak yaşam kanserden korunmada etkin rol oynuyorTürk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, birçok kanser türünde, tarama programlarına katılım, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.03 Şubat 2026 Salı 12:03BASIN HABERLERİ
Farelerdeki pankreas kanserini tedavi eden araştırmacılara klinik deneyler için en az 30 milyon avro gerekiyor"Üçlü kombinasyon tedavisi"yle farelerdeki pankreas tümörünü yok eden İspanyol araştırmacılar, klinik deneyler için en az 30 milyon avroya ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.03 Şubat 2026 Salı 11:56DÜNYADA SAĞLIK
Depremlerde sağlık altyapısı zarar gören Hatay'ın her ilçesine devlet hastanesiDepremlerde 11 devlet hastanesinden 5'i yıkılan Hatay'da, sağlık altyapısının ayağa kaldırılması için 9 yeni hastane yapılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.03 Şubat 2026 Salı 11:54BASIN HABERLERİ
Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldıBitlis Tatvan Devlet Hastanesinde Uyku Laboratuvarı hizmete açıldı. Laboratuvarda, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomnia gibi uyku bozukluklarının tanı ve tedavisi yapılmaya başlandı.03 Şubat 2026 Salı 11:52BASIN HABERLERİ
AB'den bebek mamalarında toksinin düşürülmesi tavsiyesiAvrupa Birliğinin (AB) gıda güvenliğinden sorumlu kurumu, bebek mamalarında bulunan sereulid toksini için kabul edilebilir eşik değerinin düşürülmesini tavsiye etti.03 Şubat 2026 Salı 11:51DÜNYADA SAĞLIK
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel










